Yıldıray Oğur (@yildarado) header
Yıldıray Oğur (@yildarado) profile picture

Editor-in-chief @serbestiyetweb Columnist @kararhaber

Joined April 2009
Photo by Yıldıray Oğur (@yildarado)Photo by Yıldıray Oğur (@yildarado)Photo by Yıldıray Oğur (@yildarado)Photo by Yıldıray Oğur (@yildarado)Photo by Yıldıray Oğur (@yildarado)Photo by Yıldıray Oğur (@yildarado)Photo by Yıldıray Oğur (@yildarado)Photo by Yıldıray Oğur (@yildarado)Photo by Yıldıray Oğur (@yildarado)Photo by Yıldıray Oğur (@yildarado)
Bugünkü yazı: Erişim engeli gelmeden lütfen okuyun Sayın Cumhurbaşkanı karar.com/yazarlar/yildiray-… Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün fon skandalıyla ilgili konuştu. Bugüne kadar ‘Cumhurbaşkanı bilmiyor, danışmanları yanlış yönlendiriyor’ türü tesellilere hiç itibar etmedim. Ama bu konuşmayı duyunca ‘acaba’ dedim. Bilmeme ihtimalini ortadan kaldırmak için de bu yazıyı yazmaya karar verdim. Galiba Cumhurbaşkanımız fon skandalının aslında nasıl bir dolandırıcılık olduğunun tam olarak farkında değil. Olsaydı böyle konuşmazdı. Buna ‘fon sayısının yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorun’ demez, sorunu ‘bazı insanların borsada üç lirasını otuz lira yaparak fahiş kazanç elde etmesi’ zannetmezdi. Hayır sayın Cumhurbaşkanı, keşke sorun bir finansal kriz ya da birilerinin açgözlülüğü olsa. Bu planlı, organize bir biçimde ve kamu gücü kullanılarak 500 bin kişinin dolandırılmasıdır. Umarım bu yazı önünüze kadar gelmeyi başarır. Çünkü maalesef bu hesaplaşmayı siz yapmadan hiçbir şey kontrol altında değil. Bir cerrah titizliğinden söz ediyorsunuz. Ama cerrah önce hastalığın nerede olduğunu teşhis eder. Herkes sizden neşteri elinize almanızı ve kanserli hücreleri kesip atmanızı bekliyor. Bunu ancak siz yapabilirsiniz. “Kızım Fatıma da olsa“ demenizi bekliyoruz…
372
1,425
169
4,233
573,985
Fon dolandırıcılarının yeteneksiz troll ekibinde bugün… “Yıldıray Oğur, depremin beşinci günü Haluk Levent’i savundu, o zaman o da dolandırıcı” 22 Temmuz 2024 Sabah Gazetesi haberi: “Bakan Kurum sanatçı Haluk Levent’i kabul etti”⬇️ Biz fani kullar depremin beşinci günü dolandırıcı olduğunu bilmiyorduk. Kusurumuz büyük. Bakan bey ve Sabah gazetesi bir sene sonra bile bilmiyormuş. Bazı dolandırıcılar böyle becerikli oluyor işte. Ama bazı dolandırıcılar o kadar akıllı olmuyor. 10-15 bin tlye tweet atıp, tetikçilik yapacak kadar karaktersiz troll hesaplar kiralayıp iyice şüpheleri üzerlerine çekiyorlar. Ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt düşürürmüş… Bakalım sizin arkanızdan kim çıkacak?
Bir "kıskançlık" yazısı: Yıldıray Oğur ve Haluk Levent 11 Şubat 2023. Depremin beşinci günü. Devlet tüm imkanlarıyla Asrın Felaketi'ni yaşayan insanları kurtarmaya çalışıyor, 11 ilde afeti yaşayan insanlara yardımları ulaştırıyor. Yıldıray Oğur ise o gün başka bir şeyin derdinde. Bir yazı yazıyor. Hem de canhıraş bir yazı. Konusu, kurucusu Haluk Levent olan AHBAP'ı savunmak. Ona göre ortada bir "AHBAP'a karşı kampanya" var. Kampanyanın hedefinde de "deprem yardımlarında devletten daha güvenli bulunan AHBAP ve Haluk Levent." Kampanyanın işaretini kimin verdiği de Yıldıray Oğur'a göre belli: "Bu cesareti ve işareti nereden aldıkları dün Cumhurbaşkanı ve Fuat Oktay'ın deprem yardımlarında AFAD'ı işaret eden konuşmalarından anlaşılıyor." Sonra o cümle geliyor: "Depreme müdahalede çuvallayan Ankara, bu açığı şefkatli eliyle doldururken yalnız olmak, vatandaşının başını başka ellerin okşamamasını istiyor." Ve devamı: "Tabii haklı olarak başka bir yardım kurumuna teveccühü kıskanıyor." Hikâye yazmak da başarılı olan Yıldıray Oğur için konu basit: "Bir tarafta kıskanç, beceriksiz, çuvallayan bir devlet." "Öbür tarafta şefkatli, güvenilir, temiz bir dernek." Tüm devlet kurumları 11 ilde sahadayken ve en önemli konu devlet otoritesi ve koordinasyonuyken Oğur'un yazısı tam da bu otoriteyi ve koordinasyonu hedef alıyordu. AHBAP'a yöneltilen