a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu) header
a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu) profile picture

Avukat, Bilirkişi, MDM/MİSAK editörü ve yazarı, MDM İstanbul Şube Başkanı, Krav Maga, HEMA (Sabre)

Kadıköy, İstanbul
Joined August 2012
Photo by a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu)Photo by a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu)Photo by a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu)Photo by a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu)Photo by a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu)Photo by a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu)Photo by a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu)Photo by a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu)Photo by a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu)Photo by a. selim babaoğlu (@avselimbabaoglu)
a. selim babaoğlu retweeted
Kürtler PKK değildir! Türkiye'deki hiçbir baro da halkın etnik bir kısmı adına konuşamaz! Galatasaray–Amedspor karşılaşmasının ardından GS Store'un paylaşımı üzerinden başlayan tartışma ne yazık ki futbolun ve bir ürün tanıtımının çok ötesine taşındı. Öncelikle bir hususu açıklığa kavuşturalım. Diyarbakır, Van, Mardin ve diğer illerin baroları ayrı ayrı meslek kuruluşlarıdır. Aralarında ortak açıklama yapmaları elbette mümkündür. Ancak 15 baronun bir araya gelerek açıklama yapması, onları hukuken bütün bir bölgeyi temsil eden ayrı bir kuruma dönüştürmez. “Bölge Baroları” ifadesi bu açıklamayı imzalayan baroların tercih ettiği yanlış bir tanımlamadır. Daha önemlisi hiçbir baro bütün Kürt kökenli vatandaşlarımızın sözcüsü değildir. Açıklamada sarı torbanın Kürt toplumunun kolektif hafızasında acıyı ve yas duygusunu temsil ettiği ileri sürülüyor. Burada çok daha temel bir gerçeği hatırlatmak gerekiyor: PKK ile Kürtler aynı şey değildir! PKK bir terör örgütüdür. Kürt kökenli vatandaşlarımız ise bu ülkenin eşit haklara sahip vatandaşları, Türk milletinin ayrılmaz bir parçasıdır. Kürt kökenli vatandaşlarımızın tamamını PKK'nın siyasî söylemiyle, sembolleriyle veya tarih anlatısıyla özdeşleştirmek tarife sığmaz bir hatadır. Bizim ölçümüz açık: Etnik kimliğe göre değil, hukuka göre değerlendirme. Ayrıştırma değil, ortak millet bilinci. Varsayımlar değil, somut delillerdir. Kürtler PKK değildir. Türkiye Cumhuriyeti Türk milletinin devletidir. @avselimbabaoglu @ist_mag @umitkocasakal_ @istbarosu @Diyarbakirbaro @VanBaro @UrfaBarosu @Mardinbaro @HakkariBarosu @AgriBarosu @Bingol_Barosu
3
24
1
46
1,369
Spree killer vakası. Güvenlik için/savunma amaçlı silahlanma ve durum ve çevre fakındalığı artırma gerekir.
Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde 3 ayrı noktada 8 kişi silahla vurulmuş halde bulundu. ▪️Son görüntüsüne ulaşılan saldırganın kırmızı bir hafif ticari araçla kaçtığı tespit edildi. ▪️Saldırganın yakalanması için geniş çaplı operasyon başlatıldı. tr.trthaber.com/1/23ac8e1e
1
165
Temel mesele, milliyetçiliğin iyi veya kötü olduğuna ilişkin genel bir hüküm vermek değildir. Asıl soru, millî aidiyetin hangi tarihî ve toplumsal koşullarda dayanışma ve ortak sorumluluk ürettiği, hangi koşullarda dışlayıcı bir kimlik siyasetine dönüştüğü ve siyasî iktidarla nasıl bir ilişki kurduğudur. 🖊️İkbal VURUCU yazdı: Milliyetçiliği faşizmle eşitlemek: Millî aidiyet, siyasi ideoloji ve yurttaşlık sorunu millidusunce.com/misak/milli…
4
5
85
Bir damga vurduk asra; kalacak ilelebet Aziz vatanın tacı #Cumhuriyet: varlığın ebedî, asırlar aşan yaşın kut'lu olsun. Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir diyen ulu önder, Gazi Mustafa Kemal nezdinde tüm şehit, gazi ve kahramanlarımızı bir kez daha saygı, minnet ve şükranla yâd ediyoruz Aziz Türk milleti; emperyalizme tokat atan Türk devrimlerinin en şanlısı olan #CumhuriyetBayramımızKutluOlsun @MilliDusunceMDM
4
8
148
#SafsataAvcisi Safsata Avcısı İst - MDM 🔎 Safsata: Çoğunluğa başvurma (Argumentum ad populum) Feti Yıldız, Ümit Kocasakal’ın aldığı oy oranı üzerinden İstanbul Barosu Başkanı seçilmesini, baroya kayıtlı yaklaşık 70 bin avukat üzerinden sorguluyor. Üstelik Feti Yıldız, 7595 sayılı Kanun’un TBMM’de 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesini de öne çıkarıyor. Ancak bir düzenlemenin yüksek oyla kabul edilmesi, onun hukuki veya siyasi açıdan haklı olduğunu tek başına kanıtlamaz. Bu açıkça çoğunluğa başvurma safsatasıdır. Hukuki bir düzenleme kaç kişinin oy verdiğiyle değil, gerekçeleriyle değerlendirilir. Öte yandan 2024 ila 2026 İstanbul Barosu seçim değerlendirmesine karşılaştırmalı olarak baktığımızda Kocasakal'ın 2026 yılında daha fazla seçmeni temsil ettiği ortada. Dipnot: 2024 ve 2026 seçimlerine ilişkin yayımlanan sonuçlarda kesinlik ve veri tutarlılığı sorunları bulunduğundan, oranlar açıklanan rakamlar üzerinden hesaplanmıştır. @YildizFeti @umitkocasakal_ @avselimbabaoglu
İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulunda başkanlık seçimleri yapıldı. Yaklaşık 70 bin avukatın kayıtlı olduğu Baro’da,Terörsüz Türkiye sürecini sakıncalı bulan Sayın Ümit Kocasakal 9 bin 686 oy alarak kazandı. Sayın Kocasakalın , TBMM’de 467 Milletvekilinin oylarıyla kabul edilen 7595 sayılı Kanunla ilgili derin ve kadim bilgilerini dinleyelim. “Görüldüğü üzere sözde “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi”ne dair kanun teklifini yalnızca kendi içinde ele almak ve değerlendirmek hatalı olup bu yalnızca bir girizgâhtır ve amaç öncelikle toplumsal tepkiyi yumuşatmak ve asıl amaca zemin hazırlamaktır.” Vay be helal olsun… Kanun dediğin böyle yorumlanmalı yasa koyucunun asıl niyeti işte böyle okunmalı.! Baroya kayıtlı 7 Avukat’tan birinin oyunu alarak meslek kuruluşunun başkanı olmak kolay mı.?
