Namık Tan (@NamikTan) header
Namık Tan (@NamikTan) profile picture

Büyükelçi (E) / Ambassador (Rtd) / 28. Dönem Istanbul Milletvekili - MP

Joined September 2010
Photo by Namık Tan (@NamikTan)Photo by Namık Tan (@NamikTan)Photo by Namık Tan (@NamikTan)Photo by Namık Tan (@NamikTan)Photo by Namık Tan (@NamikTan)Photo by Namık Tan (@NamikTan)Photo by Namık Tan (@NamikTan)Photo by Namık Tan (@NamikTan)Photo by Namık Tan (@NamikTan)Photo by Namık Tan (@NamikTan)
Namık Tan retweeted
“Atatürk olmasaydı,Trakya/Anadolu’da Türk kalmazdı.100yılda tüm civar büyük coğrafyadan sürülmüş/katledlmiş Türklerin Konya ovasından sürülmeleri/atlmaları ne kadar sürerdi sanyorsunuz?Ne Türk ne Türkiye kalırdı.O sadece ülkeyi kurtarmadı.Türk neslini de kurtardı” Prof.J.McCarthy
23
428
18
2,400
Cumhuriyet, kimsenin kendisini milletten, hiçbir gücün kendisini hukuktan üstün göremediği bir ülke idealidir. Bu yüzden Cumhuriyet, en çok da adaletin susturulduğu, özgürlüklerin sınırlandırıldığı ve halkın iradesinin yok sayıldığı zamanlarda anlam kazanır. Birilerinin tek başına hükmetmeye, milyonların itaat etmeye mahkûm olduğu bir düzene verilmiş en büyük cevaptır. Cumhuriyet, tarihin doğru tarafında olmaktır. 103 yıl önce bu topraklarda yalnızca bir rejim değişmedi. Bir millet, kaderinin başkalarının elinde yazılmasına son verdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yol, tamamlanmış bir hikâye değil; her kuşağın yeniden yazmakla sorumlu olduğu bir gelecek vaadidir. Biz Cumhuriyet’i yalnızca kutlamıyoruz. Onun gerçekleşmiş ve ileride gerçekleşecek hedefleri için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Çünkü Cumhuriyet’i kuran irade, onu her türlü tehdite rağmen daima ve mutlaka demokrasi, özgürlük ve adaletle taçlandırmayı başarmıştır. Başta ebedi önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyetimizin bütün kurucularını derin saygı ve sonsuz minnetle anıyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! 🇹🇷
7
1
28
1,618
İSRAİL SEÇİMLERİ Geceyarısından sabaha 120 sandalyeli Knesset'te Netanyahu bloku 59, Eisenkot'un muhalefet bloku 46 ve muhalefete dışarıdan da olsa destek vereceklerini açıklayan Arap partiler 15 sandalye elde eder duruma geldi. Netanyahu'nun Likud partisi 25, Eisenkot'un Yaşar partisi ise 21 sandalye alıyor. Silahlı kuvvetler mensuplarının toplamın 10%'una yaklaşan 600.000 dolayındaki oyunun sayımı ancak Perşembe günü tamamlanacak. Bu durum, -koalisyon pazarlıklarının haftalarca süreceğini, -kuvvetle muhtemelen yeniden sandığa gidileceğini, -Arap partilerin anahtar olduğunu ama Netanyahu'yu devirmek için zorunlu ve dışarıdan bile olsa muhalefetin Arapların desteğini almakta tereddüt edeceğini, -Eisenkot da başbakan olsa İsrail'in Gazze, Batı Şeria ve bölge politikalarında çok çarpıcı bir değişiklik olmayacağını, -Toplumdaki kutuplaşma, gerilim ve ikiye bölünmüşlüğün had safhaya çıktığını gösteriyor.