eleştiriler o yazıda birer soru değil, bir "kötü niyetli bir kampanya." Ahbap konusunda uyaranlar da "trolllerdi" tıpkı bugün kendisi hakkında eleştirilere troll kampanyası dediği gibi Haluk Levent hakkındaki eleştirilere de o gün troll kampanyası diyordu. Yıldıray Oğur için o gün "Ankara çuvalladı", "devlet kıskanıyor" demek yetiyordu. Aradan üç buçuk yıl geçti. Bu hikâyenin iki tarafına da ne olduğuna bakalım. Önce "devletten daha güvenli" olana. Temmuz 2026. Haluk Levent'in yurt dışına çıkış yasağı var. Dosyaya yansıyan bilgilere göre yine de 10 Temmuz için Düsseldorf ve Hannover biletleri alınmış. Havalimanında yasağı öğrenince geri dönüyor, telefonlarını kapatıp İzmir yönüne doğru yola çıkıyor. Savcılığın ifadesiyle "İzmir yönünde seyir halindeyken" yakalanıyor. 12 Temmuz'da Bursa'da gözaltı. 16 Temmuz'da tutuklama. Suçlamalar: Dernekler Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, örgüt kurma ve üyeliği. Yıllardır "en güvenilir" diye anlatılan derneğin arkasındaki ilişkiler ağı ise dosyada tek tek sıralanıyor. Savcılığın anlattığı tablo şöyle: Dernekten, Levent'in kullandığı ve asistanı Yeliz Kaya adına açılmış hesaplara yaklaşık 120 milyon lira. Kardeşi Berkant Acil'le bağlantılı hesaplara toplam 125 milyon 765 bin lira. Evet, kardeşi. Akraba ilişkileri üzerinden yazmayı seven bir yazar için kaçırılmayacak bir ayrıntı. Devam edelim. Derneğin kurucularından Alper Çelik'in hesaplarından 2020-2026 arasında 990 milyon liralık bahis yani kumar. Bu kumarı Alper Çelik'in mi yoksa Haluk Levent'in mi oynadığı ya da oynattığı netlik kazanacak. Bu paranın kaynağı AHBAP mı değil mi ona da mahkeme karar verecek? Hemen Şubat 2023'e tekrar dönelim. O günlerde Haluk Levent'i eleştirenler ne demişti? "Bu adam kumar bağımlısı bu adama güvenmeyin." Yıldıray Oğur ne demişti? "Kıskanmayın, devlet çöktü AHBAP şefkat eli." Temmuz 2026'ya dönelim. Kumarda kaybedilen para 390 milyon lira. Savcılığa göre bu bahisleri, kendi adına banka hesabı kullanamayan, çekleri karşılıksız çıkan Haluk Levent oynuyor. Ve savcılığın şu cümlesi: Bağışlar, "6 Şubat 2023 tarihli deprem felaketinin yarattığı menfi ve acı dolu duygular altında bulunan" insanlardan toplanmış. İddiaya göre sonra şahsi hesaplara aktarılmış, bahiste kullanılmış, üçüncü kişilere gönderilmiş. Bir de bir iş insanı var. Yetim kız çocukları için yurt yapılsın diye derneğe gayrimenkullerini verdiğini söylüyor. Basında yazılanlara göre 21 tapu önce Yeliz Kaya'ya geçmiş, 24 saat sonra da başka birine. Yetim kızlar için verilen tapular. 24 saat. Tabi burda bir para aklama olayı mu var bir dolandırma mı bunu da savcılık ve mahkeme ortaya çıkaracaktır. Peki Haluk Levent ne diyor? Cezaevinden yazdığı mektupta bağış paralarını çalmadığını söylüyor. Dernekten kişisel borç aldığını söylüyor. Yardımları alıp şahsi kullanımına aldığını itiraf ediyor aslında. Ama aynı mektupta şunlar da var: "Kumar tutkum ara sıra gelir. Özellikle battığım, iflas ettiğim dönemlerde kumar oynarım. Çok yüksek borçlanırım." "Yüzlerce insandan borç aldım." "Hırsıma ve zaaflarıma yenildim." Yıldıray Oğur'un savunduğu Haluk Levent aslında bir kumar bağımlısı. Bunu kendisi de itiraf ediyor. Son bir yılda dernek tüzüğüne aykırı biçimde 50 milyon liralık altın alımı ve arazi teminatıyla borçlandığını da kendisi kabul ediyor. Mahkeme son sözünü henüz söylemedi. Ama Ağustos'ta mahkeme derneğin bütün faaliyetlerini durdurdu, yönetimine kayyum atadı. Savcılık derneğin kapatılmasını istiyor. Gerekçe: kuruluş amacından sapmış olması. Şimdi o cümleye tekrar dönelim: "Deprem yardımlarında devletten daha güvenli bulunan…" Güvenilen derneğin kurucusu, kendi itirafıyla, bir kumar tutkusunun ve borç sarmalının içindeydi. "Şefkatli el" denilen şey, savcılığa göre, bahis sitelerine uzanıyordu. Şimdi de Yıldıray Oğur'a göre "çuvallayan Ankara"ya bakalım. Aynı üç buçuk yılda o "kıskanç" devlet ne yaptı? 60 bin 763 binanın enkazı 68 günde kaldırıldı. 