Hakkı Eren retweeted
Sayın Çiçek, tarih boyunca Cumhuriyet bu saydıklarınızın hiçbiri olmadı bundan sonra da olmayacaktır.
Antik Roma'da Cumhuriyet/Republic, bir avuç soylu azınlığın, Fransa'da Jakobenlerin, Türkiye'de Celal Şengör'ün ifadesiyle "Diktatörlerin" yönetimini ifade eder.
Batı'dan alınmış bir yönetim şeklinin adının Cumhuriyet olarak belirlenmesi onu yerli yapmaz. Nitekim uluslararası ilişkilerde Cunhuriyet ifadesi kullanılmaz Rebuplic of Türkiye ifadesi kullanılır. Dolayısıyla Cumhuriyet için "yerli" demek tarihi ve siyasi açıdan külliyen yanlış bir ifadelendirmedir.
İsviçre'den Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, İcra ve İfla Kanunu... İtalya'dan Ceza Kanunu, Fransa'dan İdari Kanun alınmış iken "yerlilik" iddiası havada kalmıyor mu?
Türkiye'deki gelir dağılımındaki makasa baksanız sanırım sözünüzü geri alırdınız. En zengin %1 toplam servetin %35'ine sahip iken en fakir %50 sadece %2,7'sine sahip durumda. Bu mu "adaletli paylaşım"?
Cumhuriyet, TDK'ya göre egemenliğin halka ait olduğu yönetim biçimidir. Oysa gerçekte halk hiçbir zaman kanun, yasa koyamaz. Halk, egemen güçlerin koyduğu kanun ve yasalara göre yaşamakla mükellef kılınmıştır.
İnsanın koyduğu yasalar tüm dünyada bila istisna adaletin, adaletli paylaşımın, inanca saygının, insan onurunun, merhametin katili olmuştur.
Dün böyle idi bugün de böyledir.
Sayın @nevzatcicek sizin de aslında bunları bildiğinize, Cumhuriyetin insanlığını tükettiğini gördüğünüze inanıyorum. Belki konumuz böylesi bir hayalin peşinde koşmanızı gerektiriyor olabilir. Ancak bilmelisiniz ki, güneş balçıkla sıvanmaz, hakikatler de gölgede kalmaz!
“Cumhuriyet hukuk
Cumhuriyet yerlilik
Cumhuriyet çok seslilik
Cumhuriyet adaletli paylaşım
Cumhuriyet inançlara saygı
Cumhuriyet vatanseverlik
Cumhuriyet ehliyet-liyakat-sadakat
Cumhuriyet şeffaflıktır
Cumhuriyet, sadece bir yönetim şekli değil; emperyalizme karşı direnişin adıdır.
Cumhuriyet; şartlar ne olursa olsun esaret ve dayatmaya asla boyun eğmeyeceğimizin ilanıdır.
Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun”
Hakkı Eren retweeted
Tarih boyunca batıl ehli, İslam'la uzlaşma çabası içine girmiştir. Günümüzde ise her şeyde olduğu gibi bunda da işler tersine döndü; artık kendisine Müslüman diyenler batıl ehliyle uzlaşmaya çalışıyor. Bir Kemalist, laik veya demokrat çıkıp da 'Şeriata karşıyız ama İslam'daki şura/istişare mekanizmasını onaylıyoruz.' demez; zaten demesin de. Ne var ki ne tam Kemalist ne de tam Müslüman olabilen o arada kalmış güruh, her münasebette İslam dışı ideolojilerle bir uyum noktası yakalamaya çalışıyor. Kendinize gelin! İslam yalnızca İslam'dır, haktır. Onun dışında kalan her şey batıldır.
Hakkı Eren retweeted
İdeal olan Cumhuriyet öyle ama bizdeki gerçekler çok başka...
Mesala:
"Cumhuriyet hukuktur" ama bizde istiklal mahkemeleridir.
"Cumhuriyet yerliliktir" ama bizde ithal kanunlardır.
"Cumhuriyet çok sesliliktir" ama bizde tek parti idaresidir.
"Cumhuriyet adaletli paylaşım" ama bizde oligarşik burjuvazidir.
"Cumhuriyet inançlara saygıdır" ama bizde ezanların yasaklanması camilerin ahıra çevrilmesidir.
"Cumhuriyet vatanseverliktir" ama bizde kendisi gibi düşünmeyeni düşmanlaştırmaktır.
