Payız (@Sepideh07) header
Payız (@Sepideh07) profile picture
Earth
Joined April 2011
Dalalım bakalım.🙃
The Second World War şimdi Türkçede, hem de ciltli. Uzun bir emeğin ardından nihayet raflarda. @Mehmetsngcmn edisyonda, @kutanural kapakta yine şahane bir iş çıkardı. İkinci Dünya Savaşı artık sizlere emanet.
1
1
11
518
Sonbaharın salamura cümbüşü bitince geleceğim.🤭
How about adding a newly opened museum to your autumn plans? 🍂🏛️ The Kütahya Museum has just opened its doors, bringing different themes together under one roof. From archaeological artifacts and traditional crafts to Kütahya’s tile-making tradition and mining history, its collections showcase the region’s cultural heritage. Beyond its collections, the museum also has spaces for learning, play, and cultural activities, including educational spaces, a library, a children’s play area, and event halls. With its doors newly open, the Kütahya Museum is ready to be part of your next outing! ✨ (Kütahya Museum, Kütahya) #Türkiye #TurkishMuseums
3
113
Soon, we’ll have to explain to people that this film wasn’t made with AI:
51
1,222
159
9,664
1,700,810
Definecilerin bütün hikayelerinin ana karakterinin bir c*n olması beni çok güldürüyor. (:
📢 Defineci Katip Boy: 🔸 "Bizim amcaoğlu var; onun ahırında mal olduğunu söylediler." 🔸 "Bir arkadaşı aradı, onda cihaz vardı ve getirdi." 🔸 "Ahıra girer girmez cihaz belli bir noktada ötmeye başladı." 🔸 "Cihaz ötünce ahırın sahibi, önce ahırı temizlememizi istedi ve tezeklerin hepsini bize taşıtırdı." 🔸 "Meğer asıl amacı tezeği taşıttırmakmış, nitekim taşıttırdı da." 🔸 "Ondan sonra kazmaya başladık; kazma kürek sesleri arasında altın sesini hepimiz duyduk." 🔸 "Sekiz dokuz kişiyiz, hepimiz bu sesi duyduk." 🔸 "Sesi duyunca büyük bir heyecanla kazmayı bıraktık ve ellerimizle eşmeye başladık." 🔸 "Ancak ortada tertemiz, içi boş ve mavi renkli kırık bir küpten başka bir şey yoktu; ama altının sesini hepimiz duymuştuk." 🔸 "Küpün tertemiz ve etrafın boş olduğunu görünce şaşırdık; 'Nasıl olur, hepimiz duyduk' dedik." 🔸 "Morallerimiz bozulunca cihazı tekrar getirdik; cihaz içeride yeniden ötüyor, fakat bu sefer üç metre ileride, kapının altında başka bir bölgede bağırıyordu." 🔸 "Oraya yönelip eşmeye başladık ve seksen santimden fazla indik." 🔸 "Normalde evdeki gömüler kırk ile en fazla seksen santime gömülür, bu derinliği geçiyorsa o artık mezardır ve mezarlık statüsündeki yerlere biz girmiyoruz." 🔸 "Cihazı tekrar getirdiğimizde bu sefer başka bir yerde bağırıyordu ve bunun üç harfliler tarafından gezdirildiğini anladık." 🔸 "Zaten böyle bir inanış da duyduk; 'Allah Allah, ne yapacağız?' deyip etrafı eşmeye karar verdik." 🔸 "Orayı eşerken ben arkadaşlara gidip çay yapacağımı söyledim." 🔸 "Gece geç saat olmuştu; çünkü üç harflilerin olduğu yerde asla akşam namazından sonra kazı yapılmaz, bu çok tehlikelidir çünkü onlar o vakitten sonra piyasaya çıkar." 