11 ilde, 174 bölgede 3 bin 481 şantiye kuruldu. Yaklaşık 200 bin mimar, mühendis ve işçi çalıştı. Günde ortalama 550 konut. Saatte 23. 2025'in sonunda 455 bin 357 bağımsız bölüm hak sahiplerine teslim edildi. Bunların 367 bin 995'i konut, 65 bin 672'si köy evi, 21 bin 690'ı iş yeri. Yalnızca Hatay'da 153 bin 755 konut. Bunlar bir derneğin karar defterindeki rakamlar değil. Sahada duran, anahtarı teslim edilmiş, içinde insanların yaşadığı evler. Peki Oğur'un yazısı ne yaptı? Enkaz başında, insanların bağışını nereye yapacağına karar verdiği günlerde, devleti beceriksiz ve kıskanç, bir derneği ise güvenilir gösterdi. Bağışçı o günlerde kime güveneceğini sorarken, okuduğu köşe yazısı ona devlete değil Haluk Levent'e güvenmesini söylüyordu. Bugün o bağışçılar savcılık dosyasında "acı dolu duygular altında bulunan" insanlar olarak geçiyor. Ya da aldatıldık diyorlar. Yıldıray Oğur da bu aldatma eyleminin faillerinden biri. Milletin yardım duygusu o günlerde bu ülkenin en değerli sermayesiydi. Savcılık dosyasına bakılırsa, o duyguyu istismar ettiği iddia edilen şahıslar ve yapılar vardı. Ve o şahıslara, o yapılara enkaz başında kalkan olan bir köşe yazısı. Oğur o yazıda Haluk Levent'te karşı bir kampanyadan şikâyet ediyordu. Halbuki o günlerde gerçekten bir kampanya vardı: Devletin afet yönetimindeki gücüne ve kurumlarına duyulan güveni sarsma kampanyası. O kampanyanın taşeronluğunu kimin yaptığını bugün yeniden konuşmak gerekiyor. Yıldıray Oğur başkalarına sık sık aynı soruyu sorar: Dün ne yazdın, bugün ne diyorsun? Aynı soruyu biz de soralım. "Devletten daha güvenli" bulunan dernekteki skandalları artık herkes biliyor. Kurucusu kumar borçlarını cezaevinden mektupla anlatıyor. "Çuvallayan Ankara" ise 455 bin anahtar teslim etti. Oğur o yazıyı bugün yeniden yazsa, aynı cümleyi kurar mı? Devlet kıskanmış mıydı, bilmiyoruz. Ama kıskanılacak bir şey olmadığı artık anlaşıldı. Geçmiş olsun AHBAP'a güvenenlere… Tabi bir de Yıldıray Oğur'un AHBAP'ı savunmak için kurduğu "iktidar şerik (ortak) kabul etmiyor" cümlesinin gerçekte iktidar Haluk Levent'in milleti dolandırmasını istemiyormuş olduğu da anlaşılmış durumda. Şimdi Yıldıray Oğur'un bu yazısı üzerinden bir AHBAP ve Haluk Levent Şeması da çıkar mı? Yıldıray Oğur yazılarımıza devam edelim mi?
24
41
5
283
30,721
Yıldıray Oğur retweeted
SON DURUM | Aliyev, Türkiye’deki Türk Devletleri Zirvesi’ne gelmiyor. serbestiyet.com/featured/bas… Aliyev, 30 Ekim’de Bakü’deki U-15 futbol turnuvasının ödül törenine katılacak. Zirvede Azerbaycan’ı Dışişleri Bakanı temsil edecek. 🔺Aliyev’in ikna edilmesi için Cumhurbaşkanı danışmanı Oktay Saral görevden alınmış, Aliyev’i eleştiren aktivistler hakkında adli işlemler yapılmıştı.
33
33
48
142
157,549
Yıldıray Oğur retweeted
“Hüseyin Likoğlu ile konuştum. Kastettiği kişi Hayati Yazıcı değil bir bürokrat. Hani oğlu bir şirkette yönetici olan bürokrat.” Deniz Zeyrek: "Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu'nun 'Oğlumu tutuklayacak adam daha anasından doğmadı' yazısını herkes Hayati Yazıcı'ya yordu. Ama ben Hüseyin'le konuştum. Kastettiği kişinin bir bürokrat olduğunu söylüyor. O bürokrat da bizim burada kulaklarını çınlattığımız bir bürokrat. Hani oğlu bir şirkette yönetici olan bürokrat. Zaten iki tane vardı bizim burada konuştuğumuz. İkisi de aynı kurumda, BDDK'da yöneticiydi."
15
18
1
89
24,539
Yıldıray Oğur retweeted
CHP’den yolsuzluk konulu 29 Ekim klibi: Atatürk’ün 1933’de yolsuzluğu ihbar edenlere verdiği ödül anlatıldı serbestiyet.com/haberler/pol… 🔺CHP’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için hazırladığı klip, 1930’lu yıllarda İzmir Rıhtım Şirketi’nde yaşanan yolsuzlukları ve bunları ihbar edenlere Atatürk’ün imzasıyla verilen para ödüllerini konu aldı. 🔺Olay, dönemin gazetelerinde geniş yer bulmuş, yolsuzlukları ortaya çıkaran beş kişi 1933 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla ödüllendirilmişti.
