Pinned Tweet
"“Bulduğunuzu sandığınız yeni fikir, varlığını çoktan ortaya koymuş bir başkasının fikridir; üslûbunuz, çoktan birilerinin imzası olan bir üslûptur; betimlemeleriniz, çoktan binlerce insanın bir başkasının kitabında okuduğu betimlemelerdir."
Vlad Tepeşoğlu retweeted
Mavi seat marka aracın önünden sırt üzeri sürünerek 15 m. Mesafeyi gelmiş seneryosunu oynayan Giresun dönemin emniyet müdürü ve müfettişleri
Yarın nasıl hesap vereceksiniz yargı önünde
Kamuoyu vicdanı önünde
Herşey ortaya çıkınca acaba kendi çocuklarınızın gözünün içine nasıl bakacaksınız.
Vicdansızlar
Vlad Tepeşoğlu retweeted
😂😂😂
#HistoryHumour
Nişantaşı poğaçacısını keşfettin ve merhaba poğaçacı? Şakasını yapmadın mı?
Nişantaşı Poğaçacısı'nı geçen kış keşfettim. Gece eve dönmek üzere, bulunduğum mekanlardan onikiden önce çıktığımdan farketmemişim. Hafta sonları mekanlar daha geç kapatıyorlar, o nedenle poğaçacıya denk gelme ihtimalim yükseliyor.
Saat gecenin birine gelirken, Remzi Kitabevi önünde ona rastladım. Beş tarafı cam seyyar satıcı arabasıyla, gece birden itibaren satış yaptığı kavşağa doğru koşturuyordu. Kavşakta kızlı erkekli neredeyse 20 genç onu bekliyorlardı. İstanbul'un gelenek oluşturma âdetlerine bayılıyorum.
"Koş, seni bekliyorlar" dedim ama iki poğaça almadan da edemedim. Arabanın içinde gürül gürül yanan ocak, eski usul çıtır çıtır poğaçaları sıcacık tutuyor. Peynirli, zeytinli, patatesli, kıymalı... Kertenkele gibi hızlı hareketlerle bana iki poğaçayı kesekâğıdına koydu, onu da poşate, hemen para üstümü verdi. Bıyıklı, eski GırGır'lardaki hoş İstanbullu esnaflara benziyordu. Hani birinden asla kötülük beklemezsiniz ya öyle biri, Noel Baba'nın küçük oğlu, daha kırk bile değil.
Eskiden, köfte-ekmekçiler olurdu, onların etrafını çeviren, sıra bekleyenler olurdu. Hele oval beyaz sandıklarda lahmacun satanlar? Beyaz sandığın üzerindeki bir sepette domatesler biberler çiçek buketi gibi renklendirirdi manzarayı. Poğaçacının arabası, seksenlerden doksanlardan kalma klasik seyyar satıcı arabası, ama müşterileri, pırıl pırıl Nişantaşı gençliği. Sabırla poğaçacının gelmesini bekliyorlardı. Bu gece Nişantaşı'nda ilk poğaçaları ben kaptım!
Vlad Tepeşoğlu retweeted
Arnór Guðjohnsen, oğlu Eiður 2 yaşındayken büyük hayalinin bir gün onunla milli takımda oynamak olduğunu söylemişti. 1996'da, ileride İzlanda tarihinin en büyük futbolcusu olacak Eiður Guðjohnsen ilk milli maçına babası Arnór'un yerine oyuna girerek çıktı.
Vlad Tepeşoğlu retweeted
Yusuf Akçura, TBMM adına İstanbul'u İtilaf Devletlerinden teslim alırken.
6 Ekim 1923.
Bunlara şaşırmanıza çok şaşırıyorum :)
































