Pinned Tweet
X üzerinde abonelik sistemine geçtim...
Gündemimiz dış haberler.
Dünya genelinde savaşlar, toplumsal olaylar, siyasi gelişmeler ve emekçilerin gündemi...
Çoğunlukla, ana akımda kendine fazla yer bulamayan gelişmelere odaklanıyorum.
Bağımsız yürüteceğim saha çalışmaları ve yapacağım röportajlar da abonelere özel bir şekilde yayınlanacak.
En önemlisi de, yeterli sayıya ulaştığımızda, abonelerimizle bir topluluk oluşturmayı, dış haberlere dair tecrübe ve kaynaklarımı abonelerimle paylaşmayı düşünüyorum.
Tabii bütün bunların olabilmesi için desteğinize ihtiyacım var.
Destek olursanız çok sevinirim... ⬇️
nitter.cf/erknoncn/creator-subsc…
Erkin Öncan retweeted
Çin'de Komünist Parti içerisinde 'bol ihraçlı' kritik bir toplantı düzenlendi...
Toplantı, partinin 20. Merkez Komitesinin 5. Genel Kurul Toplantısı'ydı, 26-29 Ekim 2026 tarihleri arasında Pekin'de gerçekleştirildi, Merkez Komitesinin 162 üyesi ve 117 yedek üyesi katıldı.
Toplantının en geniş bölümü, 'yolsuzlukla mücadele' başlığına ayrıldı ve parti içi denetimin artırılması yönünde kararlar alındı.
Açıklanan metne göre ÇKP, 'bazı dönemlerde' parti liderliğinin zayıfladığını ve etkisinin azaldığını tespit etmiş.
Tabii asıl olay, yeni görevlendirmeler ve ihraçlar...
Ne gibi gelişmeler var, anlatıyorum ⬇️
Korkusuz'un garip Atatürk-Stalin manşeti gündemdeyken...
Stalin, Kemalist Devrim'le ilgili tam olarak ne düşünüyordu? Bunun için 1927 yılına gidelim...
Stalin, 13 Mayıs 1927 tarihinde Sun Yat-Sen Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geliyor. Toplantıda, öğrencilerden biri Stalin’e “Kemalist bir devrim Çin’de mümkün müdür?” sorusunu soruyor.
Verdiği yanıtlar, Stalin'in Kemalist Devrim'e dair en net değerlendirmesi olabilir.
Öne çıkanlar:
• Kemalist Devrim, yabancı emperyalistlere karşı mücadele süreci içinde ortaya çıkan bir üst tabaka devrimidir; ticaret burjuvazisinin devrimidir.
• Emperyalizm, Türkiye'de daha şimdiden bir dizi temel talebini gerçekleştirmiş durumda.
• Türkiye küçük bir devlet boyutuna indirgenmiş durumda ve emperyalizm için ne ciddi bir pazar ne de önemli bir yatırım alanı.
• Türkiye’de emperyalizme karşı mücadele, Kemalistler bakımından kısa kesilen güdük bir anti-emperyalist devrimle son buldu.
Stalin'in ilgili konuşmasının tamamını okumak için:
nitter.cf/erknoncn/status/211592…
You're unable to view this Tweet because it's only available to the Subscribers of the account owner.
Azerbaycan APA Ajansı, "Aliyev Türkiye'ye neden gitmedi?" başlıklı bir analiz yayınladı.
Öne çıkanlar:
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, TDT Zirvesi’ne katılmak üzere neden Türkiye’ye gitmedi?
Yaklaşık bir aydır Türkiye’de Azerbaycan’a, ülkenin liderine, halkına ve devletine yönelik temelsiz ve çirkin bir kampanya yürütülüyor.
Aslında bu kampanya son bir ayda yoğunlaşmış olsa da sürecin başlangıcı daha eskiye dayanıyor. Türkiye’de son üç yıldır, zaman zaman yoğunluğu azalsa da Azerbaycan sürekli hedef alınıyor. Bu kampanyanın temel konusu ise Azerbaycan-İsrail ilişkileri.
Bu denli absürt bir yaklaşım sergileyenlerin mantığına göre Bakü, Ankara’nın yörüngesinden çıkmamalı.
Oysa bu yaklaşım, Azerbaycan’a yönelik aşağılayıcı, hakaret içeren ve ülkenin bağımsızlığını yok sayan bir tutumdur. Aynı zamanda “Bir millet, iki devlet” ilkesinin tamamen çarpıtılmış bir yorumudur.
Diğer taraftan, Türkiye’nin İsrail ile iş birliği ilişkilerine dair çok sayıda somut olgu ortaya konulmuş durumda ve bunların hiçbiri resmî olarak yalanlanmış değil. Böyle bir durumda Azerbaycan’a yöneltilen eleştiriler neden ciddiye alınsın?