🔸 "Ben çay yapmaya gittikten kısa süre sonra yeğenim beni aradı ve 'Amca yetiş, bunlar birbirini yiyor' dedi." 🔸 "Nasıl diye sormaya kalmadan yanlarına vardım; ikisi birbirine kilitlenmiş bir şekilde karşılıklı küfürleşiyordu." 🔸 "Araya girip 'Yahu ne yapıyorsunuz, yapmayın' diyorum ama öbür iki tanesi hiçbir şey olmamış gibi birbirine bakıp gülüyordu, kavgayı hiç görmüyorlardı." 🔸 "O sırada yeğenim, ev sahibinin oğlunun odaya girdiğini söyledi." 🔸 "Ben de 'Allah Allah, o odanın kapısında kilit var, nasıl girdi?' dedim." 🔸 "Yeğenim 'Şimdi girdi içeri' dedi, fakat baktığımda oda kapısı dışarıdan kilitliydi." 🔸 "Kapının dışarıdan kilitli olduğunu görünce işin rengini anladım ve işlerin karışık olduğunu fark ettim." 🔸 "Tam o sırada ev sahibinin oğlunun dışarıdan geldiğini gördüm; 'Hani içerideydi, bak dışarıdan geliyor' dedim." 🔸 "Durumu anlayınca hemen bildiğim bütün ayetleri okumaya başladım ve oradakileri kollarından tutup dışarı attım." 🔸 "Dışarı çıkardığımda sanki üzerlerinden bir yük kalkmış gibi rahatladılar." 🔸 "Onlara 'Ulan siz niye birbirinize küfür ediyorsunuz?' diye sorduğumda, 'Yok ya, ne zaman küfür ettik?' dediler." 🔸 "Hiçbirinin yaşananlardan haberi yoktu." 🔸 "Ertesi gün gelip orayı kapattık; buranın sihirli ve sahipli olduğunu anladık ve buraya bir şey yapamayacağımıza karar verdik." 🔸 "Olayın üstünü kapattık, yer hala duruyor; kendine güvenen varsa gelsin." Kaynak: Halil Boy YouTube Kanalı
3
198
Yere attığı hurda olarak tabir edilen incirlerden anlaşılan o ki gereksiz şov yapan beyefendinin incirleri ekşimiş. Buna bir tür sinek sebep oluyor, incirden sirke&alkol karışımı gibi ekşi bir koku yayılıyor. İnci gibi dizdiği incire de bulaştığı için alıcı bulması mümkün değil.
🔴 Bursa'da bir üretici, düşen alım fiyatlarını protesto etmek için kasalarındaki incirleri tarlaya döktü. Geçen yıl 150 liradan satılan incirin fiyatı bu sezon 30 liraya düştü. Bursalı İncir Üreticisi: 30 liraya incir mi olur? Alın abi, bedava! — Bursasaati Gazetesi
2
536
Okült/demonik estetik vb. içeren film, dizi, gösteri adına her ne denirse zibilyon tane yapım var ama burada yapılacak bir konser herkesi şeytanlaştırıyor bunlara göre. Şeytan şuvan çok üzgündür, kırk yılda bir konserde ortaya çıkacaktı oyununu bozdular.😜
ANYMA SADECE DJ Mİ? İSTANBUL VALİLİĞİ'NİN KARARI NEDEN HAKLI? Birileri çıkıp "Alt tarafı bir konser, devlet neden karışıyor?" diyebilir. Ben aynı fikirde değilim. Çünkü Anyma'nın yaptığı şey, bildiğimiz anlamda bir DJ performansı değil. Müzik var ama mesele yalnızca müzik değil. Sahne var ama mesele yalnızca sahne de değil. Karşımızda yapay zeka, insan bedeninin dönüşümü, ölüm, yeniden doğuş, insan-makine birleşmesi ve "dijital ölüm sonrası yaşam" gibi fikirleri devasa görsel efektlerle milyonların önüne koyan bir organizasyon var. Yani önce kavramı doğru koyalım. Bu, sıradan bir konser değil. Anyma'nın kendi görsel evreninde EVA, ADAM, LILITH ve SYREN gibi karakterler bulunuyor. İnsan biçimindeki dijital