Pinned Tweet
Substack'te hayatta yolladığım ilk mail üzerine yazdım. Tespit, teşhis ve tenkit yok. Sadece anektod…
karayolu.substack.com/p/ilk-…
Adhd türevi tanılara, bu yönde beyanlara ergenliğin getirdiği çıkıntılık refleksiyle yadırgayarak yaklaşırdım ama 5 reels üst üste kaydırırken gözünün feri giden onlarca insanla karşılaştığım için beyan esaslı yaklaşıyorum. Doğrudur diyorum aksi garip olurdu
Beatles ve fener çok ilginç bir şekilde birbirini tamamlamış. Ama önce stadyumda çalınan melodisi iğrenç, sözleri tuhaf o yapay zeka müziğini acilen yok etmeniz lazım. Hangi cin fikirli bunu ortaya attıysa bundan vazgeçmeli.
E. retweeted
abdülhak hâmid'den namık kemâl'e:
“eğer biz bu istibdadın vücudunu mahvetmeden gebereceksek kainatın her zerresine bin kerre lanet olsun. hay allah bizim belamızı versin!”
E. retweeted
Fransa 3. Ligi'nde alt sıralarda bulunan Valenciennes'in taraftarları, takımlarının performansından duydukları hoşnutsuzluğu göstermek için maç sırasında sirk müziği çaldı.
Yeni medya ekonomisi görünürlük için provokatifliği zorunlu hale getirince, başka senaryolarda etkili olacak bu formül de yavanlaşıp vasatlaşıyor işte. Farklılığın standardizasyonu diyeceğimiz bir süreç sonunda da catchy girizgahlarla mal mal konuşan binlerce insan peyda oluyor.
Başarılı içerik üreticilerin önemli bir özelliği insanlara ulaşabilmesi. Her yazdığı şeyi 10 tane filtreden geçiren memur zihniyetli birisi bu işte başarılı olamaz.
Hiç bir dijital görünürlüğü olmayan insanların kaçırdığı şey de bu. “Politically correct”olarak kamusal bir tartışma başlatamazsınız.
Herkesin ADHD tanısıyla iyi hissettiği bir dönemde, gereksiz ilaç kullanımının insanı patatese dönüştürdüğünü söylemek aykırı bir söylemdir. Bunu söylecek filtresizliğe sahip olmak bu konuyu da tartışmamızı sağlayan şey zaten.
Sosyal düzenin değişmesini savunan insanlardan performatiflik beklemeyin.
Deli oğlu deli kitlesel olarak ya sosyopat ya da robot üreten tuhaf bir medeniyeti görünürde eleştirel bir mesafe bırakarak standart olarak belirleyip bu toprakların mutsuzlarına da şükürü dikte ederek büyük bir puan toplamış. Gördüğüm en sinsi öz nefret anlatısı….
Herkes bir düşkünün ilahi adaletin (akap) tecellisiyle beraber ibretlik sonu şeklinde bir anlatı yaratıldığının farkında ancak… biliyoruz ki bu toplum everybody knows akımına gönül vermiş, bu kurbanı afiyetle yer…..
Myanmar’ın köyünde gariban çocuğu thet naing olarak serüvenimi şöyle takip ettim
Dünya üzerinde herhangi bir ülkede herhangi bir kişi olarak doğup verdiğiniz kararlarla hayatınızı şekillendirdiğiniz bir site. Bir yandan çok eğlenceli, bir yandan da hüzünlü. Ben Endonezya kırsalında doğup zar zor okuyarak şehre göç eden ve 97 yaşına kadar yaşayıp 2 çocuğu, 4 torunu olan bir kadın olarak vefat ettim.
1in8b.life/tr/
Bu zavallılar da nihilizmlerini beslesin diye naif bir beyaz yakalı kadın karikatürü yaratmışlar, farklı gündemlerde aynı prototipin etrafında birbirlerini okşayarak sahicilik sirkinde maymunluk yapıyorlar işte.
E. retweeted
Zizel böceği gibi düşünen insanların kavrayamadığı şey, Trumpın siyaset biçiminin de egemen sınıfın bilerek sahaya sürdüğü bir silah olduğudur. Post kapital döneme hazırlık için trumpism ortaya sürüldü. Sansürsüz yamyamlık "ortaya çıkartılarak" yamyamlaştırıldı insanlık..
E. retweeted
📚 YENİ KİTAP
Sartre’ın “angajman” kavramı bugün hâlâ bir soru soruyor: Aydınlar, kendi konumlarının ötesine geçip dünyanın hak mücadelelerinde yer almalı mı?
Badiou, iki konferans ve bir yazısında Sartre’ın angajmanını, dünyayı değiştirmeye yönelik hareketleri ve örgütlenme sorunlarını ele alırken Sartre felsefesiyle kurduğu kişisel bağı da anlatıyor.
#AlainBadiou’nun #DünyayıDeğiştirmek kitabı 13 Kasım’da raflarda!
Çeviri: S. İpek Ortaer Montanari, P. Burcu Yalım
Dolandırıcılık falan büyük ifadeler de burada yapısal bir mesele var. Bir kurum olarak akademinin fişinin çekilmesiyle bilginin üretim ve dağıtımındaki özelleştirme, merkezi bir akademisyen figürü yerine kaçınılmaz olarak içerik üreticilerini ortaya çıkardı.
