Bu süreç bazı acı gerçekleri de ortaya çıkardı. Gerçek şu ki, geçmişte farklı dönemlerde çeşitli sorunlar, ikili ilişkilerde anlaşmazlıklar, görüş ayrılıkları ve gerilimler yaşanmış olsa da hiçbir ülkeden Azerbaycan’a yönelik bu denli ağır hakaretler ve saldırılar gelmemişti.
Bu durum, Türkiye toplumunun hurafeciliğe sürüklendiğini ve gerilediğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bugün Türkiye toplumunun ciddi bir kutuplaşma sorunuyla ve derin iç çelişkilerle karşı karşıya olduğunu görüyoruz. İktidar, kendi hedeflerine ulaşmak için radikal dindarlığı teşvik ediyor, devletin temellerini sarsabilecek akımlara alan açıyor.
Azerbaycan, bu saldırıyı İran’dan beklerken kardeş olarak gördüğü Türkiye’den en ağır darbelerden birini aldı. Bu darbeyi vuranlar ise iktidardaki AKP ve onun destekçisi olan İslamcı-Nurcu gruplardı.
Ankara ise sürece oldukça geç müdahale etti ve birtakım adımlar atmaya çalıştı. Ancak bu adımlar pek etkili olmadı. Ankara söz konusu adımları zamanında atsaydı, kışkırtıcı girişimlere izin vermek bir yana, en azından seyirci kalmasaydı, durum bugünkü noktaya gelmezdi. Bu ilişkileri yeniden sağlıklı bir zemine oturtmak ise hiç de kolay olmayacak.
Son gelişmelerle birlikte Azerbaycan toplumu, Türkiye’deki bazı çevrelerin gerçek yüzünü ve niyetlerini görmüş oldu. Bu durum, bazı meselelere yaklaşımda tutum değişikliğini zorunlu kılıyor.
Artık ikili ilişkilerde rasyonellik ön plana çıkıyor. Dostluk ve kardeşlik devam etse de herkesin kendi devleti ve kendi çıkarları var.
Çin'de Komünist Parti içerisinde 'bol ihraçlı' kritik bir toplantı düzenlendi...
Toplantı, partinin 20. Merkez Komitesinin 5. Genel Kurul Toplantısı'ydı, 26-29 Ekim 2026 tarihleri arasında Pekin'de gerçekleştirildi, Merkez Komitesinin 162 üyesi ve 117 yedek üyesi katıldı.
Toplantının en geniş bölümü, 'yolsuzlukla mücadele' başlığına ayrıldı ve parti içi denetimin artırılması yönünde kararlar alındı.
Açıklanan metne göre ÇKP, 'bazı dönemlerde' parti liderliğinin zayıfladığını ve etkisinin azaldığını tespit etmiş.
Tabii asıl olay, yeni görevlendirmeler ve ihraçlar...
Ne gibi gelişmeler var, anlatıyorum ⬇️
Tasfiye listesinin diğer önemli isimleri şunlar:
Ma Xingrui (马兴瑞) - Kendisi eski Politbüro üyesi ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin en üst parti yöneticisi.
Liu Jianchao (刘建超) - ÇKP Merkez Komitesinin Uluslararası İlişkiler Dairesi başkanlarından. Çin'in yabancı siyasi partilerle ve uluslararası temaslarındaki en üst düzey isim.
Liu Zhenli (刘振立) - Merkez Askeri Komisyon'un eski üyelerinden, Ortak Kurmay Dairesi eski başkanı.
Jin Zhuanglong (金壮龙) - Eski Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanı.
İhraç edilmeyen ancak tüm görevlerinden alınan kişi ise Li Yunze (李云泽)...
Li, Çin'de bakanlık düzeyine (merkezi düzeyde) yükselen ilk 1970'ler doğumlu (Gen-X) bürokrat olarak tarihe geçmişti.
Çin Yapı Bankası (CCB) ve Çin Sanayi ve Ticaret Bankası (ICBC) gibi ülkenin en büyük devlet bankalarında 20 yılı aşkın süre üst düzey yöneticilik yaptı. Ayrıca 2018-2023 yılları arasında Sichuan eyaletinin Vali Yardımcısı olarak görev yaptı.
Mayıs 2023'te Çin'in tüm finans sektörünü denetlemek üzere yeni kurulan devasa üst kurum olan Ulusal Finansal Düzenleme İdaresi'nin (NFRA) ilk başkanı ve parti sekreteri olarak atandı.
Li bu arada Nisan ayından beri ortada yok. Daha önce Ulusal Halk Kongresi delegeliğinden de men edilmişti. İşin bir de 'aile skandalı' boyutu var.
