
Farklı bakıştan yazıyorum. Yazılarımın hakları saklıdır. https://nitter.cf/t.co/kTC3oJIr14 | @deftersanat @ossobold
StratejiU
Joined July 2025
- Tweets12.4K
- Following92
- Followers22.7K
- Likes34.8K
Pinned Tweet
Hayatı her şeyiyle çözmüş birine denk gelmeyi diliyorum. Yeterince bıkmış, yeterince görmüş, yeterince anlamış ve sonunda hayatın aslında bomboş olduğunu bilen birine… Ama bütün bu boşluğa rağmen mücadeleyi sürekli sürdüren, umutsuzluğa teslim olmayan birine. +++
Yıllardır Allah'a dua ediyorum. Kimsenin duymadığı, sadece gecenin bildiği cümlelerle. Biliyorum ki bir gün her şey alt üst olacak, bu hayat geride kalacak ve ben de hafifleyeceğim. Belki de böyle inanmayı seviyorum, çünkü başka türlü tutunamıyorum. Yalnızım. Hayatımın her yerinde, her anında görünmez savaşlar veriyorum. Kimse bilemez içimde neler taşıdığımı, neler susturduğumu, ne kadar yorulduğumu. Belki de içten içe hasta oluyorum, yavaş yavaş eksiliyorum. İnsanlar sadece gördüğüne inanır değil mi? Oysa en derin yaralar hiç görünmeyen, hiç söylenemeyen ve en sessiz yerde kanayanlardır. Yine de bekliyorum o günü, sessizce taşıyorum hepsini, kimse sormadan içimde biriktirerek her gece yine.
—Emre Valez
Ülke çok önemli, bunu iliklerime kadar anladım. İnsanın yaşama sevincini, gülüşünü, enerjisini, cebindeki son kuruşuna kadar alıp götüren bir yerde mutlu kalmak imkansızmış. Her sabah aynı stresle uyanıyorsun, aynı kaygı, aynı yetişme telaşı. Bir şey üretmek, kendi yolunu kurmak istiyorsun ama elin kolun bağlı kalıyor. Çünkü sistem seni hep borçlu, hep ekside, hep yetersiz hissettirecek şekilde kurulmuş. Ne kadar didinsen de ay sonu hep açık veriyor, koştukça geriye atıyor. Hayal kurmak bile lüks, tutkularını ertelemek zorundasın. En acısı da bu zaten, yavaş yavaş kendinden vazgeçiyor insan. Oysa mesele tembellik değil, imkansızlık; fırsat verilmediği için sessizce heba olan koca bir ömür. —Emre Valez
Bana bazen kızıyorlar çünkü ben hep gerçekleri konuşurum. Herkesle aynı pencereden bakmıyoruz, bu normal. Ben bir pencereden yazarım, onlara başka bir açıdan farklı gelir. Bunu ben demeden her yönüyle anlayacak kadar zeki olmaları gerekirdi ama değiller. Olsalardı zaten ben olmazdım. Benim gözümde aile olmak, kaliteli yaşamak ve mutlu olmak sadece sıkı bir bağdan ve sadakatten gelir. Bunun için gereksiz her bağı koparmak gerekir. Çünkü dost da, diğerleri de çoğu zaman gerçek değil. İstisnalar hariç. Gerçek bağ az insanda kalır, gerisi sadece gürültüdür. Bu hayatta bazen ailen bile karşına çıkar. Bugün genciz ama yarın yaşlı biri olacağız. Mesele kendini herkesle kirleterek tüketmek değil, kirletmeden yıllarını tek biriyle inşa etmeyi göze alabilmek. Yaşamak çok zengin olmak değildir. Yaşamak, elinde ne varsa onu sevdiğin biriyle paylaşmak, kaliteli yaşamak ve kimsenin hakkına girmeden, kimseyi aldatmadan içten gülebilmek. Sonunda geriye kalan tek şey bu. —Emre Valez
Bir erkeğin her şeyine karışması, nerede ne giyeceğini söylemesi, hayatında ne kadar şanslı olduğunu gösterir. Bu seni sahiplenen, gerçekten seven ve koruyan erkektir. Sen kadınsal olarak tepki verirsin belki ama bu asla özgürlük kısıtlaması değildir! Ben de öyleyim, benim hayatımdaki kadın nerede ne giyeceğini bilecek, o kadar. Sana karışmayan erkek seni önemsemiyordur, sakın kendini kandırma. Gerçek erkeğin belirtisi, karışması ve etrafın ne kadar pislik dolu olduğunu bilmesidir. Kavga bile etse, seni dinleyen kadına sahip çık. Seni bu erkekler sever. Bu ilişkiler gerçektir. Sizi dinlemeyen kadın sizi sevmez. Size karışmayan erkek, yeterince erkek değildir. Bu sadece geçici hevestir. —Emre Valez
29 Ekim 1923 - Bu fikir 103 yıldır ayakta. Ve biz olduğumuz sürece ayakta kalacak.
Yaşasın Cumhuriyet.
