
Siyaset Bilimci Dr. / @angoraarastirma Ar-Ge Direktörü
Ankara, Türkiye
Joined August 2010
- Tweets26.6K
- Following489
- Followers18K
- Likes12.4K
Pinned Tweet
Fedakarlık yaparken bile kendi istikbaliniz için ölçülü olun. Zira insanın nefsi bile aslında iyi gün dostudur. Düştüğünüzde nefsiniz de sizi terk eder.
Sen benim gözümde herhangi bir gıpta, hürmet ya da itibar vesilesi değilsin. Varlığının bende karşılık bulabileceği tek mevzi, o yaldızlı kabuğunun altında yatan biçareliğe acımaktan ibaret.
Saygıyı hak edecek bir keyfiyetin de yok, yalnızca durduğun yerin kalabalığısın, hatta kabalığısın. Ne var ki, unuttuğun sıradanlığını sana aynada göstermek icap ediyor. Bu yüzden seni ilk ve son defa muhatap alacağım.
Sen kendi iklimini yaratmaktan aciz bir bağımlılıkla, başkalarının atmosferinden süzülen oksijenle idare ediyorsun. Ben ise ödünsüz bir varoluşun havasını soluyorum. Hem de dilediğim gibi.
Sen Müsavat Dervişoğlu'nun ciğerlerinden nefes alıyorsun. Ben ise kendi ciğerlerimden.
Senin "Başkanım" diye hitap ederken sesinin titrediği insanlar, benim zamanımdan pay alabilmeye çalışıyor.
Daha önce de bana karşı son derece yakışıksız bir tweet attın ve fakat sonunda silmek zorunda kaldın. Sildirdiler. Tıpkı bugün tıpış tıpış geri adım attığın gibi. Yani tükürdüğünü yalamaya, kendi kendini tekzip etmeye, dün hakikat dediğinin bugün celladı olmaya son derece alışkınsın, aşinasın.
Ben ise senin rütbeni korumak adına rutin hâline getirdiklerin tek bir defa istendiğinde, kurucusu olduğum partiden tereddütsüz istifa edecek kadar tavizsizdim.
Aslında sana daha çok şey söylenir de neyse... Yeterince sana vakit ayırdım, bundan gayrısı zihnime ziyan.
Benden sana son bir ağabey tavsiyesi:
Ne cengaverlik harcın var ne şövalyelik meşrebin... Bari sırtındaki lejyoner üniformasının hakkını ver.
Replying to @mnkalkan
Çabala gençsin elbet farkedileceksin.
Ama iyi ama kötü...
Siyaset namına yaptığın bir çok yorum önüme düşüyor bazen gönlün kırılmasın diye gençleri sevdiğimden heves parçalamak istemiyorum lakin bazı anlar oluyor ki geriye dönüp sen okusan hadi ya niye yazdım ki diyeceğin yorumlar oluyor.
Hem suyuna hem huyuna olmaz her telden oynanmaz. Daha faydalı işler yap üreteceğin ülke menfaatine çalışabileceğin. Emin ol ruhunda aklında iyileşir.
Selâmetle...
Hala pardon bir de son bir şey siyasi tecrübe beraberinde saygı ve farkındalıkla ilerler. Umuyorum büyüdükçe öğrenirsin.
Nurettin Kalkan retweeted
Siyaset Bilimci Nurettin Kalkan:
“Şu anda muhalif Türk milliyetçileri cami avlusuna bırakılmış bebekten farksızdır.
Ülkenin en sahipsiz politik tabanıdır; kalabalıktır ama temsil öksüzüdür.”
Geçen hafta Gazeteci Nevşin Mengü’nün YouTube kanalında da ifade etmiştim:
Şu anda muhalif Türk milliyetçileri cami avlusuna bırakılmış bebekten farksızdır. Ülkenin en sahipsiz politik tabanıdır; kalabalıktır ama temsil öksüzüdür.
Her insanın belli politik angajmanları olabilir. Ne var ki bir cemaatin, bir hizbin, bir partinin, bir ideolojinin öğretilerine yahut bir Genel Başkanın söylemlerine-eylemlerine sarsılmaz bir şekilde bağlanarak her daim hakkaniyet sınırları içerisinde kalamazsınız.