varlıklar, kablolarla makinelere bağlanan bedenler, yeniden doğuş görüntüleri, gözler, geometrik şekiller ve insanın başka bir varlığa dönüşmesi sürekli karşımıza çıkıyor. "Bunların hiçbir sembolik anlamı yok, insanlar sadece müzik dinlemeye gidiyor" demek, gerçeği fazlasıyla basitleştirmek olur. Üstelik mesele Türkiye'de ilk kez ortaya çıkmadı. Anyma'nın Giza Piramitleri'ndeki gösterisinin ardından Mısır'da da benzer tartışmalar yaşandı. Sosyal medyada gösterinin bazı bölümleri "ritüel, okült ve satanik" olarak yorumlandı. Piramitler, geometrik şekiller, ışıklar ve insan-makine dönüşümü üzerinden çeşitli komplo teorileri üretildi. Burada önemli bir ayrım yapalım. Bir komplo teorisinin varlığı, o teorinin doğru olduğu anlamına gelmez. Ama aynı görüntülerin dünyanın farklı yerlerinde insanlarda benzer dini ve ezoterik çağrışımlar yaratması da görmezden gelinecek bir ayrıntı değildir. İstanbul Valiliği'nin kararını tam da bu noktada doğru buluyorum. Çünkü devletin görevi "Anyma satanist mi?" sorusuna ilahiyatçı gibi cevap vermek değildir. Devletin görevi, kamuya açık büyük bir organizasyonun içerdiği unsurları ve yaratabileceği toplumsal etkileri değerlendirmektir. On binlerce kişinin katılacağı bir organizasyondan söz ediyoruz. Devasa ekranlar var. Son derece güçlü görsel efektler var. İnsan bedenini ve bilincini dönüştüren bir gelecek tasavvuru var. Yapay zeka var. Ölüm ve yeniden doğuş var. Mitolojik çağrışımlar var. Ve bütün bunlar yalnızca birkaç kişinin izleyeceği kapalı bir sanat galerisi performansı olarak değil, kitlesel bir gösteri olarak sunuluyor. Böyle bir gösterinin kamu makamları tarafından incelenmesini "sanat düşmanlığı" diye yaftalamak kolaycılıktır. Devlet, bir olay çıktıktan sonra müdahale etmek zorunda değildir. Kamu düzenini bozabilecek veya ciddi toplumsal tepki doğurabilecek bir organizasyon konusunda önceden değerlendirme yapmak da devletin sorumluluk alanındadır. Üstelik burada çok daha büyük bir mesele var. Anyma'nın anlattığı dünya, insanın teknolojiyle birleştiği, bilincin dijitalleştiği, ölümün anlamını kaybedebileceği ve yapay zekanın insanın karşısına yeni bir varlık olarak çıkabileceği bir dünya. Benim itirazım Anyma'nın müziğine değil, müziğin arkasındaki devasa sembolik anlatının küçümsenmesine. "Alt tarafı konser" demek kolay; ancak burada yapay zeka, insanın dönüşümü ve dijital gelecek üzerine güçlü bir görsel dünya kuruluyor. Bu yüzden Valiliğin kararını yalnızca bir konser yasağı olarak görmüyorum. Devletin görevi, kalabalık alkışlamaya başlamadan önce "Burada ne anlatılıyor?" diye sormaktır. Valiliğin kararı da tam olarak bu ihtiyatın sonucudur.
9
353
Ses, frekans, hologram ve görsellerden etkilenip satanist olacağınızı iddia ediyorsunuz ama binlercesini yayıyorsunuz. Kaçınız güne satanist olarak uyandınız acaba. Çok komiksiniz. Medusa'yı da şeytani figür sanması güldürdü. Müzelerimizde olan medusa başlarına saldırmasalar iyi.
