Durum son paragrafta gayet net açık anlaşılır anlatılmış.
muzaffer retweeted
Şaban Sevinç ve Ali Tarakçı tahliye edilsin.
@sabansevinc2 ve @alitarakcii tutuksuz yargılansın.
"Lale Özan Arslan tahliye edilmiş" diye yazıldı ancak kendisinin bir açıklamasını görmedim.
@laleozanarslan
muzaffer retweeted
30 Nisan 1945…
Rus ordusu, Berlin’dedir…
Hitler, teslim olmayı reddeder…
Saat 13:10’u gösterdiğinde, Hitler, yeni evlendiği Eva Braun’u da yanına alarak sığınağındaki toplantı salonuna gelir…
Çalışma arkadaşlarının ellerini tek tek sıkarak onlara veda eder…
Hitler ve Eva Braun, veda ettikten sonra odalarına çekilirler…
Odadan bir silah sesi duyulur…
Hitler’in odasına koşanlar, onu, ağzına kurşun sıkılmış olarak bulurlar…
Yanında Eva Braun’un cesedi vardır…
O da siyanür içerek intihar etmiştir…
Hitler’in ve Eva’nın cesetleri, sığınak dışına bahçeye çıkarılır…
30 Nisan 1945 Pazartesi günü, Rus bombardımanı altında ikisinin de cesetleri yakılır…
Bir gün sonra, 1 Mayıs 1945...
Propaganda Bakanı Goebbels’in eşinin isteği üzerine bir doktor, 6 çocuğuna morfin enjekte eder…
Sonra siyanürle çocukların yaşamına son verir…
Öldürdükleri öz çocukları; 5, 6, 7, 8, 10 ve 13 yaşlarındadır…
Kısa süre sonra, Goebbels ve eşi bahçeye çıkarlar…
Emir eri, Goebbels’in verdiği emir üzerine tabancayla onları öldürür…
Goebbels’in yaveri, verdiği sözü yerine getirir ve önceden hazırlanan benzinle cesetleri yakılır…
Böylece, hem Nazi İmparatorluğu hem de Hitler efsanesi hayata veda etmiştir…
Hitler'den sonra seçilen Almanya Şansölyesi Conrad Adenaur, şöyle der:
“Umarım bir daha Hz. İsa bile gelse, tüm yetkiyi tek kişiye verecek kadar aptal olmayız…”
muzaffer retweeted
Hatırlatma dozu:
Butlan zillettir.
Mutlak butlan mutlak zillettir.
Butlan kararıyla CHP'nin yönetimine atanan Kemal Kılıçdaroğlu'ndan 'erken seçim' sorusuna yanıt
"Ülke bu haldeyken, yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız? Ekonomiyi görüyorsunuz, fon vurgununu görüyorsunuz, yolsuzlukları görüyorsunuz, gelir dağılımındaki olağanüstü bozulmayı görüyorsunuz. Yoksulluğun artık yaygınlaştığını ve bir anlamda da kitleler tarafından kabul edildiğini görüyorsunuz. Hangi erken seçimi yapacaksınız ve hangi gerekçeyle yapacaksınız?"
cumhuriyet.com.tr/siyaset/ki…
muzaffer retweeted
Replying to @ajansmuhbir1923
muzaffer retweeted
"Hiç suçum yok. HUKUKSUZLUĞA, karanlığa karşı IŞIK olabilmek için hayatıma son veriyorum.
Bu şekilde giderseniz,
ne yönetecek bir ORDU,
ne yaşayacak bir ÜLKE, ne de CUMHURİYET bulamayacaksınız."
__YARBAY ALİ TATAR
muzaffer retweeted
Vakti zamanında bakanlıkların önüne gitmeye çalışan Kılıçdaroğlu’nu kovar gibi kapıdan içeri sokmuyorlardı.
Bugün de kendileri ziyarete gidiyor.
muzaffer retweeted
Gençler umudunuzu yitirmeyin.
Fatma Betül Sayan Kayanın kankası, TERA portföy patronu, Çelikler Holdingin damadı Erdin Özel, Kırıkkale Üniversitesi, Keskin Meslek Yüksekokulu, Yerel Yönetimler mezunu.