1
6
2
32
7,990
Ankara’nın nepobabyleri için en favori tayinini aldırma kurumuna dönmüş Tera…
Replying to @gazetecidincer
Bu arada Necip Fazıl Kaymak Tera'ya geçişini geçen 12 Mayıs'ta Linkedin hesabında paylaşmıştı. Sanırım fon krizi ortaya çıktıktan sonra profilini askıya aldı. Ancak ilgili paylaşımı 13 Mayıs'ta Gazeteci Kerim Ülker @kerimulker haberleştirmişti. Ekran görüntüsü de haberde duruyor.
12
62
2
391
32,141
Yıldıray Oğur retweeted
Tera Holding Yönetim Kurulu Başdanışmanı Necip Fazıl Kaymak'ın, Samsun eski Valisi Osman Kaymak'ın oğlu olduğu anlaşıldı. Kaymak 2022-05 yıllarında Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkan Yardımcısıydı. Nisan 2025-Mayıs 2026'da MSB'de Bakanlık Müşaviri olan Kaymak Tera'ya geçmişti.
242
1,261
132
4,003
328,000
Yıldıray Oğur retweeted
Etyen Mahçupyan anlatıyor: Sırbistan bize masal mı, örnek mi? İzlemek için ⬇️ youtube.com/live/bTfQDcJfPGM… "Toplumlar, kendilerini bir çitle çevrilmiş gibi varsayıyor. Oysa ortada gerçek bir çit yok. Hayali bir çitin eşiğine gelip duruyorlar ve bir türlü o adımı atamıyorlar. Bazen Sırbistan’da olduğu gibi bir gençlik grubu, bazen bir siyasi parti, bazen de bir sendika bu adımı atabiliyor. Önemli olan, topluma aslında ortada bir çit olmadığını ve özgürce bir adım daha atılabileceğini göstermek. Şu anda Sırbistan’da yaşananlar bu açıdan çok ilginç bir deneyim. Bunun birkaç nedeni var. Sırplar birçok açıdan bize benzemiyor ama bu, onların bize örnek olamayacağı anlamına gelmiyor. Bize benzememelerinin ilk nedeni, geçmişte yaşadıklarından ağır dersler çıkarmış bir toplum olmaları. Kendilerini doğuştan büyük gören bir toplum değiller. Birbirlerini öldürdüler; bunun farkındalar, biliyorlar ve kötülüğün en derin noktasını birlikte yaşadılar. Şimdi oradan çıkmak isteyen bir nesil var. Dolayısıyla kendilerini kandırma ihtimalleri daha az. Kendilerine dışarıdan bakmaları ve özeleştiri yapmaları daha kolay. Ayrıca etkileşimden korkmayan bir toplum. “Batılılar bize şunu yapar” ya da “Ruslarla ilişki kurmayalım, çünkü şöyle olur” gibi düşüncelerle hareket etmiyorlar. Dünyanın farklı insanlardan oluştuğunun farkındalar. Bu, bir tür mütevazılık ve haddini bilme meselesi. Maalesef Türkiye’de eksik olan özelliklerden biri de bu. İkinci faktör, Sırbistan’da bir diktatörün bulunması ve devletin zayıf olması. Devletin bürokrasisi güçlü değil. Sovyetler Birliği sonrasında yaşanan parçalanmanın ardından, siyasetin etkisiyle daha oynak, esnek ve fırsatçı bir bürokrasi ortaya çıkmış. Bugün devletin bu zayıflığı Sırbistan açısından bir avantaja dönüşüyor. Çünkü siyaseti değiştirerek ülkeyi de değiştirebilirsiniz. Türkiye’de ise yalnızca siyaseti değil, devleti de değiştirmeniz gerekiyor. Devlet güçlü. Dolayısıyla devleti de muhatap alan bir siyaset üretmek zorundasınız. Üçüncü faktör ise şu: Sırbistan’daki mevcut hareket, diktatörle aynı kimliği paylaşan insanlar tarafından yürütülüyor. Bu durum, Türkiye’de milliyetçi muhafazakârların ayağa kalkmasına benziyor. Burada kritik nokta, Sırbistan’da diğer kimlik gruplarının daha zayıf olması. Örneğin Boşnaklar ve diğer kimlikler güçlü bir toplumsal ağırlığa sahip değil. Türkiye’de ise laik kimlik ya da Kürt kimliği, bazı kesimlerin gözünde güçlü bir konumda. Bu nedenle insanlar, kendilerine yakın gördükleri yöneticilere karşı çıkmaktan çekinebiliyor. Bu durum da Türkiye’deki toplumsal enerjiyi köreltiyor. Bence Türkiye’de nitelikli entelektüellerin yeterince ortaya çıkamamasının nedenlerinden biri de bu. Çünkü entelektüel, kendi kimliğinin sınırları içinde sıkışıp kalıyor. Bu sınırların dışına çıkarak, olaylara daha geniş bir perspektiften bakarak ve gerektiğinde kendi dayandığı zemini kaybetmeyi göze alarak konuşamıyor. Oysa yalnızca Sırbistan’da değil; Çekya, Polonya ve Macaristan gibi ülkelerde de bu sınırların dışına çıkabilen insanlar var." @yildarado @mahcupyanlink
1
7
3
41
13,874
Yıldıray Oğur retweeted
