KaçakTerapist (@IslamogluCihat) header
KaçakTerapist (@IslamogluCihat) profile picture

Kaçak Terapist - İnsanın kendine bile anlatamadıklarına dair. Psikoloji, ilişkiler ve insanın iç dünyası üzerine.

Joined October 2017
Photo by KaçakTerapist (@IslamogluCihat)Photo by KaçakTerapist (@IslamogluCihat)Photo by KaçakTerapist (@IslamogluCihat)Photo by KaçakTerapist (@IslamogluCihat)Photo by KaçakTerapist (@IslamogluCihat)Photo by KaçakTerapist (@IslamogluCihat)Photo by KaçakTerapist (@IslamogluCihat)Photo by KaçakTerapist (@IslamogluCihat)Photo by KaçakTerapist (@IslamogluCihat)
İnsan, bugünkü duygusunu yarının kaderi sanma eğilimindedir. Psikolojide duygusal öngörü yanılgısı olarak tanımlanan durum, kişinin gelecekte nasıl hissedeceğini tahmin ederken bugünkü duygularının etkisinde kalmasıyla ilişkilidir. Üzgünken huzurun uzak, beklerken kavuşmanın tek mutluluk, hayal kırıklığı yaşarken yeniden güvenmenin imkânsız görünmesi biraz da bundandır. Oysa insan, geleceği çoğu zaman bugünkü ruh hâlinin penceresinden yorumlar. Bir anın içinde yaşarken o anın dışına çıkıp kendimize bakmakta zorlanırız. Bu yüzden bazı kayıpları hayatımızın sonu, bazı gecikmeleri ise bütün ihtimallerin tükenişi gibi algılarız. Fakat zamanla değişen yalnızca hayatın koşulları değildir. İnsanın ihtiyaçları, beklentileri ve olaylara yüklediği anlam da değişir. Bir zamanlar vazgeçilmez sandığımız şeylerin yerini başka ihtimaller alabilir. Dün cevabını aradığımız sorular, bugün zihnimizde yer bile bulmayabilir. Belki de iyileşmenin en önemli tarafı, geçmişi tamamen unutmak değil, geçmişin üzerimizdeki etkisinin değişmesine izin vermektir. Bir zamanlar bizi derinden etkileyen bir olayın artık aynı duyguyu uyandırmaması, insanın kendisiyle ve hayatla kurduğu ilişkinin değiştiğini gösterir. Bu nedenle bugünkü hayatını, henüz yaşamadığın günlerin ölçüsü hâline getirme. Şimdiki koşulların bütün geleceğini temsil etmiyor. Henüz karşılaşmadığın ihtimaller, tanımadığın insanlar ve keşfetmediğin yönlerin var. Bugün göremediğin bir gelecek, yarın yaşayamayacağın bir gelecek demek değildir.
Bugün sana çözümsüz gelen bir sorunun, yarın hayatında hiçbir yer tutmadığını fark edebilirsin. Çünkü insan bazen içinde bulunduğu duyguyu geleceğinin değişmez gerçeği sanır. Oysa zaman yalnızca koşulları değil, insanın anlam verme biçimini de değiştirir.
2
105
1,064
🌿 Henüz yaşanmamış bir geleceğe, bugünün üzüntüleriyle hüküm verme. İnsan bazen içinde bulunduğu zamanın dışına çıkamaz. Bugün gerçekleşmeyen bir şeyin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini, bugün eksikliğini hissettiği bir şey olmadan hayatının tamamlanamayacağını düşünür. Oysa hayat, çoğu zaman bizim fark edemediğimiz bir sessizlik içinde değişmeye devam eder. 🌅 Bir sabah uyanırsın ve bir zamanlar zihnini meşgul eden düşüncelerin artık eskisi kadar yer kaplamadığını fark edersin. Bir zamanlar anlatırken bile zorlandığın şeylerden artık sakince söz edebilirsin. Seni kendine bağladığını düşündüğün beklentilerin yerini, hiç hesapta olmayan yeni başlangıçlar alabilir. Çünkü insan, yaşadığı duygunun içindeyken onun ne zaman hafifleyeceğini kestiremez. Üzüntü, geleceğin tamamına yayılmış gibi görünür; bekleyiş, hayatın önündeki tek ihtimal hâline gelir. Zihnimiz, bugünkü koşulları yarının da değişmez gerçeğiymiş gibi yorumlar. Oysa geçmişine dönüp baktığında, bir zamanlar seni derinden etkileyen pek çok şeyin bugün başka bir anlam taşıdığını görebilirsin. 🕊️ Belki de kendine yapabileceğin en büyük iyilik, henüz cevabını bulamadığın sorular için kendini acele ettirmemektir. Her şeyin bir açıklaması olmak zorunda değil. Bazen insan, anlam veremediği olayların içinden geçerken değişir; bazen de kaybettiğini düşündüğü bir şeyin ardından kendisinde daha önce keşfetmediği yönlerle karşılaşır. Hayatın bütün ihtimallerini bugünkü şartlarına bakarak değerlendirme. Henüz yollarının kesişmediği insanlarla güzel anılar biriktirebilir, adını bile bilmediğin yerlerde kendini huzurlu hissedebilirsin. Bugün sana ağır gelen bazı hatıralar, zamanla hayat hikâyenin yalnızca bir bölümüne dönüşebilir. ✨ Kendine ve zamana biraz alan bırak. Çünkü henüz tanışmadığın yarının, bugün hayal edebildiğinden çok daha fazla ihtimali olabilir.
