ASBÜ (@ASBUedu) header
ASBÜ (@ASBUedu) profile picture

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin resmî twitter hesabıdır. / Official twitter account of Social Sciences University of Ankara.

Ulus, Ankara
Joined March 2013
Burhaneddin el-Merginânî’nin İlmî Mirası, Türk ve İslam Dünyasının Ortak Değerleri Bağlamında Ele Alındı Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, Özbekistan’ın Margilan şehrinde 29-31 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Edebiyat ve Kitap Okuma Festivali kapsamında “Yol Gösteren Kitap: Burhaneddin el-Merginânî ve el-Hidâye” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmada, XII. yüzyılda Mâverâünnehir’de yetişen büyük hukukçu Burhaneddin el-Merginânî’nin ilmî şahsiyeti, Hanefî hukuk düşüncesine katkıları ve başta el-Hidâye olmak üzere eserlerinin İslam hukuk geleneğindeki yeri ele alındı. Festival kapsamında Margilan’da bulunan ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, Fergana Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahodirjon Shermuhammadovich Shermuhammadov tarafından karşılandı. Karşılamada, iki üniversite arasındaki akademik ve kurumsal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik temasların önemine dikkat çekildi. Margilan’ın tarihî kimliğini ipek dokumacılığı ve adalet kavramları üzerinden değerlendiren Arıcan, atlas ve adras dokumacılığındaki sabır, incelik ve desen bütünlüğü ile hukuk düşüncesinin oluşumundaki ilmî birikim ve ahlaki ilkeler arasında ilişki kurdu. Bu bağlamda el-Hidâye’yi, farklı hukukî meseleleri ortak bir adalet ve ahlak anlayışı çerçevesinde ele alan kapsamlı bir ilmî miras olarak nitelendirdi. Konuşmasında Kûfe’den Bağdat’a, Semerkant ve Buhara üzerinden Özkent’e, oradan Margilan’a uzanan ilim silsilesini tarihî ve düşünsel boyutlarıyla aktaran Arıcan; Ebû Hanîfe, Ebû Yûsuf, İmam Muhammed, Mâtürîdî, Halvânî ve Serahsî gibi isimlerin Hanefî hukuk ve düşünce geleneğinin gelişimindeki katkılarına değindi. Serahsî’nin Özkent Kalesi’nde bulunduğu dönemde eserlerini talebelerine dikte ettirmesi ve el-Mebsût’un ortaya çıkış sürecini de anlatan Arıcan, ilmî üretimin zor şartlar altında dahi sürdürülebilmesinin önemine dikkat çekti. Merginânî’nin, anne tarafından dedesi Zenderâmasî aracılığıyla bu ilim halkasına bağlanan bir gelenekte yetiştiğini belirtti. Burhaneddin el-Merginânî’nin hayatı, hocaları, talebeleri ve eserleri hakkında bilgi veren Arıcan, Merginânî’nin Riştan’da doğduğunu ve 1197 yılında Semerkant’ta vefat ettiğini aktardı. Merginânî’nin Bidâyetü’l-mübtedî adlı eserinden hareketle kaleme aldığı Kifâyetü’l-müntehî ve ardından kendi eseri üzerinde yaptığı ihtisar çalışmasıyla ortaya çıkan el-Hidâye’nin oluşum sürecini ele aldı. Yaklaşık on üç yıllık bir çalışma sonucunda meydana gelen eserin, ilmî titizlik ve okura duyulan saygının önemli bir örneği olduğunu vurguladı. Merginânî’nin talebesi Burhaneddin ez-Zernûcî’nin Ta‘lîmü’l-müteallim adlı eseriyle hocasının ilmî mirasının sonraki nesillere aktarılmasına katkı sunduğunu da ifade etti. el-Hidâye’nin yöntemini hüküm, farklı hukukî görüşler, deliller ve tercih aşamaları üzerinden açıklayan Arıcan; eserde Ebû Hanîfe, Ebû Yûsuf, İmam Muhammed ve Züfer’in görüşlerinin karşılaştırıldığını, gerektiğinde diğer mezheplerin yaklaşımlarına da yer verildiğini belirtti. Naklî deliller ile aklî gerekçelerin birlikte değerlendirilmesine ve farklı görüşlerin hakkaniyetle ele alınmasına dikkat çekti. Bu yaklaşımın, hukukî