Aziz Biri (@AzizBiri6) profile picture
Joined June 2021
Photo by Aziz Biri (@AzizBiri6)Photo by Aziz Biri (@AzizBiri6)Photo by Aziz Biri (@AzizBiri6)Photo by Aziz Biri (@AzizBiri6)Photo by Aziz Biri (@AzizBiri6)Photo by Aziz Biri (@AzizBiri6)Photo by Aziz Biri (@AzizBiri6)Photo by Aziz Biri (@AzizBiri6)Photo by Aziz Biri (@AzizBiri6)Photo by Aziz Biri (@AzizBiri6)
Bırakın artık….
1
Aziz Biri retweeted
Birgün, Evrensel, Koza Tv, T24...Her zamankinden daha çok sahip çıkmamız gerekiyor! İmkanınız varsa lütfen abone olun, yoksa RT, beğeni ile paylaşımların görünür olmasına katkı verin.
İyi ki varsınız! Meseleyi en veciz anlatan manşetler! @BirGun_Gazetesi @evrenselgzt
43
129
1,431
Replying to @dilekgungor_
Yahu insanda biraz utanma duygusu olur!!!
1
Aziz Biri retweeted
Dilek Güngör neden yanlış bilgi verir? “(Mehmet Şimşek)…SPK'ya talimat verdim, yazı yazdım' cevabıyla yetindi. Demek SPK, kendisinin bağlı olduğu bakana bile direnmiş, vallahi çok enteresan!)) SPK Mehmet Şimşek’e bağlı değil! Kapısından bile içeri girme yetkisi yok SPK Erdoğan’a bağlı bir kurum Bunu artık ülkede herkes öğrendi ama neden Tera Fon dağılımlarını bilecek ve müthiş çok güzeller diye yazacak kadar bu işleri bilen Dilek Güngör, şimdi bunu bilmemezlikten gelip dalga geçer gibi yazıyor? Sistemin gazetecileri de siyasetçileri de biliyor ki Erdoğan korunduğu sürece herkes sorumlu olarak lanse edilebilir. Baki olan başkanlık sistemi, geri kalan herkes bir gün sırasını savar.
İngiliz gazete denetim mekanizmalarının neden işletilmediğini sormuş. Sahi SPK neden müdahale etmek için bekledi? sabah.com.tr/yazarlar/dilek-…
20
160
5
565
16,033
Aziz Biri retweeted
🆘Türkiye’de Köpek dövüşleri bu vahşete sessiz kalma🆘 @TC_icisleri @mustafaciftcitr @Akparti @RTErdogan @EmniyetGM @AbTeftis @AYMBASKANLIGI @MHP_Bilgi
7
27
8
42
2,254
Aziz Biri retweeted
Usulsüzlük, kanun ihlalleri had safhada!
🚨⚖️ KASTAMONU TOSYA’DA SKANDAL İDDİALAR! KETAMİNLE KÖPEK TOPLAMA, TAKİPSİZLİK KARARI VE TARTIŞMA YARATAN MAHKEME GEREKÇESİ! 🐕 Kastamonu’nun Tosya ilçesinde, bakımları ve beslenmeleri vatandaşlar tarafından üstlenilen köpeklerin, veteriner hekim bulunmadan ketamin içerikli anestezik iğneler kullanılarak toplandığı iddiaları yargıya taşındı. 📍 İddialara göre, Tosya Belediyesi tarafından yürütülen toplama çalışmalarında, özel mülkiyete ait kapalı bahçelere girilerek burada yaşayan köpekler de alındı. Hayvanların yaşları, kiloları, sağlık durumları ve yakın zamanda beslenip beslenmedikleri değerlendirilmeden iğneyle etkisiz hâle getirildiği öne sürüldü. Hayvanların toplanmasına müdahale eden bir kadın vatandaşın gözaltına alındığı, ardından uygulamaları yargıya taşıdığı belirtildi. ⚠️ KETAMİN SIRADAN BİR SAKİNLEŞTİRİCİ DEĞİLDİR! Ketamin, veteriner hekimlikte kullanılan güçlü bir anestezik maddedir. Uygun tıbbi değerlendirme yapılmadan kullanılması ciddi sağlık riskleri doğurabilir. Özellikle yakın zamanda beslenmiş hayvanlarda anestezi sırasında kusma, mide içeriğinin solunum yollarına kaçması ve buna bağlı hayati komplikasyonlar ortaya çıkabilir. ⚖️ SAVCILIK TAKİPSİZLİK VERDİ, MAHKEME İTİRAZI REDDETTİ! Tosya Cumhuriyet Başsavcılığı, 18 Eylül 2026 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bu karara yapılan itiraz da Kastamonu Sulh Ceza Hâkimliğinin 30 Ekim 2026 tarihli kararıyla kesin olarak reddedildi. 