
İstanbul Planlama Ajansı Başkanı @ipaistanbul, Şehir Plancısı (Phd), https://nitter.cf/t.co/masxz1wDVK
İstanbul, İzmir
Joined February 2012
- Tweets21.8K
- Following1.8K
- Followers124K
- Likes11.2K
Pinned Tweet
15 ay sonra savunmama başlıyorum. Savunmamda 3 başlığı değerlendireceğim.
1 - BUĞRA GÖKCE kimdir, nasıl yetiştim, ne görevler yaptım, hakkımdaki suçlamalar özgeçmişim, kişiliğim ve etik değerlerimle uyuşmakta mıdır?
2- Bir yıllık tutukluluk süresinde neler yaşadım, nelerden mahrum kaldım, hayatım, mücadelem ile hakkımdaki isnatlar arasında nasıl bir uyumsuzluk var ve ne talep ediyorum?
3- Son bir yıldır nelerle suçlandım? Savunmalarım nedir?
🤖 Made with AI
En önemli şey eğitim. Üniversite öğrencileri ne yazık ki çok zor ekonomik koşullarda eğitim görüyor. Onların bize ihtiyacı var. İmkanı olan tüm dostlarımızı dayanışmaya davet ediyorum. Hep birlikte zorlukları aşacağız!
“Sen Oku Biz Yanındayız”, üniversite için İstanbul’a ilk kez gelen genç kadınlara destek için ADA olarak koşuyoruz. Dayanışma için el vermeniz dileğiyle.
1 üniversiteli gence 1 yıllık sağlanan barınma desteği:25.000 TL
Kampanya sayfam: ipk.adimadim.org/kampanya/CC… #iyilikpesindekos
Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.”
Cumhuriyet biziz. Hepimiz milli egemenliğin sahibiyiz.
Bu koca ülke kimsesiz değildir. Biz de yalnız değiliz.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
🤖 Made with AI
Değerli avukatın @atuncelyazgan yalnız benim için değil, aynı durumdaki herkes için, daha önemlisi hukuk devleti için önemli bir bilgiyi paylaşıyor.. Dikkatinize sunarım.
Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekilliğine seçilen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız, sevgili dostum Ayşe Ünlüce’yi yürekten kutluyorum.
Demokratik iradeye, hukukun üstünlüğüne ve yerel yönetimlerin gücüne olan inancıyla bu önemli sorumluluğu başarıyla yerine getireceğine inanıyorum.
Yolu açık, başarıları daim olsun. 👏
Bugün 81'inci pazarı anlattım.
"İnsanın en büyük direnişi, kendisine yapılan kötülüğe dönüşmemesidir bence. Çünkü kötülük yalnızca yaralamak istemez; yaraladığı insanın da kendisi gibi yaralayan birine dönüşmesini ister. "
Yazının tamamı aşağıda 👇
cumhuriyet.com.tr/yazarlar/o…
TÜİK Ağustos ayında yıllık enflasyonu yüzde 31,5, gıda ve alkolsüz içecekler enflasyonunu ise yüzde 33,79 olarak açıkladı.
Ben de aldım elime cezaevi market listesini geçen yılın listesindeki fiyatlarla bu yılı karşılaştırdım. Tabi bizim fazla seçeneğimiz yok, bazı ürünler market fiyatlarından aşağıda çünkü buradaki vergiler ve maliyetler marketlerle aynı değil. Çeşitli muafiyet ve sübvansiyonlar da var.
Ama hesaba hep birlikte bakalım. Bizim cezaevindeki mutfak enflasyonu yüzde 70.25. Üstelik bazı ürünlerin paketi de küçülmüş vaziyette.
TÜİK enflasyonunun 2 katı.
Enflasyon şampiyonları yüzde 150,4 artışla sızma zeytinyağı ve yüzde 136,9 ile ton balığı. Beyaz peynirde enflasyon neredeyse TÜİK kadar. Onun dışındaki her ürün TÜİK enflasyonunun üstünde artış göstermiş.