7
5
259
#Cumhuriyet kız çocuklarına özgürce parmak kaldırma cesareti verdi. Not: Görsel Yapay Zekâ ile oluşturulmuştur. @Mdmistanbul
20
2
59
1,386
Sandığın sonucuna saygı duymak da ifade özgürlüğünün bir parçasıdır. İstanbul Barosu seçimlerini kazanarak başkanlığa seçilen Prof. Dr. Ümit Kocasakal’ı tebrik ediyor, bu süreçte başarı gösteren İMAG’ı ve emeği geçen herkesi kutluyoruz. Ancak seçim sonrasında verilen bazı tepkiler, sonuçların ötesinde bir soruyu yeniden gündeme getirdi. İfade özgürlüğü gerçekten herkes için mi, yoksa yalnızca aynı fikirde olduklarımız için mi? Kendilerini özgürlük, çoğulculuk ve demokrasi kavramlarıyla ifade eden bazı çevrelerin, kendi siyasi çizgileri dışındaki bir sonuç karşısında “faşist” gibi yaftalara başvurması ciddi bir çelişkidir. Milliyetçi bir avukatın düşüncesini açıklaması, bir grubun seçim kazanması veya bir hukukçunun ülkenin üniter yapısını savunması tek başına kimseyi faşist yapmaz. Seçim sonucunu hazmedemeyip hakaret ve yaftalamaya sarılmak, savunulduğu iddia edilen özgürlük ve çoğulculuk anlayışını bizzat zedeler. Sandıkta kaybedince demokrat, kendi görüşü dışında bir sonuç çıkınca saldırganlaşan bu anlayışın samimiyeti sorgulanmalıdır. Daha önemlisi Türk milliyetçiliğini savunmak eleştiri konusu yapılırken etnik temelli ayrılıkçılığın veya başka kimliklere yönelik ayrımcı söylemlerin “özgürlük” adı altında hoşgörüyle karşılanması kabul edilemez. Özgürlüğün ölçüsü, düşünce sahibinin kimliğine göre değişmez. Hukukçuların bulunduğu bir meslek kuruluşunda bu ayrım özellikle gözetilmelidir. Çünkü hukuk yalnızca bizimle aynı fikirde olanların değil, bize tamamen karşı olanların da haklarını koruyabildiğimiz ölçüde anlam kazanır. Prof Dr. Ümit Kocasakal’a ve İMAG’a tekrar başarılar diliyoruz. Temennimiz, İstanbul Barosu’nun siyasi görüşü, kimliği veya dünya görüşü ne olursa olsun tüm avukatların haklarını savunan; millî meseleleri tartışmaktan kaçınmayan, ancak meslektaşları arasında ayrım yapmayan bir anlayışla yönetilmesidir. Özgürlük, yalnızca bizim sözümüzün duyulması değil, karşımızdakinin de konuşabilmesidir. Demokrasi ise yalnızca istediğimiz sonuç çıktığında savunulacak bir ilke değildir. @umitkocasakal_ @avselimbabaoglu @AVHAKANCATAK @ist_mag @barolar @MilliDusunceMDM
8
8
378
İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu(İMAG) olarak Cumhuriyetçi Güç Birliği çatısı altında girmiş olduğumuz İstanbul Barosu seçimlerini açık ara farkla kazanmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri bu göreve layık gören değerli meslektaşlarımıza teşekkür ederiz. Ne mutlu TÜRKÜM diyene!
14
90
10
644
17,461
Ziya Gökalp ebediyete göç edişinin 102. yılında kabri başında yolundan gelen torunları ve çeşitli STK’lerin katılımıyla yâd edildi. @MilliDusunceMDM Genel Merkezi ve Millî Düşünce Merkezi İstanbul Şubesi olarak biz de Türk fikir sisteminin büyük düşünürü Ziya Gökalp'ı ebedî istirahatgâhında anmak için hazır bulunduk.
5
12
142
İstanbul Barosu geleneksel çizgisine dönmüştür. Müdafaa-i Cumhuriyet, Müdafaa-i Vatan, Müdafaa-i Hukuk, Müdafaa-i Avukat için buradayız.