Yıldıray Oğur ve Yunus Emre Erdölen ile Serbestiyet Seçim Festivali: Sırbistan, Brezilya, İsrail ve ABD İzlemek için ⬇️ youtube.com/live/6wfKvfvdzyg… "Amerika ara seçiminin başa baş geçtiği yerler var. Michigan’da Abdül El-Sayed var. Sosyalist Müslüman. Ancak son iki haftadır Mississippi, Kansas ve Nebraska’da Demokratları bir iki puan geride gösteren anketler geliyor. Bence Cumhuriyetçiler Mississippi’yi kaybedemez ama Trump kampanyası son iki üç haftadır Mississippi’ye para aktarmaya başladı. Cumhuriyetçilerin savunmak zorunda kaldığı eyaletlerin sayısı arttıkça diğer cephelerde kullanabilecekleri kaynaklar azalıyor. Michigan’da Abdül El-Sayed’in kazanma ihtimali de belirsiz. Gerçekten zor bir seçim süreci yaşanıyor. Minnesota’da da Cumhuriyetçiler kendilerini şanslı görüyor. Senato seçimleri bu nedenle oldukça karışık. Ancak şu anda, daha önce Demokratların kazanmasının mümkün görülmediği eyaletlerde bile Demokratlar lehine bir hava oluşuyor. Bunun iki temel nedeni var: Birincisi, Trump’ın onay oranı şimdiye kadarki en düşük seviyesine geriledi. Kongre baskınından sonra bile onay oranı bu kadar düşmemişti. İkincisi, İran savaşı çözülemedi. Benzin fiyatları ve enflasyon yüksek. Bu durum seçmenlerin sandığa gitme isteğini etkileyebilir ve Demokrat seçmenler tepkilerini oylarıyla gösterebilir. Özellikle Hispanik seçmenlerin Trump’tan uzaklaştığı görülüyor. Ancak Senato seçimlerinde farklar çok büyük değil. Üstelik Cumhuriyetçilerin Senato’da hâlâ avantajı var. Fakat Temsilciler Meclisi’ni kazanmaları durumunda Trump, siyasi açıdan hareket alanı daralmış bir başkana dönüşecek. Bu durumda bütçe hazırlamakta ve yasalarını Kongre’den geçirmek konusunda ciddi sorunlar yaşayabilir. Buna karşılık Trump’ın dış politikada daha fazla hamle yapması mümkün. Çünkü Amerikan başkanları dış politikada iç politikaya kıyasla daha geniş bir hareket alanına sahip. Türkiye açısından bakıldığında da yeni gerilimler yaşanması ihtimal dahilinde. Trump’ın seçimleri kaybetmesi halinde daha sert ve öngörülemez adımlar atabileceğini düşünüyorum. Nitekim Alaska’da seçim sonuçlarının tanınmaması için şimdiden dava açtı. Trump’ın bir başka sorunu da artık Cumhuriyetçi adaylar açısından bir yük hâline gelmesi. Yaptığı konuşmalar ve kullandığı söylemler, bazı Cumhuriyetçi adayları zor durumda bırakıyor. Adaylar Trump’la birlikte görünmek ya da onun mitinglerine katılmak istemiyor. Bu, Türkiye’de ve dünyanın birçok ülkesinde pek rastlanmayan bir durum. Amerika’da parti adaylarını ön seçimlerde seçmenler belirlediği için başkan adaylar üzerinde mutlak bir kontrol sahibi değil. Bu nedenle Cumhuriyetçi adaylar da gerektiğinde Trump’la aralarına mesafe koyabiliyor." @yildarado @yunuserdolen
3
25
6,001
Yıldıray Oğur retweeted
Yıldıray Oğur ve Yunus Emre Erdölen ile Serbestiyet Seçim Festivali: Sırbistan, Brezilya, İsrail ve ABD İzlemek için ⬇️ youtube.com/live/6wfKvfvdzyg… "İsrail seçimlerini birbirinden ayıran en büyük mesele, herkes için askerlik zorunluluğu. Muhalefette de Naftali Bennett ile Yair Lapid’in kurduğu Together Partisi var. Bunlar daha sağcı, dindar ve milliyetçi bir çizgide duruyor. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un kurduğu Yaşar Partisi ise daha seküler bir çizgiye sahip. Eisenkot’un oğlunu ve iki yeğenini Gazze’deki savaşta kaybetmiş olması da siyasi kimliği açısından önemli. Eisenkot’un önemi şu: Anketlerde Netanyahu’ya alternatif olarak öne çıkan isimlerden biri. Kendisi, Fas’tan göç etmiş Yahudilerin de içinde bulunduğu Mizrahi Yahudi topluluğundan geliyor. İsrail’de bugüne kadar hiçbir Mizrahi Yahudi başbakan olmadı. Başbakanlar genellikle Aşkenaz Yahudileri arasından çıktı. Bu nedenle Eisenkot’un adaylığı, kendisini toplumun daha önce siyasi temsil açısından geri planda kalmış kesimlerinden biriyle özdeşleştiren seçmenlerde heyecan yaratıyor. İsrail’de merkez-çevre ayrımı da oldukça önemli. Mizrahi Yahudilerinin bir kısmı Arap ülkelerinden göç ettikleri için Araplara karşı daha sert bir tutum sergileyebiliyor. Dolayısıyla bu kesimin tamamını Filistinlilere daha