Oggito retweeted
Notos Yaratıcı Yazarlık Atölyesi (18 Kasım-20 Ocak)
Yazdığımız romanların ve öykülerin bir çekim merkezi vardır. Metnin bütün öğelerini o merkeze bağlamak için çalışmak, böylece yazma deneyimimizi geliştirmek gerekir. Semih Gümüş yönetiminde.
notosatolye.com
Oggito retweeted
Notos Yaratıcı Yazarlık Atölyesi (18 Kasım-20 Ocak)
Yazdığımız roman ve öykülerin bir çekim merkezi vardır. Metindeki tüm unsurları bu merkeze bağlamak için çalışmalı, böylece yazma deneyimimizi zenginleştirmeliyiz. • Semih Gümüş yönetiminde.
notosatolye.com
🤖 Made with AI
Oggito retweeted
Yapay Zekâ Çevirisi Niçin Yeni Bir Dil Öğrenmenin Yerini Tutamaz? "Aktif olarak kullandığımız dil, her şeyden önce soyut kavramları mekâna yansıtma biçimimizi değiştirir. Mesela İngilizce konuşanlar genellikle zamanı düz bir çizgi şeklinde algılar."
bit.ly/4zjYqNS
İstanbul Seni Ham Yapar! Tımbıllı Üzerine oggito.com/icerikler/Istanbu… #oggito @Oggitocom
@_Gunisigi
28 yıldır yürüyen Karl Bushby, 58 bin km yol sonra evine döndü.
Karl Bushby, İngiltere'nin Hull kentindeki evine vardığında annesi Angela Bushby tarafından karşılandı.
1998 yılında, 29 yaşındayken, Şili'den yola çıkan eski paraşütçü Karl Bushby, 28 yıl sonra ve yürüyerek 58 bin kilometre yol kat etmiş olarak İngiltere'nin doğusundaki Hull kentinde ailesine kavuştu.
Eski bir paraşütçü olan Bushby, 1998 yılında, o dönemde 29 yaşındayken, Şili'nin Punta Arenas kentinden yola çıktı.
Oggito retweeted
Notos Yaratıcı Yazarlık Atölyesi (18 Kasım-20 Ocak)
Yazdığımız roman ve öykülerin bir çekim merkezi vardır. Metindeki tüm unsurları bu merkeze bağlamak için çalışmalı, böylece yazma deneyimimizi zenginleştirebiliriz.
Semih Gümüş yönetiminde.
notosatolye.com
Oggito retweeted
Bu ülkenin çok ama çok zor koşullarında geçen yirmi yılı anlatmak zor.
Ama ticari olmayan, olamayan Yayınevimizin Notos dergisi ve kitaplarıyla yayıncılık dünyası içinde özel ve özgün bir konumu olduğunu sanıyorum.
Biz yalnızca özenli çalışarak nitelikli bir yayınevi yarattığımız düşünüyoruz.
Okurlarımızdan başka dayanağımız olmadığı da katkısız bir gerçek. Umalım Notos Kitap'ın yolu açık olsun.
Yirmi yıl.
Bir derginin sayfalarında başlayan, kitaplarla çoğalan, sözcüklerle büyüyen yirmi yıl.
Sert rüzgârlar hiç dinmedi. Yelkenlinin sütliman bir denizde keyifle salındığı, ufkun pırıl pırıl göründüğü günler hiç gelmedi. Edebiyatın sesinin giderek kısıldığı, sözcüklerin değerinin unutulduğu, umudun çoğu zaman uzak bir ihtimale dönüştüğü günlerde yazdık, yayımladık, okuduk.
Her şeye rağmen edebiyatın dünyayı değiştirme gücüne, iyi bir kitabın insanın hayatında açabileceği yere inandık.
Üç yüz yirmiden fazla kitap, 109 Notos sayısı... Sayılara sığmayan nice emek, karşılaşma, tartışma, keşif ve dostluk.
Yirmi yıldır aynı sorunun peşindeyiz: İyi edebiyatın izini nasıl süreriz?