Teyitli değil ancak, o dönemde basına yansıyan iddialara göre Li'nin oğlu, alkollü ve uyuşturucu etkisinde araç kullanırken ölümlü bir kazaya karışıyor, Li'nin eşi ise olayı örtbas etmesi için yolsuzluktan tutuklanan başka bir isim olan Sichuan Eyaleti Vali Yardımcısı ve Emniyet Müdürü Ye Hanbing'e gidiyor.
Olay da zaten bu müdürün soruşturulmasıyla ortaya çıkıyor. Ye'nin itiraflarında yalnızca bu örtbas olayı değil, Li'nin karıştığı rüşvet ve usulsüz fon aktarımları gibi iddialar da gündeme geldi.
Çok özledim garibanı...
Küçük sarı beladan haber var. Hep oradaymışçasına yerleşmiş eve. Yeni yuvasında bir kedi kardeşi de var. Daha tam kaynaşmamışlar ama iyiye gidiyorlarmış, birbirlerine toleransları artmış.
Yeni annesinden gelen videolarda çok mutlu görünüyor. Yalıyor yeni annesini, boynuna sokuluyor.
Hiç yabancılık çekmemiş, eve girer girmez mama kaplarına gitmiş, afiyetle karnını doyurmuş. Fenomen olan pembe peluş battaniyesini de yanında götürdü 😂
Tabii yaramazlık da yapıyormuş. Evdeki bitkilerin saksılarını kazarak öldürüyormuş onları. Büyüyünce bitkileri rahat bırakır inşallah 😂
Erkin Öncan retweeted
Aliyev Türkiye'ye gelmiyor: Bakü'de futbolculara ödül verecek
Azerbaycan lideri Aliyev, Ankara'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi'ne katılmayacak, bunun yerine Bakü’de düzenlenen ilk FIFA U-15 Dünya Kupası ve Festivali’nin finalistlerine ödül verecek.
Zirvede Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil edecek.
Haberin kaynağı, Report AZ.
Aliyev Türkiye'ye gelmiyor: Bakü'de futbolculara ödül verecek
Azerbaycan lideri Aliyev, Ankara'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi'ne katılmayacak, bunun yerine Bakü’de düzenlenen ilk FIFA U-15 Dünya Kupası ve Festivali’nin finalistlerine ödül verecek.
Zirvede Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil edecek.
Haberin kaynağı, Report AZ.
Alman basını, Sol Parti'yi Berlin'de zafere taşıyan Elif Eralp'e yükleniyor...
Der Spiegel'in elindeki belgelere göre Eralp, 'Hamas sempatizanlarından' korkuyormuş.
Olay nasıl patladı?
Der Spiegel, Eralp'le yaptığı röportajın son halini Eralp'e gönderiyor. Eralp ve ekibi de kendi arasında çeşitli iç yazışmalar yapıyorlar, ancak röportajın son halini Der Spiegel'e gönderirken yanlışlıkla bütün bu iç yazışmaların olduğu belgeyi de gönderiyorlar.
Eralp, seçim zaferinin kutlandığı gece orada olan isimlerden FHKC destekçisi Ibrahim Ibrahim'le ilgili soruyu ve verdiği yanıtı metinden çıkarmış. Buna da şu notu düşmüş:
“Kendimi ve ailemi Der Spiegel uğruna tehlikeye atamam. Şimdi ne yapacağız? Röportajın tamamını iptal edebilir miyiz?”
Der Spiegel de, “Terör sempatizanlarından korkan bir siyasetçi, başkentte güvenliğin sorumluluğunu üstlenebilir mi? Berlin Eyalet Başbakanı olmak isteyen kadın, onlardan o kadar korkuyor ki isimlerini anmaya, haklarında kamuoyu önünde konuşmaya bile cesaret edemiyor” diyerek Eralp'e yükleniyor.
Küba'daki Fidel Castro Merkezi, Fidel Castro'nun seçme eserlerini derleyip yayınlamış. Üstelik ücretsiz, indirmeye açık.
Ancak İspanyolca.
İlgilisine link:
drive.google.com/drive/folde…
Erkin Öncan retweeted
ABD'de büyük skandal: Sevgiliye CIA sızıntısı...
FBI, bir CIA personelini tutukladı. Tutuklanan kişi, çok gizli bilgileri gazeteci sevgilisine sızdırmakla suçlanıyor.
Olayla ilgili çarpıcı detaylar var, abonelerime özel aktardım⬇️
You're unable to view this Tweet because it's only available to the Subscribers of the account owner.
Uzun süredir benzer düşüncelerdeyim ben de.
'Çok kutupluluk' anlatısı, daha doğrusu 'çok kutupluluk rehavetinden' doğan ideolojik aşınma...
