İmalat PMI, Ekim: 47,3.
Türkiye 31. ay 50'nin altında. Üretim ve yeni siparişlerdeki düşüş hızlandı, ihracat siparişleri ivme kaybediyor, girdi maliyeti keskin artıyor.
Euro bölgesi 52,7 ile büyümede. ABD ISM 55,5 (beklentinin üstünde, beklenti 54,5). Ayrışma derinleşiyor.
Sektörlere inince tablo netleşiyor. İSO'nun izlediği 10 sektörden yalnız 2'si 50'nin üstünde, giyim ve deri (51,7) ile gıda (50,3).
Alt endeksler de aynı hikâyeyi anlatıyor. 10 sektörün 8'inde üretim, 7'sinde yeni sipariş 50'nin altında.
Girdi fiyatı endeksi ise hepsinde 59'un üstünde, gıda ve kimyada 70,6. Maliyet artıyor, talep yok.
Ağustos, Eylül, Ekim: Finansal tarihin tehlikeli üç ayı mı?
1720'den bu yana yaşanan ekonomik kriz ve şoklardan oluşturduğumuz 81 olaylık tarihsel katalogda, belirleyici kırılma anlarını inceledik.
Ağustos, Eylül ve Ekim yılın dörtte birini oluşturuyor. Ancak incelediğimiz 81 kırılmanın 34'ü, yani %42'si bu üç ayda gerçekleşti.
Daha dikkat çekici bir başka tarihsel örtüşme de var. Dünya Bankası'na göre 1960'tan bu yana beş küresel resesyon yaşandı: 1975, 1982, 1991, 2009 ve 2020.
Bunların dördüyle ilişkili önemli ekonomik ve finansal kırılmalar ağustos, eylül veya ekim aylarında gerçekleşti:
Ekim 1973: Petrol Krizi ve 1975 resesyonu
Ekim 1979 / Ağustos 1982: Volcker'ın parasal sıkılaştırması / Meksika Borç Krizi ve 1982 resesyonu
Ağustos 1990: Körfez Petrol Şoku ve 1991 resesyonu
Eylül 2008: Lehman Brothers'ın iflası ve 2009 resesyonu
2020'de ise pandemi kaynaklı ekonomik ve finansal kırılma mart ayında belirginleşti.
Peki neden bu aylar?
Bunun tarihsel bir açıklaması var.
19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında, sonbahar hasadı bankacılık sistemindeki nakit talebini artırıyor, faizleri yükseltiyor ve finansal paniklere zemin hazırlıyordu.
Bugün mekanizmalar farklı. Yaz aylarında azalan piyasa işlemleri, yatırımcıların sonbaharda piyasaya dönüşü, portföy ayarlamaları ve dönemsel finansman ihtiyaçları piyasa koşullarını hassaslaştırabiliyor.
Akademik araştırmalar bu mevsimsel etkilerin varlığını gösteriyor. Ancak bunların her büyük krizin nedenini açıkladığını söylemek mümkün değil.
Krizler takvime bakarak çıkmıyor. Fakat tarih, finansal kırılganlıkların bazı dönemlerde daha görünür hâle gelebildiğini gösteriyor.
Metodoloji: Tarihler krizlerin zorunlu olarak başlangıcını değil, kaynaklarla belgelenebilen belirleyici kırılma anlarını gösterir. %42 oranı, araştırma kapsamında oluşturulan 81 olaylık seçilmiş tarihsel kataloğa aittir; tüm krizlerin mevsimsel dağılımını temsil etmez.
Brent yılbaşında 61 dolardı, Ekim'de 116 doları aştı.
53 yıl önce de bir Ekim'de, savaşın ardından gelen ambargo petrol fiyatını birkaç ayda dört katına çıkarmıştı.
YouTube kanalımızda "Petrol Pahalanınca Ne Olur?" videomuzu da izleyebilirsiniz.
▶️ youtube.com/@f40scom
TCMB'nin PPK özetine göre enflasyonun aylık ana eğilimi 2. çeyrekteki %2,2'den 3. çeyrekte %1,8'e indi. İç talep zayıf, sanayi üretimi 3. çeyrekte %2,4 geriledi.
Ama ihtiyat sürüyor. Spot Brent Ekim'de 127 dolara yaklaştı, manşet enflasyonun da Ekim'de yükselmesi bekleniyor.
Özetteki asıl değişiklik yönlendirme cümlesinde. Eylül özetinde kararların toplantı bazlı ve ihtiyatlı alındığı yazıyordu. Bu kez aynı ifade "adımların büyüklüğü ve zamanlaması" için kullanılıyor.
Yani indirimler sürebilir, ama hızı her toplantıda veriye göre belirlenecek.
Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre politika faizi yıl sonunda %35, bir yıl sonra %29 bekleniyor.
F40S'te dezenflasyon senaryosunun işaretleri belirgin, enerji krizinin uzaması senaryosunun işaretleri güçlü. Talep zayıf, maliyet baskısı güçlü.
Diğer başlıklar: TL ticari kredi faizi (KMH ve kredi kartı hariç) 680 baz puan düşüşle %41,9 oldu. Brüt rezervler 9,6 milyar dolar azalarak 169,1 milyar dolara indi, CDS 251 baz puana çıktı. KOBİ kredilerinin sekiz haftalık büyüme sınırı %4,5'ten %5'e yükseltildi.
Turizm geliri 3. çeyrekte 25,5 milyar dolar oldu, geçen yılın aynı dönemine göre %5 arttı. Ziyaretçi sayısı ise %1,6 azaldı.
Geliri büyüten turist sayısı değil, turist başına harcama: 1.019 dolardan 1.088 dolara çıktı.
Yılın ilk dokuz ayında gelir %2,4 artışla 51,3 milyar dolara ulaştı.
Turist harcamasının üçte biri paket turlardan geliyor (%32,3). Onu yeme-içme (%20,5) ve konaklama (%12,5) izliyor. Bir yılda sağlık harcaması %23,6, konaklama harcaması %19 arttı.
Öte yandan yurt dışına çıkan vatandaş sayısı %24 artarak 4,2 milyona ulaştı, turizm gideri %22,6 yükseldi.
F40S Görünüm'de konaklama için önümüzdeki 12 ayda yabancı talepte artış, yerli talepte düşüş bekliyoruz.
Krediye Erişim Kolaylaşıyor. Büyümek Her Zaman Doğru Karar Mı? @enginalemdar
Yılın en yoğun ayı hangisi?
24 sektörün 18'inde cevap, Aralık. Şirketler yılı kapatırken teslimatlar ve faturalar bu aya yığılıyor.
En durgun ay ise 21 sektörde Ocak ya da Şubat. Yıl sonu telaşının ardından iş yavaşlıyor, Şubat da yılın en kısa ayı.
Yazılım sektörü, şirketlerin ve kamunun bütçelerini yıl bitmeden harcadığı Aralık'ta ortalama bir ayın iki katı iş yapıyor.
Konaklamada yaz sezonunun zirvesi Ağustos, Şubat'ın 3,6 katı iş getiriyor.
Savunma sanayisi, teslimatların yıl sonunda yoğunlaştığı Aralık'ta ortalama bir aydan %70 fazla iş yapıyor.
Otomotivde ise en durgun ay, fabrikaların toplu izne çıktığı Ağustos.
Takvimin bir de bayram etkisi var. Fabrikalar bayramda duruyor, tatil köprü günleriyle uzayınca kayıp büyüyor. Bayramlar sanayide üretimi sektöre göre %5 ile %15 arasında düşürüyor. En çok etkilenenler plastik, tekstil ve ayakkabı. Satışlarda en büyük düşüş %16,5 ile yapı malzemelerinde. Savunmada ise üretimde bayram etkisi görülmüyor.
Hizmetlerde etki daha sınırlı. Bayramlar lojistikte işleri %7, konaklamada ve restoranlarda %5 azaltıyor. Marketlerde ise bayram öncesi alışveriş satışları biraz artırıyor.
Bayramlar hicri takvime bağlı olduğu için her yıl 11 gün erken geliyor. Bu yüzden bayram başka bir aya kaydığında, geçen yılın aynı ayıyla yapılan karşılaştırma yanıltır. Doğru karşılaştırma, takvim etkisinden arındırılmış rakamlarla yapılır.
ECB faizi beklendiği gibi %2,50'de sabit tuttu. Açıklamadaki mesaj ise net: enerji şoku büyüdü ve uzadı.
Karar: Mevduat faizi %2,50'de kaldı. Eylülde 0,25 puan artırılmıştı. Sıradaki karar 17 Aralık'ta.
Enflasyon: Eylülde yıllık %3,8, ECB hedefi %2'nin 1,8 puan üstünde. Çekirdek enflasyon %2,5.
Büyüme: 2026 2. çeyrekte yıllık %1,2, ABD'de %2,2.
Reel faiz: Mevduat faizi enflasyonun 1,3 puan altında.
ECB eylüldeki artıştan sonra beklemeyi seçti. Açıklamaya göre enerji fiyatları yükselmeye devam ediyor. Bu da enflasyonun beklenenden yüksek, büyümenin beklenenden düşük çıkma riskini artırıyor. Öte yandan enflasyonun ana eğilimi şimdilik büyük ölçüde yatay ve ücretler enerji şokuna henüz belirgin bir tepki vermedi.
