31 Ekim Dünya Şehirler Günü kapsamında Kadıköy ve Tuzla'daki parkların nüfus açısından ne kadar erişilebilir olduğunu araştırdık.
Spatial Notebook Research kapsamında gerçekleştirdiğimiz çalışmada, iki ilçedeki 49.499 binayı ve kayıtlı 247 parkı birlikte değerlendirdik. TÜİK'in 2025 nüfus verilerini bina düzeyine dağıtarak OpenStreetMap yaya ağı üzerinden parklara olan yürüme mesafelerini hesapladık.
Analiz sonucunda, 400 metre yürüyerek bir parka ulaşabilen nüfus oranının Kadıköy'de %62, Tuzla'da %64 olduğunu belirledik. Ancak parkların büyüklüğünü de değerlendirmeye dahil ettiğimizde sonuçlar önemli ölçüde değişiyor.
Yalnızca 5.000 m² ve üzerindeki parklar dikkate alındığında erişim oranı Kadıköy'de %26'ya, Tuzla'da %22'ye geriliyor.
Mahalle ölçeğindeki farklılıklar da dikkat çekici. Örneğin Kozyatağı'nda herhangi bir büyüklükteki parka 400 metre içinde ulaşabilen nüfus oranı %72 iken büyük parklar için bu oran yalnızca %3.
Bu çalışma kapsamında park sayısını, parkların büyüklüğünü ve konutlardan gerçek yürüme mesafelerini birlikte analiz ettik. Böylece yalnızca iki ilçedeki park dağılımını değil, nüfusun bu parklara erişimini de karşılaştırabildik.
Araştırmamız Kadıköy ve Tuzla'nın belediye ve İBB kayıtlarında bulunan parklarını kapsıyor. Listelerde yer almayan site içi parklar dahil edilmedi. Hesaplanan değerler parklara erişimi gösteriyor; yeşil alan miktarı veya parkların fiziksel niteliği hakkında bir değerlendirme
Fenerbahçe'nin stadının Kadıköy'den Maltepe'ye taşınması ihtimali, iki konumun gayrimenkul piyasalarını karşılaştırmak için dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Spatial Notebook Research kapsamında mevcut Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nun bulunduğu Zühtüpaşa Mahallesi ile Maltepe'deki potansiyel stadyum konumunu ve çevresindeki mahalleleri inceledik.
Eylül 2026 verilerine göre Kadıköy'ün ortalama konut metrekare fiyatı, Maltepe'den yaklaşık %86 daha yüksek. Daha dar bir coğrafyada, Zühtüpaşa ve Çınar mahalleleri arasındaki karşılaştırmada ise 100 m² bir konutun ortalama fiyatında yaklaşık 5,2 milyon TL fark bulunuyor.
Araştırmanın ikinci bölümünde konut imarlı arsaların metrekare fiyatlarını karşılaştırdık. Böylece konut piyasasının yanında, iki bölgenin arsa değerleri arasındaki farklılıkları da değerlendirdik.
Bu çalışma, stadyumun taşınmasının yaratacağı olası fiyat değişimlerini öngörmeyi değil, gündemdeki iki konumun mevcut gayrimenkul değerlerini coğrafi açıdan karşılaştırmayı amaçlıyor.
Türkiye'de en sık kullanılan mahalle adı Cumhuriyet. Ülke genelinde 407 mahalle bu adı taşıyor.
Cumhuriyetimizin 103. yılını kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyetimizin kurucularını saygı ve minnetle anıyoruz.
Spatial Notebook olarak İstanbul genelinde marketlerin nüfusa erişimini ve yeni mağaza yatırımları açısından değerlendirilebilecek bölgeleri analiz ettik.
Çalışma kapsamında 15,6 milyon kişinin bina bazındaki nüfus dağılımını,19.191 marketin konumuyla ilişkilendirdik. Kuş uçuşu mesafe yerine mevcut yol ağı üzerinden 10 dakikalık yürüme erişimini esas aldık.
