Bugün Kadıköy'de bir ev taşınmasına denk geldim, baktım yaşlı bir teyze ağır bir kutu taşıyor, yardım ettim. 11 yaşında gittiği yatılı kız lisesinde tanıştığı,75 yıllık bir arkadaşının evine taşınıyormuş. İkisi de 86 yaşında. Huzurevine gitmek yerine birlikte oturalım, demişler.
Taşınma faslının sonuna denk gelmiştim. Kadıköy'de merkezde olunca, onlara ufak bir ev hediyesi aldım. Karşılıklı kahve içsinler diye ikili kahve takımı. Ufak bi şeydi ama çok mutlu oldular. Birkaç gün sonraya kahveye davet ettiler. Gider miyim bilmem ama gülümseten bir anı oldu.
Çok değişik bir tecrübe yaşıyorsunuz.
Nijerya'da kız olarak doğdum, ismim Kaltume. 68 yaşında meme kanserinden öldüm.
Hayatımın önemli kararlarını kendim aldım, 2 oğlum, 5 torunum oldu ama evlât acısı da gördüm.
(İslam ülkesinde kadın olmaktan başka şey çıksaydı keşke!)
Dünya üzerinde herhangi bir ülkede herhangi bir kişi olarak doğup verdiğiniz kararlarla hayatınızı şekillendirdiğiniz bir site. Bir yandan çok eğlenceli, bir yandan da hüzünlü. Ben Endonezya kırsalında doğup zar zor okuyarak şehre göç eden ve 97 yaşına kadar yaşayıp 2 çocuğu, 4 torunu olan bir kadın olarak vefat ettim.
1in8b.life/tr/
Aynen böyle düşünüyorum!
Yıllar evvel düzenli burs verdiğim bir kızı kafede arkadaşlarıyla takılırken gördüm, beni görünce mahcubiyet duyarak açıklama yapmak istedi. "Güzelim, arkadaşlarla kafede takılmak temel ihtiyaç! Çok iyi ediyorsun" dedim.
İnşallah kalanı p.ç etmiştir. 😜
Bugüne kadar burs verdiğim kim varsa umarım avarelik, aylaklık yapmak için harcamıştır. Umarım o kız çocukları, saçlarına dünyanın en gereksiz tokasını almış, en saçma alışverişlerini yapmış, en saçma kokteyllerini içmişlerdir. Şu hayattan biraz olsun keyif almalarına, kafalarını suyun üstünde bir nefes daha olsun tutabilmelerine vesile olduysam onur duyarım.
Orban, Vucic, Trump, Bolsanoro, Netanyahu dönemleri kapandı. FB maç kazanarak taraftarlarını (ve bir GS'li olarak beni de) sevindirdi. Yani umut kesilmişken güzel şeyler de olabiliyor hayatta.
Ulan yoksa, sıra...
Bazısı, evet. Bacağı kesilen bir hastaya kan vermeye hastaneye gitmiştim. Dönüşte, pekmez filan satılan bir dükkâna girdim. Bir anda başım dönüp gözüm karardı.Adam beni hemen oturttu, durumu anlatınca pekmez, tahin, üzüm, bi alay öteberiyi poşete koydu ve parasını katiyen almadı.
Bizim insanlarımız gerçekten çok iyi. Demin bir çiğ köftecide küçük bir çocuk geldi ve 20 liralık dürüm sordu. Adamlar normalde yok ama senin için yaparız dediler. Orada oturan farklı bir müşteri çaktırmadan o çocuğa mega dürüm yapılmasını ve parasını kendisinin vereceğini söyledi.
Çocuk ödemeye gittiğinde +++
"Ee? Geliyo musun hiç Fenerbahçe'ye falan?" dedikten sonra bi de yemek ısmarlattı kendine şerefsiz. 🤭😻
Fatih Sultan Mehmet, babası 2. Murat'a "Şayet padişah sizseniz, ordunuzun başına geçiniz; eğer padişah bensem, emrediyorum, ordunun başına geçiniz!" dedikten sonra eklemiş, "Şu arkadaki, kediyse, bizim beslediklerimiz nedir, bizim beslediklerimiz kediyse, bu nedir?"
Yaptığınız iyilikleri okumayı, kime nasıl ayar verdiğinizi okumaya tercih ederim. İyilik yapmak utanılacak bir şey değil. Bir insanın "iyi" olduğunu bilmesi de ayıp değil. Sahte alçak gönüllülük gösterişlerine tercih ederim. Şu zorba hayatta, yumuşak kalp görmeye ihtiyacımız var!
Mesela şunun gibi kötü karakterlerin, kötü olmaktan hiç rahatsız olmaması ve kötülüğünü ilan etmesi bazılarına ayıp gelmiyor da, iyiliğini paylaşanınki ayıp geliyor.
