Ulyanovların İlyic retweeted
bir sürü dalyarak buraya gelmiş, gerçek kimlikleriyle bile yazmaktan korkarak hakaret ve küfür ediyor. ben ise kendi kimliğimle ve varlığımla buradayım. kimlik bilgilerimi bilerek paylaşıyorum. kaçmıyorum, saklanmıyorum, sizden korkmuyorum.
kimliksiz hesaplardan hakaret yağdırmak kolay. ben kendi kimliğimle duruyorum. götünüz yiyorsa gerçek kimliğinizle gelip burada yazma cesareti gösterirsiniz.
2010’dan beri aynı şeyi söylüyorum: vicdani retçiyim. bu bir kaçış değil. öldürmeyi ve öldürmeye hazırlanmayı reddediyorum. zorunlu askerlik tuvalet temizlemek veya şınav çekmek değildir; insanı öldürmeye ve öldürülmeye hazırlayan bir eğitim ve hiyerarşi sistemidir. silah kullanmayı, emir-komuta zincirini, “düşman” üretmeyi ve körü körüne itaat etmeyi öğretir. rızam olmadan, devletin militarist aygıtının parçası olmayı kabul etmiyorum. temizlik veya eğitim adı altında da olsa bu yapıya katılmam.
“kanunlar var, parasını öde” diyenlere: kanunların var olması bir şeyin ahlaki veya meşru olduğu anlamına gelmez. bedelli askerlik, devletin kendi yarattığı korku ve tehdit iklimini paraya tahvil etme yöntemidir. ne tek kuruş, ne tek kurşun. para ödeyerek “görevimi yapmış” sayılmayı da reddediyorum.
“devletten hizmet alıyorsun, katkı vermiyorsun” diyenlere: benim hayatımda devletle “hizmet karşılığı katkı” diye bir sözleşmem olmadı. hastane, okul veya diğer kamusal hizmetler askerlik yapmanın karşılığı olarak verilmez. daha önemlisi, ben devletin meşruiyetini kabul etmiyorum. ordu, bu yapının en militarist ve hiyerarşik yansımalarından biridir. rızam olmadan oraya bir saat bile vermeyi kabul etmem.
yaşa gelince: yıllardır aynı ilkeyi, yüzümle ve kimliğimle sürdürmem, bunun korkudan değil bilinçli bir tercihden kaynaklandığını gösterir.
devletin kendi hukukuna gelince: türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve anayasa’nın 90. maddesi gereği vicdani ret bir insan hakkıdır. devlet “kanunda yok” diyerek bu hakkı reddedemez. aynı fiil nedeniyle yıllarca üst üste cezalandırmak, sivil ölüm uygulamak, hakları kısıtlamak hukuksuzluktur.
devlet kendi imzaladığı sözleşmelere ve kendi anayasasına bile uymuyor. vicdani retçiye askerlik dayatmak, düşünce ve vicdan özgürlüğünün doğrudan ihlalidir. bunu yapmamak, devletin kendi hukukunu yok saymasıdır.
özetle: öldürmeyi ve öldürmeye hazırlanmayı reddediyorum. ne tek kuruş, ne tek kurşun. hiçbirinizi siklemiyorum.
Ulyanovların İlyic retweeted
1980’lerin ve 1990’ların gözaltında kayıplar, işkenceler ve faili meçhul siyasi cinayetlerle hafızalara kazınan karanlık döneminin devlet içindeki aktörlerinden biriydi. Ünal Erkan’ı iyi bilmezdik.
Eski Ankara ve İstanbul Emniyet Müdürü, Emniyet Genel Müdürü, OHAL Bölge Valisi ve Devlet Bakanı Ünal Erkan hayatını kaybetmiş.
1980’lerin ve 1990’ların gözaltında kayıplar, işkenceler ve faili meçhul siyasi cinayetlerle hafızalara kazınan karanlık döneminin devlet içindeki aktörlerinden biriydi. Ünal Erkan’ı iyi bilmezdik.
Ulyanovların İlyic retweeted
O kadar ünlü ki, zorla kaybetmeler ile ilgili AHIM kararlarında , Meclis raporlarında, bilimum hak ihlalleri ile ilgili suç duyurularında adı sanı yer alıyor. Ne diyelim Allah rahmet etmesin..
Ünlü emniyetçi Ünal Erkan vefat etti sozcu.com.tr/unlu-emniyetci-…
Ulyanovların İlyic retweeted
İşlediği insanlık suçlarının hesabını vermeden, cezasını çekmeden gidenlere Ünal Erkan'da eklendi.
Eski Ankara ve İstanbul Emniyet Müdürü, Emniyet Genel Müdürü, OHAL Bölge Valisi ve Devlet Bakanı Ünal Erkan hayatını kaybetmiş.