KONSER mi ŞEYTANA TAPINMA mı?. Ne kadar şeytani figür varsa içinde büründüren satanist Anyma müzik grubu Dünya turnesi kapsamında 12 Eylül'de İstanbul'da konser verecek... @TC_icisleri
9
338
Anyma konserinde müziğin ritmine kapılıp etkilenmiş olabilirler. Araştırılsın. (:
At izi it izine karışmış.. Müge Anlı’da bir konu var akıllara zarar. Ülkenin tüm psikiyatri doktorları stkları bir araya gelse bilime, fiziğe, teolojiye, mitolojiye, ezoterizme, kültlere yani büyük resme bakmadan bunu çözemez. Reenkarnasyon, yeniden diriliş, metafizik, cinler, enkarnasyon o kadar büyük bir manipülasyon var ki son dönemde patlayan spiritüalizmin yan etkileri bunlar. Altındaki bilgiyi sindiremeden hap gibi yutulan her şeyin zehirlenme belirtileri. Herkes kendisini 3-5 kelime öğrenip aziz ilan etmeye (kendini değerli hissetme ihtiyacı duyanlar ve önemsenmek isteyenler ise tapınmaya başladı.) Türkiye’de şu an belkide daha önce hiç yaşanmamış bir inanç akımı yaşanıyor ve bir çok insan psikolojik kırılganlık, yetersiz bilgi, inanma ihtiyacı vs. gibi durumlardan kullanılıyor. Bunlar medyaya yansıyanlar çünkü süreç bir cinayet ile sonuçlanmış ve kadın ben bir şey yapmadım içimdeki cin konuştu o söyledi diyor (Nefretiti ve Meryem kadın ikisinin de içinde yaşadığına ve hayatına fiziksel ve ruhsal olarak müdehale ettiğini söylüyor, bir de öldükten sonra bedeninde dirileceğine inandığı bir Rus var= çoklu kişilik bozukluğu.) Ya medyaya yansımayan yüzü?
1
6
296
Payız retweeted
Yeryüzünün sakini olmak, hayatın uğultusu içinde usulca bir sükûnete sığınabilme çabasına benzer. İçimizi saracak bir sekînet özlemiyle, kendimize hep sessiz bir köşe ararız... 🍂 Eylül ayında, "Yeryüzünde Sakin Bir Yer" temasıyla bu sığınağı bulma, kurma, kaybetme ve hatırlama yolculuğumuzu anlatan filmlerle karşınızdayız. 🎬 Şehrin telaşı içinde küçük alışkanlıklara ve yaprakların arasından süzülen güneşe tutunanlardan (Mükemmel Günler), doğanın çetin yüzüyle mücadele edip içsel sükûnetini arayanlara (Çobanlar)... Tehlikelerin ve yoksunluğun gölgesinde umuda ve dayanışmaya sarılanlardan (Cennetin Yanındaki Köy), elinden alınan yurdunu arayanların oradan oraya savrulan kırılgan hikâyelerine (Kayıp Toprak ve Cam Plaj)... Ve fiziksel mekânlar silindiğinde aradığı aidiyeti hafızasının odalarında, kendi içindeki yüzleşmelerde bulmaya çalışanlara (Sonsuz Sır ve Eşik) uzanıyoruz. Gündelik hayatın küçük mutluluklarından doğanın zorlu sınavlarına, kaybedilen topraklardan zihnimizde yaşattığımız sığınaklara uzanan, bizi dünyada nereye ait olduğumuz üzerine yeniden düşünmeye davet eden daha pek çok yapım Eylül ayı boyunca TRT 2'de. 📺 ✨
7
28
10
200
22,026
Side’de tarihin görkemli kapılarından birini daha gün yüzüne çıkardık. Yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi’nde tamamladığımız kazılar, Side’nin Roma’dan Geç Antik Çağ’a uzanan dönüşümüne ilişkin önemli izler ortaya koydu. Caddenin anıtsal girişlerinden Herakles Kapısı, Herakles’in On İki İşi’ni betimleyen kabartmaları; Athena, Zeus, Artemis, Hygeia ve Tykhe tasvirlerinin yer aldığı kasetleriyle öne çıkıyor. MS. 3. yüzyılın başlarına ait bu kabartmaların Geç Antik Çağ’da kapının yapımında yeniden kullanıldığı anlaşılıyor. MS. 5. yüzyılda Piskoposluk Sarayı kompleksiyle birlikte yeniden düzenlenen bu güzergâh, Doğu Kapısı’ndan kente ulaşanları karşılayan anıtsal bir kent aksına dönüşmüş. Geleceğe Miras Projemiz kapsamında Side’nin çok katmanlı tarihini ortaya çıkarmaya, korumaya ve geleceğe taşımaya devam ediyoruz. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüz ile kazı heyetimize ve bu kıymetli çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