5
24
3
137
64,812
İsrail'de bugün yapılan seçimlerin gayriresmi sonuçlarına göre Netanyahu'nun Likud partisi en fazla sandalyeyi kazansa da çoğunluk koalisyonu kuramıyor. Böylece Netanyahu'nun yenilgisi Trump'ın desteklediği diğer adaylar Orban (Macaristan), Bolsonaro Jr. (Brezilya) ve Vuciç'ten (Sırbistan) oluşan zincire yeni bir halka ekliyor. İsrail'de 1973'ten beri en yüksek seçime katılım oranı gerçekleşti. Özellikle hayatları boyunca neredeyse yalnızca Netanyahu başbakanlığı görmüş gençler ile ülke nüfusunun 1/5'ini oluşturan Arapların katılımı yükselten ana iki toplumsal unsur olarak ortaya çıkıyor. Netanyahu'nun hükümet kurmasının olanaksız görünmesi ve ABD'de 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimlerinin Trump için önemi bu iki devletten İran'a yeni bir saldırı olasılığını kısa erimde azaltıyor. Netanyahu'nun "ancak kendinin İsrail'i güvende tutabileceği" iddiasına dayanan seçim kampanyasının halkı ikna etmeye yeterli olmadığı görülüyor. Netanyahu liderliğindeki blokun 120 sandalyeli Knesset'te hükümet kuracak salt çoğunluğa erişemeyeceği ve Netanyahu'nun kendi Likud partisinin de 25 milletvekilliği alacağı anlaşılıyor. Eisenkot'un Yaşar partisinin ise 22 sandalye kazanacağı öngörülüyor. Bu sonuç yeni bir hükümet kurmak için çözülmesi neredeyse olanaksız bir düğüme yahut Eisenkot liderliğinde ve iki Arap partiden en az birinin dışarıdan destekleyeceği bir azınlık koalisyon hükümetine işaret ediyor. Eldeki rakamlarla 120 sandalyeli Knesset'te Netanyahu liderliğindeki blok (önceki 68'den inerek) ancak 50 sandalye kazanıyor. Eisenkot liderliğindeki blok da hükümet kuracak çoğunluğa erişemeyecek olsa da seçim harareti geçtikten sonra Arap partilerin seçim öncesinde peşinen açıkladıkları desteği kabul etmeleri zor da olsa mümkün görülüyor. Bu olasılık da gerçekleşmediği takdirde İsrail kısa sürede yeniden seçime gitmek zorunda kalacak. Haliyle İsrail'de yarışan sağ/sol olmadığı gibi Netanyahu ile Eisenkot'un Gazze ve Batı Şeria politikalarındaki yaklaşım farkı da ihmal edilebilir ölçekte. Başbakan olabildiği takdirde güvenlikçi siyaseti olanca sertliğiyle sürdürecek gözükse de Eisenkot en azından Batı Şeria'da yasadışı sömürgeleştirmeden sorumlu olanların yasadışı eylemlerini "terörizm" olarak niteliyor. Sonuç olarak seçimin kesin bir galibi olmadığı cihetle İsrail'in gelecek haftalar boyunca hükümet kurma pazarlıklarına sahne olacağı ve toplumdaki gerilim ile kutuplaşmanın süreceği anlaşılıyor.
8
36
2
267
63,484
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) ile Macaristan Parlamentosu işbirliğiyle düzenlenen “Demokrasiyi Şekillendiren Gençlik” konulu konferans vesilesiyle Budapeşte’deyim. Gençlerin siyasete etkin katılıma teşvik edilmesi konusunda neler yapabileceğinin tartışıldığı ve bu çerçevedeki görüşlerinin dinlendiği konferans marjında gençlerle bir araya geldiğimiz bir etkinlikte gençlerin soruları bağlamında ben de katkıda bulundum.
3
18
2,604
Avrupa Konseyi gözlemci heyetiyle seçimleri izlemeye geldiğim Sırbistan'da on yıldan uzun zamandır iktidarda olan Aleksandar Vuciç yenildi. Böylece Sırbistan AB odaklı, yolsuzlukla etkin mücadele edilecek, daha demokratik bir döneme giriyor. Vuciç'i yenen Öğrenci Listesi iki yıldır süren halk direnişinin ardından ortak siyasal hedeflerde uzlaşarak aşağıdan yukarıya doğru ve lidersiz olarak örgütlendi. Bu modelin özgünlük ve çağdaşlığının özellikle altı çizilmeli. Sırbistan kadar milliyetçi ve halen yakın geçmişiyle yakın çevresindeki çatışmaları canlı tutan bir halkın çiğ milliyetçiliği reddetmesi de dikkat çekici. Dolayısıyla komşularından özellikle AB yolundaki Karadağ bu sonuçtan mutlu olurken K. Makedonya Başbakanı Miçkevski ve Arnavutluk Başbakanı Rama için de çanlar daha güçlü çalacak. Putin Rusyası da Macaristan'da Orban'dan sonra yakından desteklediği bir başka lideri daha kaybetmiş oldu. Özetle tüm demokratlar için güzel bir gece.