"Cumhuriyet ehliyet-liyakat-sadakattir" ama biz de mutlak itaattir.
"Cumhuriyet şeffaflıktır" ama bizde bir asır önceki olaylar bile anlattırmamaktır.
"Cumhuriyet, sadece bir yönetim şekli değil; emperyalizme karşı direnişin adıdır" ama bizde zaferden sonra şekliyle şemailiyle, inancıyla, ahlakıyla, kültürüyle düşmana benzemektir.
“Cumhuriyet hukuk
Cumhuriyet yerlilik
Cumhuriyet çok seslilik
Cumhuriyet adaletli paylaşım
Cumhuriyet inançlara saygı
Cumhuriyet vatanseverlik
Cumhuriyet ehliyet-liyakat-sadakat
Cumhuriyet şeffaflıktır
Cumhuriyet, sadece bir yönetim şekli değil; emperyalizme karşı direnişin adıdır.
Cumhuriyet; şartlar ne olursa olsun esaret ve dayatmaya asla boyun eğmeyeceğimizin ilanıdır.
Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun”
Hakkı Eren retweeted
Cumhuriyet, Müslüman Halka Zorla Dayatılmış Bir Rejimdir! #29Ekim
Laik-demokratik Cumhuriyet rejimi, bu toprakların evlatlarının kendi iradesiyle kurduğu değil, Müslüman halka tepeden tırnağa zorla dayatılmış bir rejimdir.
Bugün "Sesimizi Duyan Var mı?" mottosuyla başlattığımız kampanya, Cumhuriyet rejiminin toplumda açtığı derin yaraları, kültürel ve sosyal depremleri, toplumu kalkındırmak şöyle dursun bilakis uçurumlara sürüklediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
•Bu rejim, bir "halk iradesi" eseri değil; Lozan Konferansı'nda İngilizlerin sunduğu şartların -Hilafet’in kaldırılması, halifenin sürgün edilmesi ve devletin laik esaslara oturtulması şartının- harfiyen uygulanmasıyla bir oldu-bitti olarak kuruldu.
•Dini hayattan ve devletten koparan bu düzen; eğitimden adalete, ekonomiden ahlaka kadar bu topluma huzur değil; artan suç oranlarını, ahlaki çöküntüyü, yozlaşmayı ve çaresizliği getirdi. Laik eğitim ve kültür politikaları eliyle gençliğimiz içki, uyuşturucu, kumar ve faiz batağına sürüklenirken; aile müessesesi parça pinçik edilmiş, sokaklarımız güven ve emniyetten mahrum bırakılmıştır.
•Cumhuriyet ile birlikte Kur'an ile bağımız hedef alındı; ümmet milliyetçilik ve vatancılık nifaklarıyla parçalandı. Bugün Gazze kan ağlarken elimizin kolumuzun bağlı kalması, kardeşlerimize bir lokma ekmek bile ulaştıramaz hale gelmemiz, bize çizilen bu batıl sınırların ve rejimlerin neticesidir.
Toplumu içinde bulunduğu kaostan kurtaramayan, ekonomik ve sosyal sarsıntılardan koruyamayan, aile-nesil-toplum için huzurlu bir gelecek inşa edemeyen bu cumhuriyet, olmasa da olurdu.
Her gecenin bir sabahı olduğu gibi, bu karanlık yüzyılın da şafağı İslam'dır. Köklü Değişim'in "Sesimizi duyan var mı?" feryadı bu toplumda makes bulacak; ümmetin yeniden ayağa kalkışı ve İslam'ın adalet nizamı olan Hilâfet ile son bulacaktır.
Hakkı Eren retweeted
Konferansa Davet
TOPLUM BİR YARDIM ELİ BEKLİYOR! #SesimiziDuyanVarmı
İçinde yaşadığımız toplum; kültürel, sosyal ve ekonomik sarsıntılarla büyük bir enkazın altında... Gençliğimizi savuran, aile yapımızı parçalayan ve toplumsal güveni yok eden bu yıkım karşısında susmuyor; "Neden bu haldeyiz ve nasıl kurtuluruz?" sorularına İslâmî ve köklü çözümler arıyoruz.
"Sosyal Depremler ve Enkaz Altındaki Toplum" kampanyamız kapsamında gerçekleştireceğimiz Van konferansımıza tüm halkımızı davet ediyoruz.