📄 ASIL TARTIŞMA YARATAN İSE MAHKEMENİN GEREKÇESİ! Mahkeme, ketaminin internet üzerinden yapılan basit bir incelemeyle anestezi ve sakinleştirme amacıyla kullanılan ilaçlardan olduğunun anlaşılabildiğini belirterek, hayvanların nakil sırasında saldırganlaşmasını önleme amacıyla kullanıldığının değerlendirildiğini ifade etti. ❗ PEKİ, BAKANLIK NE DİYOR? Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğünün 29 Haziran 2026 tarihli resmî CİMER cevabında, 5996 sayılı Kanun'un 13. maddesi hatırlatılıyor: 📌 Psikotropik ve narkotik veteriner tıbbi ürünleri sadece veteriner hekimler tarafından uygulanabilir. Bakanlık ayrıca mevzuata aykırılık tespit edilmesi hâlinde idari işlem yapılacağını, gerekli durumlarda savcılığa bildirimde bulunulacağını açıklıyor. 🚨 ŞİMDİ KAMUOYU ADINA SORUYORUZ! ❓ Köpeklere ketamin uygulayan kişiler kimlerdi? Aralarında yetkili veteriner hekim var mıydı? ❓ Kullanılan ilaçların temin, reçete ve uygulama kayıtları incelendi mi? ❓ Köpeklerin kilolarına, yaşlarına ve sağlık durumlarına göre doz hesaplaması yapıldı mı? ❓ Özel mülkiyet niteliğindeki alanlara hangi hukuki yetkiyle girildi? ❓ Toplanan hayvanlar nereye götürüldü? Bugün hayattalar mı, sağlık durumları nedir? ❓ Mahkeme kararında ilacın kullanım amacına yer verilirken, uygulamayı kimin yaptığına ilişkin kanuni yetki şartı neden ayrıca tartışılmadı? ⚖️ Bir ilacın hayvanları sakinleştirmek amacıyla kullanılabilmesi, o ilacı herkesin uygulayabileceği anlamına gelmez! Bu olayda asıl araştırılması gereken, hayvan toplama işleminin ve kullanılan ilaçların mevzuata uygun olup olmadığıdır. 📢 Adalet Bakanlığını, Tarım ve Orman Bakanlığını ve ilgili denetim makamlarını iddiaların bütün yönleriyle incelenmesi için göreve davet ediyoruz. 📎 Bakanlığın resmî cevabı, mahkeme kararı ve olayla ilgili görsel kamuoyunun dikkatine sunulmuştur. 🐾 Hayvanların yaşam hakkı da hukuk devleti ilkesi de titizlikle korunmalıdır! 🔁 Paylaşın, kamuoyu gerçekleri öğrensin! @kastamonuvalilk @tosyagovtr @TosyaBldBsk @TosyaBelediyesi @abakingurlek @adalet_bakanlik @TEMDairesi @EmniyetGM @jandarma @SiberayEGM @SiberDB @iletisim @dmmiletisim @burhanduran @ankaracbs @istanbulCBS @izmirCBS @AnadoluCBS @RTErdogan @tcbestepe @Akparti @MHP_Bilgi @dbdevletbahceli @barolar @mustafaciftcitr @TC_icisleri @ikalin1 @umitonaltr @pervintuba @Nimet_Oz_Demir #SokakHayvanlarıSahipsizDeğil #MerhametKazanacak
7
12
174
Replying to @samiltayyar27
Farma’yı muhalefet ifşa etmedi mi? Çıkın sokağa çıkın ama koruma ordusuz!!!
