Engin Alemdar (@enginalemdar) header
Engin Alemdar (@enginalemdar) profile picture

Bazı şirketlerin kurucusu, bazılarının yatırımcısı, bazılarının danışmanı Ekonomi, finans, teknoloji konuşur Girişimci, mühendis @f40scom @unitplanco

Bursa, Türkiye
Joined September 2009
Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)
Herhalde yaşı geldi... Çünkü bugün bütün gün zihnimde şu soru dolanıp durdu: Sonunda her şeyi kaybedeceksek, kazandıklarımızın ne anlamı var? Sevdiğimiz insanlar gidecek. Biz gideceğiz. İnşa ettiğimiz şeylerin çoğu bir gün yok olacak. Hatta birkaç kuşak sonra büyük ihtimalle adımızı bile hatırlayan kalmayacak. Kaçımız babalarımızın dedelerinin, anneannelerinin adını biliyor ki... Buna rağmen her sabah uyanıp bir gelecek kurmaya çalışıyoruz. Hayatın geçiciliğini aklımızla tamamen kavrayabiliyoruz ama içimizde bir yer, sanki hiç bitmeyecekmiş gibi yaşamaya devam ediyor. Sonun değişmeyeceğini bildiğimiz halde aradaki şeylerin hala değişebileceğine inanıyoruz ve bunun adına da "umut" diyoruz. Hepimiz öleceğimizi biliyoruz. Bu konuda hiçbir belirsizlik yok. Ama yarın kiminle tanışacağımızı, neye güleceğimizi, kimi kaybedeceğimizi, neyi başaracağımızı, hangi düşüncemizin bütün hayatımızı değiştireceğini bilmiyoruz. Bir filmin sonunu biliyor olmakla, hikayesini biliyor olmak aynı şey değil diyerek avunuyoruz ama yine de bu avuntunun bizi ikna etmeye yetmeyebileceğini düşünüyorum. Çünkü ölüm karşısında mantığımızın verebildiği cevaplarla hissettiğimiz şeyler uyuşmuyor. Bu öyle basitçe "önemli olan yolculuk" diyerek geçiştirilecek bir konu değil. Çünkü gerçekten çok temel bir soru soru soruyorum: Sonunda her şeyi kaybedeceksek, kazandıklarımızın ne anlamı var?
5
25
1,862
1. Hisse tavsiye kültürü 2. Kaçırma korkusu 3. Hızlı para aşkı 4. Finansal cehalet 5. Romantik yatırımlar (yerli, yeşil, diğer yeşil, Türkiye'nin Elon Musk'ı) 6. Yatırımcı değil taraftar olmak (sorgulayanı, eleştireni düşman görmek) İşte canınızı yakan bu 6'sı...
3
19
1,109
Engin Alemdar retweeted
İmalat PMI, Ekim: 47,3. Türkiye 31. ay 50'nin altında. Üretim ve yeni siparişlerdeki düşüş hızlandı, ihracat siparişleri ivme kaybediyor, girdi maliyeti keskin artıyor. Euro bölgesi 52,7 ile büyümede. ABD ISM 55,5 (beklentinin üstünde, beklenti 54,5). Ayrışma derinleşiyor. Sektörlere inince tablo netleşiyor. İSO'nun izlediği 10 sektörden yalnız 2'si 50'nin üstünde, giyim ve deri (51,7) ile gıda (50,3). Alt endeksler de aynı hikâyeyi anlatıyor. 10 sektörün 8'inde üretim, 7'sinde yeni sipariş 50'nin altında. Girdi fiyatı endeksi ise hepsinde 59'un üstünde, gıda ve kimyada 70,6. Maliyet artıyor, talep yok.