Konuşmacılar:
• İsa Keskin
• Abdullah İmamoğlu
• Ömer Çelik
🗓️ 31 Ekim Cumartesi ⏰ 19.00
📍Erenoğlu Toplantı ve Düğün Salonu
Bahçıvan Mah. Erenoğlu İş Mrk. Kat:3 İpekyolu, Van
Netenyahu terörist ama işgalci Yahudiler ile bir sorunumuz yok diye güzelleme yapan siyasetçiler rekor seviyede katılım sağlanan seçim sonuçlarını gördünüz mü?
Sadece Netenyahu veya Ben Gvir değil hepsi işgalci hepsi soykırım suçuna ortak.
Çok geçmiş olsun... Rabbim sizi hayırla mükafatlandırsın...
Selamünaleyküm.
Bugün sabah saatlerinde Hatay İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince evimden alınarak gözaltına alındım. İfade işlemlerinin sonrasında ilerleyen saatlerde serbest bırakıldım, elhamdülillah...
Bu süre boyunca destek olup arayan, soran, mesaj atan, dua eden tüm Müslümanlardan Rabbim ebeden razı olsun.
Geçtiğimiz günlerde Azerbaycan'da zalim Aliyev'in başörtüsü düşmanlığına karşı sosyal medyada gösterdiğim tepki paylaşımlarım gerekçe gösterilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmış. Gözaltı buna istinaden gerçekleşti.
Emniyetteki ifadem ve paylaşımlarımı tekrar ederek şunu söylüyorum:
Kim İslam'a, değerlerine ve Müslümanlara düşmanlık yapıyorsa ihanet ediyorsa onların düşmanı olduğumu, zulmeden zalimlere zalim deyip karşısında olacağımı, başta zalim Aliyev ve diğer zalimler zulmüne devam ettiği müddetçe dilimizin sivriliğinden nasibini alacaklarını hatırlatıyorum.
Bir zalimin yaptıklarını eleştirdiğimiz için hakkımızda soruşturma açılmasını ise utanç olarak görüyorum.
28 Şubat zihniyeti bu topraklarda belli ki silinmemiş ya da silinmemesi için gayret gösteriliyor.
Fakat bizler bedeli ne olursa olsun İslam'ın şiarlarını savunup İslam'ı iktidara taşımaktan geri durmayacağız.
Velhamdülillahi Rabbil Âlemin
#BaşörtüsüAllahınEmridir
Anlaşılan Aliyev'i memnun etmenin faturası bize kesilmiş.
Dün akşam Köklü Değişim İstanbul Temsilcimiz Muhammed Emin Yıldırım, Ankara'dan Fatih Erşahin kardeşimiz, bugün de Köklü Değişim Hatay Temsilcimiz Ahmet Sapa sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek gözaltına alındı.
Memleketi Aliyev yönetse anca bu kadarı olurdu.
Geçmiş olsun kardeşim... Hakkı ayakta tutanları Rabbim hayırla mükafatlandırsın.
Selamun Aleykum. Zalim Azerbaycan rejimi lideri İlham Aliyev’in Başörtüsü yasağını dile getirmemizden dolayı ifademizi verdik. Allah’a hamd olsun serbest bırakıldık.
Buradan tekrar dile getiriyoruz. Laik, jakoben Azerbaycan rejiminin Allah’ın emri olan Hicabı yasaklaması asla kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti ısmarlama suçlamalarla, Müslümanları gözaltına alması içler acısı bir durumdur. Söylediklerimizin arkasındayız ve asla pişman değiliz!
Arayan soran mesaj atan destek olan kardeşlerimizden Allah razı olsun.
Geçmiş olsun Kardeşim... Rabbim hakkı yücelten ve zulüm karşısında susmayanlardan razı olsun... Rabbim sizi hayırla mükafatlandırsın.
Hayırlı sabahlar.
Geçtiğimiz hafta, Azerbaycan'daki başörtüsü yasağını eleştirdiğim için Aliyev rejimi tarafından 31 Türkiye vatandaşıyla birlikte istenmeyen kişi ilan edilmiş ve ülkeye girişimiz yasaklanmıştı.
Bu yasaktan sonra dün akşam, sosyal medya paylaşımım gerekçe gösterilerek yabancı bir ülkenin devlet büyüklerine hakaret suçlamasıyla gözaltına alındım.
İfadem alındıktan sonra ilerleyen saatlerde serbest bırakıldım. Yaşadığım gözaltı sürecini yakından takip eden aktivistlere, gazetecilere tüm kişi ve kurumlara duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederim.