fazla empati duyan bir topluluk olarak değerlendirmek doğru olmaz. İsrail’de Demokratlar adı altında birleşen bir başka siyasi oluşum da var. İşçi Partisi ve Meretz gibi insan haklarını savunan sol partilerin oy kaybetmesi üzerine bu partiler birleşti ve başlarına eski bir general getirildi. Ancak bu oluşumun lideri de geçmişte Gazze’de elektriğin ve suyun kesilmesini savunan açıklamalar yaptı. Yani İsrail siyasetinde kendisini solcu olarak tanımlayan kesimlerde bile Filistinlilere yönelik oldukça sert yaklaşımlar görülebiliyor. Bu partideki bazı isimler Gazze’de yaşananları soykırım olarak tanımlamasa da insan hakları ihlallerine dikkat çekiyor. Son haftalarda bazı siyasetçiler, bebeklerin öldürülmesinin yanlış olduğunu söyleyerek daha önceki tutumlarından farklı açıklamalar yaptı. Ancak İsrail siyasetinin genel eğilimi düşünüldüğünde, bu tür çıkışlar bile cesur kabul edilebiliyor. Bir diğer muhalefet aktörü de yıllardır İsrail siyasetinde yer alan, Rusya’dan göç etmiş Yahudilerin oylarını alan seküler milliyetçi Avigdor Lieberman. Bu dört muhalefet partisinin birleştiği temel konular arasında Haredi Yahudilerinin askerlikten muaf tutulmasına son verilmesi, 7 Ekim saldırılarıyla ilgili soruşturma açılması ve Netanyahu’nun sorumluluklarının araştırılması ile Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetinin durdurulması bulunuyor. Bu nedenle muhalefetin iktidara gelmesi, Gazze’de yaşayan Filistinliler açısından büyük bir değişim yaratmayabilir. Ancak Batı Şeria konusunda daha ciddi önlemler alınması beklenebilir. Muhalefet, ABD ile ilişkileri düzeltmek istiyor. Ayrıca İsrail’in Suriye’den çekilmesi ihtimalini de gündeme getiriyor. İsrail’in neden bu kadar çok cephede savaştığı, neden Lübnan ve Suriye’de askeri varlığını sürdürdüğü gibi sorular da muhalefetin tartıştığı konular arasında. Bu meseleler Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Netanyahu’nun iktidardan ayrılması ve Eisenkot’un öncülük ettiği bir muhalefet ittifakının hükümeti kurması, Türkiye açısından daha rahatlatıcı bir tablo ortaya çıkarabilir. Ancak Eisenkot’un bunu gerçekleştirebilmesi için mecliste yeterli desteği bulması gerekiyor. İsrail’de hükümet kurabilmek için 120 sandalyeli mecliste en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor. Arap partileri bu nedenle seçimlerin sonucunu belirleyebilecek bir konumda. İsrail vatandaşlarının yaklaşık yüzde 20’sini Araplar oluşturuyor." @yildarado @yunuserdolen
5
1
33
6,284
Birazdan canlı yayındayız
Serbestiyet'te Etyen Mahçupyan günü İzlemek için ⬇️ youtube.com/live/bTfQDcJfPGM… 🔺 Erdoğan ve Bahçeli şapkayı önlerine koyacak mı? 🔺 Sırbistan bize masal mı, örnek mi? 🔺 Özgür Özel yeterince yeni olabilecek mi? Etyen Mahçupyan, saat 12:00'de Yıldıray Oğur'la Serbestiyet Youtube kanalında canlı yayında. @yildarado @mahcupyanlink
2
15
3,793
Yıldıray Oğur retweeted
“Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı, tek başıma yapmadım” Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, fon krizini “ekonominin 15 Temmuz’u” olarak nitelendirdiği yazısında dikkat çekici iddialara yer verdi: "Yaptığı işten pişmanlığı geçtim; ‘Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı, tek başıma yapmadım, sadece ben mi yaptım’ gibi hadsiz konuşmalar da kulaktan kulağa dolaştırılıyor. Zira karşı karşıya bulunduğumuz durum sadece aşırı kazanç peşinde olanların tamahkârlığı değil, aynı zamanda ekonominin 15 Temmuz’unu yaşıyoruz. Birileri 15 Temmuz sonrasında kendi FETÖ’cüsünü kurtarma derdindeydi, ne yazık ki şimdi de birileri kendi foncusunu kurtarma gayretinde…” serbestiyet.com/haberler/ogl…
133
555
83
1,598
356,676
Yıldıray Oğur retweeted
Serbestiyet'te Etyen Mahçupyan günü İzlemek için ⬇️ youtube.com/live/bTfQDcJfPGM… 🔺 Erdoğan ve Bahçeli şapkayı önlerine koyacak mı? 🔺 Sırbistan bize masal mı, örnek mi? 🔺 Özgür Özel yeterince yeni olabilecek mi? Etyen Mahçupyan, saat 12:00'de Yıldıray Oğur'la Serbestiyet Youtube kanalında canlı yayında. @yildarado @mahcupyanlink