Yaklaşık 967 bin kişi, veri setimizdeki hiçbir markete 10 dakikalık yürüyüş mesafesinde bulunmuyor. Erişim dışında kalan nüfusun ilçelere göre dağılımını belirledik. Mevcut mağaza ağındaki kapsama boşluklarını nüfus yoğunluğuyla birlikte değerlendirdik.
Tuzla'da tespit ettiğimiz aday konumlardan birinin yaklaşık 11.700 kişiye ilk kez 10 dakikalık market erişimi sağlayabileceğini hesapladık. Bu sonuçlar, bir bölgede kaç market bulunduğunun tek başına yeterli bir değerlendirme olmadığını gösteriyor. Marketlerin nüfusa göre konumu ve yürüme ağı üzerinden erişilebilirliği, mevcut ağın değerlendirilmesinde ve yeni mağaza yatırımlarının planlanmasında dikkate alınması gereken önemli değişkenler arasında bulunuyor.
Spatial Notebook olarak perakende şirketlerine mevcut mağaza ağlarının analizi, erişim ve rekabet değerlendirmesi ile yeni lokasyonların belirlenmesi konularında coğrafi veri temelli çözümler geliştiriyoruz.
İstanbul'da metrobüs ve raylı sistemlere 15 dakikada kaç kişi ulaşabiliyor?
Bir ulaşım hattının uzunluğu veya istasyon sayısı, o hattın şehir nüfusuna ne ölçüde erişim sağladığını tek başına açıklamıyor. Bunun için istasyonların çevresindeki yürünebilir alanların ve bu alanlarda yaşayan nüfusun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Spatial Notebook Research kapsamında İstanbul'daki 25 ulaşım hattının yaya erişilebilirliğini analiz ettik.
Metrobüs, metro, Marmaray, banliyö, tramvay, füniküler ve teleferik sistemlerini kapsayan çalışmamızda her istasyonun 15 dakikalık yürüme mesafesinde kalan bölgelerini belirledik.
Ardından TÜİK'in 2025 nüfus ızgarasını bina düzeyinde dağıtarak bu bölgelerde yaşayan nüfusu hesapladık.
Analizin temel bulguları:
- Toplam erişim alanı: 379,71 km²
- Erişim alanında yaşayan nüfus: 7.543.801 kişi
- İstanbul nüfusuna oranı: %48,0
- İstanbul il alanına oranı: %7,0
Ulaşım hatlarının erişim alanları birbirleriyle örtüştüğü için toplam hesaplamada kesişen bölgeleri tekilleştirdik.
Çalışma, mevcut ulaşım altyapısının nüfusla olan coğrafi ilişkisini ortaya koyarken, erişimin yoğunlaştığı bölgelerin ve mevcut ağın dışında kalan yerleşim alanlarının incelenmesine de imkân sağlıyor.
Spatial Notebook olarak coğrafi verileri nüfus, yapılaşma ve ulaşım altyapısıyla birlikte değerlendirerek şehirlerin ve fiziksel hizmet ağlarının erişilebilirliğini analiz ediyoruz.
Bir şehirde bisiklet altyapısının gelişmişliğini yalnızca bisiklet yollarının toplam uzunluğuyla değerlendirmek yeterli mi?
Spatial Notebook Research kapsamında İstanbul ve Kopenhag'ın bisiklet ağlarını coğrafi olarak karşılaştırdık.
Çalışmada OpenStreetMap verilerinden oluşturulan bisiklet yolu ağlarını, GHSL kentsel alan sınırları ve nüfus dağılımıyla birlikte analiz ettik. İki şehir için aynı metodolojiyi kullanarak üç temel konuya odaklandık: altyapının büyüklüğü, nüfusun erişimi ve ağın bağlantılılığı.
İstanbul'da 343 kilometre olan bisiklet yolu uzunluğu, Kopenhag'da 1.353 kilometreye ulaşıyor. Ancak nüfus erişimi açısından fark çok daha belirgin.
İstanbul nüfusunun %28'i bir bisiklet yolunun 500 metre yakınında yaşarken Kopenhag'da bu oran %99,8.