Çok zeki olmanıza, çok fazla çalışmanıza gerek yok. Zaten çok ders çalışarak kendinizi boşa yormayın. Çok çalışıp sınavlarda yüksek notlar alsanızda mülakat var.
Kurdukları yeni Türkiye sistemi için bu yeterli…
Kimse zeki, çalışkan ve ahlaklı birisini aramıyor.
(Yeni sistemin yüzüne tutulan bir ayna, kendini görünce tiksinmesi gerek)
İsmail Saymaz yazdı: Tera Portföy’ün patronu asgari ücretliymiş
sozcu.com.tr/tera-portfoy-un…
muzaffer retweeted
ÇİFTE PASAPORTLU SOYGUN DÜZENİ
Paraları çoktan kaçırdılar.
Hepsi hazırlıklı.
Hepsi çifte pasaportlu.
Kimi Miami'den villasını kapatmış, kimi Londra'nın göbeğinden dairesini almış.
Kimi çocuğunu çoktan Amerika'da koleje yazdırmış, kimi ailesini sessiz sedasız İngiltere'ye yerleştirmiş.
Biletler ceplerinde, bavullar hazır.
Muhtemelen teker teker, 2027'de kaçacaklar.
Bunu sokaktaki çocuk bile biliyor, bilmeyen yok.
Peki geriye ne kalacak?
Borç batağında bir Hazine.
İçi boşaltılmış kamu bankaları.
Üç kuruşa satılmış fabrikalar, eşe dosta peşkeş çekilmiş ihaleler.
500 milyar dolar dış borç…vs
Ve o enkazın ortasında bir başına bırakılmış 85 milyon insan.
Soruyorum size: Bu cüreti kimden aldılar?
Senden mi? Benden mi? Sokaktaki vatandaştan mı?
Hayır.
Kim atadıysa gücü, cüreti ondan aldılar.
“At binicisine göre kişner”diye boşuna dememişler.
Kimi bürokrat yaptılarsa, kimi bakan yaptılarsa, kimi kayyum atadılarsa sonuç ortada.
Liyakatsiz, diplomasız, sicili kabarık ne kadar adam varsa topladılar, getirdiler devletin en mahrem koltuklarına sırf yandaş diye oturttular.
Kamunun malını babalarının çiftliği gibi kullandılar.
Yetim hakkını, tüyü bitmemişin hakkını kendi şahsi servetleri gibi harcadılar.
Peki bunu kime güvenerek yaptılar sanıyorsunuz?
Tabii ki Saray'a.
Tabii ki Saray'ın arka bahçesine çevirdiği kurumlara.
Nasıl olsa bir telefonla dosya kapanıyor.
Nasıl olsa bir talimatla soruşturma sümen altı ediliyor.
Nasıl olsa Saray'dan aferin geliyor, alkış geliyor.
Yeri geliyor "Ben bu davanın savcısıyım" diyorlar.
Yeri geliyor "Anayasa Mahkemesi'nin kararını tanımıyorum" diyorlar.
O özgüvenle çaldılar.
O pervasızlıkla kaçırdılar.
O dokunulmazlık zırhıyla talan ettiler memleketi.
Peki bu tablonun mimarı kim?
En büyük suç; gözünü kulağını kapatan, üç kuruş menfaat için bu soygun düzenine alkış tutanlar değil mi?
Ve bir de o ucube sistemi bu milletin başına bela edip, sonra Balgat'taki koltuğuna çekilip kıs kıs gülen Bahçeli'de değim mi?
Bahçeli yaptı yapacağını.
Tek adam rejimini dayattı.
Denetimi bitirdi,
Meclis'i noter yaptı, yargıyı Saray'ın sopası haline getirdi. Şimdi de eserine bakıp keyif çatıyor.
Ne iktidar olma kaygısı var, ne milletin derdiyle dertlenme!
Tek derdi, Varsa yoksa Apo ve PKK… Varsa yoksa pazarlık masaları.
Zamanında Rıza Zarrab'ın önünde takla atan bakanlara, ayakkabı kutularında para cukkalayanlara hak ettikleri cezalar verilseydi...