Cezaevinde bile yaşanan enflasyon TÜİK verilerinin çok üstündeyse diğer kalemleri ve sivil hayatın gerçeklerini zaten düşünmenize gerek bile yok. Yaşıyorsunuz…
Buradaki koşullarda takip edebildiğim kadarıyla 4 kişilik bir ailenin yaşam maliyeti 100 bin lirayı aştı, yoksulluk sınırı da 40 bin lira bandına dayandı. Bu hesapları titizlikle bulup takip ediyorum diye cezaevine girdiğim söylenmişti. Söyleyeni bir yana bırakalım, konunun özünü hiç kaçırmadan doğru bilgileri halkımıza iletme çabamdan hiç vazgeçmedim. Vazgeçmeyeceğim.
Güzel ülkemiz çok daha iyi günleri hak ediyor!
Cezaevinden iki yeni kitap…
Çiğdem Mater, “Tuhaf, Saçma, Neyse”de içeriden dışarıya bakıyor; hapishaneyi, memleketi, dünyayı, okuduklarını ve düşündüklerini yazıyor.
Ramazan Gülten ise “Müjde Kuşu: Büyük Kavuşma”da, eşi Pınar Çalışkan Gülten’in çizimleriyle çocuklara bambaşka bir yerden sesleniyor: Kapalı Kapılar Ülkesi’nin kapıları açılıyor, Müjde Kuşu bu kez eve dönüşün ve kavuşmanın haberini taşıyor.
Biri dört yılı aşkın, diğeri 500 günü aşkın süredir cezaevinde.
Ama ikisi de yazmaya, üretmeye, dışarıya seslerini ulaştırmaya devam ediyor.
Çiğdem Mater’e, Ramazan Gülten’e ve çizimleriyle bu hikâyeyi var eden Pınar Çalışkan Gülten’e destek olmak için kitaplarını alın, okuyun, çocuklarınıza okutun.
Bazen dayanışmanın en güzel hali bir kitabın kapağını açmaktır.
Baba yarımın cenazesine gidemedim...
Bazen söz bitiyor..
Kalbinde vicdan ve adalet hissi olanlar beni anlar.
🔴 BABASI GİBİ SEVDİĞİ DAYISININ CENAZESİNE BİLE İZİN VERMEDİLER!
🎙️ Buğra Gökce’nin eşi Filiz Gökce anlattı:
📢 Buğra’nın dayısını kaybettik. Hem dayısı hem baba yarısıydı. Dayıyı kaybettik ama cenazesinde bile olamıyoruz. Buğra’ya izin vermediler, ikinci derece akraba diye reddedildi. Bu işin ahlaki ve vicdani bir yönü var. Cenazede bile sevdiklerimizin yanında olmamıza izin verilmiyor.
🔗 youtu.be/OH-v6zk-tEM
30.09.2024
Silivri 14:45
Yeni Duruşma Salonu / Nezarethane
Canım Day'ımmm.. Dayıcığımmm...
Aslanım benim... 'Benzetilmekten gurur duyduğum'...
Adımı duyunca hasta yatağında gözü parlayan temiz yüreklim...
Tarifsiz bir acı içindeyim. Kelimeler yetmiyor, gözyaşlarım ne yapsam dinmiyor. 1 ay içinde elimizden kaydın gittin. Elimden hiç birşey gelmedi. Dışarıda olsam belki o 'akıllı ilaç' için izin prosedürünü tamamlatırdım bu kör düzene... Belki bir faydam olurdu..
Kimbilir belki de benim için yanan yüreğin, acı çeken gönlünün tepkisiyle nüksetti bu meret... İstemeden sebebi mi oldum, istemeden çaresizce sürecine katkı bile sağlayamadığım. İçimdeki acı, yüreğimdeki sızı öyle büyük ki..
Böyle bir haberi cezaevinde almak bir insan evladının başına gelebilecek en ağır şeylerden biri olsa gerek. Allah büyük ki tek başına hücrede değil, duruşma salonunda öğle arasına girerken duydum haberi. Şoku, acıyı, gözyaşını, isyanı ve duayı şu an nezarethanesinde yaşıyorum bu koca hangarın. Yanımda dostlarımın olması bir nebze teselli oldu. Elleri üzerimde, hepsi acımı paylaştı.
Gece ne olacak... Sonrası nasıl geçecek bilmiyorum ama tüm dualarım senin için Dayımmm..
Cenazene bile katılmama izin vermeyen kurallar, kısıtlar içinde çekiyorum çilemi.
