Selim Abi (@__selim) header
Selim Abi (@__selim) profile picture

Finansal özgür olmak için önce zihinsel özgür olmak gerekir.

izmir
Joined April 2012
Photo by Selim Abi (@__selim)Photo by Selim Abi (@__selim)Photo by Selim Abi (@__selim)Photo by Selim Abi (@__selim)Photo by Selim Abi (@__selim)Photo by Selim Abi (@__selim)Photo by Selim Abi (@__selim)Photo by Selim Abi (@__selim)Photo by Selim Abi (@__selim)Photo by Selim Abi (@__selim)
Ben Fenerbahçe’yi sevmekten vazgeçmedim. Fenerbahçe’nin kötü yönetilmesini sevginin bir gereği olarak kabullenmekten vazgeçtim. Maçın son on dakikasındayız. Gökhan Gönül vuruyor topa. Top ağır ağır ilerliyor, direği sıyırıp auta çıkıyor. O top girse skor 1-1 olacak. Belki de Şampiyonlar Ligi’nde yarı final oynayacağız. 2008 Chelsea maçı. Sonra ne oldu? Aziz Yıldırım döndü, bizi o seviyeye taşıyan Zico’yu kovdu. Ardından tarihimizin tartışmasız en büyük futbolcusu Alex’le papaz oldu. Çünkü bu adamın parası vizyonundan, koltuğu ferasetinden, kibri aklından büyüktü. Aradan neredeyse 20 yıl geçti. Biz hâlâ aynı yerdeyiz. Milyonların tutkuyla bağlı olduğu koskoca bir kulüpte kurumsal bir yönetim kültürü oluşturamadık. Futbol aklına, stratejik zekâya, vizyona değil, paraya ve gösterişe itibar ettik. “Parayı veren düdüğü çalar” anlayışıyla kulübü sürekli koltuğu büyük, egosu daha büyük adamlara teslim ettik. Vay büyük başkan! Vay şöyle güçlü adam! Vay böyle Fenerbahçeli! Vay evladımız... Başka hiçbir başarı hikayesi olmayan Oğuz Çetin'in İsmail Kartal'ın eline kaldı koca kulüp. Dön dolaş, 20 yıl sonra koskoca Fenerbahçe Cumhuriyeti doğru düzgün, aklı başında bir başkan adayı bile çıkaramaz hâle geldi. Popülist bir siyasetçi gibi ortaya çıkan bir adayın karşısına, biraz da vefanın etkisiyle, ilerlemiş yaşına rağmen yine aynı adamı çıkardık. Çünkü başka bir yönetim aklı, başka bir vizyon, başka bir gelecek üretemiyoruz. Gerçeklikle bağımızı kaybettik. Futbol elbette taraf olmakla, aidiyetle, tutkuyla ilgili. Ama futbolun romantik çağı çoktan kapandı. 1980’lerin futbolunda bir maçta 10 ikili mücadele varsa bugünün futbolunda 100 tane var. Oyun fiziksel olarak, taktik olarak, ekonomik olarak bambaşka bir yere gitti. Modern futbol artık devasa bir endüstri. Başarılı kulüpler iyi yönetilen fabrikalar, işletmeler gibi çalışıyor. Oyuncu seçiminden antrenman bilimine, veri analizinden bütçe disiplinine, altyapıdan transfer stratejisine kadar her şey profesyonel bir sistemin parçası. Biz ne yaptık? Dünya modern futbol endüstrisine geçerken biz geleneksel aile şirketi olarak kaldık. Devre arasında şampiyonluğa oynarken ilk iki santraforu Neysri ile Duran'ı gönderip 18 yaşında genci getiren, bu sene o sene diye yola çıkıp Muriqi varken laciverdi Lukaku'yu alan bir futbol aklından bahsediyorum. Başkalarının iki dudağının arasına sıkışmış bir kulüp. İtiraz edemeyen bir kulüp. İyice koşeye sıkıştıkça marjinalleşen ve itiraz etmeyi işlerin kötü gittiği