Avukatın El Kitabı (@avukat_el_hp) header
Avukatın El Kitabı (@avukat_el_hp) profile picture

Hukuk alanında bilgi ve karar paylaşım hesabıdır | Av. Dr. Halil Polat @yazar__polat

Joined February 2023
Photo by Avukatın El Kitabı (@avukat_el_hp)Photo by Avukatın El Kitabı (@avukat_el_hp)Photo by Avukatın El Kitabı (@avukat_el_hp)Photo by Avukatın El Kitabı (@avukat_el_hp)Photo by Avukatın El Kitabı (@avukat_el_hp)Photo by Avukatın El Kitabı (@avukat_el_hp)Photo by Avukatın El Kitabı (@avukat_el_hp)Photo by Avukatın El Kitabı (@avukat_el_hp)Photo by Avukatın El Kitabı (@avukat_el_hp)
Avukatın El Kitabı retweeted
GÜNCEL UYUŞMAZLIKLARI GİDERME KARARI Emeklilik Sonrası Aynı İşyerinde Çalışan İşçinin İşe Başlatmama Tazminatı – Kıdemin Hesabında Tüm Sürelerin Birleştirilmesi Özet: Emekli olduktan sonra aynı işverenin yanında çalışmaya devam eden işçinin işe başlatmama tazminatı belirlenirken yalnız emeklilik sonrası çalışma değil, aynı işverenin işyerinde geçen bütün süreler dikkate alınır. Kanun ay bazlı bir ölçüt koymadığından tazminat, kıdem ve fesih sebebi gibi olgulara göre dört ile sekiz aylık ücret arasında belirlenir. (Y9.HD, 04/02/2026 T., 2026/1 E., 2026/823 K.) "Uyuşmazlık, işe başlatmama tazminatı miktarının belirlenmesinde esas alınacak kıdem süresinin tespitine, toplam hizmet süresini etkileyebilecek hukuki olguların bu duruma etkisine ilişkindir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 21. maddesi şöyledir: "İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler. İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir. İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde; a) İşe başlatma tarihini, b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını, c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir." 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, Mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Dairemiz 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır olan 8 aya kadar belirleme yapılabilmektedir. Uyuşmazlığın giderilmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da bir kısım Bölge Adliye Mahkemeleri işçinin işveren nezdinde geçen tüm süresini esas almış, bir Bölge Adliye Mahkemesi ise emeklilik sonrası çalışmanın yeni bir sözleşme olduğundan bahisle sadece emeklilik sonrası süreyi gözeterek işe başlatmama tazminatının miktarını ay bazında belirlemiştir. Kanun işe başlatmama tazminatının ay bazlı belirlenmesine dair bir kıstas belirlememiş, olabilecek en az ve en çok süreyi zikretmekle yetinmiştir. Dairemizin uygulamasına göre işe başlatmama tazminatı bakımından davacının kıdemine göre de değerlendirme yapıldığı, buna göre aynı işverenin yanında geçen sürelerin birleştirilmesi gerektiği hususu değerlendirilerek bir sonuca varmak gerekmektedir. Belirtilen nedenler ile fesih olsa dâhi önceki hizmet süresinin, işe başlatmama tazminatı miktarının ay olarak belirlenmesinde dikkate alınmaması isabetsiz olacaktır. Yapılan açıklamalara göre başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın, aynı işverenin işyerinde geçirilen tüm sürelerin dikkate alınarak işe başlatmama tazminatı miktarının belirleneceği kabul edilmek suretiyle giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. IV. KARAR 1. Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından iletilen uyuşmazlığın, işe başlatmama tazminatı miktarının, aynı işverenin işyerinde geçirilen tüm süreler dikkate alınmak suretiyle belirleneceği şeklinde giderilmesine."