Çoğu zaman içinde bulunduğunuz alelade bir mahalle taassubudur.
Kurduğunuz cümlelerin sonuna “amk” eklemekten başka hiçbir halt bildiğiniz yok.
Parti içi disiplin, Genel Başkanın demir yumrukla yönetimi değildir. Parti içi disiplin, söylem ve eylem düzeyinde asgarî bir ahengi ve tutarlılığı tesis edebilmektir.
Kendi içinde uyum ve bütünlük sağlayamamış bir partinin, vaatlerini hayata geçirebileceğine dair seçmene güven ve umut vermesi beklenebilir mi?
Replying to @mnkalkan
cok seslilik aynen bu oluyor, emir komuta gibi parti mi olur amk. ne farki kalir o zaman akp'den
Yazdığın seçim şarkılarındaki kalibreyi düşündükçe, ben de senden daha afili ve altı dolu bir Genel Başkan müdafaası ve sarsıcı bir belagat beklerdim. Üzgün değilim. Selamlar.
Replying to @mnkalkan
Kimi zaman "İsabetli" bulduğum tespitlerin aklıma gelince dedi içimdeki ses;
I Ih, bu olmamış.
Elma armut karışmış.
Daha isabetli bir tespit beklerdim.
Kalibreli bir yorum olmamış. Üzgünüm.
Bir İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı "Bunu kabul etmiyorum" diyor; bir İYİ Partili yetkili Genel Başkanının bu davranışında Ülkü Ocakları'na verilmiş subliminal bir mesaj arıyor; Genel Başkanın Basın Danışmanı ise durumu "insani tavır" kılıfıyla tevil etmeye çalışıyor...
Ortada ne bir kurumsal disiplin var ne de hiyerarşik bir söylem bütünlüğü.
Efendiler karar verin; reddiye mi yapıyorsunuz, şerh mi düşüyorsunuz, tevil mi ediyorsunuz.?
Henüz kendi kadrolarını ve söylemlerini yönetmekten aciz olanların, koskoca devletin yönetimine talip olması eşyanın tabiatına aykırıdır.
Siz evvela kendinizi yönetip dört başı mamur bir siyasî parti olmayı becerin de sonra belki "İhanet" dediğiniz süreci engellersiniz.
Sayın Müsavat Dervişoğlu’nu çok iyi anlıyorum.
Devlet Bahçeli’nin gerisinde kalsa “liderimizin ardından yürüdü” tezahüratlarına meze olacak.
Önüne geçse geçmişte kurduğu o iddialı cümlenin, “Devlet Bahçeli benim sırtımı görmemiştir” manifestosunun altında kalacak ve kendi sözünü kendi elleriyle yutacaktı.
Hem kendisine laf getirmemek hem de sözünü yememek için Devlet Bey’in koluna girip yan yana yürümeyi tercih etmiş işte…!
Ne var bunda yahu! Hemen celallenmeyin!
Cumhuriyet'in kurucu sütunlarını, demokrasi adına ontolojik bir sorgulamaya maruz bıraktığımız her dönem, kendimizi türlü krizlerin ve anaforların ortasında bulduk. Diğer bir ifadeyle ne zaman Cumhuriyet'i tartmaya, tartışmaya kalksak, burnumuz b*ktan kurtulmadı...
Bu yüzden Türkiye, Cumhuriyet değerlerini "ontolojik" anlamda bir daha asla tartışmaya açmamalıdır.
Dahası şu "Cumhuriyet'i demokrasiyle taçlandırma" saçmalığı da ivedilikle rafa kaldırılmalıdır.
Zira bir siyasal rejim olarak cumhuriyet yalnızca monarşi karşıtlığı değildir. Cumhuriyet aynı zamanda demokrasinin, tiranlığa dönüşmesini engelleyen bir bariyerdir.
Bu yüzden cumhuriyet demokrasiyle taçlanmaz. Demokrasi, cumhuriyetle ve cumhuriyetin yurttaşlık erdemleriyle taçlanır.