2
1
5
6,441
Bugünkü yazı: Bir gün bir özel harekât polisi, bir siyaset bilimi profesörü borsada… karar.com/yazarlar/yildiray-… İktidara yakın tvlerde fon gündemi gittikçe silikleşiyor, Azerbaycan konuşmak zaten yasak, geriye kaldı sadece Sarıgül’ün renkli hayatı… İlk kez sosyal medyada fon dolandırıcılarını savunmak için troll hesaplar da devreye sokuldu. Ama anlaşılan adli soruşturmanın ilerlemesi konusunda farklı yaklaşımlar var. Bunu Ertan Aydın’ın başına gelenlerden anlıyoruz. Fon soruşturmasında tutuklanan eski AK Parti milletvekili ve siyaset bilimi profesörü Ertan Aydın, Haziran 2025’te Tera’dan ayrılmıştı. Ama sonra siyaset bilimi profesörü, eski bir siyasetçi olarak başka bir borsa şirketinin yönetimine girmişti. Kuyaş’ın. Peki Kuyaş nasıl bir şirket? Hikâye bizi eski bir özel harekât polisine götürüyor. Ekrem Korkmaz. Resmî özgeçmişine göre 2003’te başlayan polislik kariyeri 18 yıl sürmüş. Özel Harekât’ta çalışmış. Kendi anlatımına göre 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Özel Harekât Daire Başkanlığı’ndaymış. Irak’taki Süleymaniye Başkonsolosluğu’nda ve Suriye’deki Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde görev yapmış. Mart 2021’de emniyetten ayrılmış. Beş ay sonra nerede karşımıza çıkıyor? Borsada. İstanbul’daki kuyumcu esnafının kurduğu Kuyaş’ın yönetiminde. Ama daha ilginci bundan sonra oluyor. Korkmaz dokuz ay sonra Kuyaş’tan ayrılıyor. Hemen sonra Kuyaş hisseleri şişirilmeye başlanıyor. 2022’nin son üç ayında yaklaşık yüzde 284 yükseliyor. 2026’da ise temmuz sonundan ekim sonuna kadar yaklaşık yüzde 87,5 değer kaybediyor. Peki Korkmaz Kuyaş’tan ayrıldıktan sonra ne yapıyor? Yalnızca 83 gün sonra başka bir borsa şirketinin başına geçiyor. 29 Temmuz 2022. Ekrem Korkmaz, Pera Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın yönetim kurulu başkanı oluyor. Başkan vekili ise Erdin Özel. Pera o tarihe kadar Mehmet Kutman’ın Global Yatırım Holding grubunun kontrolünde. Korkmaz ile Özel şirketin yönetimini üstleniyor. Bir süre sonra Tera, Pera’ya ortak oluyor. Sonunda şirketin adı Tera Yatırım Teknoloji Holding’e dönüşüyor. Peki hisseler? 2023 sonunda 1,20 lira seviyesindeki hisse Ağustos 2026’da 51,85 liraya kadar yükseliyor. Yaklaşık 43 kat. Sonra ekim ayında 2,83 liraya kadar düşüyor. Zirveden yüzde 94,5 kayıp. Ama bu eski özel harekât polisini durdurmuyor. Üçüncü durağa geçiyor. Papilon Savunma. Papilon’un büyük ortaklarından Atakan Öztiryaki, Haziran 2025’te şirketin yönetimine girmek istediğini açıklıyor. Bir ay sonra mevcut yönetimin değiştirilmesini öneriyor. Peki yerine kimi getiriyor? Ekrem Korkmaz’ı. Öztiryaki ise yeni yönetimde yer almıyor. Daha da ilginci, aynı günlerde yaklaşık 10 milyon Papilon hissesi satıyor. Haziran 2026’da Korkmaz Papilon’dan ayrılıyor. Yerine kim geliyor? Ferudun Çavuşer. 2021’de Korkmaz’la birlikte Kuyaş’ın yönetimini değiştiren isim. Beş yıl sonra Papilon’da Korkmaz’ın koltuğuna oturmuş. Tesadüfler bizi yeniden Kuyaş’a getiriyor. 2026 Şubat ayında Kuyaş’ın yönetimine Ertan Aydın, Mehmet Selim Bağlı ve İbrahim Dalmış giriyor. Aydın eski AK Parti milletvekili ve Erdoğan’ın eski danışmanı. Bağlı eski SGK Başkanı ve eski bakan yardımcısı. Dalmış, Aydın’ın Pollmark’tan eski ortağı. 12 Ekim’de Aydın ve Dalmış aynı gün istifa ediyor. Kuyaş’ın eski yönetim kurulu başkan vekili Abdullah Dal da aynı fon soruşturmasında tutuklandı. Bu arada Kuyaş’ın yönetimine Re-Pie yöneticileri girmiş. Re-Pie’nin Tera ve Bulls’la ortak yatırımları var. Şimdi hikâyenin başına dönelim. Üç şirket. Üçünde de olağanüstü hisse hareketleri. Üçünde de yönetim değişiklikleri. Ve bu değişikliklerde tekrar tekrar karşımıza çıkan aynı eski polis. Ama artık araştırılması gereken şey yalnızca hisselerin neden yükselip düştüğü değil. Bu şirketlerin yönetimlerini kimler değiştirdi? Korkmaz’ı kimler göreve getirdi? Büyük ortakların sattığı hisseleri kimler aldı? Bir özel harekât polisi, bir siyaset bilimi profesörü bir gün borsada ne iş yaptı?