günlere bırakan, hatta esasında itiraz değil de öfkesini kusan, devam eden maçta oyuncusunu ıslıklayan taraftar, susan ikinci üçüncü adamlar, Youtubeda biraz daha fazla tık almak için mevcut oyuncuya antreman topçusu olamaz diyen yavşak eski abiler, derbi öncesi bu adamlara bu paralar verilir mi diye en krtik oyuncularını demotive eden bir başkana yakışan tamamlayıcı unsurlar oluyor. Öyle küfeye böyle patlıcan! Kurumsal aklın yerine kişisel irade, stratejinin yerine günübirlik kararlar, liyakatin yerine sadakat, profesyonelliğin yerine romantizm. Sonra da neden başarılı olamadığımızı anlamaya çalışıyoruz. Taraftarıyla, yönetimiyle, medyasıyla gerçeklikten uzaklaştık. Vasat futbolcuları sırf bizim formamızı giydikleri için büyük futbolcu sandık. Büyük paralar harcamayı büyük kulüp yönetmekle karıştırdık. Her yeni başlangıçta aynı heyecana kapıldık, her hayal kırıklığında aynı bahanelere sığındık. Beklentilerimiz dünya devi, yönetim anlayışımız mahalle kulübü seviyesinde kaldı. Üstelik bunun bedelini yalnızca kaybettiğimiz şampiyonluklarla ödemiyoruz. Oğlum 10 yaşında. İlkokuldayken sınıfındaki çocukların yaklaşık yüzde 70’i Galatasaraylıydı. Ortaokula geçti, şimdi yüzde 75’i Galatasaraylı. Fenerbahçe yalnızca maç kaybetmiyor. Bir nesli kaybediyor. Çocukların hayallerinden, heyecanlarından, geleceklerinden siliniyor. Ve biz hâlâ başkanın büyüklüğünü, parasını, nüfuzunu, kimin daha büyük Fenerbahçeli olduğunu tartışıyoruz. Kendimi bildim bileli Fenerbahçeliyim. 43 yıldır bu kulübü büyük bir tutkuyla, karşılıksız bir aşkla sevdim. Ama artık 10 yaşındaki oğlumun Fenerbahçe yüzünden ikide bir ağlamasına dayanamıyorum. Bu yüzden Fenerbahçe’yi takip etmeyi, maçlarını izlemeyi bırakıyorum. Ne zamana kadar? Bu kulübe gerçekten kurumsal, profesyonel bir yönetim anlayışı gelene kadar. Başkanın cebindeki paranın değil, kafasındaki aklın önemli olduğu bir Fenerbahçe görene kadar. Futbolu bilenlerin futbolu, finansı bilenlerin finansı yönettiği; kişilerin değil sistemin güçlü olduğu, evlat teranesinin bittiği bir kulüp kurulana kadar. Eski usul başkanlardan, kişilere bağımlı yönetimlerden, hamasetten ve vasatlığa duyduğumuz bu tuhaf hayranlıktan ya kurtulacağız ya da her yıl biraz daha küçüleceğiz. Vay çocukluk aşkım, vay karşılıksız sevgim, vay duruş, vay büyük camia… Sikerim böyle aşkın ızdırabını! Arabesk Yeşilçam filmi mi lan bu? Bir değil, üç değil, on yıldan fazladır aynı hayal kırıklıklarını yaşıyoruz. Her seferinde aynı laflar, aynı umutlar, aynı büyük adamlar, aynı son. Bu kulübü gerçekten sevmek, artık her şeye rağmen arkasında durmak değil; onu bu hâle getiren zihniyetin karşısında durabilmek artık benim için. Çünkü Fenerbahçe’nin ihtiyacı bir başka büyük başkan değil. Fenerbahçe’nin ihtiyacı, büyük başkanlara ihtiyaç duymayacak kadar güçlü bir kurum hâline gelmek. #fenerbahçe #azizyıldırımistifa #azizistifa
49
81
10
831
64,442
BIST'te 2026 yılını tek fotoğrafla anlat.