Ben romantik aşka doğdum. Pazar günleri aile yemeklerine, gösterişsiz ama içten öpücüklere, lafta değil ruhta kaliteli zamana doğdum. Sevdiğim insanın göğsüne yaslanıp sessizce kalmaya. Bana büyük şeyler değil, sahici ve huzurlu olanlar lazım. —Emre Valez
Özünde hepimiz aynıyız. Ten rengimiz, dilimiz, inancımız, hikayelerimiz farklı olsa da aynı acıyla üzülüyor, aynı sevinçle gülüyor, aynı umutla yarına bakıyoruz. Bugün bu gezegende yaşayan 8 milyar insan olarak hayatta kalmanın ve ilerlemenin tek yolu bunu gerçekten hatırlamak: Biz tek bir insan ailesiyiz. Barış, uzak bir ütopya değil. Ortak yanlarımıza odaklanıp, farklılıklarımızı zenginlik olarak görüp birbirimize elimizi uzattığımızda kurduğumuz gelecek. Ben de kendi yolumda buna inanıyorum; daha çok dinlemeye, daha nazik olmaya ve gücüm yettiğince yardım etmeye çalışıyorum. Çünkü dünya ancak 'ben' değil 'biz' diyebildiğimizde iyileşecek. Bu inançla yaşıyorum, bu inançla paylaşıyorum. —Emre Valez
Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni; yazar, editör ve çevirmen Cem Akaş’a Allah'tan rahmet dilerim. Allah rahmet eylesin.
Ben şunu net gördüm: Bu hayatta insanlar sana, senin kendine verdiğin değeri kadar değer veriyor. Ne kadar düzgün olursan ol, iyi niyetini test eden, bilerek canını sıkmaya çalışan insanlar mutlaka çıkıyor. Biraz tereddüt etsen, sesin titrese, özgüvenin düşük dursa hemen üstüne oynamaya başlarlar. Ben artık oyunu böyle okuyorum. Sakin kalıyorum, dik duruyorum. Ne gereğinden fazla alçakgönüllü davranıyorum ne de herkese gereğinden fazla verici oluyorum. Sınırlarımı net çiziyorum, gerektiğinde de restimi çekiyorum. Ne düşündüğümü, ne yapacağımı kestiremediklerinde deneme hevesleri kendiliğinden sönüyor. Çözemediği adamla kimse uğraşmak istemez, sessiz gücünü koru. Toplumun bütün kuralı bu.
—Emre Valez
Korkak bir dahi, cesur bir aptalın yanında çırak kalır. Bu böyledir. Dünya senin ne kadar zeki olduğunu, ne kadar iyi niyetli olduğunu tartmaz. Ne kadar gözü kara daldığına bakar. Fırsat nazlı değildir, yüzsüz sever. Gidip almazsan başkasına gider. Şans da çok plan yapana değil, gemileri yakana güler. Kafandaki o parlak fikirler, o mükemmel planlar? Yapmadıkça, satmadıkça, masaya koymadıkça yok hükmündedir. Sıfırdır. —Emre Valez
Konuşmaktan bıkmayacağın biriyle evlen. Saat kaç olursa olsun aklına düştüğünde yazabildiğin, cevabını sabaha kadar bekleyebildiğin biriyle. Sabah uyanınca aklına ilk gelen, akşam iş çıkışı evine koşturan sebebin olanla. Aynı aptal espriye defalarca gülebildiğin, aynı olayı bin kere anlatmasına rağmen sıkılmadan dinleyebildiğinle. Yanında rol yapmadan, çocuklaşabildiğin kişiyle. Çünkü hayat uzun bir mesele. Dış görünüş değişir, para gelir gider, heyecan azalır ama iyi bir sohbet hiç eskimez. Mutfakta kendi kendinize dans edebildiğiniz, koltukta yan yana susup oturduğunuzda bile birbirinizi duyabildiğiniz insan doğru insandır. Sohbetiniz ömür kadar uzun, ömrünüz de o sohbet kadar içten olsun. —Emre Valez
Bunu haset insanlar okuyorsa şunu iyi bilsin: Ben adımlarımı her zaman bilinçli atarım. Asla rastgele yürümem, hiçbir şeyi asla şansa bırakmam. Attığım her adımın hep nereye varacağını, kimde nasıl bir etki bırakacağını, kimleri rahatsız edeceğini çok önceden hesaplarım. Senin ne düşüneceğini, içinden ne geçireceğini, arkamdan ne konuşacağını bile bile yaparım. Benim yolum senin onayına muhtaç değil, senin gölgenle de kapanmaz, daralmaz. Ben sustuğumda bile inşa ederim, sen konuştuğunda bile geride kalırsın. Bu yüzden hasetle izlemeye devam et, çünkü ben yürürken seni bile hesaba katarak ilerliyorum ve her seferinde kazanıyorum. Unutma, senin niyetini gördüğüm an hamlemi zaten yapmış oluyorum. Her zaman. Oynama haset, ben hep buradayım. —Emre Valez