Dayı birinci derece yakın değilmiş! En birinci dereceden, yüreğimi yakan bu yakınlığın, sevgimin şefkatinin, yüreğimdeki yerini hayatımdaki anlamını siz nereden bileceksiniz!
"Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz..."
Allah rahmet eylesin güzel dayım.. Yattığın yer hiç incitmesin. Hastalığında yanında olamadım. Cenazene bile gelemiyorum ne olur bağışla. Buradan helalleşeceğim.. Hakkını helal et...
Sema yengem, Levent'im, Mehmet'immm.. Başımız sağolsun..
Canım anacığım başımız sağolsun.. Tüm geniş ailem başımız sağolsun..
"Bu da geçer yâ hû"
OĞLUN
BUĞRA
78'inci PAZAR
Sonbahar geldi. Kuyunun dibini andıran o minicik avlunun esintisinden, o avluya açılan penceremin artık tam açık tutamadığım serinliğinden ve geceleri iki pikenin üst üste örtülüp pencerenin neredeyse kapalı uyunmasından, bu hücredeki 7. mevsimimin gelişini izliyor, yaşıyor, hüzünleniyorum.
Hazan mevsiminin hüznü bu ve bu hüzün en fazla pazar günleri geliyor üzerime. Hem havanın yüzü asık; güneş hiç görünmüyor, parçalı çok bulutlu. Hem yalnızlığın soğuk yüzü mütevazı pazar soframla kalbimden yüzüme çarpmasın diye uğraşıyorum. İlk sonbahara çoktan çıkmış olurum diye beklerken üzerinden dört mevsim daha geçip ikinci sonbahara da geldik. İkinci kışa da burada çıksam diye dua ediyorum artık.
Bugün 78. pazar. Bir yıl 52 hafta ise 52 + 26… Bugün, bir buçuk yılın da geride kaldığını gösteren pazar demek. Bir buçuk yıldır her günüm özgürlüğümden yoksun, sevdiklerimden ayrı geçti. Anlık küçük temaslara, saatlik görüşebilme fırsatlarına sığındım. Birlikte iki lokmayı yiyip bir bardak çayı, bir pazar kahvesini içebilmenin kıymetini bir buçuk yıldır her gün daha iyi biçimde anlarken, bu acının kalbime vuruşunu pazar günleri gümbür gümbür gelen iç sızılarıyla hissediyorum artık.
Artık küçücük masama gazete kâğıdı serip sofra hâline getirmek istemiyorum. Melamin tabak, incecik eğilen çatal, haşlanmış, beklemiş ve tekrar ısıtılmış yumurta görmek istemiyorum. İstediklerimi sıralayınca şımarıklık gibi de anlaşılabilir belki. Kızarmış ekmek ne büyük güzellikmiş. Çıtır ekmek yiyip koparabilmek ne özel bir zenginlikmiş. O ekmeği yumurtaya banmak mutlulukmuş. Beyaz örtüler, porselen tabaklar, çatal bıçaklar, peynir çeşitleri, zeytinler… Sayacak onca şey var ama en kıymetlisi, tartışmasız, yanında sevdiklerinin olmasıymış. Boğazına inen iki lokmanın en kıymetlisinin yanında eşin, dostun varken yenilen lokmalar olduğunu, özgürlüğünden mahrum, tek başına yaşamak zorunda kalanlar dışında kimse anlamazmış.
Bu kadar hüzün yeter. Sadece bu pazar için bana dair bir “yeter” sesi değil bu. Aynı zamanda geçen 543 günden sonra, kanunsuz tutulduğum günlerin başladığı bugünlerden gelen her kanunsuz güne de yeter.
Kanıtladığımız, kabullendiğimiz ve artık değişmez, “hep böyle gider” dediğimiz gün tükendiğimiz gündür. Bu hüzünler, bu isyanlar mücadeleye dair tükenmemeye ve ayağa kalkmaya ait. Bu kapıdan dimdik, onurla ve büyük bir gururla çıkacağım. Hüzünleri sevince döndüreceğim. Asla pes etmedim, etmeyeceğim. Ama hüzünlerimiz de bilinsin. Hazanlarla birlikte tarihe not olarak geçsin. Adalet bir gün herkese lazım olur. Olacak. Zamanı yakın.
Not: Bu yazı üzerinden 1 hafta daha geçti. Bu 79'uncu pazar ve 550'inci gün!