Bugün sana çözümsüz gelen bir sorunun, yarın hayatında hiçbir yer tutmadığını fark edebilirsin. Çünkü insan bazen içinde bulunduğu duyguyu geleceğinin değişmez gerçeği sanır. Oysa zaman yalnızca koşulları değil, insanın anlam verme biçimini de değiştirir.
3
101
611
Bugün sana çözümsüz gelen bir sorunun, yarın hayatında hiçbir yer tutmadığını fark edebilirsin. Çünkü insan bazen içinde bulunduğu duyguyu geleceğinin değişmez gerçeği sanır. Oysa zaman yalnızca koşulları değil, insanın anlam verme biçimini de değiştirir.
1
2
1
106
2,213
🌿 Henüz yaşanmamış bir geleceğe, bugünün üzüntüleriyle hüküm verme. İnsan bazen içinde bulunduğu zamanın dışına çıkamaz. Bugün gerçekleşmeyen bir şeyin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini, bugün eksikliğini hissettiği bir şey olmadan hayatının tamamlanamayacağını düşünür. Oysa hayat, çoğu zaman bizim fark edemediğimiz bir sessizlik içinde değişmeye devam eder. 🌅 Bir sabah uyanırsın ve bir zamanlar zihnini meşgul eden düşüncelerin artık eskisi kadar yer kaplamadığını fark edersin. Bir zamanlar anlatırken bile zorlandığın şeylerden artık sakince söz edebilirsin. Seni kendine bağladığını düşündüğün beklentilerin yerini, hiç hesapta olmayan yeni başlangıçlar alabilir. Çünkü insan, yaşadığı duygunun içindeyken onun ne zaman hafifleyeceğini kestiremez. Üzüntü, geleceğin tamamına yayılmış gibi görünür; bekleyiş, hayatın önündeki tek ihtimal hâline gelir. Zihnimiz, bugünkü koşulları yarının da değişmez gerçeğiymiş gibi yorumlar. Oysa geçmişine dönüp baktığında, bir zamanlar seni derinden etkileyen pek çok şeyin bugün başka bir anlam taşıdığını görebilirsin. 🕊️ Belki de kendine yapabileceğin en büyük iyilik, henüz cevabını bulamadığın sorular için kendini acele ettirmemektir. Her şeyin bir açıklaması olmak zorunda değil. Bazen insan, anlam veremediği olayların içinden geçerken değişir; bazen de kaybettiğini düşündüğü bir şeyin ardından kendisinde daha önce keşfetmediği yönlerle karşılaşır. Hayatın bütün ihtimallerini bugünkü şartlarına bakarak değerlendirme. Henüz yollarının kesişmediği insanlarla güzel anılar biriktirebilir, adını bile bilmediğin yerlerde kendini huzurlu hissedebilirsin. Bugün sana ağır gelen bazı hatıralar, zamanla hayat hikâyenin yalnızca bir bölümüne dönüşebilir. ✨ Kendine ve zamana biraz alan bırak. Çünkü henüz tanışmadığın yarının, bugün hayal edebildiğinden çok daha fazla ihtimali olabilir.
3
71
Başkalarının hayatına bakarak kendi hayatını eksik sanma. Herkesin gördüğü bir sonuç, kimsenin bilmediği bir hikâye vardır. İnsan bazen geç kaldığını düşünürken aslında kendine ait olmayan bir hayatın peşinden koşuyordur. Kıyaslama, insanın kendi ilerleyişini görünmez kılabilir. Oysa hayat bir yarış değil; insanın kendi ihtiyaçlarını, sınırlarını ve anlamını keşfettiği uzun bir yolculuktur. Başkasının takvimiyle yaşadığında, kendi zamanının değerini unutabilirsin.✨
İ𝗻𝘀𝗮𝗻 𝗯𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁ı𝗻𝗮 𝗴𝗲ç 𝗸𝗮𝗹𝗺𝗮𝘇; 𝗯𝗮ş𝗸𝗮𝘀ı𝗻ı𝗻 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁ı𝗻𝗮 𝘆𝗲𝘁𝗶ş𝗺𝗲𝘆𝗲 ç𝗮𝗹ışı𝗿𝗸𝗲𝗻 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗴𝗲𝗿𝗶𝗱𝗲 𝗯ı𝗿𝗮𝗸ı𝗿.🍂
2
80
672
Herkesin hayatı aynı hızda ilerlemek zorunda değildir. Psikolojik açıdan kendimizi başkalarıyla kıyaslamak, kendi yolumuzu değerlendirmekten çok başkasının ölçülerine göre yaşamamıza neden olabilir. Birinin bugün ulaştığı yer, senin geride kaldığının kanıtı değildir. Çünkü insan yalnızca hedeflerine ulaşırken değil, kendini tanırken, kayıplarını anlamlandırırken ve ne istediğini keşfederken de değişir. Belki de asıl mesele, hayata yetişmek değil; başkalarının telaşı içinde kendinden uzaklaşmamayı öğrenmektir.✨