ihtilaflarda karşıt görüşü zayıflatmak yerine en güçlü biçimiyle temsil etmeyi esas alan bir tartışma ahlakı ortaya koyduğunu kaydetti. Konuşmada el-Hidâye’nin hukuk ahlakına ilişkin temel ilkeleri de değerlendirildi. İstihsan yoluyla daha adil olanın tercih edilmesi, sözleşmelerde dürüstlük, zayıfların korunması, yargılamada tarafsızlık ve örfe saygı ilkeleri üzerinde duran Arıcan, hukuk ile ahlakın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Hâkimin taraflara oturuş, bakış ve hitap bakımından eşit davranması gerektiğine ilişkin örneği aktararak adaletin yalnızca hüküm ve kararlarda değil, yargılama sürecinin her aşamasında gözetilmesi gerektiğini ifade etti. el-Hidâye’nin Mâverâünnehir’den Osmanlı medreselerine ve farklı coğrafyalara uzanan tarihî etkisine de değinen Arıcan, eserin asırlar boyunca Osmanlı medreselerinde okutulan temel hukuk kaynaklarından biri olduğunu belirtti. Eserin şerh geleneği ve farklı dillere yapılan tercümeler aracılığıyla uluslararası alanda da etkili olduğunu aktardı. Bu tarihî birikimi günümüzün hukukî ve toplumsal meseleleriyle ilişkilendiren Arıcan; hukukun mekanikleşmesi, gücün kendisini hukuk yerine koyması ve kültürel tek tipleşme gibi sorunlar karşısında adalet, ahlak ve insan merkezli hukuk anlayışının önemine dikkat çekti. Konuşmasının sonunda el-Hidâye mirasının günümüzde daha geniş çevrelere ulaştırılması amacıyla üç iş birliği önerisi sunan Arıcan; hukukçular, ilahiyatçılar ve edebiyatçıların katılımıyla düzenli el-Hidâye okuma halkaları oluşturulmasını, Türk ve Özbek akademisyenlerin ortak çalışmalarıyla tenkitli neşir ve çağdaş tercümeler hazırlanmasını, Merginânî’nin hayatı ile eserinin tarihî yolculuğunun genç kuşaklara hikâye, roman ve belgesel gibi farklı anlatım biçimleriyle aktarılmasını önerdi. ASBÜ ve Türkiye Yazarlar Birliği olarak bu alanlarda iş birliğine hazır olduklarını belirten Arıcan, konuşmasını “Hukuk, gücün değil vicdanın işidir.” sözleriyle tamamladı. @TCKulturTurizm @iletisim @YuksekogretimK @aricankazim @Turkic_States @turksoyorg @TYB1978 @trtavazozbekce @trtworld @trt2tv @trtavaz @trtuzbek @TashkentTrt @trtakademi @HaberAkademiAA
3
335
ASBÜ ile Fergana Devlet Üniversitesi Arasında Uluslararası Akademik İş Birliği Protokolü İmzalandı Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) ile Özbekistan Fergana Devlet Üniversitesi arasında eğitim, araştırma ve akademik gelişim alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik Mutabakat Zaptı (Memorandum of Understanding) imzalandı. 30 Ekim 2026 tarihinde imzalanan protokol, ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ile Fergana Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahodirjon Shermuhammadovich Shermuhammadov tarafından imza altına alındı. Dokuz maddeden oluşan mutabakat zaptı ile iki üniversite arasında lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim, bilimsel araştırma ve akademik personel gelişimini kapsayan çok yönlü bir iş birliği çerçevesi oluşturuldu. Protokol kapsamında akademik ve idari personel ile ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin kısa ve uzun dönemli hareketliliğinin desteklenmesi, karşılıklı akademik bilgi ve yayın paylaşımının gerçekleştirilmesi, bilimsel toplantılar ve ortak akademik etkinlikler düzenlenmesi kararlaştırıldı. Ayrıca ortak bilimsel araştırma projelerinin geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası proje başvurularında iş birliği yapılması, pilot projelerin yürütülmesi ve