Ayrıca "Cumhuriyet'i demokrasiyle taçlandırmak" kof ve yersiz bir slogandır. Türkiye'nin önceliği, cumhuriyetçi değerlerin ihyası olmalıdır. Kamusal faillik, yurttaşlık ve laiklik gibi...
Bunlar olmadan yapılan bir taç takma seremonisinde popülizm kılıç kuşanır.
Cumhuriyet, bir farkındalık ve sorumluluk rejiminin adıdır. Zira Cumhuriyet, ideal yönetime dair evrensel ilkelerin aşkın bir tarifinden ibaret değildir. Cumhuriyet aynı zamanda bu ilkelerin normatif temellerini, yurttaşlara özgü formlara dönüştürür. Dolayısıyla cumhuriyetçilik kozmopolitanizm ile milliyetçiliğin kesişim kümesidir.
Bir yüzü aşkındır, diğer yüzü içkindir. İşte yurttaşlığın değeri, yurttaşın bir kamusal fail olarak kodlanmasının önemi tam da bu içkinlikte yatar.
Atatürk'ün "köylü milletin efendisidir" sözündeki asıl espri de tarımsal kalkınmadan ziyade bu içkinlik ve kamusal faillikle irtibatlıdır. Asırlardır hor görülen "baldırı çıplak" Anadolu köylüsüne bir paye verir Cumhuriyet.
Üç kuşak öncemize kadar neredeyse hepimizin köylü olduğu düşünüldüğünde bize "efendilik" statüsünü veren de Cumhuriyet'tir.
Aldığımız bu efendilik payesi, 103 sene içerisinde tam anlamıyla bir sosyal gerçekliğe belki dönüşememiştir ancak hükümdarın gözettiği "davar sürüsü" şeklinde değil de hükümdarı gözeten yurttaşlar, yani efendiler olarak tanınmamız Cumhuriyet ile birlikte başlamıştır.
Bunu tam manasıyla tahakkuk ettirmek yine bizim elimizdedir. Bu yüzden Cumhuriyet'i koruması için herhangi bir kurumdan ya da siyasî partiden medet ummayı bırakıp ona bizler sahip çıkacağız.
Atatürk'ün yaktığı Cumhuriyet ocağından kül değil, kor taşıyacağız!
Yurttaşlığımızın iftihar nişanı budur!
Bu aziz vatanın bağrında her iyilik, Cumhuriyet'le barışık berrak bir aklın ışığında yeşerir. Her kötülük ise Cumhuriyet'le kavgalı bulanık zihinlerin karanlığında kök salar. Şafağımız Cumhuriyet'tir...
Bayramımız kutlu olsun! 🇹🇷
Beş senedir o asil duruşundan, cömertliğinden, keyfiyetinden, kardeşliğinden ve o eşsiz dostluğundan mahrumum.
Beş senedir hayat yarım; tadı kekremsi, rengi soluk; hüzün kalbimde seferi değil, mukim...
Beş senedir sessiz hıçkırıklarla sarmaş dolaşım...
Beş senedir hatıran damarlarımda mülk, yokluğun bağrımda yük...
Cennetteki merteben âlî olsun kardeşim.
Seni çok özledim…
Ebedi alemde görüşmek üzere...
Bir mahya müjdesi gibiydi o tesirli sözlerin,
Hangi bayramın sabahıyla teskin olur matemin...
@masallah_nar
Nurettin Kalkan retweeted
Merhum Maşallah Nar dostları ve sevenlerince yâd edilecek
Türkiye Yazarlar Birliği, edebiyat ve akademi dünyasına sunduğu katkılarla hayırla yâd edilen değerli akademisyen ve TYB üyesi merhum Maşallah Nar için anma programı düzenliyor.
tyb.org.tr/merhum-masallah-n…
Türkiye'de siyaseti en yakından takip eden kesimlerden biri 657'lilerdir. Yani devlet memurları.
Ne var ki, muhalefet partilerinin çoğu kamu idaresinin işleyişinden ve memurların karşılaştıkları sorunlardan bihaberdir.
Siyasî partilerde bürokrasi ve kamu yönetiminden sorumlu genel başkan yardımcılıklarını işgal eden kadroların kahir ekseriyeti kamuya tamamen yabancıdır.