Feriha diyince aklıma geldi. Kendisi Türk dizilerindeki kötü karakterlerin hayattaki yansıması...Ya da tam tesi.
Annesinin temizliğe gittiği evden getirdiği kıyafetleri yorumlayan kadın:
• Bugün kendimi yine çok feriha gibi hissettiğim bir gündeyim.
• Çünkü annem temizliğe gittiği evden bir poşet ve bir bavul eski kıyafet getirmiş.
• Şu anda onları açacağız ve beğendiklerimizi eve götüreceğiz.
• Kanka çok heyecanlandım. İlk parçamız şöyle bir pantolon. Bende yalnız bir fakirlik özelliği var, ilk etiketine bakıyorum.
• Bazı pantolonları giyen birini görürsün ve alt kısmını çıplak zannedersin ya. İşte bu bana tam onu hatırlattığı için maalesef bizimle değil.
• İkinci ürünümüz. Bu da benim giyebileceğim tarzda bir şey değil.
• Şöyle bir elbisemiz var. Bu elbisenin kumaşı böyle kesilip mutfak bezi çok güzel olur. Mutfak önlüğü de olabilir. Bunu ayıralım.
• Bu zaten benim asla giymeyeceğim bir renk ya. Şu ana kadar çok kötü gidiyoruz.
• Bunlar nasıl renkler? Bu abla bunları nasıl giydi? Bu ne yani? Abla kusura bakma çok kötü.
• Hayatı renkli ve cıvıl cıvıl yaşayan kızlar bunları severdi.
• O kadar tatsız ki markalarına bile bakmayı unutuyorum.
• Şu renk skalası benim 2010 senesinde giydiğim skalayla aynı olabilir.
Başkalarını hırpalamakla övünen, milleti linçlemeyi matah bi şey zanneden, başkasını aşağılamayı kendi zekâsının belirtisi sanan çoğunluğun aksine; kalbi yosun tutmamış, ruhu paslanmamış, içi küf kokmayan insanlar var. Hayatın yara bandı onlar. Esnemek gibi, iyilik de bulaşıcıdır
Desteğe ihtiyacı olan birine/hayvana o desteği sağlamış olmanız bence harika bir şey. Bunu paylaşmanız da öyle. İnsana, hayvana uygulanan fiziksel ve duygusal zararı okumaktan da, buna şahit olmaktan da bıkmadık mı?
İyiliklere ve iyi şeylere şahit olmak istiyorum artık.
Lise/üniversite arkadaşlarımın bir kısmının mezuniyetten 20-30 yıl sonra ~10 kg almış, hafif sarkık, biraz da kırışık hali bitti. Bazıları artık neredeyse üniversitedekinden daha zayıf, daha genç(?), kızlar daha sarışın!
Bu sadece gözlem. Herkes nasıl mutlu oluyorsa öyle yapsın.
Marmaray'da bi çocuk gördüm. Çok tatlıydı, sohbet başlattım. Nerede ineceğimi sordu. Aynı durakta ineceğimizi öğrenince sonra ne yapacağımı sordu. "Adı üstünde, Ayrılık Çeşmesi durağı, burada ayrılıyoruz" dedim. Annesinin elini tutup gitti.
7-8 yaşında. İleride çok can yakar 🤭
Sizler de destek olsanız ne güzel olur. Çorbaya bi çimdik tuz attım. Hayır, bazı gergeleklerin nohut kadar akıllarıyla laf çaktığı gibi, iyi insan olduğumdan(!) değil, hap kadar faydam olsun diye!
Hep birlikte bir şeye yararımız olması fırsatını kaçırmayalım! 🫶
Canım, güzelim, biricik İdil'im, İstanbul Maratonu'nda Kimsesiz / zor durumda 1000'den fazla çocuğun eğitim masraflarına katkıda bulunmak için, Darüşşafaka için koşuyor. Linkteki kampanya sayfasından bağış yaparsanız Zürih Sigorta da aynı miktarı ekleyerek bağışınızı ikiye katlıyor. Bağış miktarı için bir alt sınır yok, "minicik" bağışlar bile çok değerli. ipk.adimadim.org/kampanya/CC…
Annemin evine temizliğe gelen, çok sevdiğim bir abla var. Sağolsun, annem yazlıktan dönmeden, döneceğimiz evi temizledi. Dün döndük. Evde aradığım bir şeyi bulamıyorum (ben kaybettim). "Gözüne çarptı mı hiç?" diye sorsam onu suçladığımı düşünür, incinir diye soramıyorum.
Bana salça olan bu gergelekler, ben çocuk esirgemedeki çocuklarla çalışmalarımı paylaşırken neredeydi, evsizlere yemek yapıp dağıtırken ve "siz de gelin" derken neredeydi, cezaevinde annesiyle kalan çocuklar için kütüphane kurarken ve yardım isterken neredeydi? Bu iyi insanlar???









