Duygu Taneri retweeted
Dostoyevski’nin İvan Karamazov’u tam anlamıyla bir nihilist değildir. Bir nihilist değerlerin yok oluşuna kayıtsız kalabilir.
İvan ise dünyanın adaletsizliği karşısında derin bir vicdani acı yaşar.
Onun dünyaya isyanı, mutlak adalete duyduğu bitmek bilmeyen özleme dayanır.
İvan, sürekli nihilizm, ateizm ve inanç arasında gidip gelen bir karakterdir. Fakat hiçbirine gerçek anlamda yerleşemez.
İvan ne inanıp huzur bulabilir ne de dünyayı bütünüyle reddedip rahatlayabilir. Onu tüketen şey, cevabını bulamadığı o kahredici hakikat arayışıdır.
Duygu Taneri retweeted
Can sıkıntısı; beynimizin "Burada ne yeni bir şey öğreniyorsun ne de hedeflerine hizmet ediyorsun. Kaynaklarını tüketiyorsun; kalk ve keşfet!". deme yoludur.
Modern toplumda can sıkıntısının kötü görülmesinin sebebi, dikkatimizi sömüren ancak hiçbir varoluşsal anlam sunmayan (sosyal medya gibi) çevreler ve anlamlı eylem seçeneklerinin kısıtlılığıdır.
Duygu Taneri retweeted
En acısıda sen beni neyin ortasında tek başıma bıraktığını biliyordun.. benim neyle mücadele etmek zorunda kalacağımı da , bile bile döndün bana arkanı, bile bile karanlıkta bıraktın ..
Duygu Taneri retweeted
"Bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra. Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik."
Duygu Taneri retweeted
every time you have a thought, neurons connect and strengthen a path in your brain. one thought, repeated enough, becomes a structure.
it's not a metaphor. your brain literally rewires itself every time you think. every thought fires neurons that physically strengthen their connection, making that same path easier to travel next time.
the science backs this up: whatever you keep thinking, your brain keeps building.
that's not motivation talking. that's just how neurons work.
so the real question was never whether you can change. it's what you're choosing to build, on purpose, right now.
Duygu Taneri retweeted
bir kitapta okumuştum. çevresinde yaşayan insanların anlattıklarından dolayı çürüyen ağaçlar gördüm diyordu. inanırım.
Duygu Taneri retweeted
Asla beraber olamayacağız.
Aynı evi, aynı teni paylaşamayacağız.
Sonra aramıza şehirler girecek,
Hiç karşılaşmayacağız.
Tesadüfler bile bir araya getiremeyecek.
Sonra belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek.
Nazım Hikmet Ran…
İyi geceler…















