Bir haftada 4 şehit verdik. Özgür Özel ise ter*ristlerin anneleriyle görüşüyordu. Unutmayacağız.
Arşiv unutmaz.
cbh.org.tr/arsiv
Artık AKP'nin işlerini temiz gösteremeyecekleri için "niyeti temizdir." diyorlar, ancak niyetleriniz yaptıklarınızdan belli oluyor.
AKP'nin devrim yaptığını iddia ederken hiç utanmıyorlar.
Ülkenin ekonomisini devirmekse mesele, AKP devrimci bir partidir. Bir ülkenin dik duruşunu terörle oturarak devirmekse devrimcilik, AKP devrimci bir partidir.
Cumhuriyet ve Birlik Hareketi retweeted
Sanatın arkasına sığınan PKK, kadın haklarının da arkasına sığınıyor.
Bir örnek: Kandil Cadıları
(Kampüs Cadıları)
Detaylar:
pkkgercekleri.com/yayin/kamp…
Cumhuriyet öyle bir şey ki,
kurucu önderine ayyaş da deseniz,
PYD güzellemesi de yapsanız,
Öcalan sevdalısı da olsanız,
Şeyh Said sevdalısı da olsanız,
günün sonunda saygı duruşuna geçiriyor sizleri.
Cumhuriyetimiz 103 yaşında.
Dahili ve harici düşmanlarına rağmen varlığını sürdürüyor ve ilelebet sürdürmeye devam edecek.
Kurucu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bu cumhuriyet biz Türk gençliğine emanettir.
Cumhuriyet ve Birlik Hareketi retweeted
PKK gerçeklerini açıklıyoruz, bölüm 2.
Sözde kadın haklarının arkasına sığınan örgüt, hem kadın hem çocuk katilidir.
Bölücü olmayan kadınları diri diri yakanlar kadın haklarından bahsedemezler.
12 çocuk ve 7 kadını bir saatte yok edenlerle masaya oturuyorlar.
Ülkemizde siyaset gün geçtikçe daha komik bir hal alıyor.
Neredeyse hiçbir parti artık tabanını dinlemiyor.
Bir partiyi ya da oluşumu asıl güçlü yapan şey tabanıdır, halktır.
Halkını umursamayan oluşumlar, gücünü muhakkak halktan değil başka yerlerden alırlar.
Bu hem iktidar için, hem de sözde muhalefet için geçerlidir.
Duyuru
PKK Gerçekleri projemizi hayata geçirmeye başladık. Önümüzdeki aylarda PKK ya da türevleriyle ilintili üniversite topluluklarını ve sözde medya kuruluşlarını, konum ve detaylarıyla görebileceğiniz interaktif bir harita hazırlıyoruz.
PKK'yı ne kadar "demokratik", ne kadar "barışçı" göstermeye çalışırlarsa çalışsınlar, PKK eli kanlı bir terör örgütüdür.
@pkkgercekleri_
Terörü gerçekten tanıyor musunuz?
PKK ve türevlerinin çalışmaları yalnızca dağlarda değil, zaman zaman mecliste, üniversitelerde, televizyonlarda, medyada ve hatta futbolda sürmekte. Türkiye Cumhuriyeti'nin savaşarak yenilemeyeceğini bilen, ABD ve İsrail'in maşası olan bu örgüt artık hiç olmadığı kadar sivil hayatta sözde sivil çalışmalar yapmakta.
Yıllarca akıttıkları kan hiç akmamışçasına bugün milletimize demokrasi pazarlayan bu örgüt, milletimizin algılarını değişmek için sanıldığından çok daha kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Örgüt bazen bir üniversite topluluğunun masasında, bazen bir sözde ressamın şiirinde, bazen kendi cihazlarımızın ekranlarından zehirli düşüncelerini zihinlerimize oturtmaya çalışıyor.
Anayasamızın da net bir şekilde tartışmaya kapadığı bölücü fikirler, bazen "Atatürk'ün partisiyiz" diyenlerin ağzından, bazen iktidardakilerin ağzından çıkıyor ve eskisi kadar garipsemiyoruz. Sadece bu söylemlerini değil, örgütün şehirlerimizde PKK'lılar için düzenlediği taziyeler bile eskisi kadar tepki görmüyor. Başta belirttiğimiz gibi, terör örgütü artık bu suçları ve kötülükleri normalleştirmek için elinden geleni yapıyor.
Bilindiği üzere normalde terör örgütüyle Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer emniyet birimleri mücadele ederler, ancak şu anda böyle bir durum yok. Dün çatışmaya girilen örgüt mensupları, şehirlerimizde övgülerle anılıyor. Bir yandan da bahsettiğimiz psikolojik savaş söz konusu. O halde bu durumda "terörle kim mücadele ediyor?" sorunusu sormamız gerekmektedir.
Görülebileceği üzere, terör örgütüyle olması gerektiği gibi bir mücadele yoktur. Ancak terörle mücadele yalnızca silahlarla da yapılmaz, bizim görüşümüze göre teröre en büyük darbe ideolojik darbedir. Psikolojik üstünlüğü olan, çarpık ideolojisini çeşitli maskelerin arkasından halka aktarmaya çalışan örgüt mensuplarını ve sempatizanlarını engellemek de bir terörle mücadele operasyonudur.
Yakın zamanda detaylarını paylaşacağımız projemizde PKK'nın bugüne kadar işlediği suçlardan tutun, günümüzde ne gibi propaganda faaliyetleri yürüttüğünü, bunu hangi vasıtalarla yürüttüğünü kapsamlı ve nesnel bir biçimde kamuoyuna aktaracağız.
Okullarımızda yaşanan hazin olaylara mı üzülelim,
milletin milyonlarını alenen çalıp tutuklanmayanlara mı kızalım,
iktidarın milleti ikna edemeyince seçilmişleri devşirmesine mi sitem edelim,
iktidara hizmet eden sahte muhalefete mi kızalım..
Artık ülkemizdeki siyaset ciddiye alınması güç bir skeçe dönüştü.
Anahtar Parti'nin simgesindeki anahtar bir gün Maybach'ta, bir gün Maserati'de.
Bu konu eleştirilince "O arabalar aslında başka yöneticilerin arabası" deniyor. Sorun da bu değil mi? Demek ki her yönetici bu standartlarda yaşıyor.
Bu yalnızca Anahtar Parti ile alakalı bir durum da değil. Partilerin yöneticileri neden daima bu kadar zengindir? Parti yöneticisi oldukları için mi zenginlerdir, yoksa zengin oldukları için mi parti yöneticileridir? Halbuki partiler niçin vardır?
Bu gibi kötü niyetli siyasilerin olmasına şaşmak gülünç bir durumdur; asıl gülünç olan, kendi bedbaht yaşamlarına rağmen bir kısmını kendilerinin finanse ettiği siyasilerin bu lüks yaşamlarını savunanlardır.
Türkiye'de sadece Yusuf'un soyadı tekin. Başka hiçbir şey tekin değil.
Vatandaşların yatırımları tekinde değil,
insanların gelecekleri tekinde değil,
sağlığımız, geleceğimiz tekinde değil,
canımız tekinde değil.
Yaşanan sonsuz sorunun sorumlusu yönetimde değil, okullarda, eğitimde yaşanan sorunların sorumluluğu Tekin'de değil(!).