1
5
204
Türk fikir sisteminin öncü isimlerinden Ziya Gökalp’ı vefatının 102'nci yıl dönümünde kabri başında yâd edeceğiz. 25 Ekim Pazar Günü, Türk milletinin ferdi, Türklüğe gönül veren tüm vatandaşlarımız davetlidir. #ZiyaGökalp @MilliDusunceMDM @MefkureMektebi @avselimbabaoglu
5
14
199
#SafsataAvcısı -İstanbul MDM Bir ülkede insanlar konuşmaktan korkuyorsa mesele yalnızca ekonomi değildir. Fon krizi; sermaye piyasalarındaki denetimi, yatırımcıların korunmasını ve haksız kazanç iddialarını yeniden gündeme getirdi. 131 fonun tasfiye süreci ve yüz binlerce yatırımcının etkilenmesi, cevaplanması gereken ciddi soruları beraberinde getirdi. Ancak bir başka mesele daha var: Bütün bunları özgürce tartışabiliyor muyuz? İnsanlar ekonomik gelişmeler hakkında yazarken, kamu kurumlarını eleştirirken veya toplumsal sorunları dile getirirken idari ve adli soruşturmayla karşılaşmaktan, hatta tutuklanmaktan endişe ediyorsa burada ifade özgürlüğü bakımından ciddi bir sorun vardır. Elbette hakaret, tehdit, iftira ve suç teşkil eden fiiller hukuk çerçevesinde değerlendirilmelidir. Ancak eleştiri yapmak, soru sormak ve kamu gücünü sorgulamak suçla bir tutulamaz. Bir iddianın yanlış olması, her zaman cezalandırılması gerektiği anlamına gelmez. Bir eleştirinin sert olması da onu kendiliğinden suç hâline getirmez. Hukuk devleti; yalnızca insanların ne söyleyebileceğini sınırlayan değil, onların düşüncelerini korkmadan açıklayabilmesini de güvence altına alan devlettir. Fon krizinde de başka meselelerde de ihtiyacımız olan şey; söylentilerin değil belgelerin konuşması, iddiaların araştırılması ve eleştirilerin cezalandırılma korkusu olmadan tartışılabilmesidir. Çünkü insanlar konuşmaktan çekiniyorsa yanlışlar daha zor ortaya çıkar. Sorunlar görünmez hâle gelir, kamuoyu denetimi zayıflar. Unutmayalım: Eleştirinin sustuğu yerde denetim de zayıflar. @avselimbabaoglu @zorlu77 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: Fon soruşturması konusunu kısa süre sonra tümüyle çözdüğümüzü göreceksiniz v.aa.com.tr/4087221
6
1
7
551
AKP'li Mehmet Metiner, İstanbul'da yaşanan yağış ve sel felaketiyle ilgili olarak 'Bu siyasi bir afettir!' diyor. Ardından da 2019'dan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediye başkanının tek hedefinin cumhurbaşkanlığı olduğunu ekliyor. Kurumumuzun gündeminin günlük siyaset olmadığını ve hiçbir partiyle organik ya da inorganik bir bağının bulunmadığını belirtmekle birlikte; Mehmet Metiner'e, AKP'nin bu ülkenin yerel ve genel, neredeyse tek mutlak hâkimi olduğunu hatırlatmak (!) isteriz. AKP'nin izni ve bilgisi olmadan ülkede bir çivi dahi çakılamayacağını kendi adı gibi bildiğinin de farkındayız. Dili dönse sel felaketini Bizans'a ya da Peçeneklere dahi bağlayacak bir hayal gücüne sahip olduğunu da çok iyi biliyoruz. @avselimbabaoglu @MetinerBasin
2
1
6
763
a. selim babaoğlu retweeted
Vakfımız yetim kaldı. Yarım asırlık dostumuz ev arkadaşımız, kader arkadaşımız,dava arkadaşımız Erdoğan Aktaş namı diğer Cabbarımız dünyadaki çilesini tamamlayıp bâki aleme göçtü. Rabbim rahmet etsin, mağfiret etsin,merhamet etsin,makamı cennet olsun İnşaallah.
165
47
13
607
42,238
a. selim babaoğlu retweeted
Ülkücü Hareketin tanınan isimlerinden Erdoğan Aktaş hayatını kaybetti. Ülkücü Hareketin önde gelen isimlerinden, kamuoyunda “Cabbar Ağa” lakabıyla tanınan Erdoğan Aktaş (71), 10 Ekim 2026 Cumartesi günü hayatını kaybetti. Suluovalı Aktaş, Gündüz Beyin Derviş Militanları ve İçimdeki Dünyadan Bir Paris Serencamının Romanı adlı kitapların yazarıydı. 1980 öncesinde Ülkü Ocakları Genel Merkez yöneticiliği yapan Aktaş, uzun yıllar Fransa’nın başkenti Paris’te kaçak olarak yaşamıştı. Erdoğan Aktaş için 11 Ekim Pazar günü Suluova Şeker Camii’nde öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Aktaş, namazın ardından Suluova Mezarlığı’nda toprağa verildi.
