
@trt Medya Stratejisti Mevlayı gözler... Muhammed İbrahim, Muhammed Tarık ve Ayşe''nin babası...
Malatya
Joined March 2024
- Tweets7.3K
- Following5.2K
- Followers5.3K
- Likes118K
Pinned Tweet
Bekir Develi’nin Peynir Gemisi programına konuk oldum. Nazik daveti ve samimi sohbeti için Bekir Bey’e teşekkür ediyorum.
Sizleri de sohbetimize bekliyorum. İyi seyirler…
@bekirdeveli
📺 youtu.be/gGf1J3bjhkU – at Pursaklar, Türkiye
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
Muhteşem….
Lula’nın zaferini, Kongre’deki güç dengelerini ve Brezilya’nın dış politikada izleyeceği yolu @haricitr’de @Mehmet__Kivanc ile konuştuk. Keyifli sohbet ve davet için teşekkürler. 🇧🇷
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
Replying to @muhammedetoyy @tabiiresmi
Bir diğer yapım: Siyonizm: Bir Devlet Yaratmak.
Yasin Okal’ın yönettiği, TRT World imzalı 12 dakikalık bu kısa belgesel de @tabiiresmi’de.
Yahudi hahamların ve akademisyenlerin görüşleri üzerinden Siyonizmin Yahudilikle ilişkisini, tarihsel köklerini ve Gazze’de yaşananlarla bağlantısını ele alıyor.
Bugünkü yıkımı anlamak için onu besleyen düşünceleri, siyasi hedefleri ve meşrulaştırma dilini de bilmek gerekiyor.
Bu yapımlar, İsrail’in işgal ve soykırım politikalarını anlamak, yaşananları gelecek kuşaklara aktarmak için güçlü bir görsel hafıza oluşturuyor.
Unutmamak, unutturmamak için… Devamı gelmeli.
tabii.com/tr/detail/436128/z… – at Keçiören, Türkiye
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
Film tavsiyesi isteyenlere…
tabii’de @tabiiresmi mutlaka izlemeniz gereken sarsıcı bir belgesel var: No Other Land — Gidecek Yer Yok.
2025’te En İyi Uzun Metraj Belgesel Oscar’ını kazanan yapım, İsrail’in yerleşimci terörünü, yıkılan Filistin köylerini ve kendi topraklarında yaşama hakkı ellerinden alınan insanların mücadelesini gerçek görüntülerle anlatıyor.
Yıkılan evler, zorla yerinden edilen aileler, toprağını terk etmemek için direnen insanlar… Her görüntü, işgalin bir insanın hayatına nasıl girdiğine, evini ve geleceğini nasıl elinden aldığına tanıklık ediyor.
Vaad: Siyonizm’in Anatomisi belgesel dizisi, Kutsal İşgal: Filistin Topraklarını Gasbetmek ve Siyonizm: Bir Devlet Yaratmak gibi yapımlar da bu yıkımın tarihsel ve ideolojik arka planını görünür kılıyor.
Umarım Naza filmi de kısa sürede tabii’ye gelir.
Bu yapımlar, İsrail’in soykırımını ve işgal politikalarını kayıt altına alan, Filistinlilerin tanıklıklarını gelecek kuşaklara taşıyan güçlü bir görsel hafıza oluşturuyor. Öldürülen insanların, yok edilen hayatların ve işlenen suçların unutulmasına karşı tarihe kayıt düşüyor.
Devamı gelmeli. @tabiiresmi, Naza başta olmak üzere bu hafızayı büyütecek filmleri ve belgeselleri izleyiciyle buluşturmalı.
Hakikati kayda geçirmek, adalet talebini de yaşatmaktır.
Mutlaka izleyin, izlettirin.
tabii.com/tr/detail/631644 – at Keçiören, Türkiye
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
Sadece şu hesap bile durumu anlamaya yeter:
İstanbul’da veya Ankara’da kirayı 25 bin TL kabul edelim. Aylık geliri 25–26 bin TL olan, kendi evi bulunmayan bir insan nasıl yaşayacak?
26 bin lira gelirin 25 bin lirası kiraya gittiğinde geriye bin lira kalıyor. Otuz güne bölerseniz günde yaklaşık 33 lira! Üstelik daha elektrik, su, doğalgaz ödenmedi. Sofraya ekmek konulmadı. Çocuğun okul masrafı, ulaşım, giyim ve diğer ihtiyaçlar hesaba bile katılmadı.
Bu hesabın içinden hangi tasarruf tedbiriyle çıkılabilir? İnsan yemekten mi vazgeçecek, ısınmaktan mı, işe gitmekten mi?