23
91
7
539
34,346
🔴İsrail'de 27 Ekim'de seçim var: Ne değişir?
🔴İsrail'de 27 Ekim'de seçim var: Ne değişir? 📌 Netanyahu iktidarda kaldığı sürece Türkiye-İsrail ilişkilerinin değişmeyeceği belli ama Eisenkott iktidara gelse ne değişeceği belli değil... ✍️ Emekli büyükelçi Namık Tan'ın yazısı... t24.com.tr/yazarlar/namik-ta… ➡️ apps.apple.com/tr/app/t24/id… ➡️ play.google.com/store/apps/d…
3
3
13
3,419
Namık Tan retweeted
🔴İsrail'de 27 Ekim'de seçim var: Ne değişir? 📌 Netanyahu iktidarda kaldığı sürece Türkiye-İsrail ilişkilerinin değişmeyeceği belli ama Eisenkott iktidara gelse ne değişeceği belli değil... ✍️ Emekli büyükelçi Namık Tan'ın yazısı... t24.com.tr/yazarlar/namik-ta… ➡️ apps.apple.com/tr/app/t24/id… ➡️ play.google.com/store/apps/d…
1
5
1
8
12,151
Ahiren gazeteci Ragıp Soylu imzasıyla çıkan bir haberde, meşhur Mekke Antlaşması'nın hükümleri olduğu iddia edilen 16 madde açıklandı. Antlaşmanın resmi metni an itibariyle TBMM kayıtlarında erişime açılmış değil. Elimizdeki doğru metin ise, 14 Maddelik Kuzey Atlantik Antlaşması'nın, yani NATO'nun kurucu antlaşmasının büyük ölçüde bir kopyasına şahit oluyoruz. Nitekim, düzenli toplanacak bir Stratejik Siyasi ve Savunma Konseyi ve Genel Sekreterlik ihdas edilmesi de bunu kanıtlıyor. NATO 5. Madde, karşımıza Mekke 2. Madde olarak çıkıyor ve biz Suudi Arabistan veya Pakistan'a yönelik bir saldırıyı kendimize yapılmış kabul ediyoruz. Beklentinin aksine, mecburi olarak askeri birlik konuşlandırma şekilde destek vermemiz öngörülmüyor, fakat kapasitemiz çerçevesinde destek verme taahüdünde bulunmuşuz. Bunun şekli ve kapsamı ise muğlak... Mekke 5. Madde teröre karşı ortak mücadele öngörüyor. Bu formüle göre, Husîlerin Suudi Arabistan ve ABD'nin terör listesinde bulunan partisi Ensarullah, Türkiye tarafından terör örgütü ilan edilebilir ve bu gerekçeyle hükümet cepheye asker yollamak isteyebilir. 16. Madde'ye göre Türkiye uluslararası antlaşmalar hukukunda görülmemiş bir biçimde, antlaşmaya "süresiz" olarak kendini bağlıyor ve ilk ayrılma talebinde ancak 10 yıl sonra bulunabiliyor. NATO Antlaşması bile "antlaşma 20 yıl geçerlidir ve aksi yönde talep olmadıkça otomatik yenilenir" derken, Mekke Antlaşması neden "süresiz geçerlidir" şeklinde yersiz bir ibare içeriyor, anlayabilmiş değiliz. Hepsinden sakıncalı bir husus da, Anayasamıza ve merî kanunlarımıza göre hâlâ yürürlüğe girmemiş olmasına rağmen, Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlarımız ile Genelkurmay Başkanımızın bu antlaşma kapsamında bir dizi toplantıya katılması, kararlar alınması ve tasarruflarda bulunmaları. Elbette bütün bunların bu aşamada hiçbir hukuki geçerliliği yok. Üstelik Antlaşma bugün dahi yürürlüğe girse, imzalandığı 7 Ağustos'tan bugüne kadar yapılan tasarruflar, verilen sözler tartışmalı duruma düşüyor. Ancak, bunun en vahim tezahürü bu suretle milli iradenin tecelligâhı olan TBMM’nin adeta hiçe sayılması. Antlaşma, TBMM Dışişleri Komisyonu ve ardından Genel Kurul'a geldiğinde, sorunlu gördüğümüz diğer hususları da kamuoyu ile paylaşacağız. Lâkin bugün en büyük endişemiz bu paktın kimin talebi ve çıkarları doğrultusunda hazırlandığı konusundaki belirsizlik. Zira, ABD Başkanı Trump'ın "ben istersem Erdoğan Yemen'e saldırır" şeklindeki küstah açıklamaları karşısında maalesef hükümetten hâlâ tatmin edici bir açıklama duyamadık.