1
13
362
Hoş geldin mübarek dokuz aylar
Ağustos, Eylül, Ekim: Finansal tarihin tehlikeli üç ayı mı? 1720'den bu yana yaşanan ekonomik kriz ve şoklardan oluşturduğumuz 81 olaylık tarihsel katalogda, belirleyici kırılma anlarını inceledik. Ağustos, Eylül ve Ekim yılın dörtte birini oluşturuyor. Ancak incelediğimiz 81 kırılmanın 34'ü, yani %42'si bu üç ayda gerçekleşti. Daha dikkat çekici bir başka tarihsel örtüşme de var. Dünya Bankası'na göre 1960'tan bu yana beş küresel resesyon yaşandı: 1975, 1982, 1991, 2009 ve 2020. Bunların dördüyle ilişkili önemli ekonomik ve finansal kırılmalar ağustos, eylül veya ekim aylarında gerçekleşti: Ekim 1973: Petrol Krizi ve 1975 resesyonu Ekim 1979 / Ağustos 1982: Volcker'ın parasal sıkılaştırması / Meksika Borç Krizi ve 1982 resesyonu Ağustos 1990: Körfez Petrol Şoku ve 1991 resesyonu Eylül 2008: Lehman Brothers'ın iflası ve 2009 resesyonu 2020'de ise pandemi kaynaklı ekonomik ve finansal kırılma mart ayında belirginleşti. Peki neden bu aylar? Bunun tarihsel bir açıklaması var. 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında, sonbahar hasadı bankacılık sistemindeki nakit talebini artırıyor, faizleri yükseltiyor ve finansal paniklere zemin hazırlıyordu. Bugün mekanizmalar farklı. Yaz aylarında azalan piyasa işlemleri, yatırımcıların sonbaharda piyasaya dönüşü, portföy ayarlamaları ve dönemsel finansman ihtiyaçları piyasa koşullarını hassaslaştırabiliyor. Akademik araştırmalar bu mevsimsel etkilerin varlığını gösteriyor. Ancak bunların her büyük krizin nedenini açıkladığını söylemek mümkün değil. Krizler takvime bakarak çıkmıyor. Fakat tarih, finansal kırılganlıkların bazı dönemlerde daha görünür hâle gelebildiğini gösteriyor. Metodoloji: Tarihler krizlerin zorunlu olarak başlangıcını değil, kaynaklarla belgelenebilen belirleyici kırılma anlarını gösterir. %42 oranı, araştırma kapsamında oluşturulan 81 olaylık seçilmiş tarihsel kataloğa aittir; tüm krizlerin mevsimsel dağılımını temsil etmez.
1
17
2,160
Sanki hiç derdimiz tasamız yokmuş gibi bir de Fenerbahçeliyiz… B*k gibi…
2
41
3,962
Bu çok güzel bir seri oldu. YouTube’da “Ekonomik Krizler Tarihi” listesini izleyin bence :) Arkadaşlarımın ellerine emeklerine sağlık. 👏
Brent yılbaşında 61 dolardı, Ekim'de 116 doları aştı. 53 yıl önce de bir Ekim'de, savaşın ardından gelen ambargo petrol fiyatını birkaç ayda dört katına çıkarmıştı. YouTube kanalımızda "Petrol Pahalanınca Ne Olur?" videomuzu da izleyebilirsiniz. ▶️ youtube.com/@f40scom
4
47
3,299
Engin Alemdar retweeted
Krediye Erişim Kolaylaşıyor. Büyümek Her Zaman Doğru Karar Mı? @enginalemdar
1
5
511
Engin Alemdar retweeted
Yılın en yoğun ayı hangisi? 24 sektörün 18'inde cevap, Aralık. Şirketler yılı kapatırken teslimatlar ve faturalar bu aya yığılıyor. En durgun ay ise 21 sektörde Ocak ya da Şubat. Yıl sonu telaşının ardından iş yavaşlıyor, Şubat da yılın en kısa ayı. Yazılım sektörü, şirketlerin ve kamunun bütçelerini yıl bitmeden harcadığı Aralık'ta ortalama bir ayın iki katı iş yapıyor. Konaklamada yaz sezonunun zirvesi Ağustos, Şubat'ın 3,6 katı iş getiriyor. Savunma sanayisi, teslimatların yıl sonunda yoğunlaştığı Aralık'ta ortalama bir aydan %70 fazla iş yapıyor. Otomotivde ise en durgun ay, fabrikaların toplu izne çıktığı Ağustos. Takvimin bir de bayram etkisi var. Fabrikalar bayramda duruyor, tatil köprü günleriyle uzayınca kayıp büyüyor. Bayramlar sanayide üretimi sektöre göre %5 ile %15 arasında düşürüyor. En çok etkilenenler plastik, tekstil ve ayakkabı. Satışlarda en büyük düşüş %16,5 ile yapı malzemelerinde. Savunmada ise üretimde bayram etkisi görülmüyor. Hizmetlerde etki daha sınırlı. Bayramlar lojistikte işleri %7, konaklamada ve restoranlarda %5 azaltıyor. Marketlerde ise bayram öncesi alışveriş satışları biraz artırıyor. Bayramlar hicri takvime bağlı olduğu için her yıl 11 gün erken geliyor. Bu yüzden bayram başka bir aya kaydığında, geçen yılın aynı ayıyla yapılan karşılaştırma yanıltır. Doğru karşılaştırma, takvim etkisinden arındırılmış rakamlarla yapılır.
1
8
439
Engin Alemdar retweeted
Çoğu geliştirici bu ödeme sistemleri sebebiyle başka alternatifleri aramak zorunda kalıyor. Bu konularda bu kadar ilerideyken neden hala sorunlar yaşıyoruz? Ayrıca dijital şirket meselesini de hızla aktif etmemiz lazım. Kanunu falan da hazırdı aslında.