Bir de bu şartlarda çocuk yetiştiren aileyi düşünün. Anne babanın, çocuğunun en sıradan ihtiyacını bile karşılayamamasının ağırlığını… Yıllarca çalışmış bir emeklinin, kirasını ödeyebilmek için evladından para istemek zorunda kalmasını…
Yoksulluk, insanın cebindeki parayla birlikte hayat üzerindeki söz hakkını da azaltıyor. Nerede yaşayacağını, ne yiyeceğini, çocuğuna ne alabileceğini sürekli borçları belirliyor. Gelecek kurma düşüncesinin yerini bir sonraki ayı çıkarma kaygısı alıyor.
Kişi başına gelir hesaplarının yanında şu sorunun da cevabını vermek zorundayız: Kirasını ödedikten sonra insanın elinde insanca yaşayabileceği ne kalıyor?
Dar gelirlinin, asgari ücretlinin ve emeklinin gelirini zorunlu giderleri karşılayacak düzeye taşımak; erişilebilir konut ve etkili kira desteği sağlamak kamunun önceliği olmalı.
Bir insanın bütün emeği yalnızca başını soktuğu evin kirasına gidiyorsa, o insanın sofrasını, çocuklarını ve yarınını nasıl koruyacağız? – at Keçiören, Türkiye
UYARI / YORUM
DAR GELİRLİ, AGARİ ÜCRETLİ VE EMEKLİYE KOL KANAT GERİN!
Emekliler ve asgarî ücretliler perişan durumda!
25-26 bin TL ile bu insanların geçinebileceklerini düşünebiliyor musunuz!
Elimizi vicdanınıza koyalım, merhametimizi kuşanalım, bu mağdur ve mazlum insanımıza sahip çıkalım.
Yoksa ortada toplum diye bir şey kalmayacak; kardeşlik, merhamet, aile tarih olacak; toplum geri dönüşü olmayan bir felâketin eşiğine yuvarlanacak -Allah muhafaza!
Kişi başına kaç bin dolar gelir varmış! Dalga mı geçiyorsunuz siz?
Asgari ücretli, dar gelirli, emekli perişan!
Allah’tan korkar, kuldan utanır adam!
Yamyamlardan, soygunculardan, fonculardan alıp, yoksula, dar gelirliye, asgari ücretliye ve emekliye vereceksiniz.
Bunun yolunu bulacaksınız!
Takozlar varsa önünüzde, bakan bile olsa tepeleyeceksiniz! Vesselâm
Film tavsiyesi isteyenlere…
tabii’de @tabiiresmi mutlaka izlemeniz gereken sarsıcı bir belgesel var: No Other Land — Gidecek Yer Yok.
2025’te En İyi Uzun Metraj Belgesel Oscar’ını kazanan yapım, İsrail’in yerleşimci terörünü, yıkılan Filistin köylerini ve kendi topraklarında yaşama hakkı ellerinden alınan insanların mücadelesini gerçek görüntülerle anlatıyor.
Yıkılan evler, zorla yerinden edilen aileler, toprağını terk etmemek için direnen insanlar… Her görüntü, işgalin bir insanın hayatına nasıl girdiğine, evini ve geleceğini nasıl elinden aldığına tanıklık ediyor.
Vaad: Siyonizm’in Anatomisi belgesel dizisi, Kutsal İşgal: Filistin Topraklarını Gasbetmek ve Siyonizm: Bir Devlet Yaratmak gibi yapımlar da bu yıkımın tarihsel ve ideolojik arka planını görünür kılıyor.
Umarım Naza filmi de kısa sürede tabii’ye gelir.
Bu yapımlar, İsrail’in soykırımını ve işgal politikalarını kayıt altına alan, Filistinlilerin tanıklıklarını gelecek kuşaklara taşıyan güçlü bir görsel hafıza oluşturuyor. Öldürülen insanların, yok edilen hayatların ve işlenen suçların unutulmasına karşı tarihe kayıt düşüyor.
Devamı gelmeli. @tabiiresmi, Naza başta olmak üzere bu hafızayı büyütecek filmleri ve belgeselleri izleyiciyle buluşturmalı.
Hakikati kayda geçirmek, adalet talebini de yaşatmaktır.
Mutlaka izleyin, izlettirin.
tabii.com/tr/detail/631644 – at Keçiören, Türkiye
Bu vesileyle @tabiiresmi’deki bir başka önemli yapımı da hatırlatalım:
Kutsal İşgal: Filistin Topraklarını Gasbetmek.