Ağ bağlantılılığını incelediğimizde ise İstanbul'daki en büyük kesintisiz bisiklet yolu bileşeninin toplam ağın yaklaşık %5'ini, Kopenhag'dakinin ise %92'sini oluşturduğunu görüyoruz.
Ayrıca bisiklet yollarının kıyı bölgeleriyle ve nüfusun yoğunlaştığı yerleşim alanlarıyla ilişkisini de değerlendirdik.
Bu çalışma, ulaşım altyapısının yalnızca ne kadar inşa edildiğine değil, coğrafi olarak nasıl dağıldığına ve mevcut parçaların nasıl bir ağ oluşturduğuna da bakılması gerektiğini gösteriyor.
Araştırmanın haritalarını ve karşılaştırmalı sonuçlarını videoda paylaştık.
Fenerbahçe'nin olası stadyum taşınmasını coğrafi verilerle değerlendirdik.
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nun Kadıköy'den Maltepe sahiline taşınması ihtimali, yalnızca sportif veya mimari açıdan değil, kentsel planlama ve ulaşım açısından da değerlendirilmesi gereken bir konu.
Spatial Notebook Research kapsamında mevcut stadyum ile Maltepe sahilinde gündeme gelen potansiyel konumu karşılaştıran bir coğrafi analiz gerçekleştirdik.
Çalışmada dört temel başlığa odaklandık:
- Her iki konumun çevresindeki nüfus dağılımı
- Marmaray, metro ve metrobüs üzerinden toplu taşıma erişilebilirliği
- İstasyonlardan stadyumlara yaya ulaşım süreleri
- Maç günü çevredeki ticari faaliyetlerle ilişkili olabilecek işletme yoğunluğu
Analizimizde dikkat çeken bulgulardan biri, her iki konumun 3 kilometre çevresinde yaklaşık aynı büyüklükte nüfus bulunmasına rağmen toplu taşıma erişilebilirliğinin ve ticari çevrelerinin belirgin biçimde farklılaşması oldu.
Örneğin, mevcut stadyumun 15 dakika yürüyüş mesafesinde işletme kayıtlarına göre 955 restoran, kafe ve benzeri işletme bulunurken, potansiyel Maltepe konumunda bu sayı 40.
Bu karşılaştırma tek başına bir konumun diğerinden daha uygun olduğunu göstermiyor. Ancak büyük ölçekli yatırımlarda çevresel nüfus, ulaşım altyapısı ve mevcut kentsel dokunun neden birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Spatial Notebook olarak coğrafi verileri farklı kaynaklarla bir araya getirerek konumların erişilebilirliğini, çevresel özelliklerini ve potansiyel etkilerini analiz ediyoruz.
Bu çalışmada da gündemdeki bir stadyum projesini aynı yaklaşımla ele aldık.
Mevcut satış bölgeleriniz, yeni pazarlara açılırken önemli bir referans noktası olabilir.
FMCG ve perakende sektörlerinde yeni bir satış bölgesi belirlenirken nüfus büyüklüğü, demografik yapı, sosyoekonomik özellikler ve ticari çevre gibi birçok değişkenin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Peki, mevcut bir bölgenin özelliklerinden hareketle farklı şehirlerde benzer bölgeleri tespit etmek mümkün mü?
Spatial Notebook olarak hazırladığımız bu çalışmada İstanbul'un Caferağa mahallesini başlangıç noktası olarak ele aldık.
Bölgenin nüfus ve demografi yapısını, eğitim düzeyini, sosyoekonomik özelliklerini ve yürüme mesafesindeki ticari noktaları analiz ettik. Ardından benzer coğrafi ve demografik özelliklere sahip alternatif bölgeleri araştırdık.
Ankara ve İzmir'den seçtiğimiz örnekler üzerinden bu bölgelerin benzerliklerini ve farklılıklarını karşılaştırdık.