64
7,230
Türkiye Sigorta ve Tera Portföy ile ilgili @ismailsaymaz'ın yazısını da okudum. Açıkçası finansal açıdan ciddi tutarsızlıklar var. Öncelikle 15-20 milyar TL zarardan bahsediliyor ama bu zararın nasıl hesaplandığı belli değil. Hangi fondan ne zaman alınmış, hangi fiyattan çıkılmış, gerçekleşen zarar ne kadar? Bunların hiçbirine ilişkin somut bir veri yok. İlgili fonlar 16 Eylül'de temerrüt sürecine giriyor. TURSG ise 30 Eylül itibarıyla tasfiye kapsamındaki 131 fonda bakiyesi olmadığını KAP'ta açıkladı. Temerrüt öncesi çıkıldıysa zaten bu meblağda bir zarar yoktur. Hisse portöfünden böyle bir zarar yazıldı desek ilişkili hisselerde günlerce taban giderken işlem hacimleri de oldukça sınırlı. Milyarlarca liralık pozisyonun 30 Eylüle kadar eritilmesine imkan yok. Bir de devlet tahvili verilip karşılığında fon alındığı nakit hareketi olmadığı için işlemin bilançoda görünmediği söyleniyor. Bu da ayrı bir gariplik. Fon katılma payı alımında nakit ödeme esas. Kaldı ki nakit hareketinin olmaması bir işlemin muhasebe kayıtlarında görünmeyeceği anlamına gelmez. Ortada usulsüzlük varsa elbette sonuna kadar araştırılsın. Ama 20 mlr kayboldu demek ciddi bir iddia. Finansal piyasalarda iddia başka bunu rakamlarla ispatlamak başka. Şu ana kadar okuduklarımda iddiayı destekleyen bir hesap göremedim.
Tursg ile ilgili ortaya atılan 67,4 milyar TL zarar iddiası bana pek mantıklı gelmiyor. Bilanço kalemleri birbirine karıştırılmış gibi duruyor. 35 mlr toplam yatırım fonu varlığı, 16,7 mlr ilişkili taraf finansal varlığı ve 15,6 mlr finansal borç toplanıp ortaya bir zarar rakamı çıkarılmış. Oysa borçlanmak zarar etmek demek değil. Üstelik ilişkili taraf varlıklarıyla fon portföyü arasında mükerrer hesaplama ihtimali de var. Bir de sigorta şirketlerinin yatırımları SEDDK düzenlemelerine tabi. Tek ihraççı ve risk yoğunlaşmasına ilişkin sınırlar mevcut. Şirket 30 Eylül itibarıyla tasfiye kapsamındaki 131 fonda bakiyesi olmadığınıda açıklamıştı.
7
11
1
70
17,762
Bu kadar sık kriz yaşanan Bistte yatırım yapmanın zor tarafı bence satmak. Almak görece daha kolay. Uygun bir hisseyi uygun fiyattan bulmanın, ne zaman satacağına karar vermekten daha kolay olduğunu birçok kez tecrübe ettim. Satış meselesinde nelere dikkat etmeli üzerine düşünürken üç durum öne çıktı: 1. Ağır krizlerde: Sat ve uzaklaş. İyinin kötünün, ucuzun pahalının birlikte satıldığı dönemler oluyor. Böyle zamanlarda satış baskısından uzak kalabilen hisse sayısı çok az. O birkaç hisseyi bulmaya çalışmak ise fazla riskli. Bazen satıp bir süre uzaklaşmayı bilmek gerekiyor. Ekonomik değeri olan bir varlık bazen sıradışı durumlarda alıcı bulamayabilir.