7
28
3
123
18,146
YEMEN VE “MEKKE ANLAŞMASI” MESELESİ Yemen’de İran destekli Husiler ülkenin toplam 528.000 kilometrekare büyüklüğündeki yüzölçümünün yaklaşık üçte birini denetimleri altında tutuyor. Son dönemdeki yıldırım harekâtıyla Yemen’in Kızıldeniz kıyısının Babülmendep Boğazı’na dek tamamını da egemenlikleri altına aldılar.   Husilerin denetimindeki bölgede toplam 43 milyonluk nüfusun 70% ila 80%’i yaşıyor. Husilerin doğuda Marib ve güneyde liman kenti Aden’e yönelik askeri baskısı da sürüyor. Marib eğer Husilerce alınırsa buradan daha önceki çatışmalarda kente sığınmış iki milyon dolayındaki Yemenlinin yeniden zorla yerlerinden olacakları öngörülüyor. Marib’in diğer önemi de ülkenin petrol üretiminin merkezi olması. Husiler Suudi Arabistan’daki (SA) Riyad havalimanı ve çeşitli petrol altyapı tesisleri gibi yumuşak hedefleri vurmaya başlayınca SA daha önce Güney Yemen güçlerine verdiği desteği kesmeye zorlayarak ülkeden çıkardığı BAE ile yeniden uzlaştı. Hatırlanacağı üzere, Kuzey Yemen 1918’de Osmanlı, Güney Yemen ise 1967’de Britanya imparatorluklarından bağımsızlıklarını kazanmıştı ve iki Yemen ancak Soğuk Savaş’ın sonlarında 1990 yılında birleşebilmişti. Husi hareketi (Ensarullah örgütü) ise 1992’de ortaya çıktı ve güncel iç savaş 2014’te başlamıştı. SA askeri açıdan (en önde gelen tedarikçi haliyle ABD olmak üzere) küresel alım şampiyonlarından biri: Donanım ve eğitim açısından eksiği yok fazlası var. Ancak SA Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (MbS) Trump’a yaptığı bir trilyon dolara varan olağanüstü boyuttaki “yatırımın” karşılığını alamadı ve yalnız bırakıldı. Tarihsel olarak da dönemin ABD Başkanı Roosevelt’in SA Kralı Abdülaziz ile II.Dünya Savaşı’nın bitiminde 1945’te Süveyş Kanalı’nda USS Quincy kruvazöründe yaptığı görüşmeden bu yana SA’dan kesintisiz petrol akışına karşılık güvenlik de kesintisiz olarak ABD tarafından sağlanıyordu. Dolayısıyla 70 yıllık bir dönem böylece (hatta belki saygısızca) kapanmış oldu.   ABD tarafından destek alamayan SA BAE ile arayı düzeltirken, Türkiye, Pakistan ve Mısır ile de işbirliği arayışına girdi. Bu ülkelerden Pakistan ve Mısır esasen SA finansman desteği almakta. Türkiye ise tarihinde yani Osmanlı geçmişinde o dönemki Hicaz’da Haşimi ve Vahabi ayaklanmalarıyla uğraşmış, Fahrettin Paşa’nın Medine Savunması, Yemen türküsü kolektif hafızasında yer etmiş bir ülke. Günümüzde de Husilere karşı SA’ya destek vermenin “İsrail tehdidini bertaraf etmek” bir gerekçeyle açıklanamayacağı herhalde yeterince açık. Oysa AKP iktidarını, TBMM’ye bir türlü getirilemeyen çünkü kuvvetle muhtemelen zaten var olmayan sözde Mekke Savunma Anlaşması macerasına yönelten temel etken kendince kullanışlı bulduğu “İsrail tehdidi” anlatısı zemininde aynı hizaya getirebileceği müttefikler bulmaktı. Hesapta olmayan Husi saldırısı AKP’nin niyetlerini hepten teşhir etti.   