TRT World’ün hazırladığı 53 dakikalık belgesel, Batı Şeria’daki yerleşimci terörünü hem tanıkların hem de faillerin anlatımlarıyla gözler önüne seriyor.
Filistinlilerin toprakları nasıl gasbediliyor? İnsanlar evlerinden nasıl sürülüyor? Yerleşimciler bu zulmü hangi gerekçelerle savunuyor?
Belgesel, işgalin nasıl adım adım ilerlediğini sahadan görüntüler ve röportajlarla anlatıyor. Faillerin kendi sözleri, yaşananların arkasındaki zihniyeti de açığa çıkarıyor.
Filistin’de olup bitenleri anlamak için mutlaka izleyin.
tabii.com/tr/detail/420725/h… – at Keçiören, Türkiye
Replying to @muhammedetoyy @tabiiresmi
Bir diğer yapım: Siyonizm: Bir Devlet Yaratmak.
Yasin Okal’ın yönettiği, TRT World imzalı 12 dakikalık bu kısa belgesel de @tabiiresmi’de.
Yahudi hahamların ve akademisyenlerin görüşleri üzerinden Siyonizmin Yahudilikle ilişkisini, tarihsel köklerini ve Gazze’de yaşananlarla bağlantısını ele alıyor.
Bugünkü yıkımı anlamak için onu besleyen düşünceleri, siyasi hedefleri ve meşrulaştırma dilini de bilmek gerekiyor.
Bu yapımlar, İsrail’in işgal ve soykırım politikalarını anlamak, yaşananları gelecek kuşaklara aktarmak için güçlü bir görsel hafıza oluşturuyor.
Unutmamak, unutturmamak için… Devamı gelmeli.
tabii.com/tr/detail/436128/z… – at Keçiören, Türkiye
Muhteşem….
Lula’nın zaferini, Kongre’deki güç dengelerini ve Brezilya’nın dış politikada izleyeceği yolu @haricitr’de @Mehmet__Kivanc ile konuştuk. Keyifli sohbet ve davet için teşekkürler. 🇧🇷
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
VATANA İHANET
sadece gavura çalışmakla olmaz !
Bu topraklarda
maddi manevi kazandıklarını
Bu toprakların geleceğine harcamamak için
yurtdışına kaçırmakta vatana ihanettir ! 🇹🇷
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
TÜRK DÜNYASININ GÜCÜ, BİRLİĞİNDEN GELİR! 🇹🇷
Asırlara uzanan devlet geleneğimiz, ortak medeniyetimiz ve bağımsızlık irademiz, Türk dünyasının bugün de en güçlü dayanağıdır.
Tarih boyunca farklı coğrafyalarda yükselen Türk devletleri, aynı medeniyetin izlerini ve ortak bir geleceğin sorumluluğunu taşımaktadır.
Ankara’da “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik” temasıyla düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, bu tarihî birikimin ortak hedeflere dönüşmesi bakımından önemli bir buluşma olacaktır.
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın öncülüğünde, Türk devletleri arasındaki dayanışmayı güçlendirmeye, ortak güvenlik ve istikrar anlayışımızı geliştirmeye kararlıyız.
Köklerimiz geçmişte, gücümüz birliğimizde, istikbalimiz ortak geleceğimizdedir. 🇹🇷
@TC_icisleri
@iletisim
#TürkDevletleriTeşkilatı
#TDTAnkaraZirvesi2026
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
ARKADAŞ VEYA DOST BİRİKTİRMEK
> "Dost biriktirin. Hayat dostlarla güzel. İki muhabbet, kan yapar."
> "Para, mal mülk de neymiş dost biriktirin insanlık kazansın."
> "Bol bol kitap okuyun, yürüyüş yapın, müzik dinleyin. Dost biriktirin."
> "Bu yaşamda şunu öğrendim ki para değil dost biriktirin."
Sıkça böyle cümleler ya da tavsiyeler işitiyoruz. Peki, dostluk veya arkadaşlık gerçekten biriktirilebilir mi? Yoksa bu hâller için başka bir kelimeye veya tasavvura mı ihtiyacımız var?
Ne diyorsunuz?
İncelikler Mevsimi kitabında bu mevzuyu detaylıca tartıştım.
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
Bekir Develi’nin Peynir Gemisi programına konuk oldum. Nazik daveti ve samimi sohbeti için Bekir Bey’e teşekkür ediyorum.