İ𝗻𝘀𝗮𝗻 𝗯𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁ı𝗻𝗮 𝗴𝗲ç 𝗸𝗮𝗹𝗺𝗮𝘇; 𝗯𝗮ş𝗸𝗮𝘀ı𝗻ı𝗻 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁ı𝗻𝗮 𝘆𝗲𝘁𝗶ş𝗺𝗲𝘆𝗲 ç𝗮𝗹ışı𝗿𝗸𝗲𝗻 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗴𝗲𝗿𝗶𝗱𝗲 𝗯ı𝗿𝗮𝗸ı𝗿.🍂
3
102
732
İnsan zihni, belirsizlik karşısında kendine ölçüler arar. Başkalarının nerede olduğunu gördüğünde, kendi bulunduğu yeri de o ölçülere göre değerlendirmeye başlar. Birinin çoktan ulaştığı bir nokta, senin hâlâ yolun başında olduğun hissini uyandırabilir. Oysa burada gözden kaçan şey, hayatların değil, yalnızca görünen sonuçların karşılaştırılıyor olmasıdır. Psikolojik açıdan kıyaslama, insanın kendi değerini dışarıdaki ölçütlere bağladığı anlarda bir değerlendirme biçimi olmaktan çıkar ve içsel bir baskıya dönüşür. Kişi artık ne istediğini değil, nerede olması gerektiğini düşünür. Kendi ihtiyaçlarını ertelemeye, henüz hazır olmadığı kararları almaya, sırf geride kalmamak için kendini hızlandırmaya başlar. Bir süre sonra ilerlemekle acele etmek arasındaki farkı bile hissedemez. Oysa herkesin hayatında görünmeyen bir mücadele vardır. Birinin kolayca geçtiği yol, bir başkası için yıllardır aşamadığı bir eşiğin ardında olabilir. Dışarıdan durgunluk gibi görünen bir dönem, insanın kendini yeniden kurduğu bir zamana dönüşebilir. Her gecikme kayıp olmadığı gibi, her hız da ilerleme değildir. Belki de insanın kendine yapabileceği en büyük haksızlık, kendi hayatını başkasının takvimine göre yargılamaktır. Çünkü başkasının zamanına yetişmeye çalışırken kendi ihtiyaçlarını duymamaya başlayabilir. Ve insan bazen ancak durup kendi yoluna baktığında anlar: Hayatta önemli olan, herkesten önce varmak değil; vardığında kendinden ne kadarını yanında taşıyabildiğindir.✨
İ𝗻𝘀𝗮𝗻 𝗯𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁ı𝗻𝗮 𝗴𝗲ç 𝗸𝗮𝗹𝗺𝗮𝘇; 𝗯𝗮ş𝗸𝗮𝘀ı𝗻ı𝗻 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁ı𝗻𝗮 𝘆𝗲𝘁𝗶ş𝗺𝗲𝘆𝗲 ç𝗮𝗹ışı𝗿𝗸𝗲𝗻 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗴𝗲𝗿𝗶𝗱𝗲 𝗯ı𝗿𝗮𝗸ı𝗿.🍂
1
4
104
609
İ𝗻𝘀𝗮𝗻 𝗯𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁ı𝗻𝗮 𝗴𝗲ç 𝗸𝗮𝗹𝗺𝗮𝘇; 𝗯𝗮ş𝗸𝗮𝘀ı𝗻ı𝗻 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁ı𝗻𝗮 𝘆𝗲𝘁𝗶ş𝗺𝗲𝘆𝗲 ç𝗮𝗹ışı𝗿𝗸𝗲𝗻 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗴𝗲𝗿𝗶𝗱𝗲 𝗯ı𝗿𝗮𝗸ı𝗿.🍂
1
3
1
102
2,186
🌿 Geç kalmadın. Sadece başka bir ritimde yürüyorsun. Bu videoda genç bir kızla yaşlı bir kadının yan yana gelmesi, zihnin alışkanlıklarını hemen ortaya çıkarıyor: “Ben nerede olmalıydım? Ne çoktan bitmiş olmalıydı?” Kıyas devreye girdiği an, insan kendi yolunu değil, başkasının hızını ölçmeye başlıyor. Sonra da kendi temposu bir anda “eksik” gibi hissettiriyor. ⏳ Oysa herkesin yolu farklıdır; zamanı da öyle. Çünkü herkes aynı yerden başlamaz, aynı koşullarda büyümez, aynı yükle yürümeye çalışmaz. Dışarıdan “yavaş” görünen şey bazen dağınık bir iç dünyayı toparlamaktır; duraksama sandığın şey, sinir sisteminin nefes alacak alan açmasıdır. Hız da her zaman ilerlemek değildir; bazen sadece hissetmemek için öne kaçmaktır. 🕊️ İnsanı iyi eden şey, zamanı yakalamak değil; kendi zamanını tanımaktır. Ne zaman hızlanırsın, ne zaman durursun, neyi aceleye getirince içten içe eksilirsin… Bunları fark ettiğin yerde yolun daha “doğru” olmaya başlar. Aynı anda varmak zorunda değilsin. Önemli olan, yürüdüğün yolun sana ait olması. ✨ Ve belki de en sakin gerçek şu: Kendi ritmine sadık kaldığında, yol zaten seni olması gereken yere götürür.