1980’lerin ve 1990’ların gözaltında kayıplar, işkenceler ve faili meçhul siyasi cinayetlerle hafızalara kazınan karanlık döneminin devlet içindeki aktörlerinden biriydi. Ünal Erkan’ı iyi bilmezdik.
Ulyanovların İlyic retweeted
-1923 İzmir–Aydın demiryolu grevi devlet müdahalesiyle durduruldu. Can kaybı sayısı bilinmiyor.
-1927 Adana Demiryolu Grevi iddiaya göre 11 işçi öldü.
1927 – Amele Teali Cemiyeti'nin birçok yerel şubesi kapatıldı
- 1936–1937 İş Kanunu ve grev yasağı
........
Ulyanovların İlyic retweeted
"Başakşehir'de", yani bizim burada, "Cihan Deri" diye bir işyerinde, yani daha da bizim burada, "eli-ayağı bağlanıp işkence edilerek katledilen" göçmen işçi! Eminim bu da dış güçler veyahut emperyalizmin oyunudur.
İşçiler patronlar tarafından hedef gösterilerek katlediliyor!
Başakşehir'de yer alan Cihan Deri isimli işyerinde patronlar tarafından elleri ve ayakları bağlanıp işkence edilerek katledilen Moldovalı göçmen işçi Nicolai Palamarciuc'un öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması, Küçükçekmece 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuklu sanıktan 2'si, Ekaterina Makh Dilgin ve Aygün Aslan hakkında tahliye kararı verildi.
İddianamede, işyeri sahibi Metin Çelik'in diğer failleri "azmettirdiği" vurgulandı. Tutuklu sanıklar; işyeri sahibi Metin Çelik ve ortağı Kadir Çelik, Kadir Çelik'in oğlu Cihan Çelik, Recep Kosif, Yusuf Kenan Aydın ve Muhammet Mustafa'nın tutukluluk halleri devam ediyor. Katiller ceza almaktan kurtulmak, suçlarını örtbas etmek için işçi Nicolai hakkında ‘’hırsızlık'' suçlamasında bulunuyor.
Patronlar çıkarları için işçi canına kastediyor; ceza almıyor hatta ödüllendiriliyor. Bu işçi düşmanı kapitalist düzeni örgütlü mücadelemizle yıkacağız. Arkadaşımız Nicolai Palamarciuc'un hesabı mutlaka sorulacak!
13 Ocak 2027'ye ertelenen duruşmayı takip etmeye devam edeceğiz.
Ulyanovların İlyic retweeted
Vefat eden genç mühendisin Linkedin sayfasına baktım. Gayet düzgün eğitimine ve iş geçmişine rağmen bir yıldır işsizmiş. Bir elektrik elektronik mühendisi Gebze'de bir yıl boyunca iş bulamamış. Gerçekten çok yazık oluyor bu ülkeye, insanlara.
Ulyanovların İlyic retweeted
Azerbaycan'ın ne olduğunu biliyor musun? Devleti eleştiren, siyasi tutukluları savunmaya yeltenen avukatları barodan kovan bir 3. sınıf diktatörlük. Çırpınırdı Karadeniz'e de ekmek banıp yersiniz karnınız guruldadıkca. #AzerbaycanAliyevinTapuluMalıDeğil
Azerbaycan’ın ne olduğunu biliyor musun? İstanbul Barosu’nu, İzmir Barosu’nu kazanan;dün Zeybek’le, Çırpınırdı Karadeniz’le tüm Türkiye’de umudu yeşerten iradenin bir parçasıdır Azerbaycan.
#TürkiyeTümTürklerindir
Ulyanovların İlyic retweeted
İlham Aliyev'in en sevdiğim fotoğrafı. Aliyev'in 20 yıl önce Xınalıq (tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B…) köyüne ziyaretinden resmi fotoğraf. İlçe belediyesinin sitesinde bulup indirmiştim, sonra her yerden sildirdiler. Fotoğrafı yeniden hayata döndüren benim yani :)
Ulyanovların İlyic retweeted
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye 180 ülke arasından 163'üncü sırada ve Tacikistan, Sudan, Irak gibi ülkelerin gerisinde.
This quoted post is unavailable.
Ulyanovların İlyic retweeted
Çinli araştırmacı Wang, Kıvılcımlı’nın Tarih Tezi’ni Marksizmin yerelleştirilmesi ve Çin Marksizmiyle ortaklıkları üzerinden ele alıyor; Çin akademisinde Kıvılcımlı üzerine daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguluyor.
✍️ Wang Xiaowen yazısı: karsimahalle.org/2026/10/26/…
🤖 Made with AI
Ulyanovların İlyic retweeted
Adamların basketbol efsaneleri resmen düzene meydan okuyor.
Bizimkiler de Saray'da basketbol maçı yapmak için sıraya giriyor. Vurgunculardan fahri doktora alıyor.