Bu vesileyle şunu tekrar ifade etmek isterim:
Başörtüsü/hicab, Allah'ın emridir. Onu baş tacı yapan Azerbaycanlı bacılarımızı asla yalnız bırakmayacağız. Nerede olursa olsun İslam'ın ve Müslümanların izzetini savunmaya, zalimin karşısında, mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz.
Diğer taraftan, siyasi ve ticari menfaatleri önceleyerek zulme kayıtsız kalanlar ve çeşitli baskı yöntemleriyle hakkı tavsiye edenlerin sesini kısmaya çalışanlar, kazandıklarını zannetseler de aslında kaybedecek olanlardır.
Allah emrinde galiptir.
#BaşörtüsüAllahınEmridir
Hakkı Eren retweeted
Geçen hafta Aliyev rejiminin istenmeyen adam ilan ettiği ve hakkında Azerbaycan'a giriş yasağı koyduğu Muhammed Emin Yıldırım kardeşimiz biraz önce, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek İstanbul Emniyeti tarafından gözaltına alındı. Avukatı ile süreci takip ediyoruz.
Toplum her geçen gün yaşanan artçı sarsıntılar ile kaldığı enkazın altında bir umutla bekliyor.
Siyasi, kültürel ve sosyal açıdan büyük bir çürüme yaşanırken, ekonomik açıdan fakirlik ve yoksulluk git gide artıyor.
Bu saikle SESİMİZİ DUYAN VAR MI? diyerek bu kötü gidişata köklü ve kapsamlı çözüm önerileri sunuyoruz.
Çözüm çok uzaklarda değil, hemen elimizin altında duruyor!
Kamuoyuna Duyuru
SOSYAL DEPREMLER VE ENKAZ ALTINDAKİ TOPLUM
İçinde yaşadığımız toplum, yıllardır devam eden şiddetli toplumsal sarsıntı ve depremler sebebiyle büyük bir yıkım ve enkazın altında kalmış durumdadır. Toplum kesimleri bir yandan bu enkazın altından kurtarılma umuduyla feryat ederken, diğer yandan sarsıntılar her geçen gün daha da şiddetlenerek devam etmektedir.
Gün geçmiyor ki tüm toplumu derinden sarsan olaylar ve krizler ile karşılaşmayalım. Kimi zaman okul saldırıları, sokak cinayetleri ve aileler içinde yaşanan katliamlarla; kimi zaman yüz binlerce insanın birikimini bir gecede yok eden fon vurgunları, borsa krizleri ve dolandırıcılık hadiseleriyle sarsılıyoruz. Bir gün, içki, uyuşturucu ve fuhuş batağına saplanmış, suç çetelerinin eline düşmüş, hayata dair tüm değer ve anlamları yitirmiş gençliğin sorunlarını konuşuyoruz; diğer gün dağılıp parçalanmış aileleri tartışıyoruz. Nereye baksak çürüme var, nereye baksak yıkım ve enkaz var, nereye baksak yok olmaya yüz tutmuş bir toplum var karşımızda.
Toplumun içinde bulunduğu bu enkazın vahametini gözler önüne sermek, yaşanan sosyal sarsıntı ve depremlerin sebeplerini, etkenlerini ve sonuçlarını ortaya koymak; “Neden bu haldeyiz ve nasıl kurtuluruz?” sorularına gerçek ve köklü çözümler aramak, bu çözümleri kamuoyuyla tartışmak ve gerekli adımların atılmasını sağlamak amacıyla “Sosyal Depremler ve Enkaz Altındaki Toplum” başlıklı bir kampanya başlattığımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.
Genç nesiller gözlerimizin önünde ellerimizden kayıp giderken, toplumun yapı taşı olan aileler bir bir dağılırken, İslâm’ın yasakladığı haramlar aleni bir şekilde işlenirken, toplum bir ateş çukurunun kenarında yok oluşa doğru sürüklenirken; başta İslami kitleler olmak üzere tüm Müslümanların bu konuları hayat memat meselesi olarak görmeleri gerektiğini düşünüyor, her ne pahasına olursa olsun bu sorunları ortadan kaldıracak köklü çözümlerin uygulamaya konulmasının en öncelikli vazife olduğuna inanıyoruz.
Kampanya kapsamında; toplumsal yıkıma sebep olan “Kültürel, Sosyal ve Ekonomik Sarsıntıları” ele alacağız.