9
Aziz Biri retweeted
Replying to @samiltayyar27
Çıkın sokağa çıkın… çıkın da bu insanları görüp utanın! Günü gelince ben onlardan değildim diyeceksiniz…
21
3
155
14,274
Replying to @samiltayyar27
KAÇ KİŞİ ?? 21 Ocak 2025’te, Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de gece çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetti. Sömestr tatilindeki ailelerin kaldığı otelde yaşanan facia, yangın güvenliği ve denetim sorumluluğunu gündeme taşıdı. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Ekim 2025’te otel sahibi ve bazı yöneticilerle belediye ve itfaiye görevlilerinin bulunduğu 11 sanığa “olası kastla öldürme” suçundan 34’er kez müebbet, ayrıca diğer ölümler ve yaralanmalar nedeniyle süreli hapis cezaları verdi. 22 Mayıs 2026’da istinaf mahkemesi hükümleri hukuka uygun buldu; 22 sanığın tutukluluğunu sürdürdü. AMA olması gereken örnekleri ile şu; 1-Portekiz— 2017 Constança Urbano de Sousa — İçişleri Bakanı.. 2017’de yüzü aşkın kişinin öldüğü orman yangınlarının ardından 18 Ekim 2017’de istifa etti. 2- Yunanistan —2018 Nikos Toskas — Vatandaşı Koruma Bakanlığı’nda alternatif bakan Mati ve çevresindeki ölümcül yangınlara müdahaleye yönelik eleştirilerin ardından 3 Ağustos 2018’de istifa etti; istifası kabul edildi. 3-Mısır— 2019 Hişam Arafat — Ulaştırma Bakanı Kahire Ramses Garı’nda trenin çarpmasıyla çıkan, en az 20 kişinin öldüğü yangından saatler sonra 27 Şubat 2019’da istifa etti. 4-Yunanistan— 2023 Kostas Karamanlis — Altyapı ve Ulaştırma Bakanı 57 kişinin öldüğü Tempi tren faciasının ertesi günü, 1 Mart 2023’te istifa etti. 5-Romanya —2015 Victor Ponta — Başbakan; hükümetiyle birlikte Bükreş’teki Colectiv gece kulübü yangınının ardından güvenlik ihmalleri ve yolsuzluğa karşı başlayan protestolar üzerine 4 Kasım 2015’te istifa etti. Kuzey Makedonya’da da var.. Sağlık Bakanı Venko Filipçe, 14 kişinin öldüğü Tetovo hastane yangınından sonra 10 Eylül 2021’de istifasını sundu; Başbakan kabul etmedi. Güney Kore’de Başbakan Chung Hong-won, Sewol feribot faciasına müdahaledeki başarısızlık nedeniyle 27 Nisan 2014’te istifasını sundu; yerine aday gösterilen isimlerin çekilmesinden sonra görevde tutuldu. Bizdeki durum; 👇👇👇
7
109
Replying to @samiltayyar27
Bence bırakma zamanı.
YİYEREK ÖLMEK Sine Aras Akten Türkçede hırsızlığın en kısa tarifi bir fiildir: Yemek. Para yemek. Hak yemek. Memleketi yemek. Sanki dil, mahkemelerden önce anlamıştır meseleyi. Birinin serveti büyürken başkasının hayatından eksilen şeyi görmüş, adını koymuştur. Bir hekim olarak burada durmam gerekir: Obeziteyi ahlaksızlığın benzetmesine çeviremeyiz. Genetiğin, çevrenin, ilaçların, yaşam koşullarının iç içe geçtiği bir hastalığı insanın karakteriyle tartamayız. Bir bedenin ağırlığı, vicdanı hakkında hiçbir şey söylemez. Ama iktidarın iştahını tartabiliriz. Neyi yediğine, kimin payını aldığına, doyabilmek için kaç kişiyi sofradan kaldırdığına bakarak. Edebiyatın ziyafet sofraları bu yüzden hiçbir zaman yalnızca yemek anlatmaz. Masanın başında kimin oturduğunu, kimin hizmet ettiğini, kimin kapının dışında kaldığını da anlatır. Bir romanın bütün sınıf