Gelinen yerde iş o denli çelişkili bir hal aldı ki, Hamas’ın Gazze’den 7 Ekim 2023 tarihli terör saldırısı öncesinde İsrail’le “nükleer teknoloji karşılığında tanıma” gibi bir formülle İbrahim Anlaşmaları’na katılmaya yakın duran SA bugün yüzüstü bırakıldığı Trump’ın ABD yönetimi tarafından yine İsrail’le işbirliğine yönlendiriliyor. Sonuç olarak AKP’nin anlamak istemediği gibi ortada da “Arap âlemi” veya “İslâm birliği” değil yalnızca “ulusal çıkarlar” olduğu cihetle diplomatik anlamda Dimyat’a pirince gidilmeye kalkışılırken eldeki bulgurdan da olmak olası gözüküyor.
2
8
52
5,761
Yeni Parti İstanbul 1. Olağan İl Kongremizde demokrasiye, adalete ve değişime olan inancımızı bir kez daha ortaya koyuyoruz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve tutuklu belediye başkanlarımızın özgürlüğü için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu hafta sonu gerçekleştirilecek İstanbul İl Başkanlığı önseçimi, örgütümüzün iradesine duyduğumuz güvenin ve parti içi demokrasiye verdiğimiz önemin en güçlü göstergesidir. Demokrasi önce kendi içimizde güçlenir! Zorlu koşullarda büyük bir özveriyle mücadele eden İl Başkanımız Özgür Çelik’e ve tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, önseçimin partimize hayırlı olmasını diliyorum. Umudu büyüten örgütlü mücadele, değişimi getiren halkın iradesidir!
1
4
25
2,519
🔴 Yemen bize Karadeniz'den daha mı yakın?
🔴 Yemen bize Karadeniz'den daha mı yakın? 📌 Her zamankinden de akılcı ve ihtiyatlı davranılması gereken bu dönemde iktidar ulusal egemenlik ve çıkarlar konularında aşırı titizlenmesi gerekirken Yemen’e asker göndermek, Suudi Arabistan’ın hava savunmasına destek olmak gibi fanteziler peşinde koşuyor ✍️ Emekli büyükelçi Namık Tan'ın yazısı... 🔗 t24.com.tr/yazarlar/namik-ta… ➡️ apps.apple.com/tr/app/t24/id… ➡️ play.google.com/store/apps/d…
13
46
4,791
Namık Tan retweeted
🔴 Yemen bize Karadeniz'den daha mı yakın? 📌 Her zamankinden de akılcı ve ihtiyatlı davranılması gereken bu dönemde iktidar ulusal egemenlik ve çıkarlar konularında aşırı titizlenmesi gerekirken Yemen’e asker göndermek, Suudi Arabistan’ın hava savunmasına destek olmak gibi fanteziler peşinde koşuyor ✍️ Emekli büyükelçi Namık Tan'ın yazısı... 🔗 t24.com.tr/yazarlar/namik-ta… ➡️ apps.apple.com/tr/app/t24/id… ➡️ play.google.com/store/apps/d…
1
6
1
16
13,277
Uluslararası medyada yer alan haberlere göre ABD Başkanı Trump, İran savaşının yol açtığı tepkinin sorumluluğunu kendi üzerinden alıp Hegseth’e yüklemek amacıyla, ara seçimlerden sonra Savunma Bakanı Pete Hegseth’i görevden almayı değerlendiriyor. Bunun, Trump’ın “mirasını korumak” ve “savaş karşıtı bir başkan olarak itibarını muhafaza etmek” istediği için gündeme geldiği belirtiliyor. Haberlere göre Trump ayrıca, giderek artan yolsuzluk iddiaları ve ara seçimlerde beklenen kayıplar karşısında, yönetimde kapsamlı bir temizliğe gitmek amacıyla yönetiminin kilit isimlerinden birkaçını da görevden almanın eşiğinde.
