"Haksızlığa uğrayıp bir köşeye çekilmek zorunda kalan mazlumlar için birilerinin daha güçlü, daha inançlı ve belki de daha gözü kara olması gerekiyor.
Başka annelerin yüreği yanmasın."
#MattiaAhmetMinguzzi
Sen bu zamana kadar böylesi bir direnç ve kararlılık görmediğin için biraz da kıskançlıkla sapla samanı karıştırarak olayı başka yerlere çekmeye çalışıyorsun. Yemezler, başka kapıya...
Sn @YaseminMinguzzi ,sizi, hayatlarını kaybeden çocukların anneleri ile dayanışmaya davet ediyorum.
Uğur Kaymaz
Ceylan Önkol
Abdullah Yaşa
Mahzum Mızrak
Berkin Elvan
Çağdaş Gemik
Ahmet Yıldız
Roboski Çocukları
Lütfullah Tacik
Yasin Akyüz
Yunus Eser
2025 Türkiye'sinde ırkçılığa kurban verdiğimiz bir meleksin sen Mattia Ahmet. Ve biz bunu çok çok sonra anlayabildik. Işığınla silinip gidecekler.
#ParlaMattia ✌️
Ahmet'in katillerine sırf ırkından dolayı methiyeler dizdiler burda. Bir tanesini hiç unutamıyorum:" Bir Kürt her ne sebeple olursa olsun BirTürk'ü öldürmüşse bir kahramandır."
Ve daha binlercesi. Bunlar paylaşılırken senin sesin çıkmıyordu aşağılık yaratık. @neseidil3
Oğlu ölmedi, öldürüldü. İdrak edemediğin fark çok büyük. Çocuğun katledildikten sonra bütün dünya senin olsa ne olur ahmak! Yaptığın şey tam olarak yansıtma. İsmindeki ve içindeki karanlığı yansıtıyorsun sadece. Benzer bir acıyı yaşaman durumda ünlü olmak için her şeyi yapacaksn
This Post is from an account that no longer exists. Learn more
🔴 Binali Yıldırım, İliç maden faciasında hayatını kaybeden Uğur Yıldız'ın ailesinden şikayetçi oldu
Eski Başbakan Binali Yıldırım'ın, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden faciasında hayatını kaybeden Uğur Yıldız'ın babası Ali Ekber Yıldız'dan duruşma sonrası yaptığı açıklamalar nedeniyle şikayetçi olduğu ortaya çıktı. Yıldırım'ın şikayeti üzerine baba Yıldız ifadeye çağrıldı.
cumhuriyet.com.tr/siyaset/bi…
Musa'nın asası gibisin balım çocuk. Hayatını feda ederek ayırdın iyiyle kötüyü, vicdan sahibiyle vicdansızı, insanla hayvandan da aşağı olanı.
Gözümüzdeki perdeleri kaldırdın. Hiçbirimiz eski biz değiliz. Senden önce ve senden sonra var hayatımızda.
Mattia Ahmet ve kaybettiğimiz tüm evlatlarımız, bu toprakların istikbal bayrağı oldu. Ulus, acıyı kendi canına değmiş gibi yaşadı.
Buna karşın, aileler; kaybın yarası açıkken, ‘maskeler’ altında hayasız saldırılara maruz kaldılar. Görüyorum ki, bu saldırıların bir kısmı devam ediyor.
Eleştiri olanları göğüsleriz elbette, anlamaya gayret ederiz…
Ama hakaret ve tehdit yüklü iletileri hepimize yönelik saymak dışında çaremiz yok.
Tümünü yargı organları önüne götürüyoruz.
Bir kısmının tespiti bugün için olanaklı olmuyor belki ama kendilerini görünmez sanıp da tespit edilebilenler hukuk önünde hesap veriyorlar.
Hukuka etnik bölücülük bulaştıran ama bunu insan haklarıyla makyajlayan, rahatını kaçıran her makul görüşe faşizm diye bağıran, cumhuriyet değerleriyle kavgalı, solcu desen değil, sosyalist desen hiç değil, katile sempatik, mağdura alerjik döküntü bir zihniyet bugün kaybetti.
