Futbol, hayat hikayelerini sever ve çünkü hayatın ta kendisidir.
Son yıllarda oradan oraya savrulan, oyuncuların tercih etmekten kaçındığı bir kulüp..
Ve bir gün, bir çocuk çıkar. Tüm gemileri yakarak, hayalini kurduğu, gönül verdiği kulübe gelir. Sadece futbol oynamak için değil, o kulübün kaderini değiştirmek için.
Beşiktaş'ın yeni hikayesini başlatan oyuncunun adı Orkun Kökçü'dür.
Umut Gültekin retweeted
Beşiktaş bir oyun felsefesi inşa ediyor; belki de yeni bir ekolün temelleri atılıyor. Bugün başarı gelmezse yarın gelir. Önemli olan, tökezlediği gün bugünkünden daha fazla sahip çıkmaktır.
Beşiktaş'ın üçüncü bölge oyuncularının hareketlilik, öngörülebilirlik ve karar kalitesi konusunda bazı sorunları var. Bu eksiklikler, hücumda birbirlerini yeterince tamamlayamamalarına neden oluyor.
Oysa hücumun 3 ana oyuncusu, Trossard, Vlahovic ve Cerny, yetenek havuzunun, farklı çözümler üretebilecek oyuncuları. Sorun yetenekten çok, bu yeteneklerin kolektif oyuna yansıtılmasında.
Bu üçlünün bireysel yeteneklerinden çok, birlikte oynama alışkanlıklarını, kolektif hareketliliklerini ve karar mekanizmalarını geliştirecek, oyun temelli tekrarlara ihtiyacı var.
Not: Yeni okuduğum, antreman metodu yaklaşımları ile ilgili bir makalade şöyle diyordu. " Amaç hareketleri ezberletmek değil, oyuncuların birbirlerinin davranışlarını okuyarak farklı durumlarda ortak çözümler üretmelerini sağlamak "
Beşiktaş adına bu gecenin en olumlu yanı, golü bulduktan sonra, baskıya izin vermeden oyunun ritmini ve kontrolünü koruyabilmesiydi. Bu, takımın gelişimi açısından önemli bir kazanım.
Beşiktaş taraftarı takımını daha fazla sahiplendikçe rakipleri daha da çıldırıyor.
Ligin 5. sırasında bulunan bir takımın geleceğe dair yarattığı umut, vasat Türk futbol kamuoyunu telaşa sokmuş görünüyor.
Kırılganlık yok, gücüne güç katma iradesi var🦅
Şöyle bir gözlemim var: Rıdvan ve Murillo, inverted back oynayabilecek teknik özelliklere sahipken Ouattara ve Taylan'ın bu rol için aynı yeterlilikte olduklarını düşünmüyorum. Bana kalırsa onlar daha çok fiziksel özellikleri, koşu kapasiteleri ve alan kullanımlarıyla öne çıkan wing-back karakterinde oyuncular.
Bu yüzden naçizane düşüncem, hoca oyun felsefesinden ve şablonundan vazgeçmeyecekse bek rotasyonunu wing-back + inverted back şeklinde kurgulayabilir ve farklı opsiyonlar yaratabilir.
V. Italiano kalede Kartal Kayra ile de başlasa, vasat Türk futbol kamuoyunun onu eleştirebilecek donanımı ve bilgisi yoktur. Bu yüzden Beşiktaş taraftarı, oyuncularına ve teknik ekibine kayıtsız şartsız güvenecek ve destek olacak.
Beşiktaş'a bahar bir günde gelmeyecek.
Beşiktaş'ın yediği ikinci golü analiz etmek gerek. Pozisyonda oldukça ilginç detaylar var.
Bence Salih, hücum oyuncusuna göre avantajlı konumda. Topu rahatlıkla bloke edip uzaklaştırabilecekken, topu kazanıp oyuna sokmaya yönelik bir hamle yaparak risk alıyor.
Emirhan ve Rıdvan’ın konumlanmalarından da anlıyoruz ki onlar da Salih'in topu kazanıp bir an önce hücumu başlatacağını düşünüyor. Savunma güvenliğini sağlamak için fazladan 10 metre koşmak yerine pozisyonlarını buna göre alarak risk üstleniyorlar.
Buradan nasıl bir çıkarım yapabiliriz?
Bence burada pragmatizm ile oyun felsefesi arasında bir çatışma var. Bu aksiyonu tek bir oyuncu gerçekleştirse bireysel inisiyatif olarak değerlendirebilirdik. Ancak üç oyuncunun da aynı düşünceyle hareket etmesi, bunun bireysel tercihlerden ziyade takımın benimsediği oyun anlayışının bir yansıması.