25
39
11
489
189,126
Bu para nereden geldi ve nereye gitti? MASAK incelemesine ilişkin aktarılan bilgilere göre LGBTİ+ alanında faaliyet gösteren 6 derneğe farklı dönemlerde belli miktarda yurt dışı kaynak aktarılmış. İddialara göre kaynaklar arasında ABD Dışişleri Bakanlığı ve Fransa Büyükelçiliği de bulunuyor. Şimdi önemli bir ayrım yapalım: Yurt dışından fon almak tek başına suç değildir. Ama bu, “Nereden geldi, ne kadar geldi, nereye harcandı?” sorularının sorulamayacağı anlamına da gelmez. Tam tersine, milyonlarca dolarlık yabancı finansman varsa toplumun bunu bilmek istemesi son derece normaldir. Hele finansman yabancı devlet kurumlarından geliyorsa mesele artık yalnızca bir derneğin faaliyeti değildir. Şeffaflık ve millî egemenlik meselesidir. @FranceenTurquie @USEmbTurkiye
This quoted post is unavailable.
5
1
6
426
İstanbul'da 29 hukuk bürosuna yönelik yapılan “panel” operasyonunda, 24 avukat ve 7 sivil personel gözaltına alındı. Burada çok önemli bir ayrım var: Avukatın müvekkilinin hakkını savunmak için hukuka uygun biçimde bilgi toplaması başka, kişisel verileri yasa dışı paneller üzerinden sorgulamak başka. Avukatlık ruhsatı, kişisel veriye sınırsız erişim yetkisi vermez. Soruşturma sonucunu beklemek ve her şüpheliyi kendi fiili bakımından değerlendirmek gerekir. Asıl mesele yalnızca 31 kişi değildir. Devletin vatandaşına ait verileri nasıl koruduğu ve hukukçunun bu verilere hangi sınırlar içinde erişebileceği meselesidir. Hukuk devleti, hem kişisel veriyi hem savunma hakkını korumalıdır. Masumiyet karinesini hatırlatmakla birlikte, bu soruşturmalar kapsamında yakalananların buz dağının görünen yüzü olduğunu belirtiriz. @avselimbabaoglu
2
5
3
13
2,174
pek çok örneği burada paylaşıldı, bana en absürdlerinden birini paylaşmak yakışır üstad :p nitter.cf/avselimbabaoglu/status…
Yahu arkadaş bunu nasıl yapıyorsunuz? UYAP sistemi mi bozuk, nasıl olur bu? Müşteki vekili olduğum dosyada sanık olarak değerlendirip hakkımda yakalama çıkarıldı 🤦‍♂️🤦‍♂️ @AvukatHG
1
1
2
98
Hat düşmedi! Nöbet, ilelebet devam edecek! 30 Ağustos yalnızca bir askerî zafer değildir. Türk milletinin kendi kaderine kendisinin hükmettiğinin resmidir. Bugün “Terörsüz Türkiye” adına yürütülen süreçte de ölçümüz bellidir. Terörün sona ermesi elbette milletimizin ortak arzusudur. Ancak bunun bedeli; devletin üniter yapısı, millî egemenlik, hukuk devleti veya şehitlerimizin hatırası üzerinden ödenemez. 30 Ağustos'un ruhu riyakârca kutlama mesajları paylaşmak değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini Türk milletinin iradesiyle belirlemektir. Türk milletinin iradesi, bir oldu bitti ile etnik, ırkçı ve ayrılıkçı bölücülere meze edilemez. 104 yıl önce, o gün de edilemedi, 104 sonra, bugün de edilemeyecek! Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm aziz şehit ve gazilerimize minnet ve dua ile. Tanrı, Türk'ü korusun! #30AgustosZaferBayramimizKutluOlsun
12
1
23
1,184
Müstesna novellalar... Türk korku edebiyatına harikulâde katkılar... Kılıç: karacehennem #novella #korku #kitapkurdu #booklover #книга @otukennesriyat @SonGulyabani @PaksoyAlp @mustafabbozkurt
1
9
1,817