Yıllardır şu üç ezberi ısıtıp ısıtıp önümüze koymaktan bıkmadılar:
1- Popülist bir maaş zammı söylemi,
2- İçi boş bir "liyakat" vurgusu,
3- Müsteşarlık makamının geri getirilmesi.
Bu üç nakarat dışında kamuya dair hiçbir şey söylemezler çünkü hiçbir şey bilmiyorlar.
Mesela kapatıldığı 2019 yılına kadar kamu personel rejimindeki tüm ihtilaflı meselelerde görüş beyan eden Devlet Personel Başkanlığı'nın yeniden kurulmasının hayati önemini gündemine alan tek bir muhalefet partisi çıktı mı?
24 Ekim tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Yönetmeliği'nde geçici bir maddeye yer verilmemesinin yol açtığı belirsizlikle ilgili açıklama yapan bir muhalif siyasetçiye rastladınız mı?
Bir ayı aşkın bir süredir Fon Krizi tartışılıyor. Peki bu krizin bir parça da altmış yıllık Devlet Personel Başkanlığı'nın ilga edilmesinden kaynaklı olduğunu idrak edebilecek bir muhalif siyasetçi var mı? Yok...
Devlet Personel Başkanlığı'nın kapatılmasından sonra kurumun yetkilerinin altı kurum arasında paylaştırıldığından, bunun da bir yetki karmaşası doğurduğundan ve kamu personel rejiminin yönetilemez hâle geldiğinden acaba muhalif siyasî partilerimizin haberi var mı? Yok...
Ortada yavan ve altı boş bir liyakat söyleminden başka hiçbir şey yok. Devleti yönetmeye talip olanların, ne yazık ki devletten haberi yok; ellerinde bolca süslü laftan başka hiçbir şey yok!
İmparatorluğun küllerinden yeni bir devlet, bir Cumhuriyet devşiren; tüm dünyanın faşizm girdabıyla boğuştuğu bir zamanda en azından çok partili hayata geçmeyi deneyen; İkinci Dünya Savaşı gayyasından memleketi muhafaza eden; iktidarı suhuletle rakibine devretmesini bilen; pek çok devrimi hayata geçiren Kemalizm ile ufku yayınevi kurmaktan öteye geçemeyen; en müsait seçimi rakibine hibe eden; musallat olduğu Avrupa medeniyetini neredeyse iflasa sürükleyen sol liberalliği mukayese etmek şöyle dursun, aynı cümlede, aynı paragrafta, aynı bapta kullanmak bile çok büyük bir haksızlıktır, ağır bir vebaldir.
Bu, tarihe geçecek ikinci bir “Sen kendini kimlerle kıyaslıyorsun İbrahim…” vakasıdır…
Nurettin Kalkan retweeted
Yaklaşan bütçe görüşmeleri, bütün siyasi partiler için liyakate verilen değerin ölçüleceği bir sınavdır.
Geçen dönem tüm partilerin oy birliğiyle sunduğu önergenin, meseleye sığ bir pencereden bakan birkaç populist söylem uğruna rafa kaldırılması hafızalardaki tazeliğini korumaktadır.
Üstelik dillerinden liyakati düşürmeyen siyasi partiler, bu tutarsız tepki karşısında sessizliğe bürünmüş; kendi imzalarının ve ortak iradelerinin arkasında duramamışlardır.
Şimdi bu ayıbı telafi etme zamanıdır.
Devletimiz, yetiştirdiği en nitelikli insan kaynağına daha fazla üvey evlat muamelesi yapamaz.
Zorlu sınav süreçlerini başarıyla aşan murakıp, uzman, denetçi ve müfettişlerimiz, sırf bu birikim ve liyakata sahip oldukları için mağdur edilmemeli ve hak ettikleri özlük haklarına en kısa zamanda kavuşmalıdır.
Devlet evlatlarının umuduyla oynamaz, o umudun bizzat kendisi olur.
Kariyer meslek memurlarına yapılan ayıptan bir an önce dönülmeli ve hak edilen iyileştirme derhal yapılmalıdır.
imrennilaytufekci.com/kariye…