Bu yaklaşımın şirketler açısından kullanım alanları oldukça geniş:
- Mevcut satış bölgelerine benzer potansiyel pazarların belirlenmesi
- Yeni dağıtım ve satış noktaları için ön değerlendirme yapılması
- Farklı şehirlerdeki bölgelerin karşılaştırılabilir göstergelerle analiz edilmesi
- Satış ağı genişleme kararlarının coğrafi verilerle desteklenmesi
Bölgesel benzerlik tek başına satış performansını garanti etmiyor. Ancak şirketlerin kendi satış verileriyle birlikte değerlendirildiğinde, yeni pazarlara ilişkin daha anlamlı kararlar alınmasına yardımcı olabiliyor.
Spatial Notebook olarak coğrafi verileri şirketlerin iş süreçlerinde kullanabilecekleri analizlere ve ürünlere dönüştürüyoruz.
Mevcut satış ağınızdan hareketle yeni pazar fırsatlarını birlikte değerlendirebiliriz
Mevcut satış bölgeleriniz, yeni pazarlara açılırken önemli bir referans noktası olabilir.
FMCG ve perakende sektörlerinde yeni bir satış bölgesi belirlenirken nüfus büyüklüğü, demografik yapı, sosyoekonomik özellikler ve ticari çevre gibi birçok değişkenin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Peki, mevcut bir bölgenin özelliklerinden hareketle farklı şehirlerde benzer bölgeleri tespit etmek mümkün mü?
Spatial Notebook olarak hazırladığımız bu çalışmada İstanbul'un Caferağa mahallesini başlangıç noktası olarak ele aldık.
Bölgenin nüfus ve demografi yapısını, eğitim düzeyini, sosyoekonomik özelliklerini ve yürüme mesafesindeki ticari noktaları analiz ettik. Ardından benzer coğrafi ve demografik özelliklere sahip alternatif bölgeleri araştırdık.
Ankara ve İzmir'den seçtiğimiz örnekler üzerinden bu bölgelerin benzerliklerini ve farklılıklarını karşılaştırdık.
Bu yaklaşımın şirketler açısından kullanım alanları oldukça geniş:
- Mevcut satış bölgelerine benzer potansiyel pazarların belirlenmesi
- Yeni dağıtım ve satış noktaları için ön değerlendirme yapılması
- Farklı şehirlerdeki bölgelerin karşılaştırılabilir göstergelerle analiz edilmesi
- Satış ağı genişleme kararlarının coğrafi verilerle desteklenmesi
Bölgesel benzerlik tek başına satış performansını garanti etmiyor. Ancak şirketlerin kendi satış verileriyle birlikte değerlendirildiğinde, yeni pazarlara ilişkin daha anlamlı kararlar alınmasına yardımcı olabiliyor.
Spatial Notebook olarak coğrafi verileri şirketlerin iş süreçlerinde kullanabilecekleri analizlere ve ürünlere dönüştürüyoruz.
Mevcut satış ağınızdan hareketle yeni pazar fırsatlarını birlikte değerlendirebiliriz
Türkiye'deki 729 çağ kebapçısına uğrayan en kısa karayolu turu nasıl oluşturulur?
Bu sorudan yola çıkarak Türkiye genelinde 54 ile dağılmış 729 çağ kebapçısının konumunu belirledik ve karayolu ağı üzerinde bir rota optimizasyonu çalışması gerçekleştirdik. Problemimiz, literatürde Gezgin Satıcı Problemi (Traveling Salesperson Problem) olarak bilinen optimizasyon problemine dayanıyor: Belirlenen bütün noktalara uğrayıp başlangıç noktasına dönen, toplam mesafesi olabildiğince kısa bir tur oluşturmak.
Çalışmamızda elde ettiğimiz rota 10.169 kilometre uzunluğunda.
İlk bakışta bir gastronomi rotası gibi görünen bu problem, lojistikten dağıtım ağı planlamasına, saha operasyonlarından servis güzergâhlarına kadar pek çok alanda karşımıza çıkıyor.
Spatial Notebook olarak bu kez coğrafi veri analizini Türkiye'nin en sevilen lezzetlerinden biri üzerinden ele aldık.
Veri kaynakları: OpenStreetMap katkıcıları ve Spatial Notebook konum taraması