Kültürel Sarsıntılar Bölümünde;
Bir asır önce topraklarımıza sızarak Müslümanlar üzerinde tahakküm kurmuş kültürel işgal ve sömürgecilik unsuru olan; daha çok kazanmak, daha çok tüketmek, daha çok haz almak uğruna içten içe toplumu zehirleyerek adeta bir kanser hücresi gibi her tüm vücudu saran “Batı Kültürü ve Etkisini” konuşacağız.
Batı'nın bu yıkıcı ideolojisi ve fikirlerinin başta evlatlarımız olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin zihinlerini ve hayatlarını işgal etmesine sebep olan; yine akademik, siyasi, iktisadi, içtimai, fikrî ve özellikle inanç anlamında toplumumuzda büyük bir tahribat ve yıkım gerçekleştiren “Batılı Laik Eğitim Sistemini” tartışacağız.
Değerlerine, kültürüne ve tarihine düşman İslamsız bir nesil yetiştirmek maksadıyla; İslâm hakkındaki hakikatleri çarpıtmaya, yalanlar, iftiralar ve suçlamalar yoluyla İslâm aleyhine propaganda faaliyetlerini genişletmeye, İslâm’ı bir terör ve vahşet dini olarak yansıtmaya matuf çabalar ile yürütülen “İslam Kültürüne Saldırılardan” bahsedeceğiz.
Sosyal Sarsıntılar Bölümünde;
Düşünmeye, okuyup araştırmaya ve üretmeye kıymet vermeyen, tarihine ve değerlerine yabancılaşmış, popüler kültür tarafından öğütülmüş, fikri saldırılar karşısında savunmasız bırakılmış; asosyal, apolitik, özgüvenini ve yaşama gayesini kaybetmiş “Savrulan Gençliği” ele alacağız.
Aile, ahlak, namus, edep ve hayâ gibi kavramlara, yine aileye bağlılık ve çocuk eğitimi gibi değerlere yönelik başlatılan savaş, bu kapsamda çıkarılan kanun ve yönetmelikler, imzalanan anlaşma ve sözleşmeler, KADEM gibi kurumların eliyle yürürlüğe sokulan kirli plan ve projeler üzerinden “Parçalanan Aileleri” gündem edeceğiz.
Suç oranlarının artmasına yol açan ve birçok kötülüğün kaynağı olan, başta gençler olmak üzere toplumun her kesiminden insanların içine düştüğü sosyal bir felaketi “İçki ve Uyuşturucu Batağını” konuşacağız. Sokaklarımızın güven ve emniyet ortamı olmaktan çıkartılıp neredeyse suç mahallerine dönüştürülmesinin, böylece emniyet, güven ve huzur duygusunun tamamen yitirilmesinin sebeplerini ve “Artan Suç Oranlarını” konuşacağız. Batı’dan ithal yasa ve kanunlarla yapılan yargılamalar ve neredeyse hiç kimsenin “adalet yerini buldu” diyemeyeceği bir türlü sonuçlanmayan mahkemeleri, “Yitirilen Adalet Duygusunu” konuşacağız.
Ekonomik Sarsıntılar bölümünde;
Allah ve Rasulü ile savaşmak anlamına gelen “Faizi”; kapitalist devletlerin ve sermaye sahiplerinin kurduğu büyük kumar masası hükmündeki sistemi, yüz binlerce insanın birikimlerini kaybettiği fon vurgunları ile gündeme gelen “Borsa Sistemini”; iletişim ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte modern dünyanın en yıkıcı kitlesel tehditlerinden biri haline gelen kumarhaneleri, devlet eliyle işletilen “Kumar ve Bahis Oyunlarını” konuşacağız. Toplumu içten içe kemiren, güven ve ahlakı bitiren, İslâm’ın haram kılarak kapattığı tüm kapıları ardına kadar açan, kapitalist Batılı zihniyetinin bir ürünü olan “Kolay Yoldan Daha Çok Kazanma Hırsını” masaya yatıracağız.
Ve Köklü Çözüm;
Tabii ki sadece sorunları değil, gerçek çözümleri de konuşacağız. Bu çözümleri konuşmak için sorunların kaynağına inip derin ve aydın bir bakışla etraflıca ve net bir şekilde vakıayı tasvir etmeye, gerçek sorunu ve sorumluları gözler önüne sermeye, çözümü de köklü bir İslami çözüm olarak sunmaya gayret edeceğiz.