1
92
Birini özlüyor olmanız, ona dönmeniz gerektiği anlamına gelmez.🍂 Bazen sadece özlemek gerekir; bir sabah uyanıp artık özlemediğinizi fark edene kadar..
2
111
553
Zor zamanlar geçirdiğini bildiği hâlde kolaylaştırmak yerine her şeyi daha da zorlaştıran bir çevreye sahip olmak; insanın yükünü değil, yalnızlığını ağırlaştırır. Bilindiği hâlde gözetilmemek, kişinin yalnızca yaşadığı sorunla değil, değersizlik ve yetersizlik duygularıyla da baş başa kalmasına neden olur; çünkü destek beklenen yerin talepkâr ve eleştirel olması, sinir sistemini sürekli alarmda tutar. Dinamik açıdan bu durum, kişinin eski uyum kalıplarını devreye sokar: Daha çok açıklama yapmak, daha iyi olmak, daha güçlü görünmek. Oysa yapılabilecek şey, önce bu döngüyü fark etmek ve herkesi rahatlatma sorumluluğunu bilinçli olarak geri bırakmaktır. Ihtiyaçları netleştirmek, her şeye yanıt verme zorunluluğunu azaltmak, temas sürelerini ve derinliğini ayarlamak, bedensel sınır sinyallerini (yorgunluk, gerginlik, kaçınma isteği) ciddiye almak regülasyonu destekler. Güvenli temasların seçilmesi, zorlayıcı çevreyle ilişkinin dozunun düşürülmesi ve "şu an bunu taşıyamam" diyebilme pratiği, kişiyi pasifleştirmez; aksine içsel dengeyi yeniden kurar. lyileşme çoğu zaman çevre değiştiğinde değil, kişi kendini koruyacak içsel pozisyonu aldığında başlar.✨
𝗭𝗼𝗿 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿ı𝗻𝗱𝗮 𝘆ü𝗸ü𝗻ü 𝗵𝗮𝗳𝗶𝗳𝗹𝗲𝘁𝗺𝗲𝘆𝗲𝗻, 𝗮𝗸𝘀𝗶𝗻𝗲 𝗮ğı𝗿𝗹𝗮ş𝘁ı𝗿𝗮𝗻 𝗯𝗶𝗿 ç𝗲𝘃𝗿𝗲𝗱𝗲 𝗶𝗻𝘀𝗮𝗻 𝘆𝗮𝗹𝗻ı𝘇𝗰𝗮 𝘀𝗼𝗿𝘂𝗻𝗹𝗮𝗿ı𝘆𝗹𝗮 𝗱𝗲ğ𝗶𝗹, 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗸𝗼𝗿𝘂𝗺𝗮𝗸 𝗶ç𝗶𝗻 𝗵𝗮𝗿𝗰𝗮𝗱ığı 𝗴üç𝗹𝗲 𝗱𝗲 𝘆𝗼𝗿𝘂𝗹𝘂𝗿. 𝗕𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗶𝘆𝗶𝗹𝗲ş𝗺𝗲𝗸, 𝗵𝗲𝗿𝗸𝗲𝘀𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝘆𝗮 ç𝗮𝗹ış𝗺𝗮𝘆ı 𝗯ı𝗿𝗮𝗸ı𝗽 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝗸𝗹𝗮 𝗯𝗮ş𝗹𝗮𝗿. #psikoloji
1
3
80
634
İnsanı bazen yaşadıkları değil, yorulduğunu bildiği hâlde yükünü ağırlaştıran insanlar tüketir. Herkesi anlamaya, her şeyi açıklamaya ve herkesi memnun etmeye çalışırken insan kendini unutmaya başlar. Oysa her yükü taşımak zorunda değilsin. Bazen iyileşmek, başkalarını rahatlatmak için kendinden vazgeçmeyi bırakıp kendini korumayı seçmekle başlar.
