Çisel Aktimur (@Ciselaktimur) header
Çisel Aktimur (@Ciselaktimur) profile picture
İstanbul, Türkiye
Joined September 2011
Photo by Çisel Aktimur (@Ciselaktimur)Photo by Çisel Aktimur (@Ciselaktimur)Photo by Çisel Aktimur (@Ciselaktimur)Photo by Çisel Aktimur (@Ciselaktimur)Photo by Çisel Aktimur (@Ciselaktimur)Photo by Çisel Aktimur (@Ciselaktimur)Photo by Çisel Aktimur (@Ciselaktimur)Photo by Çisel Aktimur (@Ciselaktimur)Photo by Çisel Aktimur (@Ciselaktimur)Photo by Çisel Aktimur (@Ciselaktimur)
eti olması gerektiği gibi pişiren, bu işlerden çok iyi anlayan ve sonra o pişirdiği şeyi afiyetle yiyebilen biri olmak istemiyorum. vejetaryen değilim. ölene kadar döner yemek istiyorum hatta. yanımda koca bir dana keserseniz ben onu hemen yemek isterim.
3
25
1,060
çünkü siz de o eti kesmek istiyorsunuz. benden daha bile çok istiyorsunuz. ve, hayatta kalmak için kesmiş biri oluyorsunuz, failliğinizi dağıtıyorsunuz. ben de paramla o oyunu en tepeden kuruyorum. biraz paranız olursa ve ben biraz para kaybedersem birbirimize dönüşüyoruz ama. :)
1
4
125
birbirimiz olmaya çok yakınız. bu kadar yakın olmak ve işte bu kadar uzakmış gibi davranmak ve sonra ona inanmak müthiş.
1
4
110
36 gibi hissetmemek, 20 gibi hissetmek değil. karşıtı bu değil. bu bir tahayyül yanılsaması. yirmili yaşların başında daha ağır düşlüyorsunuz otuzlu yaşları ve düşlediğiniz biçime kavuşmuyor ve sonra da diyorsunuz ki, ben 36 hissetmiyorum. zaten ne hissetmeyi bekliyorduk ki? :)
ay ben 36 yaşındayım ve gençlere tavsiye verebileceğim bir yaş bu. hey, gençler.
1
1
1
74
4,128
ay ben 36 yaşındayım ve gençlere tavsiye verebileceğim bir yaş bu. hey, gençler.
46
6
7
544
33,178
geoff dyer okurken, cassavetes’le karşılaşmam da epey manidar oldu. çünkü böyle olması gerekiyor. birinin içinde derinleştikçe diğerine açılan, birbirini sürekli besleyen öbürsüler diyarı burası. yolumuzu da böyle buluyoruz. yoksa kayboluruz.
kaba olmak istemem ama cassavetes’le yolu hiç kesişmemiş birinin sinema konusunda acemi olduğunu düşünürüm ve onun sinemayla ilgili fikirlerini ciddiye alamam. yolunuzun bir şekilde ona varmış olması gerekiyor çünkü. ama derseniz ki acemiyim, evet, o zaman zamanı var.
17
1,722
radyo dinlemek müthiş bir dopamin. hangi şarkının çıkacağını bilmemek, çıkan şarkının sözlerini tam hatırlayamamak ve hafızayla beklenti arasındaki o küçük boşlukta yaşadığımız bir haz biçimi. çünkü bütünüyle yabancı değil ve bütünüyle tanıdık da değil.
Dopamine does not spike highest for guaranteed rewards. It spikes highest at reward prediction error. If you want to have fun in life, you should stop avoiding risk and uncertainty.
15
20
4
538
12,563
artık kötülüğü içinde tutan çocuklar yetiştirmeyi de beceremiyoruz. onlara bu oyunun kurallarını bile öğretemedik. bu kadar mı ilgilenmiyoruz bu çocuklarla biz? kendi ikiyüzlülüğümüzün inceliklerini aktarmayı ihmal etmişiz. boxd.it/h5p0vf
1
17
1,142
onlara bunu öğretecek kadar bile hayatlarında yok muyuz? bu çocuklarla ne yapacağını kimse bilmiyor mu? mış gibi yaptıklarımızla onlar kendilerini kandırmıyor ve bingo, kötü insanlar olduğumuzu anladılar ve bizim kadar iyi sır tutamadıkları için de kendilerini ele veriyorlar.
8
524
bu çatışmanın sebebi eşcinselliğinden kaçma çabası değil mi? arzusunun kırılganlığından korktuğu için onu disiplinle, düzenle, askeri formla kapatmak istiyor. çünkü erkekliğini kanıtlaması gereken bir dünyada yaşıyor ve kendi arzusuna kurduğu tahakkümün sonuçları da bu oluyor.