Burada asıl mesele veya geliştirilmesi gereken nokta, oyun felsefesinden vazgeçmeden hangi anlarda oyuncunun pragmatik davranması gerektiğini öğrenmesi ve motor reflex haline getirmesi.
Bu derin bir konu, personelin bire bir alt yapısıyla ilintili bir durum " positional awaresness & decisive quality" nin overlap olma durumu.
Sonra müsait bir zamanda geniş olarak açıklamaya çalışırım.
Sizin de düşünceleriniz ve katkınız önemli.
Maçlar sahada kazanılır ama benim gördüğüm kadarıyla Beşiktaş, maçları çözecek oyun gücüne sahip. Önümüzde 26 maç var. Sert geçebilecek; Kocaeli, Göztepe ve Galatasaray deplasmanları dışında 23 maçımız kalıyor. Biraz da maç şansı yanımızda olursa önümüz oldukça açık. Ritm önemli..
Skordan bağımsız, Beşiktaş'ın doğru yolda olduğundan şüphem yok. Gelişim sürecinde bu tür maçlardan dersler çıkarmak önemli. Çıkaracağına da inancım tam.
Futbolu personel üzerinden değerlendirmek benim tarzım değil, doğru da bulmuyorum. Ancak hafta içi Hoffenheim maçında rakip savunmayı darmadağın eden Oh’u kesip böylesine sert bir deplasmanda yerine henüz hazır olmadığı açıkça görülen Vlaovic ile başlamak, sahada ortaya koyduğumuz iyi oyunun karşılığını alamamamıza neden oldu.
Beşiktaş Kulübü, yıllar sonra ortaya bir plan ve akıl koymuştur. Bu planın temelinde bir organizasyon şeması, doğru oyuncu profilleri, doğru teknik kadro ve tüm bu personelin doğru sevk ve idaresi vardır.
Her zaman söylediğim gibi, Beşiktaş'ın kalıcı başarıya ulaşabilmesi için süreklilik ve tutarlılık şarttır. Altyapısı olmayan, tesadüfi şampiyonluklar ve Avrupa'da cılız sıçramalar gelip geçicidir.
Beşiktaş'ın hem Türkiye’de hem de Avrupa'da sürekli başarı mücadelesi veren, gerçek anlamda bir contender takım kimliği kazanabilmesi için bir takım inşasına ihtiyacı vardı.
Bu kadar kısa sürede bu denli yol alınacağını ben de düşünmemiştim. Ancak bu gelişme, henüz yolun başında olduğumuz gerçeğini değiştirmemeli.
Bu yolculukta mutlaka aksamalar, geriye gidişler ve hayal kırıklıkları yaşanacaktır. Önemli olan, bu dönemlerde de organizasyon yapısından, ortaya konulan akıldan ve belirlenen ilkelerden taviz vermemektir. Başarı uzun soluklu bir süreçtir ve Beşiktaş henüz emekleme dönemindedir.
Taraftarın da bu süreçte üzerine düşeni yapması, sabırlı olması, kulübün ortaya koyduğu akla ve organizasyona güvenmesi gerekiyor. En önemlisi de sosyal medya soytarılarının yarattığı günlük gündemlerden uzak durması.
Ez Cümle;
Asıl olan BJK'nin kişilerden bağımsız, kendi işleyişi ve sürekliliği olan bir organizasyon mekanizması inşa edebilmektir.
Beşiktaş taraftarı taraftarlığını yapsın, gerisini karar vericilere bıraksın ve sabretsin. Çok basit..
Ndidi , bu cepheden gelen yüksek toplarda faydalı oldu.
Beşiktaş için çok değerli 3 puan, Kocaeli benim izlediğim kadarıyla Türkiye liginin en organize, ne yaptığını bilen takımlarından biri.
Beşiktaş'ın cepheden gelen yüksek toplara mutlaka çözüm bulması gerekiyor. Bu sorunu yalnızca oyuncuların bireysel özellikleriyle açıklayamayız. Takımın pozisyon alma ve yerleşim konusunda da sıkıntıları var.
Beşiktaş takımının birçok farklı özelliğini sayabiliriz ama bence en önemli özelliği, karakter sahibi oyunculardan oluşması.
Beşiktaş için çok değerli 3 puan, Kocaeli benim izlediğim kadarıyla Türkiye liginin en organize, ne yaptığını bilen takımlarından biri.
Beşiktaş'ın cepheden gelen yüksek toplara mutlaka çözüm bulması gerekiyor. Bu sorunu yalnızca oyuncuların bireysel özellikleriyle açıklayamayız. Takımın pozisyon alma ve yerleşim konusunda da sıkıntıları var.