21
172
12
519
125,105
Yıldıray Oğur retweeted
İsrail’de seçimlerin en büyük kazananı Arap partileri… Sandık çıkış anketlerine göre iki Arap blokunun toplam sandalye sayısı 10’dan 17’ye yükseldi. Ortak Arap Listesi’nin merkezinde kutlamalar var. Kutlamalarda “Ben Gvir defol” sloganları atıldı. Netanyahu bloku 50, muhalefet 53 sandalyede kalırken Arap partileri yeni hükümetin kurulmasında kilit konuma geldi.
2
10
1
88
22,154
Yıldıray Oğur retweeted
Haaretz’in sandık çıkış anketi: Netanyahu çoğunluğu kaybetti. Arap partileri ‘king maker’ oldu 🔵 Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku: 53 sandalye 🔴 Netanyahu bloku: 50 sandalye 🟢 Arap partileri: 17 sandalye Partilere göre: Likud (Netanyahu): 25 Yashar (Eisenkot): 21 Together (Bennett): 14 Ortak Arap Listesi: 10 Demokratlar: 9 Yisrael Beiteinu (Liberman): 8 Ra’am: 7 Birleşik Tevrat Yahudiliği: 6 Otzma Yehudit (Ben Gvir): 6 Dini Siyonizm: 6 120 sandalyeli Meclis’te çoğunluk için 61 sandalye gerekiyor. 10 sandalyeden 17 sandalyeye çıkan Arap partileri yeni hükümetin kurulmasında kilit konuma geldi.
İsrail’de sandık çıkış anketleri: Netanyahu çoğunluğu kaybetti. Netanyahu’nun iktidar bloku 14 sandalye kaybederek 50 milletvekiline düştü. 120 sandalyeli Meclis’te çoğunluk için 61 sandalye gerekiyor. Arap partileri ise 10’dan 17-18 sandalyeye yükselerek rekor kırdı. 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde ilk tahminler: 🔴 Netanyahu’nun bloku: 50 sandalye 🔵 Muhalefet: 52 sandalye 🟠 Arap partileri: 18 sandalye Partilere göre: Likud: 24 Yesh Atid: 22 Beytenu: 12 Birleşik Liste: 11 Yisrael Beitenu: 9 Demokratlar: 9 Şas: 8 Ra’am: 7 İlk tahminlere göre hiçbir blok tek başına hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşamıyor.
2
12
2
71
34,234
Yıldıray Oğur retweeted
Aliyev’in başörtüsü yasağını eleştirenlere “yabancı devlet büyüğüne hakaret” suçlamasıyla gözaltılar… serbestiyet.com/haberler/ali… Köklü Değişim Medya Hatay temsilcisi Ahmet Sapa gözaltına alınırken, İstanbul temsilcisi Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Aktivist Fatih Erşahin ise Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne ifadeye çağrıldı. Yıldırım, Azerbaycan’ın 6 gün önce ülkeye girişini yasakladığı 31 Türk vatandaşı arasındaydı. Suçlama: “Yabancı bir devlet büyüğüne hakaret”
26
76
21
183
37,519
Yıldıray Oğur retweeted
Şule Demirtaş (@Sule_Demirtas) yazdı: Hukuk ve Tabut serbestiyet.com/yazarlar/huk… "Abdullah Tırpan, Gülen yapılanmasına ilişkin yargılamada yedi yıl altı ay hapis cezası almıştı. Ölüm haberini okuduğumda çok üzüldüm. Yetmiş üç yaşında, ağır hasta bir insanın cezaevinden kaldırıldığı hastanede bacağı kesilmiş, ardından yoğun bakıma alınmış ve hayatını kaybetmişti. Kendime soruyorum: Nasıl bu kadar merhametsiz olabiliyoruz? Bir insanın hastalığını duyduğumuzda önce hangi görüşten olduğunu öğrenme ihtiyacı nereden geliyor? Ailesi tedavisi için yardım isterken, acısına yakınlık duymak için kendisini tanımamız mı gerekiyor? Tutuklama kararı herkes için hukukun aradığı şartlarla verilmeli. Fatma Betül Hanım için hatırlatılan hakların başkalarının ailelerinden esirgenmesine itiraz ediyorum. Bir aile babasını kaybettiğinde devletin vereceği cevap, birbirine havale edilmiş kurumların sessizliği olmamalı, olamaz da."
5
89
6
206
11,646
RT @serbestiyetweb: Yunus Emre Erdölen (@yunuserdolen) yazdı: Bir katilin dilemması: İsrail’in kader seçimi serbestiyet.com/gunun-yazila…… "İsr…
1
270
Fon dolandırıcılarında para çok tabii. Aynı anda onlarca troll hesaba istediğini yazdırabiliyorsun “Akraba bağları dolayısıyla suç isnadı” derken tam olarak kimi/kimleri kastediyorsunuz, açıkça yazsanız da kimle muhatabız, kim telaşlanıp sosyal medyaya para bastı öğrensek
Çıkıp kamuoyu önünde kendini savunamayan fon dolandırıcıları için tetikçilik yaparken en azından para alıyorsunuzdur inşallah. Akrabalık suç değil de milleti dolandırmak, nepotizm bayağı büyük suç. Kendini böyle ele vermek ise büyük aptallık…
28
65
1
431
40,064