Zira bizler; bugün toplum olarak altında olduğumuz enkazdan, içine düştüğümüz bataklıktan ve kıyısında olduğumuz cehennem çukurundan kurtulmanın tek yolunun, yeniden İslami hayata dönmek olduğuna; ekonomiden siyasete, yönetimden yargıya, eğitimden ticarete, kadın-erkek ilişkilerinden devletlerarası ilişkilere kadar her alanda sadece Allah’ın indirdikleri ile hükmedilmesi gerektiğine inanıyoruz.
“Sosyal Depremler ve Enkaz Altındaki Toplum” başlıklı kampanya kapsamında Türkiye’nin birçok bölgesinde gerçekleştireceğimiz ziyaretler, konferanslar, paneller, istişare toplantıları ve sosyal medya etkinlikleri gibi çeşitli faaliyetlere İslami camianın iştirakini önemsiyor ve tüm Müslümanları davet ediyoruz. Yürüteceğimiz bu kampanya çalışmalarının; enkaz altındaki toplumu yıkımdan kurtaracak, insanlarının özü ve hamuru olan İslâm’a dönmelerine kapı aralayacak büyük hayırlara vesile olmasını, âlemlerin rabbi Allah Subhanehu ve Teâlâ’dan niyaz ediyoruz.
#SesimiziDuyanVarmı
"Sosyal Depremler Ve Enkaz Altındaki Toplum" kampanyamız ile ilgili bilgi ve dökümanlara yorumdaki linkten ulaşabilirsiniz. ⬇️
Oktay Saral bu paylaşımı nedeniyle CB Erdoğan tarafından görevden alındı.
İşgalci Yahudi dostu olan ve başörtüsünü okullarda yasaklayan Aliyev istedi diye danışmanını görevden alan bir dünya liderimiz olduğu için herkes çok mutludur!
Haydi kendinizi kandırmaya devam edin.
Hakkı Eren retweeted
Dün akşam Rehber TV'de @SeyfullahSivi'nin sunucusu olduğu Rehber'de Gündem programında Faiz Neden Haram? konusunu değerlendirdik.
Yarın akşam Kırmızı Masa'nın konuğu Abdullah İmamoğlu olacak. Ezber bozan güzel bir program olacağına inanıyorum.
- Azerbaycan’daki başörtüsü yasağına eleştirisi sebebiyle hakkında yakalama ve arama kararı çıkarılan Abdullah İmamoğlu, bu duruma ne diyor?
- İslam dünyasındaki ayrılıkların temelinde ne var?
- Türkiye’de din-devlet ilişkileri niçin tartışılıyor?
- Gençliği tehdit eden meseleler neler?
- Akıl -vahiy ilişkisi, Selefilik, sufizm, Tarikatlar, Mesih ve gaybı bilme..
@muharice soracak, İlahiyatçı yazar @a_imamoglu_ canlı yayında cevaplandıracak.
Bugün Köklü Değişim olarak ülkemizde meydana gelen toplumsal depremlere, yaşanan ekonomik, kültürel ve sosyal sarsıntılara bir çare olması için yeni bir kampanya başlatıyoruz.
Görebilenler için ülke büyük bir enkazın altında kalmışken samimi duygular ile avazımızın çıktığı kadar bağırıyoruz:
SESİMİZİ DUYAN VAR MI?
Parçalanan aileleri, savrulan, içki ve uyuşturucu müptelası olan gençliği, ifsadın ve şiddetin merkezî haline dönüşen okulları, alınteri dökmeden fon, faiz, bahis ve borsa yolu ile kolay para kazanmayı teşvik eden sistemi, yolsuzluklarla kokuşmuş siyasi düzeni, can ve mal güvenliğinin kalmadığı ve çetelerin cirit attığı sokakları yani bir bütün de yaşanan sosyal çürümeyi gözler önüne seriyoruz.
Fakat sadece sorunları değil, bu sorunlara çözüm ve bu çürümeye çare olacak reçeteyi de açıklıyoruz.
Amacımız sadece vakıayı tasvir etmek değildir. Amacımız, vakıayı kaynağına inerek, derin ve aydın bir bakışla etraflıca ve net bir şekilde ortaya çıkarmaktır.
Böylece gerçek sorunu ve sorumluları gözler önüne sererken çözümü de köklü bir İslâmi çözüm olarak sunmaya çalışacağız.