meselesi bazen tek bir tabakta durur: Birinin bitiremediği, ötekinin bulamadığı. Bugünün fon vurgunlarını da biraz böyle okumak gerekir. Rakamların arkasında insanların ertelenmiş hayatları vardır. Biriktirilmiş bir ev ihtimali. Çocuğa ayrılmış eğitim parası. Yaşlılıkta kimseye muhtaç olmama arzusu. Yenilen, paradan önce zamandır. İnsanın yıllarıdır. Sabah karanlığında kalkışları, vazgeçtiği tatilleri, “bu ay da almayayım” dediği ayakkabıdır. Din tam burada, lokmanın önünde bir soru olarak durmalı: Bu kimin hakkı? Kur’an’ın “Yiyin için fakat israf etmeyin” çağrısını yalnızca tabakta bırakılan pirinçlere indirgemek ne kullanışlı bir dindarlık. Bir ülkenin kaynaklarını tüketirken ekmek kırıntısını yerden kaldırıp öpmek… Sofrada besmele, hesapta başkasının ömrü. Benim itirazım, açlığa sabır öğütleyenlerin kendi iştahlarına hiçbir sınır tanımamasına. Biyolojinin dili ihtiyaçtır. İnsanın yaşamak için beslenmesi gerekir. Fakat iktidarın doymak bilmeyen iştahı, ihtiyacın çok ötesinde bir yerde büyür: Hesap vermeyeceğine inandığı yerde. Çünkü cezasızlık, her lokmadan sonra bir sonrakini mümkün kılar. Önce para yenir. Sonra o paranın hesabını soracak kurumlar. Ardından kayıtlar, itirazlar, tanıklıklar. Sofra büyüdükçe hakikat küçültülür. Bir süre sonra memleketin görevi, bu ziyafetin sürmesini sağlamak olur. Üstelik iktidar yalnızca makamda oturan değildir. Parayı yöneten, denetimi susturan, itibarı kalkan yapan, “bize bir şey olmaz” güvencesini dağıtan herkes o masada yer tutar. Etik, tam o masada başlar: Elinin uzanabildiği her şeyi almamayı seçtiğin yerde. Bir toplumun çürümesi ise hırsızın iştahından önce, seyircinin cümlesinde duyulur: “Ben de olsam yerdim.” O cümlede artık suç yadırganmaz; sofraya davet edilmemiş olmak dert edilir. Çocuklara dürüstlük anlatılırken yetişkinler birbirlerine kestirme yollar tarif eder. Sonra şaşırırız: Neden kimse kimseye güvenmiyor? Çünkü güven de yenmiştir. Bazıları yiyerek ölür. Bazı iktidarlar, yerken öldürür. Ve gün gelir, önlerinde bütün servetleri dururken çocuklarına bırakabilecekleri temiz bir hikâye bulamazlar.
3
15
125
Replying to @zafersahin06
Devletin malı halkın emanetidir. Mevcut iktidar bu emaneti kendi ganimeti sanmakta ve uzun zamandır emanete hıyanet etmektedir!
2
Aziz Biri retweeted
Enver Usca tutuklaması çok kritik. TERA Yatırım'ın halka arzına eski SPK yönetiminin onay vermediği, yönetim değişikliğinden sonra halka arzın gerçekleştiği iddia edilmişti. SPK Başkanvekili Mutalip Ünal 30 Ekim 2022'de görevden alınmış yerine Enver Usca atanmıştı. TERA Yatırım Aralık 2022'de halka arz edilmişti. Halka arzlar için Bursa'da bir şirketten 600 bin dolar rüşvet alındığı da iddia edilmişti. Bu işler olurken SPK Başkanı olan Ömer Gönül adli kontrolle serbest.
Aralarında SPK Eski Başkanvekili Enver Usca'nın da olduğu SPK ve BDDK'dan 4 bürokrat daha tutuklandı. Ekim 2022-31 Ekim 2026 arası görev yaptı. Rüşvet alma suçlamasıyla tutuklandı. Görev süresi dolana kadar işlem yapılmadan beklenmesi tam skandal.
30
497
9
1,392
56,575
Aziz Biri retweeted
Türkiye’de Köpek dövüşleri, bu vahşete sessiz kalma!