4
10
1,046
Avukatın El Kitabı retweeted
GÜNCEL UYUŞMAZLIKLARI GİDERME KARARI İdari Yargı Kararıyla Göreve Dönen İşçiye Ödenmiş İşe Başlatmama Tazminatı ve Boşta Geçen Süre Ücretinin Geri İstenmesi Özet: İşe iade kararı üzerine işe başlatılmayan işçiye ödenen işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama işleminin idare mahkemesince iptal edilmesi ve işçinin yeniden göreve başlaması hâlinde işverence geri istenebilir. İptal kararıyla fesih olgusu geçerliliğini yitirdiğinden yeni bir iş sözleşmesi kurulmuş ya da ödemelerle önceki ilişki tasfiye edilmiş sayılmaz. (Y9.HD, 29/04/2026 T., 2026/701 E., 2026/4002 K.) "Uyuşmazlık, işe iade davası sonucunda işçinin zımnen işe başlatılmaması nedeniyle ödenen tazminatların, davalının idare mahkemesi kararları uyarınca yeniden göreve başlamasının ardından davacı işveren tarafından geri istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bu hususun çözümlenebilmesi için öncelikle uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan ve kesin nitelik taşıyan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli kararı değerlendirilmelidir. Anılan kararda, davalı işveren tarafından, feshin geçersizliğine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesi üzerine işe başlatılmayan davacıya yapılan ödemelerin hukuki niteliği değerlendirilmiş; bu ödemelerin önceki iş ilişkisini tasfiye ettiği ve sona eren iş ilişkisini yeniden canlandıramayacağı kabul edilmiştir. Ne var ki söz konusu ödemeler, mahkeme kararının yerine getirilmesinin doğal bir sonucu olarak gerçekleştirilmiştir. Buna karşılık, davalı idarenin davacıyı işe başlatmama yönündeki iradesini hukuka aykırı bularak iptal eden idare mahkemesi kararıyla, işe başlatmama işleminin hukuki dayanağı ortadan kalkmış, buna bağlı olarak fesih olgusu da geçerliliğini yitirmiştir. Bu durumda taraflar arasında yeni bir iş sözleşmesinin kurulduğundan veya yapılan ödemelerle önceki iş ilişkisinin tasfiye edildiğinden söz edilemez. Dolayısıyla, bu kapsamda yapılan ödemelerin işveren tarafından geri istenebilmesi gerekir. Nitekim uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu diğer karar olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 23.05.2025 tarihli kararı bu doğrultudadır. Açıklanan nedenlerle, başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 23.05.2025 tarihli ve 2024/70 Esas, 2025/1271 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. IV. KARAR 1. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından iletilen, uyuşmazlığın; işçiye yapılan ödemelerin, işçinin daha sonra idari yargı kararıyla yeniden göreve başlaması hâlinde işverence geri istenebileceği yönündeki Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 23.05.2025 Tarihli ve 2024/70 Esas, 2025/1271 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine. "
3
6
980
İcra edilebilirlik şerhi davasında inceleme; belgenin 6325 sayılı Kanun'a uygun anlaşma belgesi olup olmadığı, içeriğin tarafların tasarrufunda bulunup bulunmadığı ve üzerinde anlaşılan hususların icraya elverişli açıklıkta olup olmadığı ile sınırlıdır; anlaşmadan sonraki ödeme, zamanaşımı gibi olgular burada değil, İİK m.33 veya menfi tespit yoluyla ileri sürülür. Taşınmaz payının diğer taraf adına tescilini öngören anlaşma inşai hak doğurucu nitelikte olup icra dairesince infaz edilemez; ayrıca şarta ve işleme bağlı düzenlendiğinden şerh talebi reddedilmelidir. (Konya BAM 4. HD, 12/07/2024 T., 2024/2755 E., 2024/3295 K.)
5
32
2,123
Ortaklığın giderilmesi, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir uyuşmazlık olduğundan paydaşlar arabuluculukta taşınmazın satılarak bedelinin paylaşılması konusunda anlaşabilir; bu anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilebilir ve şerh alınması zorunludur. Şerh, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenir; mahkeme anlaşma belgesini imzalayan bütün paydaşlara tebliğ ederek hukuki dinlenilme hakkını sağlamalı, şerhi verirken satış memuru görevlendirmeli, satışın paydaşlar arasında mı kamuya açık mı yapılacağını, taşınmaz yükümlülüklerinin akıbetini ve bedelin paylaştırılma biçimini belirlemelidir. (Bursa BAM 4. HD, 11/07/2024 T., 2024/2464 E., 2024/1857 K.) İzmir BAM 6. HD ise ortaklığın ihale yoluyla satış suretiyle giderilmesi konusunda arabuluculukta anlaşma yapılamayacağını, bu durumda tarafların anlaşamamış sayılacağını ve satışa ancak mahkemece karar verilebileceğini kabul ederek şerh talebinin dava şartı yokluğundan reddini onamıştır (İzmir BAM 6. HD, 28/05/2024 T., 2024/1092 E., 2024/1275 K.).
18
111
6,501
Kiracıya, kira bedellerinin sözleşmede gösterilen hesaba değil kendisine ödenmesini isteyen ve malik olduğunu bildiren üçüncü bir kişiden ihtarname gelmişse, kira bedelinin kime ödeneceği konusunda tereddüt doğar. Mahkeme talep dilekçesini karşı tarafa tebliğ etmeli, gerekirse taşınmazın tapu kaydını getirtmeli ve alacaklının kim olduğunda tereddüt varsa TBK m.111 uyarınca tevdi mahalli belirlemelidir; dosya üzerinden eksik incelemeyle karar verilemez. (İstanbul BAM 54. HD, 11/07/2024 T., 2024/2526 E., 2024/1587 K.)