Sizleri de sohbetimize bekliyorum. İyi seyirler…
@bekirdeveli
📺 youtu.be/gGf1J3bjhkU – at Pursaklar, Türkiye
Sadece şu hesap bile durumu anlamaya yeter:
İstanbul’da veya Ankara’da kirayı 25 bin TL kabul edelim. Aylık geliri 25–26 bin TL olan, kendi evi bulunmayan bir insan nasıl yaşayacak?
26 bin lira gelirin 25 bin lirası kiraya gittiğinde geriye bin lira kalıyor. Otuz güne bölerseniz günde yaklaşık 33 lira! Üstelik daha elektrik, su, doğalgaz ödenmedi. Sofraya ekmek konulmadı. Çocuğun okul masrafı, ulaşım, giyim ve diğer ihtiyaçlar hesaba bile katılmadı.
Bu hesabın içinden hangi tasarruf tedbiriyle çıkılabilir? İnsan yemekten mi vazgeçecek, ısınmaktan mı, işe gitmekten mi?
Bir de bu şartlarda çocuk yetiştiren aileyi düşünün. Anne babanın, çocuğunun en sıradan ihtiyacını bile karşılayamamasının ağırlığını… Yıllarca çalışmış bir emeklinin, kirasını ödeyebilmek için evladından para istemek zorunda kalmasını…
Yoksulluk, insanın cebindeki parayla birlikte hayat üzerindeki söz hakkını da azaltıyor. Nerede yaşayacağını, ne yiyeceğini, çocuğuna ne alabileceğini sürekli borçları belirliyor. Gelecek kurma düşüncesinin yerini bir sonraki ayı çıkarma kaygısı alıyor.
Kişi başına gelir hesaplarının yanında şu sorunun da cevabını vermek zorundayız: Kirasını ödedikten sonra insanın elinde insanca yaşayabileceği ne kalıyor?
Dar gelirlinin, asgari ücretlinin ve emeklinin gelirini zorunlu giderleri karşılayacak düzeye taşımak; erişilebilir konut ve etkili kira desteği sağlamak kamunun önceliği olmalı.
Bir insanın bütün emeği yalnızca başını soktuğu evin kirasına gidiyorsa, o insanın sofrasını, çocuklarını ve yarınını nasıl koruyacağız? – at Keçiören, Türkiye
UYARI / YORUM
DAR GELİRLİ, AGARİ ÜCRETLİ VE EMEKLİYE KOL KANAT GERİN!
Emekliler ve asgarî ücretliler perişan durumda!
25-26 bin TL ile bu insanların geçinebileceklerini düşünebiliyor musunuz!
Elimizi vicdanınıza koyalım, merhametimizi kuşanalım, bu mağdur ve mazlum insanımıza sahip çıkalım.
Yoksa ortada toplum diye bir şey kalmayacak; kardeşlik, merhamet, aile tarih olacak; toplum geri dönüşü olmayan bir felâketin eşiğine yuvarlanacak -Allah muhafaza!
Kişi başına kaç bin dolar gelir varmış! Dalga mı geçiyorsunuz siz?
Asgari ücretli, dar gelirli, emekli perişan!
Allah’tan korkar, kuldan utanır adam!
Yamyamlardan, soygunculardan, fonculardan alıp, yoksula, dar gelirliye, asgari ücretliye ve emekliye vereceksiniz.
Bunun yolunu bulacaksınız!
Takozlar varsa önünüzde, bakan bile olsa tepeleyeceksiniz! Vesselâm
Fon dolandırıcılığı denilen meşum hadisenin millette meydana getirdiği dehşetengiz anafor ve güvensizlik gerçekten bilinseydi, bu ihanete sebep olanlar her kimlerse, milletin istikbali için hepsinin bu topraklardan kökü kazınırdı! Sessizlik sizi aldatmasın, milletin gözü üzerinizde!…
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
Önünüze düşen şaşırtıcı ya da öfkelendirici sosyal medya içeriklerini değerlendirirken dünyada şizofreni hastalığının %0.5-1 arasında görüldüğünü ve ülkemizde yarım milyondan fazla hasta bulunduğunu unutmayalım. İnsanları afişe edip linçlemeden önce bu bilginin akılda tutulması faydalı olur.
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
Son derece faydalı ..
elmalilica.com/
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
Makam ömürlük değildir dede!
Eskiden insanlardan sık sık şunu duyardım: “Bir emekli olsak da torun sevsek… Bir emekli olsak da kendimize, ailemize vakit ayırsak…”
Emeklilik bir hayaldi. Yıllarca çalışmanın ardından ulaşılması beklenen, hayatın başka bir dönemine açılan bir kapıydı.