36
1
242
10,033
İzmir'in Bornova ilçesindeki Homeros Vadisi'nde yer alan ve ünlü ozan Homeros'la ilişkilendirilen mağaralar, doğal yapısı ve tarihsel anlatılarıyla bölgenin dikkati çeken noktaları arasında bulunuyor... Detaylı bilgi için linke tıklayınız. aktuelarkeoloji.com.tr/kateg…
4
1
23
2,158
Letoon Antik Kenti'ni gezdiğim sırada karısına "beni tripod olarak kullanıyorsun" diyerek sitem eden beyefendiden sonraki favori sitemkârım bu beyefendi oldu. Kahkahamı durduramıyorum.🤭
8
775
Japonya teslim oldu (15 Ağustos 1945) Japonya, 15 Ağustos 1945’te Müttefiklerin teslim şartlarını kabul ettiğini duyurdu. Bu karar, insanlık tarihinin en yıkıcı çatışması olan II. Dünya Savaşı’nın fiilen sona ermesini sağladı.
5
1
22
2,825
📍 Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde kanalizasyon çalışması sırasında kepçenin kazdığı alanda mozaik bulundu. Çalışmalar durdurulurken bölge Jandarma tarafından güvenlik çemberine alındı. Müze müdürlüğü ekipleri de tarihi eser olduğu belirlenen mozaiğin çıkartılması ve tarihinin belirlenmesi için çalışma başlattı. Kaynak: İHA (14.08.2026)
7
24
248
14,332
Erdek'teki plajlar hepinize yeter de artar, denize giremeyeceğiniz yer yok desem yeridir. Velhasıl hayvanları rahat bırakın, hazır gitmişken de Kyzikos Antik Kenti'ni gezin. (:
Balıkesir Erdek’te plajda yüzen inekler görüntülendi.
10
899
Türk Tarih Kurumu Dijital Tarih Akademisi erişime açıldı! Kapsamlı eğitim seminerlerinden e-yayınlara, podcast'lerden fotoğraf ve videolara Türk Tarih Kurumunun dijital birikimine tek platformdan erişmek için: dijitaltarihakademisi.gov.tr… #DijitalTarihAkademisi
2
208
9
699
45,242
Aspendos’ta şifanın yaklaşık 1.800 yıllık sembolü gün yüzüne çıktı! Geleceğe Miras Projemiz kapsamında Antik kentte yürüttüğümüz kazı çalışmalarında, sağlık tanrısı Asklepios ile oğlu ve yardımcısı Telesphoros’un birlikte betimlendiği 2,20 metre boyundaki mermer heykel grubuna ulaştık. Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait eser, Tiyatro Caddesi üzerindeki Doğu Meydanı’nın batı cephesinde yer alan Anıtsal Kapı’nın kuzey kanadına ait yıkıntılar arasında bulundu. MS 2. yüzyılın son çeyreğine tarihlenen heykel grubu; figürlerin duruşu, himationun kıvrım düzeni, Asklepios’un yüz tipi ile saç ve sakalındaki yoğun işçilikle dönemin heykeltıraşlık anlayışını yansıtıyor. Antik Çağ’da Asklepios hekimliği, tedaviyi ve sağlığın korunmasını; uzun ve kapüşonlu giysisiyle betimlenen Telesphoros ise tedavinin tamamlanmasını, iyileşmeyi ve nekahet dönemini simgeliyordu. Bu nedenle eser, hastalığın tedavisinden kişinin bütünüyle iyileşmesine uzanan şifa sürecini bütüncül biçimde anlatan güçlü bir sembol niteliği taşıyor. Aspendos’un sağlık kültlerine, inanç dünyasına ve toplumsal yaşamına yeni veriler sunan bu önemli keşif dolayısıyla Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, kazı heyetimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
70
2
247
14,977
Bu sabah Laodikeia
9
2
142
3,216