𝗭𝗼𝗿 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿ı𝗻𝗱𝗮 𝘆ü𝗸ü𝗻ü 𝗵𝗮𝗳𝗶𝗳𝗹𝗲𝘁𝗺𝗲𝘆𝗲𝗻, 𝗮𝗸𝘀𝗶𝗻𝗲 𝗮ğı𝗿𝗹𝗮ş𝘁ı𝗿𝗮𝗻 𝗯𝗶𝗿 ç𝗲𝘃𝗿𝗲𝗱𝗲 𝗶𝗻𝘀𝗮𝗻 𝘆𝗮𝗹𝗻ı𝘇𝗰𝗮 𝘀𝗼𝗿𝘂𝗻𝗹𝗮𝗿ı𝘆𝗹𝗮 𝗱𝗲ğ𝗶𝗹, 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗸𝗼𝗿𝘂𝗺𝗮𝗸 𝗶ç𝗶𝗻 𝗵𝗮𝗿𝗰𝗮𝗱ığı 𝗴üç𝗹𝗲 𝗱𝗲 𝘆𝗼𝗿𝘂𝗹𝘂𝗿. 𝗕𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗶𝘆𝗶𝗹𝗲ş𝗺𝗲𝗸, 𝗵𝗲𝗿𝗸𝗲𝘀𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝘆𝗮 ç𝗮𝗹ış𝗺𝗮𝘆ı 𝗯ı𝗿𝗮𝗸ı𝗽 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝗸𝗹𝗮 𝗯𝗮ş𝗹𝗮𝗿. #psikoloji
2
97
667
𝗭𝗼𝗿 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿 𝗴𝗲ç𝗶𝗿𝗱𝗶ğ𝗶𝗻𝗶 𝗯𝗶𝗹𝗱𝗶ğ𝗶 hâ𝗹𝗱𝗲 𝘆ü𝗸ü𝗻ü 𝗵𝗮𝗳𝗶𝗳𝗹𝗲𝘁𝗺𝗲𝘆𝗲𝗻 𝗯𝗶𝗿 ç𝗲𝘃𝗿𝗲𝗱𝗲 𝘆𝗮ş𝗮𝗺𝗮𝗸, 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻𝗹𝗮 𝗶𝗻𝘀𝗮𝗻ı 𝘆𝗼𝗿𝗮𝗿. 𝗕𝘂 𝘆𝗼𝗿𝗴𝘂𝗻𝗹𝘂𝗸, 𝘆𝗮ş𝗮𝗻𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿𝗱𝗮𝗻 ç𝗼𝗸 𝗮𝗻𝗹𝗮şı𝗹𝗺𝗮𝗸 𝗶ç𝗶𝗻 𝘃𝗲𝗿𝗶𝗹𝗲𝗻 𝗺ü𝗰𝗮𝗱𝗲𝗹𝗲𝗱𝗲𝗻 𝗱𝗼ğ𝗮𝗿. 𝗛𝗲𝗿𝗸𝗲𝘀𝗶𝗻𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝘆𝗮, 𝗵𝗲𝗿 ş𝗲𝘆𝗶 𝗮çı𝗸𝗹𝗮𝗺𝗮𝘆𝗮 𝘃𝗲 𝗵𝗲𝗿𝗸𝗲𝘀𝗶𝗻𝗶 𝗺𝗲𝗺𝗻𝘂𝗻 𝗲𝘁𝗺𝗲𝘆𝗲 ç𝗮𝗹ışı𝗿𝗸𝗲𝗻 𝗶𝗻𝘀𝗮𝗻, 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶 𝗶𝗵𝘁𝗶𝘆𝗮ç𝗹𝗮𝗿ı𝗻ı 𝗶𝗵𝗺𝗮𝗹 𝗲𝘁𝗺𝗲𝘆𝗲 𝗯𝗮ş𝗹𝗮𝗿. 𝗢𝘆𝘀𝗮 𝗵𝗲𝗿 𝘆ü𝗸ü 𝘁𝗮şı𝗺𝗮𝗸 𝘇𝗼𝗿𝘂𝗻𝗱𝗮 𝗱𝗲ğ𝗶𝗹𝗶𝘇. 𝗛𝗲𝗿𝗸𝗲𝘀𝗶𝗻𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝗸 𝗱𝗮 𝗵𝗲𝗿 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻 𝘀𝗲𝘃𝗴𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺ı𝗻𝗮 𝗴𝗲𝗹𝗺𝗲𝘇. 𝗕𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗶𝘆𝗶𝗹𝗲ş𝗺𝗲𝗸, 𝗯𝗮şk𝗮𝗹𝗮𝗿ı𝗻ı𝗻 𝗱𝗲ğ𝗶ş𝗺𝗲𝘀𝗶𝗻𝗶 𝗯𝗲𝗸𝗹𝗲𝗺𝗲𝗸𝘁𝗲𝗻 𝘃𝗮𝘇𝗴𝗲ç𝗶𝗽 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗸𝗼𝗿𝘂𝗺𝗮𝘆ı 𝘀𝗲ç𝗺𝗲𝗸𝗹𝗲 𝗯𝗮ş𝗹𝗮𝗿. Çü𝗻𝗸ü 𝗵𝗲𝗿𝗸𝗲𝘀𝗶𝗻 𝘆ü𝗸ü𝗻ü 𝘁𝗮şı𝗺𝗮𝗸 𝘇𝗼𝗿𝘂𝗻𝗱𝗮 𝗱𝗲ğ𝗶𝗹𝗶𝘇. 𝗕𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶 𝘆𝗼𝗿𝗴𝘂𝗻𝗹𝘂ğ𝘂𝗺𝘂𝘇𝗮 𝘀𝗮𝗵𝗶𝗽 çı𝗸𝗺𝗮𝗺ı𝘇 𝘆𝗲𝘁𝗲𝗿𝗹𝗶𝗱𝗶𝗿.✨
𝗭𝗼𝗿 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿ı𝗻𝗱𝗮 𝘆ü𝗸ü𝗻ü 𝗵𝗮𝗳𝗶𝗳𝗹𝗲𝘁𝗺𝗲𝘆𝗲𝗻, 𝗮𝗸𝘀𝗶𝗻𝗲 𝗮ğı𝗿𝗹𝗮ş𝘁ı𝗿𝗮𝗻 𝗯𝗶𝗿 ç𝗲𝘃𝗿𝗲𝗱𝗲 𝗶𝗻𝘀𝗮𝗻 𝘆𝗮𝗹𝗻ı𝘇𝗰𝗮 𝘀𝗼𝗿𝘂𝗻𝗹𝗮𝗿ı𝘆𝗹𝗮 𝗱𝗲ğ𝗶𝗹, 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗸𝗼𝗿𝘂𝗺𝗮𝗸 𝗶ç𝗶𝗻 𝗵𝗮𝗿𝗰𝗮𝗱ığı 𝗴üç𝗹𝗲 𝗱𝗲 𝘆𝗼𝗿𝘂𝗹𝘂𝗿. 𝗕𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗶𝘆𝗶𝗹𝗲ş𝗺𝗲𝗸, 𝗵𝗲𝗿𝗸𝗲𝘀𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝘆𝗮 ç𝗮𝗹ış𝗺𝗮𝘆ı 𝗯ı𝗿𝗮𝗸ı𝗽 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝗸𝗹𝗮 𝗯𝗮ş𝗹𝗮𝗿. #psikoloji
2
97
654