Şimdi ise bakıyorum; yetmiş yaşına gelmiş, kırk yıldır bürokrasinin en üst kademelerinde görev yapmış insanlar hâlâ “Genel müdür olabilir miyim?”, “Şu makamı da alabilir miyim?”, “Bir dönem daha kalabilir miyim?” hesabında.
İnsanın içinden söylemek geliyor: Ya git torun sev arkadaş! Biraz da hayatı yaşa. Biraz da başkalarının önünü aç.
Elbette tecrübe kıymetlidir. Ama tecrübeyi kıymetli kılan, aynı makamda mümkün olduğu kadar uzun süre oturmak değildir. İnsan yetiştirmek, birikimini aktarmak ve gerektiğinde görevi devredebilmektir. Kırk yıl boyunca devletin üst kademelerinde bulunmuş bir insanın, kendisinden sonra gelecek kuşaklara alan açmayı da hizmet sayması gerekmez mi?
Gençlere sürekli “Kendinizi yetiştirin, çalışın, sorumluluk alın” diyoruz. Peki, kendini yetiştiren gençlere ne zaman sorumluluk vereceğiz? Onlar da altmışına, yetmişine geldiğinde mi?
Bürokraside artık gençleşmek gerekiyor. Eğitimli, ehil, liyakatli gençlerin yalnız işi yapan değil, karar veren konumlara da gelebilmesi gerekiyor. Gençlerden bütün yükü taşımalarını bekleyip yetkiyi ve makamı hep aynı isimlerde tutamayız.
Mesele, yaşı ilerleyen insanları değersiz görmek değil. Mesele, kamu görevini kişisel bir mülkiyet gibi görmemek. O makamlar hiçbirimizin tapulu malı değil.
Devlete hizmet, gerektiğinde görevi üstlenmeyi de bilmektir, gerektiğinde devretmeyi de. Tecrübeyi gençlere aktarmak başka, gençlerin önünü ömür boyu kapatmak başka. – at Ankara, Türkiye
Makam ömürlük değildir dede!
Eskiden insanlardan sık sık şunu duyardım: “Bir emekli olsak da torun sevsek… Bir emekli olsak da kendimize, ailemize vakit ayırsak…”
Emeklilik bir hayaldi. Yıllarca çalışmanın ardından ulaşılması beklenen, hayatın başka bir dönemine açılan bir kapıydı.
Şimdi ise bakıyorum; yetmiş yaşına gelmiş, kırk yıldır bürokrasinin en üst kademelerinde görev yapmış insanlar hâlâ “Genel müdür olabilir miyim?”, “Şu makamı da alabilir miyim?”, “Bir dönem daha kalabilir miyim?” hesabında.
İnsanın içinden söylemek geliyor: Ya git torun sev arkadaş! Biraz da hayatı yaşa. Biraz da başkalarının önünü aç.
Elbette tecrübe kıymetlidir. Ama tecrübeyi kıymetli kılan, aynı makamda mümkün olduğu kadar uzun süre oturmak değildir. İnsan yetiştirmek, birikimini aktarmak ve gerektiğinde görevi devredebilmektir. Kırk yıl boyunca devletin üst kademelerinde bulunmuş bir insanın, kendisinden sonra gelecek kuşaklara alan açmayı da hizmet sayması gerekmez mi?
Gençlere sürekli “Kendinizi yetiştirin, çalışın, sorumluluk alın” diyoruz. Peki, kendini yetiştiren gençlere ne zaman sorumluluk vereceğiz? Onlar da altmışına, yetmişine geldiğinde mi?
Bürokraside artık gençleşmek gerekiyor. Eğitimli, ehil, liyakatli gençlerin yalnız işi yapan değil, karar veren konumlara da gelebilmesi gerekiyor. Gençlerden bütün yükü taşımalarını bekleyip yetkiyi ve makamı hep aynı isimlerde tutamayız.
Mesele, yaşı ilerleyen insanları değersiz görmek değil. Mesele, kamu görevini kişisel bir mülkiyet gibi görmemek. O makamlar hiçbirimizin tapulu malı değil.
Devlete hizmet, gerektiğinde görevi üstlenmeyi de bilmektir, gerektiğinde devretmeyi de. Tecrübeyi gençlere aktarmak başka, gençlerin önünü ömür boyu kapatmak başka. – at Ankara, Türkiye
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 retweeted
"Sosyal medya şirketleri için çember daralıyor!"
@cuneyd6parmak yazdı...
star.com.tr/yazar/sosyal-med…