araştırmacılar arasındaki akademik etkileşimin artırılması protokolün öncelikli çalışma alanları arasında yer aldı. Mutabakat zaptında akademik personelin ders verme, eğitim, danışmanlık ve seminer faaliyetleri kapsamında görevlendirilmesine; karşılıklı kurumsal ziyaretlerin gerçekleştirilmesine, uluslararası akademisyenlerle ilişkilerin geliştirilmesine ve öğrenci staj olanaklarının desteklenmesine yönelik iş birliği esaslarına da yer verildi. Tarafların karşılıklı mutabakatıyla protokolde belirtilen alanlara yeni iş birliği başlıklarının eklenmesi de mümkün kılındı. İş birliği faaliyetlerinin uygulanmasına yönelik ayrıntılı çalışma planlarının, üniversitelerin ilgili akademik ve idari birimleri arasında hazırlanacak alt anlaşmalarla oluşturulması ve üniversitelerin akademik takvimleri doğrultusunda yürütülmesi kararlaştırıldı. Her uygulama döneminin sonunda gerçekleştirilen çalışmaların, iki üniversitenin görevlendireceği temsilciler tarafından değerlendirilmesi öngörüldü. İş birliği faaliyetlerine ilişkin mali yükümlülüklerin ise tarafların kendi bütçe imkânları çerçevesinde karşılanması esas alındı. ASBÜ ile Fergana Devlet Üniversitesi arasında imzalanan bu protokol ile Türkiye ve Özbekistan arasındaki akademik ilişkilerin geliştirilmesine, yükseköğretim kurumları arasındaki uluslararası etkileşimin artırılmasına ve ortak bilimsel çalışmaların teşvik edilmesine yönelik kurumsal iş birliği zemini oluşturuldu. @YuksekogretimK @ykalitekurulu @aricankazim @trtavazozbekce @trtworld @trtavaz @trtuzbek @TashkentTrt @trtakademi @HaberAkademiAA
4
201
📢📚 5. Ankara Edebiyat Festivali Başlıyor T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Ankara Kalkınma Ajansının destekleriyle ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) öncülüğünde düzenlenen 5. Ankara Edebiyat Festivali, 3–4 Aralık 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Paneller, şiir dinletileri ve yazar-okur buluşmalarına ev sahipliği yapacak festivalde; Ankara’nın edebiyat mirası, güncel edebiyat meseleleri, yapay zekâ ve edebiyat ilişkisi ele alınacak. Uluslararası öğrenciler ve lise öğrencileri de farklı etkinliklerle edebiyat dünyasıyla buluşacak. 📅 3–4 Aralık 2026 📍 ASBÜ ve YTB Hamamönü Etkinlik Merkezi @TCSanayi @TCKulturTurizm @yurtdisiturkler @ankaraka @TYB1978 @aricankazim
1
4
221
ASBÜ CACIE -CEE 2026'da Temsil Edildi Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), uluslararası akademik iş birliklerini geliştirmek ve yeni ortaklık fırsatlarını değerlendirmek amacıyla, 29-31 Ekim 2026 tarihlerinde Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen China Annual Conference & Expo for International Education (CACIE 2026) ve China Education Expo (CEE 2026) etkinliklerinde temsil edildi. Etkinliğin 29 Ekim’de gerçekleştirilen ilk gününde, yükseköğretimde uluslararasılaşma ve uluslararası akademik iş birliklerine ilişkin konferans ve seminerlerin yanı sıra Türk üniversiteleri ile Çin üniversiteleri arasında ikili görüşmeler yapıldı. Bu kapsamda ASBÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdullah Şevki Duymaz ile Uluslararası Ofis Koordinatörlüğünden Öğr. Gör. Dr. Deniz Çalık, Çin’in farklı üniversitelerinden temsilcilerle bir araya geldi. Dezhou University (Shandong), Beijing University, Hunan University of Technology ve Harbin Engineering University başta olmak üzere çeşitli yükseköğretim kurumlarının temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde, olası akademik iş birlikleri