Sosyal depremler ve yaşanan şiddetli sarsıntılar neticesinde enkaz altında kalan insanları kurtarmak, hep birlikte dünya ve ahiret saadetine kavuşmak, emri bil maruf neyhi anil münker farziyetini yerine getirmek isteyen herkesi kampanyamıza destek vermeye davet ediyoruz.
Gayret bizden başarı ise Allah Azze ve Celle'dendir.
#SesimiziDuyanVarmı
Hakkı Eren retweeted
Basın Toplantısı Sosyal Depremler ve Enkaz Altındaki Toplum #SesimiziDuyanVarmı nitter.cf/i/broadcasts/1pJkOXlqb…
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Ankara Büyükelçiliği, İstanbul Konsolosluğu önünde ve sosyal medya platformlarında başörtüsü yasağına karşı yapmış olduğumuz paylaşımları gerekçe göstererek, aralarında benim de bulunduğum 31 Türkiye vatandaşını 'persona non grata' yani istenmeyen adam ilan etmiş.
Allah düşmanı zalim bir rejim tarafından 'istenmeyen adam' ilan edilmiş olmak; bizim için bu dünyada bir utanç vesilesi değil, kıyamet gününde Rabbimize sunabileceğimiz en büyük şeref hüccetidir.
Hak sözü işitmekten korkanların kararları bizim hakikati haykırma irademizi asla sindiremez.
Biz şeri hükmü söylemekten, Allah’ın emrini zalimin yüzüne haykırmaktan bir adım bile geri durmayacağız.
Bizler için razı edilmeye layık olan sadece Allah’tır. Ne yasaklamalarınız ne de korkutmalarınız bizi asla yıldıramaz.
🚨 Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'den 31 ismi "istenmeyen kişi" ilan ederek Azerbaycan'a girişlerini yasakladı 👇
SİYASİ İSİMLER
Fatih Erbakan – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı
Yahya Uğraş – HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı
Sait Seyitoğlu – HÜDA PAR Batman Mali ve İdari İşler Başkanı
Ömer Ulutaş – Toprak Partisi Genel Başkanı
Ömer Faruk Gergerlioğlu – Milletvekili
Muharrem Çavuş – AK Parti Boğaziçi Gençlik Kolları Başkanı (2020–2025)
Aydın Binboğa – İktisatçı, siyasetçi
MEDYA VE GAZETECİLER
8. Ahmet Barış İyison – İyison Medya ve Gazeteciabi projesinin yöneticisi
9. Akın Duru – TV8 ve Acunmedya çalışanı
10. Dursun Eker – Gazeteci, File Prodüksiyon Hizmetleri
11. Adem Özköse – Gazeteci, siyasi analist, yazar
12. Muhammed Emin Yıldırım – "Köklü Değişim" dergisi ve medya grubunun İstanbul temsilcisi
13. Hakkı Eren – "Köklü Değişim" gazetecisi
14. Okan Aytaş – Gazeteci, Finansopia Medya'nın sahibi
15. Mert Armağan – Gazeteci
16. Yaşar Yavuz – Gazeteci (Yeni Şafak, Diriliş Postası, Referans)
17. Erdinç Teğmen – Erte Medya'nın sahibi
18. İsmail Kılıçarslan – TVNET, Yeni Şafak
19. Murat Şahin – Akit TV programcısı
20. İrfan Kaya Ülger – Akit TV programcısı
21. Fatin Dağıstanlı – Akit TV programcısı
Yazarlar, akademisyenler ve din insanları:
22. Mehmet Boynukalın – Marmara Üniversitesi İlahiyat profesörü, Ayasofya İmam-Hatibi
23. Halil Atakan Ay – İlahiyatçı
24. Mikail Ayyıldız – Dini yazar ve araştırmacı
25. Ahi Aratoğlu – Araştırmacı yazar, şair, sosyolog
26. Ahmet Sırrı Arvas – Şair, gazeteci, yazar
27. Yusuf Kaplan – Yazar, gazeteci
28. Cüneyt Sezer – Blogger, sosyolog, publisist, siyasi analist
DİĞER
29. Cem Özyurt – Blogger
30. Serhat Koyuncu – Kamuoyu figürü
31. Ahmet Çakar – Spor yorumcusu, eski futbol hakemi




