Zor zamanlar geçirdiğini bildiği hâlde hayatını kolaylaştırmak yerine her şeyi daha da zorlaştıran bir çevrenin içinde olmak, insanın yalnızca yükünü değil, kendisiyle kurduğu ilişkiyi de yıpratır. Çünkü bazen insanı en çok tüketen şey yaşadığı sorunlar değil, o sorunlarla mücadele ederken anlaşılmayı beklediği insanların karşısında kendisini sürekli açıklamak, haklı çıkarmak ve güçlü görünmek zorunda hissetmesidir. Psikolojik açıdan, desteğe ihtiyaç duyulan ilişkilerin eleştiri, beklenti ve suçluluk duygusuyla örülmesi, kişiyi sürekli tetikte tutabilir. İnsan zamanla kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atmayı, başkalarının huzurunu kendi huzurundan önce düşünmeyi ve kabul görmek uğruna sınırlarını esnetmeyi öğrenir. Böylece bir süre sonra yalnızca yaşadıklarını değil, herkesin duygusal yükünü de taşımaya başlar. Üstelik ne kadar çabalarsa çabalasın, karşılığında anlayış bulamadığında sorun kendisindeymiş gibi hissetmeye başlayabilir. Oysa her şeyi açıklamak zorunda olmak anlaşılmakla, herkesi memnun etmeye çalışmak sevilmekle, sürekli dayanmak da güçlü olmakla aynı şey değildir. Bazen iyileşme, başkalarının davranışlarını değiştirmeye çalışmaktan vazgeçip kendi sınırlarını fark etmekle başlar. Her çağrıya yanıt vermemek, her eleştiriyi üzerine almamak, kendini tüketen ilişkilerde mesafeyi yeniden belirlemek ve gerektiğinde “Şu an bunu taşıyamam” diyebilmek, bencillik değil, kişinin kendi ihtiyaçlarını da hesaba katmasıdır. Çünkü insan, kendisini tüketen herkesi anlamak zorunda değildir; bazen kendi yorgunluğunu anlaması ve kendini korumayı seçmesi yeterlidir. İyileşmek her zaman çevrendeki insanların değişmesiyle başlamaz; bazen onların değişmesini beklerken kendinden vazgeçmeyi bıraktığın anda başlar.✨
𝗭𝗼𝗿 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿ı𝗻𝗱𝗮 𝘆ü𝗸ü𝗻ü 𝗵𝗮𝗳𝗶𝗳𝗹𝗲𝘁𝗺𝗲𝘆𝗲𝗻, 𝗮𝗸𝘀𝗶𝗻𝗲 𝗮ğı𝗿𝗹𝗮ş𝘁ı𝗿𝗮𝗻 𝗯𝗶𝗿 ç𝗲𝘃𝗿𝗲𝗱𝗲 𝗶𝗻𝘀𝗮𝗻 𝘆𝗮𝗹𝗻ı𝘇𝗰𝗮 𝘀𝗼𝗿𝘂𝗻𝗹𝗮𝗿ı𝘆𝗹𝗮 𝗱𝗲ğ𝗶𝗹, 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗸𝗼𝗿𝘂𝗺𝗮𝗸 𝗶ç𝗶𝗻 𝗵𝗮𝗿𝗰𝗮𝗱ığı 𝗴üç𝗹𝗲 𝗱𝗲 𝘆𝗼𝗿𝘂𝗹𝘂𝗿. 𝗕𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗶𝘆𝗶𝗹𝗲ş𝗺𝗲𝗸, 𝗵𝗲𝗿𝗸𝗲𝘀𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝘆𝗮 ç𝗮𝗹ış𝗺𝗮𝘆ı 𝗯ı𝗿𝗮𝗸ı𝗽 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝗸𝗹𝗮 𝗯𝗮ş𝗹𝗮𝗿. #psikoloji
1
3
1