🆘Türkiye’de Köpek dövüşleri bu vahşete sessiz kalma🆘 @TC_icisleri @mustafaciftcitr @Akparti @RTErdogan @EmniyetGM @AbTeftis @AYMBASKANLIGI @MHP_Bilgi
4
23
1
39
976
'Kılıfına uydurulmuş' hırsızlık! Garanti edilen yolcu: 10.000.000 Gerçekleşen: 2.988.839 Hazine'nin ödeyeceği garanti tutar: 17.700.000 Dolar
AKP tarzı Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan Ankara Tren Garı'nın 2026 yılı karnesi çıktı! 29 Ekim 2025-29 Ekim 2026 tarihleri arasında⬇️ Garanti edilen giden yolcu sayısı: 10.000.000 Gerçekleşen giden yolcu sayısı: 2.988.839 Hata payı: %70 Hazinenin şirkete ödeyeceği garanti tutarı: 17.700.000 Dolar (KDV dahil) Güncel kurla 885 Milyon Lira❗️ Bunun adı hazine garantisi değil, vatandaşı fakirleştirme garantisidir! Kaynak: CİMER, TBMM Tutanak
38
557
14
1,679
20,557
YİYEREK ÖLMEK Sine Aras Akten Türkçede hırsızlığın en kısa tarifi bir fiildir: Yemek. Para yemek. Hak yemek. Memleketi yemek. Sanki dil, mahkemelerden önce anlamıştır meseleyi. Birinin serveti büyürken başkasının hayatından eksilen şeyi görmüş, adını koymuştur. Bir hekim olarak burada durmam gerekir: Obeziteyi ahlaksızlığın benzetmesine çeviremeyiz. Genetiğin, çevrenin, ilaçların, yaşam koşullarının iç içe geçtiği bir hastalığı insanın karakteriyle tartamayız. Bir bedenin ağırlığı, vicdanı hakkında hiçbir şey söylemez. Ama iktidarın iştahını tartabiliriz. Neyi yediğine, kimin payını aldığına, doyabilmek için kaç kişiyi sofradan kaldırdığına bakarak. Edebiyatın ziyafet sofraları bu yüzden hiçbir zaman yalnızca yemek anlatmaz. Masanın başında kimin oturduğunu, kimin hizmet ettiğini, kimin kapının dışında kaldığını da anlatır. Bir romanın bütün sınıf meselesi bazen tek bir tabakta durur: Birinin bitiremediği, ötekinin bulamadığı. Bugünün fon vurgunlarını da biraz böyle okumak gerekir. Rakamların arkasında insanların ertelenmiş hayatları vardır. Biriktirilmiş bir ev ihtimali. Çocuğa ayrılmış eğitim parası. Yaşlılıkta kimseye muhtaç olmama arzusu. Yenilen, paradan önce zamandır. İnsanın yıllarıdır. Sabah karanlığında kalkışları, vazgeçtiği tatilleri, “bu ay da almayayım” dediği ayakkabıdır. Din tam burada, lokmanın önünde bir soru olarak durmalı: Bu kimin hakkı? Kur’an’ın “Yiyin için fakat israf etmeyin” çağrısını yalnızca tabakta bırakılan pirinçlere indirgemek ne kullanışlı bir dindarlık. Bir ülkenin kaynaklarını tüketirken ekmek kırıntısını yerden kaldırıp öpmek… Sofrada besmele, hesapta başkasının ömrü. Benim itirazım, açlığa sabır öğütleyenlerin kendi iştahlarına hiçbir sınır tanımamasına. Biyolojinin dili ihtiyaçtır. İnsanın yaşamak için beslenmesi gerekir. Fakat iktidarın doymak bilmeyen iştahı, ihtiyacın çok ötesinde bir yerde büyür: Hesap vermeyeceğine inandığı yerde. Çünkü cezasızlık, her lokmadan sonra bir sonrakini mümkün kılar. Önce para yenir. Sonra o paranın hesabını soracak kurumlar. Ardından kayıtlar, itirazlar, tanıklıklar. Sofra büyüdükçe hakikat küçültülür. Bir süre sonra memleketin görevi, bu ziyafetin sürmesini sağlamak olur. Üstelik iktidar yalnızca makamda oturan değildir. Parayı yöneten, denetimi susturan, itibarı kalkan yapan, “bize bir şey olmaz” güvencesini dağıtan herkes o masada yer tutar. Etik, tam o masada başlar: Elinin uzanabildiği her şeyi almamayı seçtiğin yerde. Bir toplumun çürümesi ise hırsızın iştahından önce, seyircinin cümlesinde duyulur: “Ben de olsam yerdim.” O cümlede artık suç yadırganmaz; sofraya davet edilmemiş olmak dert edilir. Çocuklara dürüstlük anlatılırken yetişkinler birbirlerine kestirme yollar tarif eder. Sonra şaşırırız: Neden kimse kimseye güvenmiyor? Çünkü güven de yenmiştir. Bazıları yiyerek ölür. Bazı iktidarlar, yerken öldürür. Ve gün gelir, önlerinde bütün servetleri dururken çocuklarına bırakabilecekleri temiz bir hikâye bulamazlar.