ÖZEL HABER... Mustafa Sarıgül'ün taciz ettiği iddia edilen eski Şişli Belediyesi Bilgi İşlem müdürü Caner Dursun'un savcılık ifadesine ulaştım... Caner Dursun: ▪️ “Mustafa Sarıgül’ün gençlik kamplarından sorumlu dönemin muhtarı A.S.’ydi. A.S., lise öğrencilerini liderlik kampı adı altında Mustafa Sarıgül ile tanıştırırdı. Gençlere lider olacaklarını, yüksek mevkilere geleceklerini söyleyerek onları inandırırdı.” ▪️ “Mustafa Sarıgül’ün yanında bulunan B.Ö. isimli korumasını da A.S. bana tanıştırdı. A.S.’nin yardımcısı Z. isimli kişiydi. Bu kişinin telefon numarası telefonumda kayıtlıdır. Telefonum incelendiğinde Mustafa Sarıgül ile bir bağlantım olmadığı ortaya çıkacaktır.” ▪️ “Z. isimli kişi de lise öğrencilerini bir şekilde kandırarak A.S. ve başkanla bir araya getirirdi. Çocuklara marşlar ezberletilir, çeşitli vaatlerde bulunulurdu.” ▪️ “‘Ben kararımı verdim, lider olmaya geldim, ülkeme hizmet için, Sarıgül’e söz verdim’ marşıyla çocuklar liderlik adı altında Sarıgül ile temasa geçerlerdi. O dönem biz de genç olduğumuz için bu marşlardan etkilenirdik.” ▪️ “Mustafa Sarıgül’ün karşısına çıktığımızda ben ve arkadaşlarım bu marşları tek tek söylerdik. Sarıgül de masaya vurarak ‘Sen lidersin, cumhurbaşkanı sen olacaksın’ derdi. Çocuklar da heyecana kapılıp Sarıgül ile samimi olmak isterlerdi.” ▪️ “Mustafa Sarıgül belediye başkanı olduğu zaman birçok kişiyi masaj yaptırmak için odasına çağırırdı. Hatta A.S., iki Erzincanlı küçük kız çocuğunu da Mustafa Sarıgül ile tanıştırıp bu amaçla odasına götürürdü. İçerideyken kapıları kapatırlardı.” ▪️ “İki kız çocuğunu da lise dönemindeki liderlik kamplarından bularak Mustafa Sarıgül ile küçük yaşta temasa geçirdiler. A.S. aracı oldu. Kızların isimleri G.B. ve M.B.’ydi. Abla kardeş bu şekilde sıkıntılı süreçler yaşadılar.” ▪️ “Sormuş olduğunuz kişi, Mustafa Sarıgül’ün yanında bulunan koruması H.H.’dir. Bu kişi de Mustafa Sarıgül’ün fiziksel saldırılarına maruz kalan arkadaşımızdır.” ▪️ “Mustafa Sarıgül o dönem belediye başkanıydı ve güçlü bir siyasetçi olmasından dolayı herkes kendisinden çekinirdi. Yanında çalışanları odasına çağırıp odanın arkasında bulunan yatak odasına götürürdü. Yatak odasında duşakabin ve yatak bulunurdu. İçeriye çağırdığı kişilere kendisine masaj yaptırırdı.” ▪️ “Ben ve H.H. birlikte girer, kendisine masaj yapardık. Bir bakıma masaj yapmak zorundaydık. Kendisi odaya girdiğimizde ‘Dokunun çocuklar, dokunun, hadi bakayım, ohhh oh oh’ derdi.” ▪️ “Üzerinde sadece iç çamaşırı bulunurdu, kıyafetlerini bizlere çıkartırdı. Yaşımızın küçük olması ve iş bulamama korkumuzdan dediklerini yapardık.” ▪️ “Mustafa Sarıgül, gençlik kampında liseli öğrencileri kendine rol model olarak gösterdiği için vaatlerine inanırdık. Kendisine masaj yapmaktan ben zevk almazdım. Erkeklere karşı da cinsel bir eğilimim yoktur. Bir bakıma mecbur olduğumuz için bu şekilde üzücü olaylara şahit olduk.” ▪️ “Mustafa Sarıgül, tabiri caizse korku imparatorluğu kurarak taleplerini karşılamayan kişileri doğrudan sürgün dediğimiz pozisyonlara görevlendirirdi.” ▪️ “H.H. ben odadan çıktıktan sonra kalmaya devam ederdi. Başkan, H.H.’ye çok farklı ilgi gösterirdi.” ▪️ “Dönemin korumalarını yöneten yetkilisi A.Ö.’ydü. A.Ö.’nün de birçok olaya şahitliği vardır. B.Ö. adlı korumanın olaylarını da A.Ö. iyi bilir.” ▪️ “A.Ö. ile konuştuğumuz zamanlarda B.Ö. ile Mustafa Sarıgül arasında bir şeyler olduğundan şüphelendiğini bize o dönem söylerdi. Hatta konuşmamızda ‘Ömer, başkana sakso çekiyor’ derdi.” ▪️ “B.Ö. ne zaman başkanın Platin Sitesi’ndeki evine gitse dışarıdan başkanın pencerelerinin perdelerinin çekildiğini görürdük. B.