87
632
𝗭𝗼𝗿 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿ı𝗻𝗱𝗮 𝘆ü𝗸ü𝗻ü 𝗵𝗮𝗳𝗶𝗳𝗹𝗲𝘁𝗺𝗲𝘆𝗲𝗻, 𝗮𝗸𝘀𝗶𝗻𝗲 𝗮ğı𝗿𝗹𝗮ş𝘁ı𝗿𝗮𝗻 𝗯𝗶𝗿 ç𝗲𝘃𝗿𝗲𝗱𝗲 𝗶𝗻𝘀𝗮𝗻 𝘆𝗮𝗹𝗻ı𝘇𝗰𝗮 𝘀𝗼𝗿𝘂𝗻𝗹𝗮𝗿ı𝘆𝗹𝗮 𝗱𝗲ğ𝗶𝗹, 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗸𝗼𝗿𝘂𝗺𝗮𝗸 𝗶ç𝗶𝗻 𝗵𝗮𝗿𝗰𝗮𝗱ığı 𝗴üç𝗹𝗲 𝗱𝗲 𝘆𝗼𝗿𝘂𝗹𝘂𝗿. 𝗕𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗶𝘆𝗶𝗹𝗲ş𝗺𝗲𝗸, 𝗵𝗲𝗿𝗸𝗲𝘀𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝘆𝗮 ç𝗮𝗹ış𝗺𝗮𝘆ı 𝗯ı𝗿𝗮𝗸ı𝗽 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗻𝗶 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝗸𝗹𝗮 𝗯𝗮ş𝗹𝗮𝗿. #psikoloji
2
3
1
101
3,054
Zor zamanlar geçirdiğini bildiği hâlde hayatını kolaylaştırmak yerine her şeyi daha da zorlaştıran bir çevrenin içinde olmak, insanın yalnızca yükünü değil, kendisiyle kurduğu ilişkiyi de yıpratır. Çünkü bazen insanı en çok tüketen şey yaşadığı sorunlar değil, o sorunlarla mücadele ederken anlaşılmayı beklediği insanların karşısında kendisini sürekli açıklamak, haklı çıkarmak ve güçlü görünmek zorunda hissetmesidir. Psikolojik açıdan, desteğe ihtiyaç duyulan ilişkilerin eleştiri, beklenti ve suçluluk duygusuyla örülmesi, kişiyi sürekli tetikte tutabilir. İnsan zamanla kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atmayı, başkalarının huzurunu kendi huzurundan önce düşünmeyi ve kabul görmek uğruna sınırlarını esnetmeyi öğrenir. Böylece bir süre sonra yalnızca yaşadıklarını değil, herkesin duygusal yükünü de taşımaya başlar. Üstelik ne kadar çabalarsa çabalasın, karşılığında anlayış bulamadığında sorun kendisindeymiş gibi hissetmeye başlayabilir. Oysa her şeyi açıklamak zorunda olmak anlaşılmakla, herkesi memnun etmeye çalışmak sevilmekle, sürekli dayanmak da güçlü olmakla aynı şey değildir. Bazen iyileşme, başkalarının davranışlarını değiştirmeye çalışmaktan vazgeçip kendi sınırlarını fark etmekle başlar. Her çağrıya yanıt vermemek, her eleştiriyi üzerine almamak, kendini tüketen ilişkilerde mesafeyi yeniden belirlemek ve gerektiğinde “Şu an bunu taşıyamam” diyebilmek, bencillik değil, kişinin kendi ihtiyaçlarını da hesaba katmasıdır. Çünkü insan, kendisini tüketen herkesi anlamak zorunda değildir; bazen kendi yorgunluğunu anlaması ve kendini korumayı seçmesi yeterlidir. İyileşmek her zaman çevrendeki insanların değişmesiyle başlamaz; bazen onların değişmesini beklerken kendinden vazgeçmeyi bıraktığın anda başlar.✨