Çok kutupluluğun yükselişte olduğu düşünülen dönemlerde, doğmakta olduğu iddia edilen 'yeni dünya' edilgen tutumundan kurtulamadı. Ne BRICS, ne ŞİÖ... Çok kutupluluğun omurgası sayılan bu yapılar ne askeri ne de ekonomik açıdan emperyalizmin karşısında bir 'kutup' oluşturacak güçte, ve hatta ne yazık ki niyette de değil. Üstelik uzun süredir çözülemeyen iç çelişkiler de cabası.
- Bu kısım başka bir tartışma ama, çok 'çok kutuplu dünya düzenini' şu süreçte zaten en çok Çin istemez bence.
Dahası, çok kutupluluk söylemi etrafında oluşan bir tür politik rehavet, ideolojik düzlemde antiemperyalizmi de aşındırdı. Emperyalizm kavramının açıkladığı ilişkiler bütünü 'globalizm', 'elitler', 'küreselciler', 'elitist düzen' ve benzeri kavramlarla parçalanarak yeni bir anlatı inşa edildi ancak anlatıda tarif edilen olgunun, yani emperyalizmin kendisi bütün gücüyle bizzat orada durmaya devam etti.
Böylece emperyalizmin yapısal niteliği, sermaye ilişkileri ve devletler arasındaki güç mücadeleleriyle kurduğu bağ geri plana itildi; sistem eleştirisinin yerini, birbirinden kopuk ve -Çin hariç- sağ ideolojinin kavram setine sahip 'tepkiler' aldı.
Yani, emperyalist kapitalist cephenin iç gerilimlerinin, sistemin bütünsel işleyişini değiştirebileceği yönündeki beklenti... Bu beklenti, Marksizmsiz 'Batı karşıtlığının' temellerinden biri.
Mevcut Rus devlet ideolojisinin Trump ABD'sine yaklaşımındaki sendelemelerin altında da bu mantık yatar mesela.
Kısacası, 'emperyalizmin yenilgi dönemine girdiği' ve çok kutupluluğun da doğal olarak yükselişte olduğu tezleri bugün için erken tezler. Aksine, emperyalizm saldırılarını daha da artıracak, 'Batı karşıtı' cephe çok daha büyük meydan okumalarla karşı karşıya kalacak diyebiliriz.
I’ve written for @compactmag about the Trump administration’s efforts to derail multipolarity — and why, alas, they appear to be working.
For all the BRICS-led efforts to loosen the US’s financial stranglehold, Washington retains significant structural power — political, financial, military and ideological — with which to shape policies around the world: to discipline the countries of the global NATO bloc, to extend its influence over strategically important regions and to inflict economic pain on rivals unilaterally.
Moreover, under Trump, what began as an increasingly aggressive weaponisation of the dollar system — one that initially accelerated the move towards de-dollarisation — has escalated into an all-out war on multipolarity, including the naked use of violence against key players in the emerging non-Western order. This has fundamentally altered the playing field. It is one thing to coordinate among countries whose differences amount to diverging views about the depth of their integration with the West, or the pace of their delinking from the existing order, especially when the latter doesn’t invite retaliation. It is quite another to coordinate among countries some of which are at war with the West while others are its allies, in a context where shunning the dollar or trading with sanctioned states can entail heavy costs.
This has opened up deep fractures within BRICS, as last month’s summit in New Delhi made painfully clear. The US has shown that it can seriously disrupt the emergence of a multipolar international system. All this raises serious questions about the future of BRICS and similar non-Western institutions — and about the transition to a multipolar order itself. To say that non-Western countries are currently woefully ill-equipped to deal with the Western-led assault is not a criticism but a statement of fact. Can a world in which the US remains free to launch military and economic strikes, unchecked by any other power, really be called multipolar in any meaningful sense?
Read the article here: compactmag.com/article/multi…
Tartışmayla alakalı olarak, geçen sene @ideomedya'da şunları yazmıştım:
nitter.cf/ideomedya/status/19309…
‘Anti-küreselcilik’ ve ‘Anti-emperyalizm’
• 'Batı karşıtı' sağ akımlar nasıl güçlendi?
• 'Woke' ideolojiye karşı çözüm muhafazakarlık mı?
• 'Çok kutuplu dünyanın' ideolojik zaafları
Erkin Öncan (@erknoncn) yazdı...
ideo.org.tr/anti-kureselcili…
Erkin Öncan retweeted
İsrail’de seçiminde ki son durumları @ideapolitik için ele aldım.
📢 Araştırmacı @_burakcancelik, İsrail seçimlerinde Netanyahu’nun çoğunluğu sağlayamaması karşısında Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefetin Arap partilerinin desteğiyle hükümet kurma ihtimalini ve önündeki siyasi engelleri ele aldı.
ideapolitik.com/israil-secim…