Replying to @kuzeyunl
1- trdeki ödeme sistemleri kadar iğrenç bir şey görmedim. ödeme ekranını customize edemiyorsun, pek çok özelliği aktive edebilmen için zibilyon kere mail atman gerekiyor. yani çok basit bir abonelik altyapısı için mail atmamız gerektiğini üçüncü günümüzde anlamıştık
1
1
12
2,402
Engin Alemdar retweeted
Fed faizi beklendiği gibi %4,00'te sabit tuttu. Karar: 10'a 2 oyla alındı; Lisa Cook ve Beth Hammack 0,25 puan artış istedi. Faiz eylülde 0,25 puan artırılmıştı. Yıl sonu: Fed üyeleri eylülde yıl sonuna kadar bir artış daha öngörmüştü; sıradaki karar 9 Aralık'ta. Enflasyon: %3,7; Fed hedefi %2'nin 1,7 puan üstünde. İstihdam: Eylülde 29 bin kişi arttı; son 12 ayın ortalaması 41 bin. Fed beklemeyi seçti ama sıkı duruşunu korudu. Açıklamaya göre ekonomi güçlü büyüyor, iç harcamalar dayanıklı, enflasyon yüksek. Metinde indirime dair bir işaret yok; açıklama "fiyat istikrarını sağlayacağız" cümlesiyle bitiyor. İki üyenin artış yönünde oy kullanması, 9 Aralık'ta artışın masada olduğunu gösteriyor. İstihdam artışı yavaş, ama Fed'e göre işgücündeki artışla aynı hızda ve işsizlik oranı pek değişmedi. Yani işgücü piyasası Fed'i indirime zorlamıyor; öncelik bir yılda 0,7 puan yükselen enflasyonda. Piyasa, Fed üyelerinden daha fazla artış fiyatlıyor: 2027'nin ikinci çeyreği için fiyatlama %4,60, Fed üyelerinin 2027 sonu öngörüsü %4,10. 10 yıllık getiri %5,04 ile Fed faizinin 1,04 puan üstünde; uzun vadeli borçlanma pahalı kalıyor. Sektörünüze etkisi: ABD'de faizin yüksek kalması dolar cinsinden borcun maliyetini yüksek tutar. Finansman gideri yüksek sektörler bu kanaldan daha çok etkilenir: 100 TL satışta finansman gideri Beyaz Eşya'da 11,1 TL, Enerji'de 10,4 TL, Konaklama'da 10,4 TL.
1
2
379
Engin Alemdar retweeted
Eylülde ihracat rekor kırdı: 26,0 milyar dolarla kayıtlardaki en yüksek eylül. Son 12 ayın toplamı 283,7 milyar dolar, bu da bir rekor. Rakamın arkasında iki hareket var: • Daha az ürün, daha yüksek fiyat. Son 12 ayda ihracat miktarı %6,6 azaldı, ürün başına dolar fiyatı %11,6 arttı ve 2013'ten bu yana en yüksek düzeye çıktı. • Bu artışın bir kısmı gerçek kazanç. İthalat fiyatları da %7,8 yükseldi; ihracat fiyatı daha hızlı arttığı için ticaret hadleri %3,5 iyileşti ve 2022'deki kaybı neredeyse kapattı. Kalanı ise genel dolar fiyat artışı ve euro/dolar paritesindeki %5,8'lik yükselişin etkisi. Savunma %30, elektrik ekipmanları ve demir-çelik %13 büyüdü; beyaz eşya, ayakkabı, mobilya, hazır giyim ve tekstil geriledi. Pazarlarda İspanya, Fransa ve Almanya’ya satış arttı, Rusya ve Irak’a azaldı. İşletmeler için not: dolar cirosu artarken sevkiyat azalıyorsa kapasite kullanımı ve istihdam ciroyu izlemez. Fiyat artışının ne kadarının marja kaldığını görmek için satış fiyatını girdi fiyatıyla birlikte izleyin.
1
4
330
14 yıldır her yıl olduğu gibi bu yıl da bu iki bebek için çalışacağım 😇
Bu yıl bu bebek için çalışıcam 🤞
5
65
5,144
Cem Karaca konseri olsa da gitsek…
3
9
1,677
AI verimlilik yaratıyorsa yazılım fiyatları neden düşmüyor?
13
1
66
6,917
Borsada yatırım yapmak isteyen herkes değerleme hakkında biraz fikir sahibi olmalı arkadaş! Hadi geçtim içsel değerlemeyi falan ama en azından peer çarpanlarına bakıp sonra da "şirket ne yapmış?" diye gelir, kar, nakit, borç, öz kaynak ve bunlardan türeyen metrikleri incelemeli ki hem fırsatları yakalayabilsin hem de anormallikleri tespit edebilsin.
12
87
4,841
Engin Alemdar retweeted
Yeni dünya düzeninin temel karakteristiklerinden biri devletin ekonomideki kontrolünün artması olacak. ABD devlet kontrolünün en az olduğu 2. ülkeydi. Trump yönetimi ile bir yılda 15 basamak düşerek 16. sıraya indi (kırmızı yuvarlak).
15
35
2
560
53,736