2
68
6,625
3. Hisse aşırı fiyatlandığında: Sat ve şükret. Piyasanın ilgisinin yoğunlaştığı, herkesin hisseden bahsettiği, övgülerin arttığı ve fiyatın geleceğe dair epey iyimser beklentilerin çoğunu peşinen içerdiği dönemler olabiliyor. Böyle zamanlarda zafer coşkusuna kapılmak kolay. Bu coşkunun içinde de sonraki artışlara üzülmeden satış yapabilmek ve elde edilen kazancın kıymetini bilmek, sat şükret. Piyasa bazen sağduyusunu kaybedebilir.
1
20
1,503
Tabi ki işin kolayca uygulanan bir formülü yok, olsa çoktan herkes için tekrar edilebilir hale gelirdi. Bir kriz çıktığında ne kadar ağır olduğunu en başta kestirmek, bir değerlemenin ne kadar aşırıya kaçtığını bilmek veya bozulmanın derecesini tam isabetle kavramak kolay işler değil ama tecrübe dediğimiz şey de bu konulardaki derslerin farkındalığı artırması zaten. Yoksa hiç bir tecrübeli kişinin elinde de sihirli küre yok ama önceki derslere kafa yorduğu için konuları ele alması daha katmanlı veya derin oluyor. İlk iki durumla epey sınandım umarım bir gün üçüncü durumla da sınanırım😄
1
15
965
Ligde şampiyon olmuş 6 takımın 5 inin maçının pazartesiye denk gelme ihtimalinin bile gerçek olduğu şu fani dünyada, yav bu oluyorsa her şey olur maddesini çalıştımak suretiynen borsamız için de bir dönüm noktası olsun inşallah :) Kim, yoo, psikolojim gayet yerinde, sanki siz çok şeysiniz😄
3
45
4,316
tasfiye nedeniyle kapalıyız. Cehennemin dibine gittim dönücem. 0533 11089
2
76
6,628
Elimde yok ama cvkmd bozmaz inşallah. Piyasanın iyi bilançoya inancının artması önemli. Tav Ereğli epey moral bozmuştu.
83
4,558
Dur ya bir daha izleyim diyorum, her seferinde de gülüyorum 😀
Bu hafta Pazar videom şöyle olacak
1
32
5,772
Az önce yürüyüşte yolda 80 TL buldum. Ey karma uğraşma benimle allasen :)
1
56
4,632
Biraz içimi dökeyim: Zor bir sene Tamam piyasa bozuk başımıza gelmeyen kalmadı falan ama geldiğim noktanın bütün bahanesi de bu degil. Bu kadar ucuzluk eninde sonunda karşılığını bulur dedim, bulmadı. Son dönem piyasa iyice bozunca ne alirsam beni korur dedim. Bir kere güçlü net nakit olmalı bu dönemde dedim. Fonlara çok dağılmış olmamalı dedim. İşleri yolunda olsun, büyüme hikayesi olsun dedim. Yeni arz ise arzını malum kurumlar yapmasın dedim. Bir sürü güvenlik önlemi aldım. Piyasanın ne zaman döneceği belli olmaz nakde geçeceğime çok sağlam bir filtreleme ile hisse al bekle dedim. Aldığımı da düşünüyorum. Üstüne epey ciddi geri alım da geldi , kağıt üstünde de kalmadı ama her şeye rağmen senaryo çalışmadı ve beni korumadı. Bu sene neye tutunsak kırıldı. Savaş uzamaz dedik uzadi Tasfiye süreci bu kadar yıpratıcı yürütülmez piyasayı gözetirler dedik, gözetmediler. Daha sakin gidilir dedim gidilmedi, bazı çözümler uygulanmadı aksine paniği büyütecek adımlar geldi peşi sıra. Hepsi benim hatam değil tabi ama riskleri hafife aldığımı görüyorum artık, uzun süredir negatif haber akışı, kayıplar, akıl yürütmelerin çalışmaması, benim gibi müzmin bir iyimseri bile ciddi yordu. Çok kaybettim çok yoruldum Piyasa analizleri beklentileri yavaş yavaş şükür sağlığım yerinde sevdiklerim yanimdaya doğru gidiyor. Düzelecek elbet düzelmeye de işte ooooof offf.