5
7
77
12,552
Bilimsel gelişmeler ile küresel diplomasiyi bir araya getirerek geleceğin teknolojilerine ve toplumsal dönüşümlere önceden hazırlık yapmayı amaçlayan uluslararası bir platform olan GESDA’nın Cenevre Bilim ve Diplomasi Öngörü Zirvesine (Geneva Science and Diplomacy Anticipation Summit), Genel Sekreterimiz Yunus Emre ile birlikte katılıyoruz. Bu toplantılar, İsviçre Hükümeti ve Cenevre Kanyonu/Şehri ortaklığında kurulan GESDA (Geneva Science and Diplomacy Anticipator) Vakfı tarafından her yıl Cenevre’de düzenlenmektedir. Cenevre'nin çok taraflı diplomasi merkezi olma niteliğini bilim ve teknoloji alanına taşıyan bu girişimin temel mesajı, gelecekteki gelişmelere hazırlanmak için onların sonuçlarını beklememek gerektiğidir. Zirve; bilimin henüz laboratuvar aşamasında olduğu radikal buluşları öngörüp, bu teknolojilerin küresel yönetişim, etik kurallar, diplomasi ve insanlık yararına nasıl kullanılabileceğini tartışmayı hedefliyor. Zirve şu üç temel soru etrafında şekilleniyor: 1. İnsan olarak biz kimiz? (Robotlar, gen düzenleme ve artırılmış gerçeklik çağında insan olmak ne anlama geliyor?) 2. Birlikte nasıl yaşayacağız? (Gelişen teknolojilerin sunduğu imkânlar adaleti, barışı ve kapsayıcı büyümeyi nasıl etkileyecek?)  3. Gezegenimizin ve insanlığın refahını nasıl güvenceye alacağız? (İklim krizinden sürdürülebilir gıda ve enerjiye çözümler nasıl üretilecek?)
3
24
2,148
Bizler genel olarak özgürlüklere, özellikle de halkın haber alma özgürlüğüne yaptığınız saldırılara uzun bir süredir şaşırmıyoruz, fakat bu, olanları kabullendiğimiz anlamına gelmiyor. Şunu biliniz ki, @halktv'yi kapatmak, hakkınızdaki eleştirileri susturmayacak. Aksine büyütecek. Kısa süreli bir iki jeopolitik çıkar uğruna size ses çıkarmayan ve bu suretle meşruiyet sağlayan başta Trump olmak üzere birtakım devlet başkanlarına güvenerek giriştiğiniz pervasızlıklarla, Türkiye'yi her gün biraz daha cehenneme çevirmekle kalmıyor; çağdaş, laik ve demokratik bir devlet kimliğiyle yıllarca itinayla biriktirdiğimiz uluslararası itibarımızı bozuk para gibi harcıyorsunuz. Bu ülkeyi, bu devleti ve halkımızı cümle alem önünde düşürdüğünüz durumun hesabını seçim sandıklarında vereceğiniz günler yakındır.
2
13
44
3,351
Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken…. Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken… Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar. Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar. Çünkü ACİZ ve KORKAKLAR! Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler. Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz. Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler YENİLECEK!
2,509
6,894
327
34,400
840,804
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Petra Bayr’ı, Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk resmî ziyaret kapsamında, Genel Sekreterimiz Yunus Emre ve İzmir Milletvekilimiz Gökçe Gökçen ile birlikte TBMM’de ağırladık. Görüşmemizde demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve Türkiye-Avrupa Konseyi ilişkileri üzerine görüş alışverişinde bulunduk. Ayrıca Ekrem İmamoğlu, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın tutukluluklarına dair hukuki süreç ile Türkiye’de yargı bağımsızlığına ilişkin kaygılarımızı paylaştık. Nazik ziyaretleri için Sayın Bayr’a teşekkür ediyoruz.
1
5
37
4,150
“Mekke irtibatı için Türk general” Uğur Ergan halktv.com.tr/makale/mekke-i…
1
2
22
8,656