Mağdur göstermeye çalışıp destek çıktığınız güya suça sürüklenenler! sizi hezimete sürükledi. Şapkanızı önünüze koyup da bir düşünün, biz nerede yanlış yaptık diye.
@cikarde@istbarochm@istbarosu
Yorumlarda @aysenurafyon uyarmış sizi bir de.
Çocukların Üstün Yararı ve Gizliliği Hukukun Temel Gereğidir
Çocuk adalet sistemi, uluslararası sözleşmeler ve hukuk ilkeleri çerçevesinde, çocukların korunması ve adaletin sağlanması amacıyla geliştirilmiştir. Suça sürüklenen çocuklar ile mağdur çocuklar, çocuk adalet sistemi içerisinde bütüncül bir yaklaşımla ele alınmak zorundadır.
Çocukların, suç isnadı nedeniyle toplum nezdinde teşhir edilmesi, bireysel kimliklerinin ifşa edilmesi ve medya aracılığıyla sosyal linç kampanyalarına maruz bırakılması açıkça hukuka aykırıdır. Suçun niteliği ne olursa olsun, çocukların adil yargılanma hakkı, suçsuz sayılma hakkı ve özel hayatın gizliliği ilkeleri ihlal edilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve ulusal mevzuat, Çocuk Koruma Kanunu, çocukların kimliklerinin her koşulda gizli tutulmasını ve üstün yararlarının gözetilmesini zorunlu kılmaktadır. Zira, çocuklar arasında ayrım yapılmaksızın, her çocuğun korunması temel bir yükümlülüktür. Çocukların kimliklerinin ifşa edilmesi, çocukların ikinci kez mağdur edilmesine de sebebiyet vermektedir. Bu nedenle, Mağdur ve Suça sürüklenen çocuk ayrımı yapılmaksızın yargılama aşamasına dahil olan her çocuğun gizliliğinin gözetilmesi gerekmektedir.
Son dönemde kamuoyunda, suça sürüklenen çocukların yetişkinler gibi yargılanmasına yönelik taleplerin arttığını görmekteyiz. Bu tür talepler, sadece suça sürüklenen çocukları değil, toplumdaki tüm çocukları olumsuz etkileme riski taşımaktadır. Kendisine bir suç isnadında bulunulan çocuklardan "suça sürüklenen çocuk" olarak bahsedilmesi, bilinçli bir ilerlemenin sonucudur.
Bir suç isnadı sebebiyle soruşturulan ya da yargılanan suça sürüklenen çocuklar hakkında yürütülen klasik ceza usulünün olumsuz etkilerinden kaçınmak için, Çocuk Ceza Adaletinde usulün ayrılması anlamına gelen diversiyon, onarıcı adaletin bir parçasıdır. Unutulmamalıdır ki, çocuk haklarının zedelenmesine yönelik her girişim, çocukların haklarını ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır. Hem Çocuk Haklarına Dair Sözleşme gereği hem de çocukların psikolojik yapıları; gelişim döneminde olmaları dikkate alındığında yetişkinlerle aynı hukuki çerçevede değerlendirilmesi kabul edilemez. Çocukların her koşulda uluslararası ve ulusal mevzuatlar gereği temel hakları korunmalı; mahremiyetleri gözetilmelidir.
Bu bağlamda, Çocuk adalet sisteminin temel ilkesi olan ve Anayasanın 41. maddesinde de yer alan “çocuğun üstün yararı" gözetilerek; çocukların korunmasına yönelik önleyici mekanizmaların geliştirilmesi, çocukların topluma yeniden kazandırılmasına yönelik bütüncül çocuk koruma politikalarının oluşturulması, suça sürüklenen çocuklar için yapılacak müdahalenin çocuğun topluma kazandırılması ve onarımı esasları ile güçlendirilmiş hukuki düzenlemeler ve uygulamalar çerçevesinde yapılması; ilgili kamu makamlarının sorumluluğu üstlenmesi ve bu sorumluluğu yerine getirirken her türlü ayrımdan uzak durması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, her koşulda çocuğun üstün yararını gözetmeye ve çocuk haklarını savunmaya kararlılıkla devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isteriz.