4
301
10,187
✅ Atlas portföy sahipleri ile fondan dışarı çıkarılan tutarların iadesi ve olağan tasfiye sürecine geçiş görüşülüyor. ✅Düzenleyici denetleyici üst kurulların insan kapasitesi artırılacak. ✅ Çok güçlü tedbirler ve yaptırımlar gelecek. Bunun için kurumlar güçlendirilecek. (Maliye Bakanligi müfettişlerinden bir denetim grubu oluşturulacak, ilave olarak yüksek ücretli sözleşmeli personel istihdam edilecek) ✅ Fon rehberi önemli bir adımdı, şeffaflık artırıldı. Manipülasyonlarda kullanılan açıkların önemli bölümü rehber ile kapatıldı. ✅ İki temel önceliğimiz var: Korodineli işlemlere yönelik sürekli yaptırımlar olacak. Güvenilir bir süreç hedefliyoruz. İkincisi fiili dolaşımın bağımsız bir kurum tarafından doğrulanması. (Kurumun kamu mu özel mi olacak sorusuna cevap vermedi) Benzer bir olayın yaşanmaması için ne gerekiyorsa yapılacak dedi. Önümüzdeki ay içinde gerekli istişareler yapılarak taslak meclise sunulacak. ✅Fon sektör temsilcileri ile bir araya geleceğiz. ✅ Msci uyarıları hakkında: Msci açıklaması ve süre vermesi oldukça yapıcı, talepleri makul. Sorun olarak ifade edilen hususların zaten üzerine gideceğiz. Şeffaflığı artıracak mevzuat ve uygulamada etkinlik kritik konular. Bu yönde çalışıyoruz. Algoritmalarla desteklenen ağır yaptırımlar içeren hususlar düzenleme çalışmasında mevcut. Mehmet Şimşek, Bloomberg.
1
50
4,912
1/10🧵 Gündemdeki "Made in EU" düzenlemesinin kapsamı ve Türk otomotiv sektörü üzerindeki etkilerini tartışan yayını izledim. @eozpeynirci 🙏 OSD Başkanı Cengiz Eroldu’nun konuya dair paylaştığı kritik mesajları ve sektörün yol haritasına dair öne çıkan notları paylaşalım:👇
Yarın saat 13.30'da @cnbceofficial'da canlı yayın konuğum @OSDTurkiye Başkanı Cengiz Eroldu olacak. Gündem yoğun, konuşacak çok şey var bekleriz 👍
2
5
25
5,215
Msci dondurma kararı sonrası sık sık yeni düzenleme yapılacağı, kanun çıkarılacağı, denetim mekanizmasının güçlendirileceği ifade ediliyor. Ufak bir hatırlatma: mevcut kanun ve denetim mekanizması bu manipülasyonlari engellemek için yeterliydi. Sorun daha güzel daha sıkı düzenlemeler yapmak değil. Endonezya da yapmış bir şeyler. Yetmemiş.
106
5,646
Sayın yetkili, Benim portföyüm tasfiyeye dahil değildi ki niye tasfiye ettiniz.