1
4
123
Sizi sürekli üzen birine karşı takıntılı bir şekilde yoğun duygular hissetmek.. Büyüdüğünüz evdeki sevgi yetersizliğinden ve orada var olabilmek için sürekli kendinizi kanıtlama çabasından kaynaklanıyor olabilir.🍂
2
1
125
1,402
𝗡𝗲𝗿𝗲𝘆𝗲 𝗯𝗮𝗸ı𝘆𝗼𝗿𝘀𝘂𝗻? 𝗖̧ü𝗻𝗸ü 𝗱𝗶𝗸𝗸𝗮𝘁𝗶𝗻, 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁ı𝗻ı𝗻 𝘆𝗼̈𝗻ü𝗻ü 𝘀𝗮𝗻𝗱ı𝗴̆ı𝗻𝗱𝗮𝗻 𝗱𝗮𝗵𝗮 𝗳𝗮𝘇𝗹𝗮 𝗲𝘁𝗸𝗶𝗹𝗶𝘆𝗼𝗿. Psikolojide dikkat, yalnızca neyi fark ettiğimizle ilgili değildir; hangi bilgileri seçtiğimizi, hangi ihtimalleri değerlendirdiğimizi ve hangi davranışlara yöneldiğimizi de etkiler. Zihnimiz sürekli tehditlere odaklandığında çevremizdeki riskleri daha kolay fark ederken, çözüm aramaya odaklandığımızda daha önce göremediğimiz seçenekleri fark edebiliriz. Bu, yalnızca olumlu düşünerek hayatı değiştirebileceğimiz anlamına gelmez. Hayatımızda kontrol edemediğimiz pek çok şey vardır. Ancak dikkatimizi yönelttiğimiz alan, kontrol edebildiğimiz şeylere nasıl karşılık verdiğimizi değiştirebilir. Sürekli neyin eksik olduğuna bakan biri, elindekileri ve geliştirebileceklerini gözden kaçırabilir. Her engelde yalnızca başarısızlık gören biri, deneyimin öğretebileceği şeyi fark etmeyebilir. 𝗖̧ü𝗻𝗸ü 𝗼𝗱𝗮𝗸𝗹𝗮𝗻𝗱ı𝗴̆ı𝗺ı𝘇 ş𝗲𝘆, 𝗵𝗲𝗿 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻 𝗴𝗲𝗿ç𝗲𝗴̆𝗶𝗻 𝘁𝗮𝗺𝗮𝗺ı 𝗱𝗲𝗴̆𝗶𝗹𝗱𝗶𝗿; 𝗯𝗮𝘇𝗲𝗻 𝗴𝗲𝗿ç𝗲𝗴̆𝗶𝗻 𝘆𝗮𝗹𝗻ı𝘇𝗰𝗮 𝘀𝗲ç𝘁𝗶𝗴̆𝗶𝗺𝗶𝘇 𝗽𝗮𝗿ç𝗮𝘀ı𝗱ı𝗿. 𝗕𝗲𝗹𝗸𝗶 𝗱𝗲 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝗺𝗶𝘇𝗲 𝘀𝗼𝗿𝗺𝗮𝗺ı𝘇 𝗴𝗲𝗿𝗲𝗸𝗲𝗻 𝘀𝗼𝗿𝘂 ş𝘂𝗱𝘂𝗿: 𝗛𝗮𝘆𝗮𝘁ı𝗺𝗱𝗮 𝗻𝗲𝘆𝗶𝗻 ç𝗼𝗴̆𝗮𝗹𝗺𝗮𝘀ı𝗻ı 𝗶𝘀𝘁𝗶𝘆𝗼𝗿𝘂𝗺 𝘃𝗲 𝗱𝗶𝗸𝗸𝗮𝘁𝗶𝗺 𝗯𝘂𝗴ü𝗻 𝗯𝘂𝗻𝘂𝗻 𝗶ç𝗶𝗻 𝗻𝗲 𝘆𝗮𝗽ı𝘆𝗼𝗿? 𝗖̧ü𝗻𝗸ü 𝗯𝗮𝗸ış 𝗮çısı 𝘁𝗲𝗸 𝗯𝗮şı𝗻𝗮 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁ı 𝗱𝗲𝗴̆𝗶ş𝘁𝗶𝗿𝗺𝗲𝘇; 𝗮𝗺𝗮 𝗵𝗮𝗻𝗴𝗶 𝘆𝗼̈𝗻𝗲 𝘆ü𝗿ü𝘆𝗲𝗰𝗲𝗴̆𝗶𝗺𝗶𝘇𝗶 𝗯𝗲𝗹𝗶𝗿𝗹𝗲𝘆𝗲𝗻 𝘀𝗲ç𝗶𝗺𝗹𝗲𝗿𝗶 𝗲𝘁𝗸𝗶𝗹𝗲𝘆𝗲𝗯𝗶𝗹𝗶𝗿. ✨
𝗛𝗮𝘆𝗮𝘁ı𝗻, 𝘀ü𝗿𝗲𝗸𝗹𝗶 𝗯𝗮𝗸𝘁ı𝗴̆ı𝗻 𝘀̧𝗲𝘆𝗶𝗻 𝗲𝘁𝗿𝗮𝗳ı𝗻𝗱𝗮 𝘀̧𝗲𝗸𝗶𝗹𝗹𝗲𝗻𝗶𝗿. 𝗘𝗸𝘀𝗶𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶𝗻𝗲 𝗼𝗱𝗮𝗸𝗹𝗮𝗻ı𝗿𝘀𝗮𝗻 𝘆𝗼𝗸𝘀𝘂𝗻𝗹𝘂𝗴̆𝘂𝗻𝘂, 𝗶𝗺𝗸𝗮̂𝗻𝗹𝗮𝗿ı𝗻𝗮 𝗼𝗱𝗮𝗸𝗹𝗮𝗻ı𝗿𝘀𝗮𝗻 𝘀𝗲ç𝗲𝗻𝗲𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶𝗻𝗶 𝗴𝗼̈𝗿𝗺𝗲𝘆𝗲 𝗯𝗮ş𝗹𝗮𝗿𝘀ı𝗻. 𝗖̧ü𝗻𝗸ü 𝗯𝗮𝘇𝗲𝗻 𝘆𝗼̈𝗻ü𝗻ü 𝗱𝗲𝗴̆𝗶ş𝘁𝗶𝗿𝗺𝗲𝗸 𝗶ç𝗶𝗻 ö𝗻𝗰𝗲 𝗯𝗮𝗸ış𝗹𝗮𝗿ı𝗻ı 𝗱𝗲𝗴̆𝗶ş𝘁𝗶𝗿𝗺𝗲𝗻 𝗴𝗲𝗿𝗲𝗸𝗶𝗿. ✨
2
89
583