ECB, şokun büyümesi ve diğer fiyatlarla ücretlere yayılmasıyla enflasyonun artmasını, büyümenin düşmesini bekliyor. Eylüldeki toplantıdan bu yana finansman koşulları da sıkılaştı. ECB'ye göre bu da hem enflasyonu hem büyümeyi frenleyecek. Yani faiz artırılmasa da borçlanma zorlaşıyor.
ECB sıradaki adım için söz vermiyor, her toplantıda gelen veriye bakarak karar verecek. 17 Aralık'tan önce ekim ve kasım enflasyonu ile 3. çeyrek büyümesi açıklanacak. Aralık toplantısında ECB'nin yeni büyüme ve enflasyon tahminleri de yayımlanacak.
Sektörünüze etkisi: Euro bölgesinde büyümenin zayıflaması, ihracatında bu bölgenin payı yüksek sektörlerde talebi daha çok etkiler. Bu pay Otomotiv Üretimi'nde %68, Enerji'de %60, Otomotiv Yan Sanayi'nde %53.
Fed faizi beklendiği gibi %4,00'te sabit tuttu.
Karar: 10'a 2 oyla alındı; Lisa Cook ve Beth Hammack 0,25 puan artış istedi. Faiz eylülde 0,25 puan artırılmıştı.
Yıl sonu: Fed üyeleri eylülde yıl sonuna kadar bir artış daha öngörmüştü; sıradaki karar 9 Aralık'ta.
Enflasyon: %3,7; Fed hedefi %2'nin 1,7 puan üstünde.
İstihdam: Eylülde 29 bin kişi arttı; son 12 ayın ortalaması 41 bin.
Fed beklemeyi seçti ama sıkı duruşunu korudu. Açıklamaya göre ekonomi güçlü büyüyor, iç harcamalar dayanıklı, enflasyon yüksek. Metinde indirime dair bir işaret yok; açıklama "fiyat istikrarını sağlayacağız" cümlesiyle bitiyor. İki üyenin artış yönünde oy kullanması, 9 Aralık'ta artışın masada olduğunu gösteriyor.
İstihdam artışı yavaş, ama Fed'e göre işgücündeki artışla aynı hızda ve işsizlik oranı pek değişmedi. Yani işgücü piyasası Fed'i indirime zorlamıyor; öncelik bir yılda 0,7 puan yükselen enflasyonda.
Piyasa, Fed üyelerinden daha fazla artış fiyatlıyor: 2027'nin ikinci çeyreği için fiyatlama %4,60, Fed üyelerinin 2027 sonu öngörüsü %4,10. 10 yıllık getiri %5,04 ile Fed faizinin 1,04 puan üstünde; uzun vadeli borçlanma pahalı kalıyor.
Sektörünüze etkisi: ABD'de faizin yüksek kalması dolar cinsinden borcun maliyetini yüksek tutar. Finansman gideri yüksek sektörler bu kanaldan daha çok etkilenir: 100 TL satışta finansman gideri Beyaz Eşya'da 11,1 TL, Enerji'de 10,4 TL, Konaklama'da 10,4 TL.
Eylülde ihracat rekor kırdı: 26,0 milyar dolarla kayıtlardaki en yüksek eylül. Son 12 ayın toplamı 283,7 milyar dolar, bu da bir rekor.
Rakamın arkasında iki hareket var:
• Daha az ürün, daha yüksek fiyat. Son 12 ayda ihracat miktarı %6,6 azaldı, ürün başına dolar fiyatı %11,6 arttı ve 2013'ten bu yana en yüksek düzeye çıktı.
• Bu artışın bir kısmı gerçek kazanç. İthalat fiyatları da %7,8 yükseldi; ihracat fiyatı daha hızlı arttığı için ticaret hadleri %3,5 iyileşti ve 2022'deki kaybı neredeyse kapattı. Kalanı ise genel dolar fiyat artışı ve euro/dolar paritesindeki %5,8'lik yükselişin etkisi.
Savunma %30, elektrik ekipmanları ve demir-çelik %13 büyüdü; beyaz eşya, ayakkabı, mobilya, hazır giyim ve tekstil geriledi. Pazarlarda İspanya, Fransa ve Almanya’ya satış arttı, Rusya ve Irak’a azaldı.
İşletmeler için not: dolar cirosu artarken sevkiyat azalıyorsa kapasite kullanımı ve istihdam ciroyu izlemez. Fiyat artışının ne kadarının marja kaldığını görmek için satış fiyatını girdi fiyatıyla birlikte izleyin.






