Ö.’ye şaka amacıyla perdeleri neden kapattığını sorduğumuzda aramızda tartışma çıkardı.” ▪️ “O dönem Mustafa Sarıgül’ün yanında kalan temizlik görevlisi M. isimli kişiyle yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. M. isimli kişiyi A.Ö. ve H.H. de bilmektedir.” ▪️ “M. isimli kadın o dönem üzgün bir şekilde yanıma geldi. Kendisi de Mecidiyeköy’de ikamet etmekteydi. Artık dayanacak gücünün kalmadığını, çalışmak istemediğini söyledi.” ▪️ “M., Mustafa Sarıgül’ün zorla talimat vererek kendisini B.Ö. ile cinsel ilişkiye girmeye zorunlu tuttuğunu anlattı. B.Ö. ile cinsel ilişkiye girdiğinde Mustafa Sarıgül’in kapıdan izleyerek mastürbasyon yaptığını, ‘Maya, Beşir Ömer nasıl, güzel yaptı mı?’ diyerek bağırıp mastürbasyonuna devam ettiğini söyledi.” ▪️ “Daha sonradan temizlikçi M.’nin akıbetini bilmiyorum.” ▪️ “H.K. isimli kişi o dönem Mustafa Sarıgül’ün koruma ekibindendi. Bu kişi Mustafa Sarıgül’ün tabiri caizse her şeyini bilebilecek pozisyondaydı.” ▪️ “Yanında bulunan polis koruması E.’nin de bir keresinde iki bavul çantayla Mustafa Sarıgül’ün evinden ayrılıp gittiğini hatırlıyorum. E. isimli kişi de dinlenirse bu olay ortaya çıkar.”
2
1
16
1,808
nasıl ki cemaatler yasaklandığında merdiven altlarında daha da radikalleşiyorsa, arzular da yasakladıkça başka biçimlere bürünüyor, çünkü kendisini ifade edeceği meşru alanlardan mahkum bırakılıyor ve çok daha yıkıcı bir şeye dönüşüyor.
1
7
228
kendi arzularıyla ve kendisinden beklenen erkeklik biçimiyle uzlaşamadığı için, dönüştüğü bu formla kendisi de bir tür mağdur. evet, aynı zamanda da bir fail, fakat onu bu noktaya getiren toplumsal düzenin bir parçası olarak her şeyden önce bir mağdur.
1
6
173
bütün teessürlerimiz, inkisarlarımız, hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür, diye soruyor sabahattin ali.
3
29
1,294
kaba olmak istemem ama cassavetes’le yolu hiç kesişmemiş birinin sinema konusunda acemi olduğunu düşünürüm ve onun sinemayla ilgili fikirlerini ciddiye alamam. yolunuzun bir şekilde ona varmış olması gerekiyor çünkü. ama derseniz ki acemiyim, evet, o zaman zamanı var.
OK, I'll bite. If John Cassavetes is so insanely influential and brilliant, why have I not heard about him until recently? I've been on a side-quest with classic and esoteric movies, mostly through the Criterion collection. I've watched dozens of Criterion closet picks from filmmakers and actors I admire. They pick Cassavetes films ALL THE TIME. Probably more than any other director except Scorsese. I haven't seen a single Cassavetes film. I don't think I've ever heard anyone talk about a Cassavetes film outside of those videos. I'm not a slouch on film, I've got a pretty wide spread on what I've seen & what I appreciate. How has Cassavetes slipped through that net so completely for so long?
2
1
22
3,005
bu, kendinize biçtiğiniz rolle de alakalı. edebiyatla derin bir ilişki kurduğunuzu söylüyorsanız, okuduklarınız sizi bir noktada borges’e de götürmeli. çünkü bu edebiyatın kendi içindeki bağlantılarını keşfedecek kadar derin bir merak geliştirmekle de ilgili.
1
8
487
yoksullar da politik özne oldukları rollerini seviyorlar. ayrıcalıklı olanın hayattan aldığı hazla, yoksul olanın dava adamı olmaktan aldığı haz benzer. sadece birisi zorlanıyor.
A common claim is that those who are uninterested in politics are just privileged enough to avoid it. Curiously then, political participation actually rises with income, for everything from protest attendance to debating to voting.
2
1
25
1,279
ve bir gün, başka birini seviyoruz. bir önceki sevgilinin bizde açtığı alanın içinde seviliyor yeni olan. öğrenilen tüm güzellikler de bir sonraki sevgiliye kalıyor. aşkın adaletsiz bir zamansallığı var ve bu üzücü, ve bu sevindirici.
3
4
1
48
2,134