1
18
1,694
Kiracının ödeme yapamadığı hesap, taraflarca kararlaştırılmış ve kira parasının ödenmesi gereken hesap değilse kiraya verenin kira parasını almaktan kaçındığı kabul edilemez. TBK m.106 ve 107'deki şartlar oluşmadığından talebin reddi gerekirken kabulü doğru değildir. (Antalya BAM 6. HD, 27/06/2024 T., 2024/2582 E., 2024/1538 K.)
3
16
1,447
Çek istirdatı ile ilgili görüş değişikliği 🔻
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT DEĞİŞİKLİĞİ KARARI GÜNCEL-TTK m. 763 hükmü uyarınca açılacak “Çekin iadesi”(çek istirdadı) davasının ARABULUCULUK DAVA ŞARTINA TABİ OLMADIĞI YÖNÜNDE GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİNE GİDİLDİ. “TTK m. 763 Hükmü Uyarınca Çekin İadesi (Çek İstirdadı) Davasının Dava Şartı Arabuluculuga Tabi Olup Olmadığı Hususunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Görüş Değişikliği) TTK m. 818(1)-s yollaması ise ayı Kanunun m. 757 vd. maddeleri uyarınca açılan çek iptali davasında ilanların yapılması üzerine, çeki elinde bulunduranın müracaatı nedeniyle mahkemece verilen sürede 6102 sayılı TTK'nın 763. maddesi hükmü uyarınca açılan iade davasında Yargıtay 11. HD daha önceden arabulucuya başvurulmasını dava şartı kabul etmekte idi (Yargıtay 11. HD, 25/12/2024 tarih ve 2024/1595 E., 2024/9423 K. sayılı; 02/03/2026 tarih ve 2025/4521 E., 2026/1193 K. sayılı; 01/06/2026 tarih ve 2025/6363 E., 2026/3079 K. sayılı kararları). Ancak yeni tarihli kararlarında özetle; "7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle degişik 6102 sayılı TTK'nın 5/A hükmündeki "istirdat" talebinin "ödenen bir miktar paranın iadesi ile 2004 sayılı İcra ve Iflas Kanunu'nun 72/8 hükmünde düzenlenen istirdat davası" olarak anlaşılması gerekir. Zayi nedeniyle açılan kambiyo senetlerinin iptali davasında yapılan ilanlar üzerine senedi elinde bulunduranın ortaya çıkması nedeniyle mahkemece verilen sürede açılan kambiyo senedinin iadesi davası 6102 sayılı TTK'nın 763. maddesi ile düzenlenen farklı bir dava olup farklı özellikleri bulunmaktadır. Bu bağlamda kambiyo senetlerinin iptali davasında ödeme yasağı konulduğu (6102 sayılı TTK m. 757) gözetildiginde, iadenin konusu bir miktar para olmayıp daima bir senettir (poliçe, bono veya çek). Mahkemece verilen sürede iade davası açılmazsa, senet getirene geri verilir ve ödeme yasağı kaldırılır (6102 sayılı TTK m. 763). Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak kabul edilmesi bu davanın özellikleriyle bağdaşmaz." denilerek önceki görüşten dönülmüştür (Yargıtay 11. HD, 28/09/2026 tarih, 2026/7220 E., 2026/5057 K. sayılı; 11/06/2026 tarih ve 2025/6595 E., 2026/3521 K. sayılı; 08/06/2026 tarih ve 2025/6360 E., 2026/3343 K. sayılı kararları).
30
234
15,419
Sigorta tahkimde 2/11/2026 tarihi itibariye uyaptan temyiz imkanı getirilmiştir. 🔻
02.11.2026 tarihi itibarıyla sigorta hakem heyeti kararlarına karşı uyap portaldan temyiz kanun yolu başvurusu yapılabilecekmiş.
8
123
11,179
Bazı yatırım fonlarının tasfiyesine ilişkin 7596 sayılı kanun resmi gazetede yayımlandı. resmigazete.gov.tr/eskiler/2…
1
3
13
4,248
Yeni dönemde kısmi dava 👇
Avukatların yüzde 90'ı bu dilekçe hatasını yapıyor. Prof. Dr. Emel Hanağası anlatıyor.
1
34
359
24,113
KISMİ DAVA/BELİRSİZ ALACAK DAVASI Emel hocaya göre iki dava türü terditli istenemez. Yani belirsiz alacak davası açıyorum, kabul etmezsen kısmi dava olarak değerlendir şeklinde bir talep olmaz. Terditten kasıt bu değil. Yeni dönemde talep artırımı yaparken de, 109/4 vurgusunun önemine dikkat çekiyor. 🔻
Avukatların yüzde 90'ı bu dilekçe hatasını yapıyor. Prof. Dr. Emel Hanağası anlatıyor.