ALT Çocukların Üstün Yararı ve Gizliliği Hukukun Temel Gereğidir
Çocuk adalet sistemi, uluslararası sözleşmeler ve hukuk ilkeleri çerçevesinde, çocukların korunması ve adaletin sağlanması amacıyla geliştirilmiştir. Suça sürüklenen çocuklar ile mağdur çocuklar, çocuk adalet sistemi içerisinde bütüncül bir yaklaşımla ele alınmak zorundadır.
Çocukların, suç isnadı nedeniyle toplum nezdinde teşhir edilmesi, bireysel kimliklerinin ifşa edilmesi ve medya aracılığıyla sosyal linç kampanyalarına maruz bırakılması açıkça hukuka aykırıdır. Suçun niteliği ne olursa olsun, çocukların adil yargılanma hakkı, suçsuz sayılma hakkı ve özel hayatın gizliliği ilkeleri ihlal edilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve ulusal mevzuat, Çocuk Koruma Kanunu, çocukların kimliklerinin her koşulda gizli tutulmasını ve üstün yararlarının gözetilmesini zorunlu kılmaktadır. Zira, çocuklar arasında ayrım yapılmaksızın, her çocuğun korunması temel bir
ALT yükümlülüktür. Çocukların kimliklerinin ifşa edilmesi, çocukların ikinci kez mağdur edilmesine de sebebiyet vermektedir. Bu nedenle, Mağdur ve Suça sürüklenen çocuk ayrımı yapılmaksızın yargılama aşamasına dahil olan her çocuğun gizliliğinin gözetilmesi gerekmektedir.
Son dönemde kamuoyunda, suça sürüklenen çocukların yetişkinler gibi yargılanmasına yönelik taleplerin arttığını görmekteyiz. Bu tür talepler, sadece suça sürüklenen çocukları değil, toplumdaki tüm çocukları olumsuz etkileme riski taşımaktadır. Kendisine bir suç isnadında bulunulan çocuklardan "suça sürüklenen çocuk" olarak bahsedilmesi, bilinçli bir ilerlemenin sonucudur.
Bir suç isnadı sebebiyle soruşturulan ya da yargılanan suça sürüklenen çocuklar hakkında yürütülen klasik ceza usulünün olumsuz etkilerinden kaçınmak için, Çocuk Ceza Adaletinde usulün ayrılması anlamına gelen diversiyon, onarıcı adaletin bir parçasıdır.Unutulmamalıdır ki, çocuk haklarının zedelenmesine yönelik her girişim çocuk haklarını
ALT ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır. Hem Çocuk Haklarına Dair Sözleşme gereği hem de çocukların psikolojik yapıları; gelişim döneminde olmaları dikkate alındığında yetişkinlerle aynı hukuki çerçevede değerlendirilmesi kabul edilemez. Çocukların her koşulda uluslararası ve ulusal mevzuatlar gereği temel hakları korunmalı; mahremiyetleri gözetilmelidir.
Bu bağlamda, Çocuk adalet sisteminin temel ilkesi olan ve Anayasanın 41. maddesinde de yer alan “çocuğun üstün yararı" gözetilerek; çocukların korunmasına yönelik önleyici mekanizmaların geliştirilmesi, çocukların topluma yeniden kazandırılmasına yönelik bütüncül çocuk koruma politikalarının oluşturulması, suça sürüklenen çocuklar için yapılacak müdahalenin çocuğun topluma kazandırılması ve onarımı esasları ile güçlendirilmiş hukuki düzenlemeler ve uygulamalar çerçevesinde yapılması; ilgili kamu makamlarının sorumluluğu üstlenmesi ve bu sorumluluğu yerine getirirken her türlü ayrımdan uzak durması büyük önem taşımaktadır.Devamı sitemizde
Dava sürecini yakından takip ettiğim için çok iyi anlıyorum ve hak veriyorum kendisine. Çhm'si katillerden yana tavır aldı. Tehdit edilen mağdur avukatına sahip çıkmadı ama adliyede bir Ahmetseverle tartışan katil avukatına sahip çıktı ve yazı paylaştı.