Doç. Dr. Buğra Gökce retweeted
🔴 “BUĞRA GÖKÇE HÜRRİYETİNDEN YOKSUN BIRAKILIYOR”
📌 Buğra Gökçe’nin avukatı Engin Çakmak: “Mahkemenin tutukluluğu sürdürebileceği maksimum süre 540 gün. Ancak bugün itibarıyla 544 gün, gözaltı süresini de dahil edersek 546 gündür. Gerekçesiz bir şekilde hürriyetinden mahrum bırakılıyor.”
Doç. Dr. Buğra Gökce retweeted
Buğra Gökce için azami tutukluluk süresi doldu: "Serbest bırakılmalı"
birgun.net/haber/bugra-gokce…
Değerli avukatlarımızdan Engin Çakmak tutukluluk sürecimize dair çok önemli bilgileri paylaştı. Bilginize sunarım.
Doç. Dr. Buğra Gökce retweeted
YİNE YENİ BİR EŞİKTEYİZ
➖Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen,
Asliye Ceza Mahkemelerinin görev alanına giren
davalarda tutukluluk süresi en çok bir yıl; bu süre,
zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabiliyor.
➖Yani 18 ay.
➖Bu doğrultuda Buğra Gökçe kendisine yöneltilen suçlar olan haksız kazanç, usulsüz işlemler Asliye Ceza Mahkemelerinin görev alanına giriyor.
➖Tutukluluk süresi 17 Eylül 2026 tarihinde, ay olarak yapılacak bir hesaplamada ise 22 Eylül 2026 tarihinde doluyor.
➖Buğra Gökçe konu hakkında bir mektup paylaştı:
"Hakimlerin kanuna uygun hareket etmesi zorunlu olup, kanun aleyhine hareket etmesi veya kanunu çiğnemesi düşünülemez.
Yaklaşık 30 yıllık kamu hizmeti tecrübesine sahip bir memur olarak kamuya hizmet etmek dışında hiçbir eylemde bulunmadım.
Bana isnat edilen suçlarla ilgili olarak rüşvet almadığım, haksız kazanç sağlamadığım, usulsüz bir finansal işlem içerisinde olmadığım, hiçbir haksız maddi veya manevi menfaat temin etmediğim belgelenmiştir.
Yargı organları dahil hiçbir idari makam kanunun emredici hükümlerini yok sayarak, kanun ve hukuk dışına çıkamaz. Bu halde toplumsal sözleşme ortadan kalkar.
Her makam, her mevki, her kişi kanun dışı bir hale gelir. Kanuna güven ve kanunların bağlayıcılığı yok olur. Hiçbir makamın meşruiyeti kalmaz."
@gokcebugra
#ibbdavası
Güzel İzmirimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 104'üncü yılı kutlu olsun.
Hem güzel İzmir' hem de güzel İzmirlileri ne kadar özlediğimi tarif etmek zor.
Kiraz da Beydağı da, Ödemiş de Karaburun da İzmir'in her köşesi burnumda tütüyor.
Bizim dönemimizde güzel bir gelenek başlatmıştık. Her 9 Eylül'de 40 metrelik dev bir Türk Bayrağı altında buluşuyor, müthiş bir birlik duygusuyla kurtuluşu ve zaferi kutluyorduk. Eminim bugün de o bayrak açılacak. Orada olmak, bu şafaklarda sönmeyecek al sancağın altında sizin yanınızda olmak isterdim. Şimdilik kalbimi ve sevgimi gönderiyorum.
Büyük Atatürk ve kahramanlarımızı rahmetle anıyorum.
Değerli dostum, İBB Başkanvekili Nuri Aslan'ın değerli babası Muharrem Aslan'ın hayatını kaybettiğini üzüntüyle öğrendim.
Hangi yaşta olursa olsun zor bir acı. Allah'tan merhuma rahmet, ailesine sabır, sevenlerine başsağlığı dilerim. Mekanı cennet, ruhu şad olsun.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Nuri Aslan'ın kıymetli babası Muharrem Aslan vefat etmiştir.
Sayın Nuri Aslan bugün ikindi namazına dek İBB Florya Sosyal Tesisleri'nde taziyeleri kabul edecektir.
Merhum Muharrem Aslan'a Allah'tan rahmet; Aslan ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi






