Ulyanovların İlyic retweeted
A Texas father who had lived in the U.S. for 25 years with no criminal record was finishing his night shift as an Uber driver when immigration agents detained him.
Without being able to speak to his lawyer or a judge, he was put on a plane and sent first to Ghana, a country where he had no ties. He was then sent to his home country, despite a determination by a U.S. immigration court judge that he could not be deported there due to likely persecution. cbsn.ws/3Ude66r
2 Nisan 1977:
TKİ Erzurum Aşkale Linyit Ocakları İşletmesi’nde Yeraltı Maden-İş Sendikası’na üye işçilerin 12 Ocak’ta başlattığı grev valinin ve ülkücülerin baskısına, Sendika Başkanı Çetin Uygur’un kurşunlanarak ağır yaralanmasına vb. saldırılara rağmen 408 işçi ile sürdürülüyor
Ulyanovların İlyic retweeted
Bitti.
Adam kazandı.
Filistin destekçisi sosyalist Lula, 1. turda geride bitirmesine rağmen Trump-İsrail destekçisi faşist Bolsonaro’yu 2. turda yendi.
Lula oylarını 12 milyon arttırdı.
47’i 52 yaptı.
Tarihi bir zafer. Brezilya’da benzeri yok.
Helal olsun.
Ulyanovların İlyic retweeted
Ümit AKsakal kısaca "Yaşasın Faşizm" demiş.
Ki bu Trump'ın , “Ya Karl Marx'a sadık olursunuz ya da Amerika'ya” sözüyle de Barrack'ın “Orta Doğu'da işe yarayan tek şey, güçlü liderlik rejimleri, merhametli monarşiler ya da meşruti monarşi türü yapılar” olmalıdır sözüyle uyumludur.
#İstanbulBarosu seçimi Ümit Kocasakal kazandı.
Ümit Kocasakal;
"Herkese sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. İstanbul Barosu avukatları seçimini yaptı ve bu vesileyle ben bütün meslektaşlarıma bir kere teşekkür ediyorum.
İkinci söyleyeceğim şudur: Avukat, bu ülkenin bir yurttaşıdır ve bu yurttaş olan avukat, Cumhuriyet ve onun hukukuyla vardır.
Dolayısıyla avukat, bu ülkedir.
Şöyle; daha bunları çok konuşacağız ama sonuç itibarıyla biz şuna inanıyoruz: Biz mesleğimizi layıkıyla, yeminimize uygun bir vaziyette icra edebilmemizin bazı şartları var.
1923 Cumhuriyetinin taşıyıcı kolonlarının sağlam olması, bölünmez bütünlüğümüz, üniter yapımız, ulus devletimiz.
Cumhuriyetimiz ve onun hukuku.
Hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı.
Mesleki bağımsızlığımız ve onurumuz.
Dolayısıyla bu vesileyle buradan sesleniyorum: Anayasamızın ilk 4 maddesine olumluyu olumsuzu bilmem, hiç kimse dokunamaz.
Viktor Hugo der ki: "Cumhuriyetin hukuku onun onurudur." Cumhuriyetin taşıyıcı kolonlarıyla kimse oynamaz ve kesmeye kalkışamaz.
Bugün hak ve özgürlükler adeta karneye bağlanmış durumda.
Temel hak ve hürriyetlere neredeyse erişim engeli getirilmiş durumda.
Anayasa askıda.
Buradan bütün egemenlere sesleniyorum: Ulu Önder'in sözüyle sesleniyorum.
Ulu Önder diyor ki: "Herhalde alemde bir hak vardır ve hak kuvvetten üstündür." O yüzden gücü elinde bulunduranlara sesleniyorum: Elinizdeki gücü hukuksuz bir şekilde kullanmayın.
Hukuku ezip bükerek insanlara eziyet etmeyin.
Bu hukuksuz gücün hesabı hukuki şekilde de siyasi şekilde de bir gün sorulur.
İstanbul Barosu geleneksel çizgisine tekrar dönmüştür.
Bundan böyle İstanbul Barosu; üniter yapının, ulus devletin, değiştirilemez ilk dört maddenin gözcüsü ve sözcüsü olmaya devam edecek.
Cumhuriyetin kollayıcısı olmaya devam edecek ama hiç kimsenin kimliğine, siyasi görüşüne bakmaksızın herkesin hakkını, hukukunu korumaya devam edecek.
Hiçbir meslektaşımızı bu anlamda ayırt etmek sizin mesleğimizin bağımsızlığı ve sorunları ve onuru bakımından bütün meslektaşlarımızla beraber hareket edeceğiz ve herkesin bu anlamda başkanı ve yönetimi olacağız.
Herkese hayırlı uğurlu olsun, İstanbul Barosu geri döndü."






