137
1,045
98
3,243
98,073
BirGün Muhabiri İsmail Arı, cezaevi koşullarını anlattı: Ayaklarımız ranzanın altında 🔴16 gündür Sincan Cezaevi'nde tutulan muhabirimiz İsmail Arı, 28 kişilik koğuşta 62 kişinin kaldığını ifade etti 🔴 Koğuşta yerde yatanların, vücutlarının yarısı ranzanın altında uyuduklarını anlattı 🔴Yaşadıklarını mektupta kaleme alan Arı, “Sadece gazetecilik yaptığım için buradayım” dedi Haberin tamamı: birgun.net/haber/birgun-muha…
51
923
34
3,609
210,789
Aziz Biri retweeted
Korkunç! Bu nasıl olur, sebep ne? @pervintuba hanım neler oluyor öğrenebilir miyiz? Elimizden ne geliyorsa organize olup yapalım.
Melekler şehri sokak hayvanlarını koruma derneğine ait Kırklareli yaşam alanında bulunan 350 köpeği il tarım ve orman müdürlüğü ekipleri tarafından el konuldu ve köpekler ölüm kampı barınağına kapatıldı.
20
134
5
291
4,119
Replying to @uzunyigit3
Bugünler geçer elbet… Günün sonunda senin gibi yiğitler kalır!
2
30
Aziz Biri retweeted
Gazetecilik yaptım diye ev hapsindeyim. Elektronik kelepçenin boşa çıkmasını bekliyorum, çok yoğunluk varmış. Bu süreçte sıklıkla resmi polisler gelip kontrol ediyor. Son yazımı paylaştıktan bir saat sonra koşa koşa evime operasyon yapıldı. Tüm elektronik cihazlarıma el konuldu. İki gün TEM Şube’de gözaltında tutuldum. Beni, bu ülkeye 30 sene hizmet etmiş babamın silah arkadaşları gözaltına aldı. Nedenini bile anlayamadım. “Yanıltıcı bilgi” dediler geçtiler. Kimi, hangi bilgiyle yanıltmışım, belli değil. Yanıltıcı bilgi iddiasıyla neden Terörle Mücadele ekiplerinin geldiği belli değil. Savcı talimatı oraya yazmış. Sorulan sorular ise bambaşka. Emniyette ifade alınmadı, doğrudan savcı beyin huzuruna çıktım. Önce ifadeden sonra savcılık tarafından serbest bırakıldım. Sağlık raporumu aldım. Ek birkaç soru daha olduğu söylendi, koşa koşa tekrar gittim. Israrla telefon şifrem istendi. Haber kaynaklarımı korumak için veremeyeceğimi, Gazeteci olduğumu söyledim. Yapacak bir şey yok dendi, sevk edildim. Koşa koşa sevk edildiğim mahkemeye indim. Huzura çıkamadan, kendimi savunamadan, “yoğunluk” gerekçesiyle elime tutuşturulan bir karar kağıdıyla ev hapsi aldım. Hala neyle suçlandığımı bilmiyorum. Vatandaşın çalınan parasının peşine düştüm diye altın bilezik beklerken prangayla taltif edildim. Canları sağ olsun… Şeref madalyamdır. Ben kimsenin başını öne eğecek bir şey yapmadım. Gözaltındayken kendimi savunamazken 14-15 trol hesaba, “Dezenformasyonlarıyla anılan Yiğit Uzun gözaltına alındı.” şeklinde tweetler attırılarak itibarsızlaştırılmaya çalışıldım. Birileri bunu yaptı. Siz ise seslerini kestiniz, bana sahip çıktınız. Ha, bu günler elbet geçecek. Susanı da konuşanı da gördüm. İzzetbegoviç’in dediği gibi: “Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.” Devran döner, onlarla da yüz yüze geliriz. Tutuklu bütün meslektaşlarıma selam olsun. İnşallah TCK 217 sopasından kurtulacağımız günlere…
335
1,746
71
8,680
281,709
Aziz Biri retweeted
Sayın Betül Sayan Kaya, Siz hasta ve saldırgan köpeklerin toplanacağını söylemiştiniz. Oysa kimseye zararı olmayan binlerce masum can da ağlaya ağlaya götürüldü. Kimisinin nerede olduğunu, kimisinin yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyoruz. O hayvanların korku dolu çığlıkları hâlâ kulaklarımızda. Elbette yaşanan her kötülüğü onların ahına bağlayamayız. Ama o masum canların da bir ahı vardır. Dilleri yoktu, kendilerini savunamadılar, hesap soramadılar. Yasanın geçmesini dilemişsiz,geçti. Ama kim bilir, belki de en ağır ah, sesi hiç duyulmayanların ahıdır.
271
679
47
4,346
70,251