ve kurumlar arası anlaşma imkânları ele alındı. Görüşmelerde, üniversiteler arasında geliştirilebilecek ortak çalışmalar ve uluslararasılaşma süreçlerine katkı sağlayabilecek iş birliği fırsatları değerlendirildi. Program kapsamında ASBÜ, 30-31 Ekim 2026 tarihlerinde China Education Expo (CEE 2026) bünyesinde yer alan Study in Türkiye pavilyonundaki standında ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek. Üniversitenin fuardaki tanıtım faaliyetleri aracılığıyla uluslararası akademik çevrelerle iletişimin güçlendirilmesi ve yeni iş birliği olanaklarının geliştirilmesi hedefleniyor. @TC_Disisleri @YuksekogretimK @ChinaEmbTurkiye @ChinaAmbTurkiye @ulusalajans @ilkerastarci @aricankazim @ASBU_int @chinaeduexpo @PKU1898 #CEE2026
2
1
188
Özbekistan’da Edebiyatın Birleştirici Gücü ve Türk Dünyasının Ortak Mirası Konuşuldu Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Şeref Başkanı ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Yazarlar Birliği Başkan Vekili Prof. Dr. @aricankazim, 29 Ekim 2026 tarihinde Özbekistan’ın tarihî Margilan şehrinde düzenlenen Özbekistan Yazarlar Birliği Uluslararası Edebiyat ve Kitap Okuma Festivali’ne katılarak açış konuşması yaptı. Konuşmasında edebiyatın halklar ve ülkeler arasında kalıcı dostluklar kuran, ortak kültürel hafızayı canlı tutan ve Türk dünyasının birlik ve dayanışmasını güçlendiren rolüne dikkat çekti. Edebî dostluk, Türk dünyasının birliğine katkı sunuyor Konuşmasına edebiyat dostlarını, şairleri ve yazarları selamlayarak başlayan Prof. Dr. Arıcan, Türkiye’den ve Anadolu’dan dostluk ve kardeşlik mesajları getirdiğini ifade etti. Uluslararası Edebiyat ve Kitap Okuma Festivali’nin kutlu olmasını dileyen Arıcan, Özbekistan’ın bağımsızlığının 35. yıl dönümüne ilişkin iyi dileklerini de paylaştı. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in “Edebî dostluk, ebedî dostluktur.” sözünü hatırlatan Arıcan, bu anlayışın Türk devletleri arasındaki birliğin güçlenmesine katkı sunmasını temenni etti. Edebiyatın yalnızca sanatsal üretim alanı olmadığını, aynı zamanda toplumlar arasında karşılıklı anlayışı geliştiren ve ortak değerleri gelecek kuşaklara taşıyan güçlü bir bağ oluşturduğunu vurguladı. Cumhuriyet Bayramı ve Türk dünyasının ortak geleceği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Arıcan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini anarak bu tarihî günün önemine değindi. Türklerin köklü devlet geleneği ile Cumhuriyet’in kuruluşu arasındaki tarihî bağa dikkat çeken Arıcan, aynı günlerde Ankara’da Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi’nin de Türk dünyası arasındaki iş birliği ve dayanışma bakımından taşıdığı önemi vurguladı. Festivalin, Türk devletleri arasındaki kültürel yakınlaşmayı ve ortak edebî üretimi destekleyen bir buluşma zemini oluşturmasını temenni eden Arıcan, edebiyatın kardeş halklar arasındaki bağların güçlendirilmesinde üstlendiği birleştirici role işaret etti. Türk edebiyatının ortak mirası ve tarihî şahsiyetleri Türk edebiyatının farklı dönemlerde yetiştirdiği önemli isimlere değinen Arıcan; Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Yunus Emre, Hacı Bayram-ı Velî, Tevfik Fikret, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç gibi isimlerin edebiyat ve düşünce dünyasındaki yerini vurguladı. Bu şahsiyetlerin eserlerinin Türk dünyasının kültürel birikimini ve düşünce geleneğini anlamak bakımından önemli bir kaynak oluşturduğuna dikkat çekti. Arıcan, Türkiye