6
179
7,497
Çocuklar birbirlerine karşı acımasızdır” deriz. Özellikle akran zorbalığı söz konusu olduğunda sıkça duyarız bunu. Bence acımasız olan çocuk değil, insandır. Çocuklar bunu bütün çıplaklığıyla yapar, biz yetişkinler ise türlü gerekçelerin arkasına saklarız. Bir iş yerinde hakkını savunamayan bir çalışana giderek daha fazla sorumluluk yüklenir, itiraz edemedikçe de üzerindeki baskı artar. Toplumlar da bundan farklı değil. Haklarını savunamayan, haksızlıklara karşı ortak tepki geliştiremeyen halklar zamanla daha ağır ekonomik, sosyal ve siyasi baskılara maruz kalabilir. Önce küçük hak kayıpları olağanlaşır, sonra daha büyükleri. Dün kabul edilemez görülen şey bugün hayatın sıradan bir parçasına dönüşür. Çünkü güç, karşısında hiçbir sınır görmediğinde daha fazlasını istemeye eğilimlidir. Trump başka bir ülkenin petrolünü ister, İsrail istediği topraklar için on binlerce çocuk yaşlı kadın Filistinliyi öldürmekte bir beis görmeyebilir veya güc zehirlenmesi yaşayan bir çete de halkın cebindeki milyarlarca liraya göz diker. Bir insanın bir ömürlük birikimi, çoluk çocuğunun rızkı falan demez, ister. Alabiliyorsa, başı derde girmeyecekse ister. İnsanın geneli birey olarak acımasızdır. Çocukluk bunu gizlemeden gösterdiği bir dönemidir sadece. Sonra gizlemeyi öğrenir. İnsanca yaşamak veya medeniyet bu zalim doğanın belirli dini, kültürel, anayasal güçlerle dizginlenmesidir. Ortak iyi yaşam hukukla olur. Hukukun üstünlüğü ile olur. Güce karşı haklı bir çerçevede itiraz edebilmekle olur. İtiraz edemeyen çocuğun gördüğü zorbalanma ile fonzi meselesinde korkup sinen piyasanın gördüğü muamele birbirinden çok da farklı değil. Savunamadık kendimizi ve bugün uluslararası imajı yerle bir olmuş piyasamızda %20-30 zararı yemiş halde hala pblk tartışıyoruz. Geçmiş olsun.
4
63
4,140
Selim Abi retweeted
Geçmiş döngülerden bugün neyi izlememiz gerektiğini çıkarmaya çalışıyorum. 2018’den bu yana sert düşüşlerde endeksin ne kadar gerilediğine, kaç seansta toparlandığına, hacimlere ve bu süreçte yaşananlara baktım. Önemli bulgular var. (1/6)
2
10
1
122
18,484
Piyasada eskiden toplam hisse senedi yatırımına ayrılan 100 lira vardı diyelim. Düzgün, gerçek hikayeleri olan veya temel olarak yatırıma uygun, ucuz hisselere ayrılan para diyelim ki 30 liraydı. Kalan 70 lira da rüzgara, saçma sapan hisselere, kumara vs. ayrılmıştı. Fonzi krizi nedeniyle yatırımcı sayısı azaldı ve yatırıma ayrilan para da hem düşüş hem kaçış nedeniyle 70 liraya indi diyelim. Piyasa kendine gelemediği için henüz etkilerini hissedemiyoruz ama önemli bir kırılma yaşanıyor. Toplamdaki 100 lira 70 liraya inse de düzgün hisselere ayrılan tutar 30 liradan 50 liraya yükselecek. Para azalsa da düzgün hisse başına düşen tutarlar yükselecek. Yatırım yapılacak hisse sayısı çok daha dramatik bir düşüş gösterdi, gösterecek. Msci uyarısının geldiği ilk gün yazdım süreç zor olacak ama sonu hayra çıkacak diye. Bir ay önce yazdım eşi benzeri görülmemiş ayrışmalar yaşayacağız diye, fikirlerim hala değişmedi. Sürecin zor geçeceği belliydi, biraz da kötü idare ile daha da zorlaştı ama öyle ya da böyle etkisi giderek azalacak bu sürecin ve bir gün konuşulmaz olacak. O günlerde gerçek hikayelerde buluşup konuşacağız, birbirimizi dinleyip, fikir alış verişleri yapacağız. Ya sabır !
6
123
7,696