Yanıtımız değişmedi. Okumaktan, yazmaktan, yayımlamaktan ve aramaktan vazgeçmedik. Çünkü edebiyatın yalnızca bir zamanın tanığı değil, başka zamanların da kurucusu olduğunu biliyoruz.
Bugün bir yıldönümünü değil, bu inadı kutluyoruz.
Notos yirmi yaşını doldurdu.
İyi edebiyatın, özgür düşüncenin ve umudun çoğalacağı nice yıllara...
Yirmi yıldır bizimle olan bütün okurlarımıza, yazarlarımıza ve dostlarımıza teşekkür ederiz.
Kasım ayı boyunca hediyeler, özel kampanyalar ve etkinliklerle bu mutluluğu paylaşacağız.
Bu inadı birlikte büyütmeye ve kutlamaya davetlisiniz.
Sezen Ergen Breitegger: İsimsiz
"Bütün bu etkiyle Francis Bacon hakkında kitapları aramaya başladım. Gilles Deleuze’ün Duyumsamanın Mantığı- Francis Bacon kitabıyla işte böyle karşılaştım. Kitabı okudukça şaşırıyordum, Deleuze yaşadığım fiziksel etkilerin ne olduğunu beni tanımış gibi açıklıyor, resimlerin sinir sistemimdeki etkisinden bahsediyor. Deleuze, Francis Bacon’ın resimlerinin belli bir ritmi olduğunu söylüyor."
bit.ly/4BAHNzb
Sezen Ergen Breitegger: Resimler sinir uçlarımla oynuyor.
"Birkaç yıldır doğum günlerimde müze geziyorum, bu yıl da geleneği bozmadım. Francis Bacon’ın eserlerine aşinaydım ama ilk kez bu kadar çok eseri bir arada görecektim. Salona yürüyen merdivenle inerken karşıma önce Picasso, sonra yan duvarda bir Bacon resmi çıktı.
Bir ara resimlerin etkisinden başım döndü, duvara tutunmak zorunda kaldım. Bir tablodan diğerine geçerken soluk alışım hızlanıyor, ne yaşadığıma anlam vermeye çalışıyordum. Yoğun, yüksek sesli bir müzik dinlemiş gibiydim sanki."
bit.ly/4BAHNzb
Brezilya Seçimlerinin Sonrası
Söz konusu halk hareketi aynı zamanda önemli bir emek reformunu da zorunlu hale getirdi: “6×1” olarak bilinen haftada altı gün çalışma uygulamasının sona erdirilmesi. Brezilya Kongresi ilgili anayasa değişikliğini ekim ayının ortasında onayladı ve yeni düzenlemelerin aralık ayı içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor.
bit.ly/4e9lOoV
Oggito retweeted
Ulysses'in Güzellikleri
James Joyce’un Ulysses’i, edebiyat tarihinin en önemli romanlarından biri olduğu kadar, okumaya başlamanın en çok ertelendiği kitaplardan da biri. Bilinç akışı, sürekli değişen anlatım biçimleri, sözcük oyunları, parodiler ve sayısız gönderme…
Romanı güçleştiren bütün bu özellikler, aynı zamanda onu edebiyatın en özgün yapıtlarından birine dönüştürüyor.
Ulysses’in Türkçe çevirmeni Armağan Ekici ile Ulysses’in Güzellikleri atölyesinde, Joyce’un bu olağanüstü romanını okumanın yollarını görmek için dört hafta boyunca birlikte olacağız.
bit.ly/4jupnJR
Borsada yapay zeka depremi: Google 500 milyar dolar değer kaybetti.
Teknoloji devi Google'ın ana şirketi Alphabet, 29 Ekim Perşembe günü borsada 500 milyar doları (yaklaşık 25 trilyon lira) aşkın kayıp yaşadı.
Düşüş, şirketin faaliyetlerine ilişkin son mali güncellemesini açıklamasının ardından geldi.
Güncellemede Google, arama sonuçlarındaki yapay zekâ özetlerinin reklam gelirlerini etkilediğini açıklamıştı.