Yazarlar Birliğinin kurucu ve şeref başkanı D. Mehmet Doğan’ın 1992 yılından itibaren Türk dünyasında edebî ve kültürel faaliyetlere öncülük ettiğini belirtti. Türkçenin Uluslararası Şiir Şöleni’nin de Türk dünyasının uzun soluklu kültürel ve edebî faaliyetlerinden biri olarak bu alandaki iş birliğine katkı sunduğunu ifade etti. Konuşmasının devamında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e atfedilen “Bedenimin babası Ali Rıza Efendi’dir, hislerimin babası Namık Kemal’dir, fikirlerimin babası Ziya Gökalp’tir.” sözünü hatırlatan Arıcan, TÜRKSOY tarafından Ziya Gökalp’in 150. doğum yılı dolayısıyla 2026 yılının Ziya Gökalp yılı olarak anılmasına değindi. Arıcan, bu kapsamda Ziya Gökalp’in Turan şiirini okudu. Türk dünyasının edebî ve tarihî mirasının birlikte ele alınmasının, kültürel bağların daha güçlü biçimde tanınmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Türk-İslam düşüncesi ve edebiyatının izinde Kendi akademik çalışma alanının Türk-İslam düşüncesi, tarihi ve edebiyatı olduğunu belirten Prof. Dr. Arıcan, Özbekistan’daki kültürel temaslarının ardından bu coğrafyanın önemli düşünür ve şahsiyetleri üzerine çalışmalar kaleme aldığını ifade etti. Bu kapsamda Fergânî, Babür Şah ve Bâbürnâme ile Burhâneddin el-Mergīnânî ve el-Hidâye eserine değindi. Özellikle el-Hidâye’nin Osmanlı medreselerinde okutulmuş olmasının, Orta Asya ile Anadolu arasında yüzyıllar boyunca devam eden ilmî ve düşünsel etkileşimin örneklerinden biri olduğunu belirten Arıcan, ortak medeniyet mirasının farklı coğrafyalarda gelişen bilgi ve kültür gelenekleri üzerinden de okunabileceğini vurguladı. ASBÜ’de Türkiye-Özbekistan ilişkilerine yönelik kültürel ve akademik etkinlikler Rektörümüz Arıcan, ağustos ayında Türk Dünyası Kültür Başkenti Andican’da gerçekleştirilen edebiyat buluşmalarını da hatırlatarak Özbekistan Yazarlar Birliği ve TÜRKSOY Yazarlar Birliği çerçevesinde farklı Türk devletlerinden şair ve yazarların bir araya geldiğini belirtti. Edebiyat, kültür ve sanat etrafında gerçekleşen bu buluşmaların dostluk ve kardeşlik ilişkilerini geliştirdiğini ifade etti. ASBÜ’nün de Özbekistan’ın bağımsızlığının 35. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye ile Özbekistan arasındaki tarihî ve kültürel bağları ele alan çeşitli akademik ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yaptığını belirten Arıcan, bu kapsamda Özbekistan Yazarlar Birliği ile iş birliği içinde Ali Şir Nevai Sempozyumu’nun düzenlendiğini aktardı. Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği iş birliğiyle “Türkiye-Özbekistan İlişkileri: Emir Timur” başlıklı etkinliğin gerçekleştirildiğini ifade etti. Arıcan ayrıca, Özbekistan Maneviyat ve Marifet Merkezi ile iş birliği çerçevesinde Türkiye Yazarlar Birliği ev sahipliğinde “Bağımsızlığının 35. Yılında Türkiye-Özbekistan İlişkileri” panelinin, ASBÜ ev sahipliğinde ise “Türk ve Özbek Fikir ve Edebiyat Hayatında Marifet ve Maneviyat” panelinin düzenlendiğini belirtti. Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin akademik çalışmalar, edebiyat, kültür, maneviyat ve sanat aracılığıyla geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Arıcan, bu tür etkinliklerin iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının güçlenmesine katkı sunduğunu ifade etti. @tcbestepe @TCKulturTurizm @iletisim @YuksekogretimK @Turkic_States @turksoyorg @TYB1978 @trtavazozbekce @trtworld @trt2tv @trtavaz @trtuzbek @TashkentTrt @trtakademi @HaberAkademiAA
1
4
516