33
244
20,061
Temlik, sulh ve ibra sözleşmesinde borcun döviz olarak vadeleri ve taksit tutarlarıyla belirlendiği, ancak her taksitin ödeme tarihindeki kurdan Türk lirasına çevrileceğine dair hüküm bulunmadığı durumda alacak sözleşmedeki döviz miktarı üzerinden hesaplanır; ödenmeyen taksitlerin vadeleri esas alınarak zamanaşımı değerlendirilir. (Adana BAM 9. HD, 21/05/2026 T., 2023/1112 E., 2026/1352 K.)
3
15
2,281
Haciz ihbarnamesi 👇
Haciz ihbarnamesi / süreç özeti
8
23
3,544
Güncel BAM kararı: İki haklı ihtarda tebliğ işlemi hk.
İki haklı ihtar İcra takibi usulsüz tebligat İhtar tebliği ile ödemenin aynı gün olması İst Bam 54 HD 2025/1529 E 2026/1864 K 20.05.2026
20
148
9,086
Boşanma hükmünde yer alan kusur belirlemesine karşı, boşanma hüküm fıkrasından bağımsız olarak kanun yoluna başvurulabilir; hükmün kanun yoluna taşınmayan kısmı, süresinde başvurulmadığı için kesinleşir. Kamu düzeniyle ilgili olmayan ve resen araştırma ilkesine tabi bulunmayan boşanma davasında istinaf incelemesi, dilekçede ileri sürülen sebeplerle sınırlıdır (HMK 355). İstinaf dilekçesinin tamamı kusura ilişkin gerekçenin hatalı olduğuna yönelik ise ve taraf, boşanma kararının kabulünü istediğini açıkça belirtmişse boşanma hükmü istinaf edilmemiş ve kesinleşmiştir. Bu durumda eşlerden birinin istinaf incelemesi sırasında ölmesi, evlilik birliğinin ölümle sona erdiği sonucunu doğurmaz; evlilik boşanma ile sona ermiştir. (Yargıtay HGK, 24.06.2026 T., 2025/675 E., 2026/410 K.)
9
40
3,152
Zina mutlak ve özel bir boşanma sebebi olup ayrıca ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi aranmaz; zinanın sayısı, kiminle ve hangi koşullarda yapıldığı önem taşımaz. Zinanın ispatı için cinsel ilişkinin gerçekleştiğine dair kuvvetli emareler bulunmalı, delillerin toplamı hayat tecrübelerine göre zinanın işlendiğini kuvvetle muhtemel göstermelidir; salt şüphe yeterli değildir. Eşin birden fazla kadınla farklı zamanlarda çekilmiş çok sayıda fotoğrafı, eşin başka biriyle birlikte olduğunu bizzat söylediğine dair görgüye dayalı tanık beyanı ve olağan hayat tecrübeleri birlikte değerlendirildiğinde zina ispatlanmış sayılır. (Yargıtay HGK, 01.04.2026 T., 2025/201 E., 2026/200 K.)
16
58
3,664
Süresinde bankaya ibraz edilmediği için kambiyo senedi vasfını yitiren çekte, ciro yoluyla yetkili hamil olan davacı keşideciye karşı TTK m.732 uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayanabilir; bu durumda sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü keşidecidedir. Çekin hizmet karşılığı verildiği ancak hizmet alınmadığı savunması ispatlanamamıştır. İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen zamanaşımı def'i istinafta ileri sürülemez. (Adana BAM 9. HD, 23/09/2026 T., 2023/1968 E., 2026/2365 K.)
18
111
9,748
Fatura, sözleşme ilişkisi kanıtlanmışsa ve tebliğden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemişse alacağa delil olur (TTK m.21). Her iki tarafın defterinde kayıtlı faturalarla malın teslimi ispatlanmışsa ödeme savunmasının ispatı davalıya düşer. (Samsun BAM 3. HD, 21/09/2026 T., 2026/1006 E., 2026/1422 K.)
30
1
248
11,489
Malların teslimi konusunda uyuşmazlık bulunmayan fatura alacağında ödeme savunmasının ispatı davalıya düşer. Tarafların defterlerinde ödeme kaydı bulunmasa da, davalının ciro ederek davacıya verdiği çeklerin davacı tarafından tahsil edildiği banka kayıtlarıyla sabitse, çek bir ödeme aracı olduğundan ödemenin borca karşılık yapıldığı kabul edilir. Davacı çeklerin başka bir ilişkiden kaynaklandığını ispatlamadıkça itirazın iptali davası reddedilir. (Erzurum BAM 3. HD, 17/09/2026 T., 2026/410 E., 2026/1116 K.)
10
44
2,764