Bu açıklama üzerine hisse senedi değerini son altı ayın en düşük seviyesine geriletti.
Microsoft ve Amazon da bu hafta yatırımcılarını bilgilendirdi ve devam eden yapay zekâ yarışında büyük harcamaları sürdürmeyi planladıklarını duyurdu. (BBC)
Dondurulmuş veya konserve gıdalar sağlıklı mı?
Birçok kişi taze ürünlerin her halükarda en iyi seçenek olduğunu varsayar, ancak uzmanlara göre durum bu kadar basit değil.
İngiltere'deki Reading Üniversitesi'nden Prof. Keshavan Niranjan, taze ürünlerin süpermarkete ulaşana kadar, hasat edildikleri andakine kıyasla besin değerlerinin bir kısmını kaybetmiş olabileceğini vurguluyor.
Bunun nedeni, meyve ve sebzelerin toplandıkları andan itibaren bazı besin maddelerini kaybetmeye başlaması. Özellikle C ve B vitaminleri, ısıya, ışığa ve oksijene karşı hassastır.
Araştırmalar, bazı meyve ve sebzelerin dondurulduğunda daha fazla besin değerini koruduğunu gösteriyor. Örneğin bir çalışma, ıspanağın oda sıcaklığında bir hafta içinde C vitamininin %100'ünü, buzdolabında saklandığında %75'ini kaybettiğini, ancak dondurulduğunda yalnızca %30'unu kaybettiğini ortaya koydu.
Niranjan'a göre yeşil bezelye, brokoli ve fasulye de dondurulmadıkları takdirde hasattan sonraki ilk iki gün içinde C vitaminlerinin yarıya yakınını kaybediyor. (BBC)
İtalya'da grev ve gösteriler büyüyor.
İtalya'da bir işçi sendikası "hayat pahalılığı ve savaş ekonomisine karşı" genel grev düzenliyor. 50'den fazla ilde düzenlenen eylemlere öğrenci hareketleri de katılıyor. Son haftalarda Milano gibi bazı şehirlerdeki gösterilerde şiddet olaylarının yaşanmasının etkisiyle güvenlik güçleri alarmda.
USB sendikasının ilan ettiği genel grevde eylemler ağırlıkla tren istasyonları ve limanlar önünde yapılıyor. Grevin eğitim, sağlık ve ulaşım dahil olmak üzere çeşitli sektörlerde etkili olması bekleniyor.
Flávio Bolsonaro yenilmiş olabilir ama Brezilya’nın aşırı sağla mücadelesi devam etmek zorunda.
"Lula cumhurbaşkanlığını kazanmış olabilir ama aşırı sağ hem Kongre’de hem de eyalet yönetimleriyle kurumlar içinde hâlâ çok güçlü. İlk tur seçimleri neticesinde yönetimin hemen hemen bütün kademeleri güçlü bir sağ dalgaya maruz kaldı. Mesela Bolsonaro’nun liderliğindeki Liberal Parti, Temsilciler Meclisi’nde yirmi dört sandalye kazandı. Bu da demektir ki, 6×1 programının sonunu getiren ve Flávio’yu yenilgiye uğratan toplumsal gücün örgütlü kalması ve her an harekete geçmeye hazır olması gerekiyor."
bit.ly/4e9lOoV
Flávio Bolsonaro yenilmiş olabilir ama Brezilya’nın aşırı sağla mücadelesi devam etmek zorunda.
Milyonlarca insan hem sokakta hem sosyal medyada Bolsonaroculuğa karşı ayağa kalkarken bütün bunlar Haziran 2013’ten beri yaşanan en büyük protesto oldu.
Söz konusu halk hareketi aynı zamanda önemli bir emek reformunu da zorunlu hale getirdi: “6×1” olarak bilinen haftada altı gün çalışma uygulamasının sona erdirilmesi. Brezilya Kongresi ilgili anayasa değişikliğini ekim ayının ortasında onayladı ve yeni düzenlemelerin aralık ayı içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor.
bit.ly/4e9lOoV
