Sakız çiğneyerek ifadeye giden o eski belediye başkanına zamanında haddi bildirilseydi, bugün bu soygun düzeni yaşanmazdı.
Ama ne oldu?
Çalan, çırpan ya görevden affedilerek kurtuldu, ya da ödül gibi büyükelçi yapıldı.
Bunu gören bürokratın da, yandaşın da iştahı kabardı tabii!
Besmeleyle, Allah-u Ekber diyerek soydular memleketi.
Durum ortada.
Ama bilsinler;
O paralar, o villalar, o gayrimenkuller, o çifte pasaportlar kimseyi kurtarmayacak.
Bu millet unutmaz.
Tarih affetmez.
Kaçacak yeriniz yok.
Gidiş biletinizi aldınız ama dönüş biletinizi bu halk sandıkta kesecek.
Oğuz Özdemir
muzaffer retweeted
16 yıl Başbakanlık yapan Merkel'in malvarlığı 2 milyon euro.
2 dönem AKP milletvekiliği yapan Zehra Taşkesenlioğlu'nun sadece yatının fiyatı 4.5 milyon euro!
AKP'li Fatma Betül'ün 5 ayda fon'dan kazandığı para 2 milyar TL (36 milyon Euro)
Merkel'in beceriksizliğini kınıyoruz!
muzaffer retweeted
Bekir Coşkun Türk basınının unutulmaz ismi..
Aramızdan ayrılışının 6. yılı
Sevgiyle saygıyla anıyoruz.
muzaffer retweeted
Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir ve tensipleriyle, bu tweeti atıyorum şu an. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, "Gönderi Yayınla" butonuna basacağım birazdan. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiri ve Göklerden gelen bir karar ile de Tweet yayınlanacak inşallah.
muzaffer retweeted
bir belediye başkanı hırsızlık yapıyor
hatırlı olarak nitelenebilen kişiler cumhurbaşkanına giderek bu hırsızlığı idare edelim diye ricada bulunabiliyor.
cumhurbaşkanının bu ricayı reddetmesi ise bir lütuf olarak paylaşılıyor.
yozlaşma seviyesi dehşete düşürdü
Az önce öğrendim.
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş için devreye giren “hatırlı” isimlerden birine “bu işe karışmayın” diyerek kestirip atmış.
Son MYK toplantısında da neredeyse herkesi haşlamış, fon operasyonuna dair sert mesajlar vermiş.
Belli ki çok kararlı, bir o kadar öfkeli, ummadıklarından gördükleri karşısında.
Onun için aşağıdaki mesajı “kuru mesaj” olarak görmüyorum.
Bir genel başkan yardımcımızın, “Reis mücadeleyi kendi takvimine göre sürdürüyor, izleyin” mesajını da bu bağlamda değerlendiriyorum.
Tavır çok açık ve net:
“Piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını 10’a, 30’a katlayana bu fahiş kazancın kazancın bedelini ödeteceğiz.”
Onun için neşterin derine, daha derine indirileceği konusunda umutlarım arttı.
muzaffer retweeted
Bugün Karar başyazarı Mustafa Karaalioğlu’da yazmış, İmamoğlu’nun katılmadığı bir seçimin meşruiyet sorunu olur ve bu herkes için en kötü durumdur.
Ekrem İmamoğlu derhal özgürlüğüne kavuşmalı ve Türkiye özgür, eşit rekabete dayalı demokratik bir seçim yapabilmelidir. Kimse hayal kurmasın, iki cumhurbaşkanı adayı hapisteyken yapılan seçimi kazanan, bırakın ülkeyi, kümes bile yönetemez.
Tayyip Erdoğan söylendiği gibi ülkesinin iyiliğini düşünen büyük bir lider ise, ülkesine en büyük iyiliği yapmalı ve Türkiye’yi demokratik, entrikasız, hilesiz ve eşit rekabetin olduğu bir seçime götürmeli. Bunu yaparsa hayırla anılacak, yaptığı haksızlıklar unutulacak ve her zaman hayırla anılacaktır.
Bunlar benim şahsi görüşlerim değildir, tarihin sistematiği böyle işliyor.


























